şükela:  tümü | bugün
  • with a strut into the room
    with his hat cocked sure defiantly
    he said "i. i have heard.
    that you can play the way i like it to be played."
    i said, i can play. anyway that you want.
    but first i want. i want to know

    baby is it sweet sweet
    sweet the sting
    is it real this infusion-
    can it heal where others before have failed?
    if so then somebody
    shake shake shake
    me sane
    'cause i am inching ever closer
    to the tip of this scorpion's tail.

    he said "i laid my weapons
    down with my pistol
    fully loaded, a hunted man
    to my root, will it end
    or begin in your cinnabar juice?"

    is it sweet sweet
    sweet your sting
    is it real your infusion
    can it heal where others before have failed?
    if so then somebody
    shake shake shake
    me sane
    'cause i am inching ever closer
    to the tip of this scorpion's tail.

    love let me breathe
    breathe you in
    melt the confusion
    until there is
    there is you - union

    baby is it sweet sweet
    sweet your sting
    is it real your infusion
    can it heal where others before have failed?
    if so then somebody
    shake shake shake
    me sane
    'cause i am inching ever closer
    to the tip of this scorpion's tail.

    baby is it sweet, now now
    baby is it sweet, boy
    baby is it sweet
  • love
    let me breathe
    breathe you in
    melt the confusion
    until there is
    there is you - union... dediği andan itibaren, başından beri dile getirdiği tüm o confusionları bir kalemde silen ve sevgiliye bu hitap şekliyle insanın başını aşktan döndüren şarkı... türkçe meali ile bir nevi seni içime çektim bir nefeste ya da hüp...
  • gözlerimi kapatıp, kendimi bu şarkıya teslim ettiğimde, yüzümde bir gülümseme oluyor. güzel flashback ler görüp, güzel kokular duymak gibi bir his. biraz o yana biraz da bu yana salınmak, sonra kumda yürürken, dondurma yemek mesela.
  • kelebek gibi dansettirip, arı gibi sokan şarkı.
  • var miydi boyle bi sarki? vardi tabii gilda'yla, marilyn'le, ama tori'nin agzindan, beybi it is sweet sweet sweet! (shake me sane sane sane)

    son derece "yataga girmek icin 5 dakika" sarkisi.
    -baby is it sweet the sting? ... 'cause i am inching ever closer to the tip of this scorpion's tail.

    "with a hunted man to the root, it just starts in the juice!"

    back vokalleriyle klasik "hafif" sarki ozelligi tasimis, burda tori ablamizdan kopuyoruz, baska bir vokali de koyabiliriz onun yerine (uuuuu'lari dusunun) .... derken, "love, let me breath"e girerken "caktirma, icine kendimden kattigimi onlar farketmese de olur" diye goz kirpip, nakaratla klasige geri donuyor, ama sarkinin son damlalarinda noktayi yine tori olarak koyuyor.

    zaten her kadinin kukusu vardir, ama hepsi birbirinden farklidir diil mi?
  • the beekeeperalbümünün en iyi şarkısı olmakla birlikte tori nin muhtemelen bundan sonra çıkaracağı ilk best of albümünde de kendine onlarca güzel şarkı içinde yer bulacak şarkıdır.
  • girişinde latin ezgileri sezdiğim, yazın başlangıcını iyice hatırlatan ve kişiyi kuru topraklardan alıp deniz kenarlarına götüren güzelim tori parçası.
  • torinin 10 temmuz gecesi tüyler ürperten bir giriş yaptigi enfes parca.