şükela:  tümü | bugün
  • devlet malzeme ofisi pardon pardon istanbul medeniyet üniversitesi gibi olur. gps'li otobüslerde durak olarak halen devlet malzeme ofisi diye anılmakta.
  • ilginçtir ki özgüvenleri tavandadır. gördüğüm kadarıyla yani..

    ben hiçbir konuda pat diye "şu şöyle idi" diye atılamazken adam sahip olduğu cahil cesaretiyle yardırabilmektedir. keramet okulda mı öğrencide mi bilemedim valla.
  • herkes odtülü, herkes boğaziçiliymiş burda da biz bilmiyormuşuz.
  • üniversiteye gidiyor diye eleştirilir. hiç okumaması daha iyidir ekşicilere göre. ailesi kursa yollamadı, iyi okullara gidemedi diye iyi puan yapamayan ölsün zaten. çok çirkin ve aptalsın keşke ölsen tiplerine gel.. bi tek ekşicilere ait sanki üniversite.

    not: ilkokul mezunuyum
  • bizim burada eleştirdiğimiz ailesi tarafından kursa, dershaneye gönderilemeyen öğrenciler değil önce bu konuda bir anlaşalım. bizim eleştirdiğimiz tayfa her türlü imkana sahipken barajı zar zor geçip e5 kenarı üniversiteleri diye tabir ettiğimiz kampüsü olmayan bina üniversiteleridir. herkes odtü'de boğaziçi'nde okuyacak diye bir şey tabi ki yok ama ailen o kadar emek sarf edecek, para dökecek sana bir zahmet de çalıştırsınlar o saksılarını. ha burdan mezun olmuş adama güvenip ileride iş yapar mıyım? tabiki de hayır sonra ağlamasınlar.
  • ben devlet üniversitesinde okudum, şu anda da bir vakıf üniversitesinde hocayım.

    üniversite seviyesinde ders vermek istememin en büyük sebebi her zaman, her koşulda genç nesille bir arada olabilmekti. bundan 10 yıl önce içerisinde benim kelebekler gibi uçuştuğum, heyecanımla, enerjimle, heveslerimle renklere boyadığım o sahneyi şimdi yeni oyuncularıyla izlemek, o atmosferi farklı bir noktadan gözlemleyebilmek benim için hala tarif edilmez bir mutluluk. yani ben şu anda o öğrencilerden jenerasyonlarca uzak olmama rağmen burada fikir paylaşan bir çok genç insanın bulduğu kadar itici ve sevimsiz bulmuyorum, çünkü onlar - ne olursa olsun - şu anda bu ülkenin gençliği!

    her iki seçeneği de yerinde görüp tecrübe eden bir insan olarak konu hakkında bilgi sahibi olmayan insanlar kadar kötümser bir tablo çizmeyeceğim. en basitinden, okuttuğum onca burslu ve bilinçli öğrencilerimi düşündükçe "tabela üniversitesi" lafını oldukça zayıf bir mizah anlayışının ürünü bulduğumu belirtmeliyim. zannettiğiniz kadar yüzeysel ve gelişigüzel bir kıyas meselesi değil bu...

    öğrencilik dönemimizde sınıfta öyle arkadaşlarımız vardı ki şu anda benim öğrencilerim olsalar öğretmenlikten soğurum, "ne de olsa üniversiteye girdim yan gel yat osman büyüsün bostan" tripleri, " biz buaraya xxxx kişiyi geride bırakarak geldik hocam" tripleri ve her sınıfta/ bölümde rastladığımız amaçsız, isteksiz burjuva bohem profiller... şimdi bakıyorum, evet, kesinlikle ücretli öğrenci bir devlet üniversitesinde eğitim alan bilinçli öğrenci profiline uymuyor, fakat devlet üniversitesinde eğitim alan aymaz bir tiple aralarında hiç bir fark yok, inanın zerre kadar yok! bir de burslu öğrenciler var, inanın bu burslu öğrenciler devlet üniversitesindeki azimli arkadaşlarla aynı profili paylaşıyorlar, o kadar pırlanta, o kadar evlat gibi öğrencilerim oldu ki, hepsiyle gurur duyuyorum, şuraya gelip 2 kelam edecek olsalar, inanın şu "tabela" lafından hicap duyarsınız.

    daha çok fazla şey var paylaşabileceğim ama sözün özü; tabela üniversitesinde okuyan öğrenciler, aynen devlet üniversitesinde okuyan öğrenciler gibi kendi içlerinde binlerce farklı karakteri barındırır, çalışkanı da vardır, tembeli de vardır, pırlanta gibi olanı da vardır, şımarık zengin piçi de,

    velhasılıkelam onlar da bu ülkenin gençliğidir.
  • türkiye'nin yaşaması mecburi bir sürecin şanssız insanları olabilirler. bu yeni üniversitelerin bazıları ileride ciddi eğitim kurumları olacak, koç da, sabancı da, kadir has da, yeditepe de bir tabela üniversitesi gibi kalabilirlerdi arkalarındaki büyük sermaye gücüne rağmen. ama yine de bir süre var ve bunların hangilerinin fiilen bağlı bulundukları holdingin eğitim alanındaki ciddi yatırımı hangilerinin üniversite kurmuş olmak için kurulmuş içi boş kurumlar olduğunu zaman gösterecek.

    bu zamanın sonunda bazı üniversitelerin öğrencileri mezun oldukları okulu söylemekten imtina ederken bazıları için gurur vesilesi bile olabilir.