şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: bağnazlık)
  • (bkz: wassup)
  • (bkz: taaccüp)
  • bir kimsenin, bir kurumun, bir zümrenin kendi mutlak sandığı dar görüşlü düşünce ve inançlarını başkalarına kabul ettirmek istemesi, hatta zor kullanmasıdır. fikir ve inanç tekelciliğidir. insanoğluna bahşedilmiş olan akıl-fikir-mantık üçlemesini kullanabilme yoksunluğudur. bir tür hastalıktır. yazıktır. günahtır.
  • yobazda denebilir
  • asap ile aynı kökten geldiğinde anlamı daha belirginleşen kelime: inandığı, bağlandığı şeyle ilişkisini gönül ferahlığı ile değil de gerginlik ve sinirlilikle kurmak. inanarak genişlemek değil de inancı söz konusu olduğunda gerilmek; afiyetle iman değil de iman zafiyeti.
  • taassubun her türlüsü evrensel kuruluşları yıkıma götürür.
  • taassubun hep kötü vechesi vurgulanır ama zaman zaman gereklidir taassup. tehdite, düşmanlığa, bilinmeyene karşı son kalkanımızdır. taassup bazen manda'ya karşı ya istiklal ya ölüm demektir, halk bilgeliğinin çelik çekirdeğidir. köşeye sıkıştığında, sığınacak bir dal bulamadığında elinden tutan son dosttur. ukala aklın suratına tükürmektir.
  • kendi inandığını başkalarına zorla kabul ettirme, hiçbir eleştiriyi kabul etmeme, inandığı doğruları asla sorgulamama ve ne olursa olsun değiştirmeme tavrı.

    dünyanın en kötü şeyidir. her koşulda mücadele edilmelidir. taassupla kirlenmiş bir beyin en tehlikeli beyindir.

    zannedildiği gibi sadece dinle ilgili bir kavram da değildir. insanlar her konuda taassup sahibi olabilirler. derin taassuba batmış ateist olabileceği gibi putperest, hristiyan, x partili, bilim adamı vb de olabilir. önemli olan taassubun konusundan çok bizatihi kendisidir. taassubu ortadan kaldırmış veya en aza indirebilmiş toplumlar gelişir diğerleri ise yerlerde sürünür. inanmayan tarihe baksın.