şükela:  tümü | bugün
  • bir tek sarkisi bile yeter: square room
    kustahligi, cocuksu naifligi, firlama zekasi, pilotlugu, muhtesem kulagi ve diger ozellikleri ile kaybina en cok uzuldugum sahislardan. doner mi acep?
  • syd barreti sevmezdim çünkü sahnedeyken tek akor basardi:).acid tripleriyle beraber götüremedi pink floydu.sonrada solo albümleri olmuştur.roger watersin wish you were herei syd için yazdiği söylenir.herşeye rağmen saygı,saygı,saygııı...
  • grup elemanlarindan birine balta ile saldirmis lakin kacan elemani yakalayamamis..

    benim bildigim su anda ingilterede bir akil hastanesinde kendisi
  • acid ile kendine yazık etmiş müzisyen... ama tabiki saygı duyulası...
  • adı binbir efsaneye karışmış adam. her türlü ottan çay yapabilme yeteneğine sahip bir kimse olduğu da bu söylentilerden biri. bütün gün bir tv karşısında öylece oturduğu söylendiği için the wall'da karşılaşılan pink'in ilham kaynağı olduğu da söylenir. hayatta olup olmadığı şaibeli kopuk kimse. ayrıca madcap laughs ve syd barrett diye albümleri de mevcuttur.
  • olur da, onun hakkında girilmis entryleri okursa bigun, tiksinecek, kendinden ve bizden onu (ona diil onu) yaptıgımız sey yuzunden nefret edicek. birilerinin, onun bu kadar karsı koyusuna ragmen, bi yerlerde hala ondan bahsediyor olması acı verici
  • (bkz: madcap laughs)
  • division belldeki poles apart isimli şarkının ilk kıtasının barrett ikinci kıtasının watersla ilgili oldupu söylenir.. gilmour, ikisinin arasındaki uçurumu anlatmış bu şarkıda. syd barrett zaten her zaman herkesten farklı olabilmiş, yada öyle görünmeyi başarabilmiş bir kişidir..
  • ingilterenin cambridgeinde 1946’da doğdu. roger waters ve david gilmourla beraber güzel sanatlar eğitimi aldi. uyusturucu alıyor, cılgınca bir yasam suruyomuş. en güçlü oldukları dönemde "ben esasinda ressamım" diye şaşırtırmış herkesi. grup elemanlarının sıkıcı ve heyacansız olması nedeniyle pink floyddan ayrıldıgını söyler.. ama pink floydun da barrette tahammülü kalmamıs. 22 yasındayken konsere çıkmayı reddeder. "the pipers at the gate of dawnöda (1967)" yer alan 11 şarkinin 10’u ona aittir. sonralari solo çalışmalar yaptı ama psikolojik sorunlarindan, uyusturucuya olan tutkusundan artik birakin müzik yapmayi sokağa bile çikmiyormuş.
  • 1970lerin sonunda gilmour ve waters'in gizlice kaydedilmis bir barrett monologunu laing'e* dinlettigi ve adamin "elimden hicbir sey gelmez", dedigi soylenir.
    yolda karsilastigi cocuklar ve kizkardesi disinda pek kimseyle konusmuyormus. resim yaparak ve sanat tarihi okuyup yazarak oyalaniyormus. gecmisi hatirlatirlarsa cani yaniyormus.
    (bkz: i know where syd barrett lives)