*

şükela:  tümü | bugün
  • türkiye cumhuriyeti devleti ve hükümetine bağlı olarak dış ilişkilerden sorumlu olarak çalışan cumhuriyetin en temel ve köklü kurumlarından birisidir. kısa bir süre önce dışişleri bakanlığı müsteşarlığı koltuğuna oturan büyükelçi ümit yalçın'ın kurduğu yeni kadroda ise 1960'lılar ve anadolu liseliler ağır basıyormuş. bu konuda bir haber için; http://www.hurriyet.com.tr/…imi-hepsi-60li-40310086

    resmi web sitesi - http://www.mfa.gov.tr/

    vikipedi - https://tr.wikipedia.org/…iyeti_dışişleri_bakanlığı
  • temeli osmanlı devleti'ndeki reis-ül küttablığa dayanan kurum.

    başlangıçta nişancının yardımcısı olarak diğer ülkelerle yapılan yazışmaları yöneten bir görevli olan reis-ül küttabın önemi, osmanlı'nın zayıflaması ve birlikte dış ilişkilere önem vermeye başlamasıyla artmiş ve reis-ül küttab divan-ı humayun üyesi olmuştur. 18. yüzyıldan itibaren ise sadrazamlar ağırlıklı olarak reis-ül küttablardan seçilmişlerdir.

    reis-ül küttablık 1856 yılında yerini hariciye nazırlığına bırakmıştır.
  • son yıllarda türk dil kurumu' nun anlamsız ve amaçsız birleşik kelime düşmanlığının bir sonucu olarak ayrı yazılma hatasına düşülen bir başka birleşik kelime.

    tdk' nın kendi sitesinde bile kafalar karışık. yazım kılavuzunda ayrı yazıldığı gösterilirken, 'bitişik yazılan birleşik kelimeler' başlıklı sayfada birleşik yazılacağı belirtilmiş:

    "kanunda bitişik geçen veya bitişik olarak tescil ettirilmiş olan kuruluş adları bitişik yazılır: içişleri, dışişleri, genelkurmay, yükseköğretim kurulu, açıköğretim fakültesi, gaziosmanpaşa üniversitesi vb."

    http://tdk.gov.tr/…atid=50:yazm-kurallar&itemid=132

    tdk' nın başında kimler var ve ne yaparlar bilemiyorum ama son yıllarda gerçekten yazım kurallarını iyice kuralsızlaştırdılar, yazım kurallarının sistematiğini bozdular. konuyla ilgili yetkin kurum olduklarından da bu olumsuz durum eğitim müfredatına da yansıdı haliyle ve şu an hangi kelimenin nasıl yazılacağından emin olunamayan kaotik bir ortam var.

    yazım kuralları öyle amaçsızca, yazının görsel güzelliği kriter alınarak belirlenen bir şey değildir. yazım kurallarının temel bir amacı vardır. o temel amaç da; dili konuşurken, konuşma vurgularının, konuşma akışının azami ölçüde yazıya yansıtılabilmesini sağlamaktır. dilin trafik kurallarıdır bir nevi yazım kuralları. örneğin konuşurken ağzımızdan bir çırpıda çıkıveren kelimeler (dışişleri, içişleri, hiçbir, herşey v.b.) birleşik yazılmalıdır, -ki konuşmadaki akış yazıya aynen yansıtılabilsin, okuyan okuduğunu anlayabilsin. konuşurken 'dışişleri' kelimesini 'dış' ve 'işleri' diye ara vererek söylemediğimize göre, yazarken de ayırarak yazamayız.

    bizim zamanımızda tdk yazım kurallarını gerçekten amacına uygun şekilde belirlerdi. şimdiki tdk ise herşeyi ayıralım ki yazı güzel görünsün mantığıyla hareket ediyor sanırım. ama dilimizin mantığı ve sistematiği öldürülüyor yavaş yavaş.
  • kesinlikle ayri yazilmasi gereken kurum ismi. disisleri manzarali evde oturuyorum(arka bahcesi gercekten cok guzel) ve dolmusculara disislerinde incem demek gercekten huner istiyor. dilim pelteklesiyor diyemiyorum. sayistay'in orda inip yuruyorum.
  • aday meslek memurluğu giriş sınavı duyurusu yapan bakanlık. aslında güzel bir meslek; ama büyükelçileri bile vurduklarına göre, daha güvenli bir meslek de tercih edilebilir.

    https://www.ab-ilan.com/…ugu-giris-sinavi-duyurusu/
  • emekli olanlarının birçoğu başkanlık sistemi konusunda uyarı yapmışlar.

    http://www.hurriyet.com.tr/…kanlik-uyarisi-40335715
  • sedat ergin gibi her devrin adamı birinin bu derece isabetli bir yazı kaleme alması takdire şayan. max weber' in bürokrasi modelinde önemini belirttiği uzmanlaşma kavramı 2018 yılında, diplomasi gibi sadece türkiye'de yani yerelde uygulama alanı bulmayan branşlarda uygulanmaya çalışılıyorsa çok belirgin bir anlam ortaya çıkıyor. merkezi yönetimin güçlendirilmesi. tabi bunu türkiye özelinde açarsak sarayın güçlendirilmesi dememiz gerekmekte.

    artık her şeyin tek belirleyicisi saray ve cumhurbaşkanı olacaktır. yani weberyan uzmanlaşma odağı bakanlıktan saraya kayacaktır. denge ve denetleme mekanizmasının zayıflaması sonucu ortaya çıkacak, saray yönetiminin mesleki deformasyon tuzağına düşmesine de yol açacaktır.

    t.c. dışişleri bakanlığı, kurum kültürünün* mevcut olduğu ender yerlerden iken, otoriteryenliğe kurban olmaktadır. kabul edilmese de bu şekildedir.
  • sahi böyle biyer vardı di mi ?