şükela:  tümü | bugün
  • "sistemi gerekçelendirme teorisi" olarak türkçe'ye çevrilebilecek olan sosyal psikoloji teorisidir.

    temel argümanı şöyle özetlenebilir: insanlarda, hakim olan sosyal düzeni ve uygulamalarını gerekçelendirme yönünde bir ideolojik eğilim vardır. bu durumun en önemli sonuçlarından biri, toplumun içerisindeki nisbeten daha dezavantajlı durumda olan grupların kötücül oldukları yönündeki bir algının içselleştirilmesidir. bu içselleştirme bilinçli olarak gerçekleşmediğinden, kişi bu durumun farkında dahi olmaz. dahası, söz konusu dezavantajlı olan grubun üyeleri dahi kendi gruplarına kötücüllük atfeden bu algıyı içselleştirebilirler.

    kendi halkını türklerin algıladığı gibi algılayan beyaz kürtlerin kimi tavırları bu duruma bir örnek olarak gösterilebilir. avrupalılara öykünerek kendi halkını ve kimliğini küçük gören beyaz türk tavrı da aynı çerçevededir. (bkz: ingroup discrimination/@derinsular) bu yönde davranışlar sergileyen kimseler, kendi kimliklerini aşağı gören algıyı içselleştirdikleri gibi, bu algıyı yaygınlaştıran hakim kimliğin adaletsizliklerini de mazur görürler. (bkz: outgroup favoritism/@derinsular)

    teori hakkında iyi yapılmış bir literatür taramasına yer veren bir derleme makalesi için bkz.: jost, john t.; mahzarin r. banaji; brian a. nosek. 2004. "a decade of system justification theory: accumulated evidence of conscious and unconscious bolstering of the status quo." political psychology 25(6): 881-919.

    sistemi gerekçelendirme teorisinin zaman zaman karşılaştırıldığı bir diğer önemli sosyal psikoloji teorisi için (bkz: sosyal kimlik teorisi/@derinsular)

    benzeri önemli teorilerin yer aldığı bir liste için (bkz: ölmeden önce incelenilmesi gereken teoriler/@derinsular)

    tema:
    (bkz: sosyal psikoloji/@derinsular)
  • hemen her toplumda, farklı kimlikler arasında belirgin bir itibar hiyerarşisi vardır. bu hiyerarşinin alt basamaklarında yer alanlar, üste çıkmaya, üsttekiler gibi olmaya ya da en azından onlar tarafından sevilmeye çalışırlar. abd'deki siyahların tavırları bu durumun örneklerinden biridir. sistemi gerekçelendirme teorisi, bu eğilimleri de açıklayabilecek niteliktedir.

    örneğin, türkiye özelinde, onyıllar boyunca toplumun en elit kesiminin kemalistler olduğu düşüncesinin hakim olmuş olması, bu kimliği taşımayanları kemalistlere öykünmeye itmiştir. mesela islami kesim içerisinde "biz de çağdaşız, biz de atatürkçüyüz" diyen ve sosyal tabakanın üst sınıfına mensup olduklarını düşündükleri atatürkçü kesime kendilerini beğendirmeye çalışan ezik dindarlar her zaman olmuştur. "bizim aslında sizden çok farkımız yok" mesajını vermeye çalışan ilgili kitle bir yandan ilgili kesimin haksızca tavırlarını görmezden gelirken (bkz: outgroup favoritism/@derinsular), diğer yandan da islami kesimin (çoğu zaman sadece görsel anlamda) daha radikal olan kanadına kemalizm tandanslı eleştiriler yöneltirler. (bkz: ingroup discrimination/@derinsular)

    bu kimseler sözlerinde (en azından bilinç düzeyinde) samimidirler. sayıları da az değildir. içlerinde başörtülü olanlar da vardır.

    ne var ki, kemalistlerin önemli bir kısmı gibi, onlar da mustafa kemal'i, hayatını ve ilkelerini doğru dürüst bilmezler. bildikleri, ekseriyetle ilkokulda öğretilen vatan-millet-atatürk edebiyatından ibarettir. islam dini hakkında da çok fazla şey bildiklerini söylemek zordur. bu nedenle, örtülü/dindar olmak ile atatürkçülük arasında bir çelişki görmüyor olmaları şaşırtıcı değildir.

    tavırları tipik bir entegrasyonizme karşılık gelir. zaten "biz de çağdaşız, biz de atatürkçüyüz" şeklindeki tavrın alt metni "bizi sevin"dir.

    kemalist kesim onları hiçbir zaman sevmeyecektir. belki aralarında değil çatışma, tartışma dahi çıkmayacaktır. ama (sözgelimi) hiçbir kemalist erkek, için için küçümsediği bir "atatürkçü örtülü kız" ile evlenmek istemeyecektir. şayet çocuk başına bir taş düşüp de böyle bir karar alacak olsa bile, ailesi ayağa kalkıp duruma isyan edecektir. (işin tuhafı, bu gibi durumlarda, "bu gerici kız oğlumuza büyü mü yaptırdı acaba" diye meraklanan "kemalist" kadınlar da çıkar.)

    bu noktada, kemalizmin artık itibarını kaybetmiş olması nedeniyle türkiye'de bu gibi tavırların zamanla azalacağını söylemek mümkün. aynı şekilde, itibar hiyerarşisinde siyasi ideolojinin belirleyiciliğinin azalmasıyla, öykünme de (zengin/fakir gibi) daha sıradan sosyal katmanlarda yaşanacaktır.

    tema:
    (bkz: sosyal psikoloji/@derinsular)

    diğer ilgili temalar:
    (bkz: islam/@derinsular)
    (bkz: kemalizm/@derinsular)
2 entry daha