şükela:  tümü | bugün
  • sözlükte her gün görmekten sıkıldığım imla hatası. umarım olabildiğince çok yazar bu yazıyı okur ve hatalarını düzeltir.

    sf. (tabii:) 1. doğada olan, doğada bulunan.

    2. olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi: "sıcaklar arttıkça serin yerler aramak, âdeta tabii bir ihtiyaç hâline geliyor." -a. rasim.

    3. sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan: "beklenen cevap gelince derhâl yazılacağı tabiidir." -atatürk.

    4. yapmacık olmayan, doğal: "eğer sürmenin üstüne bunu sürmezsen renk tabii olmaz." -p. safa.

    5. katıksız, saf, doğal: tabii meyve suları.

    6. zf. (ta'bi:) elbette, doğallıkla, doğal olarak, işin gereği olarak: "yurttaşlarım arasında bana bu yabancılığı çektirmemek isteyenler de oldu tabii." -a. ağaoğlu.

    tabi ise farklı bir şeydir:

    bağımlı: "sanki bütün kamara, bütün halk, onlara tabi, onlara mahkûmdu.

    not: örnekler tdk’nin sitesinden alınmıştır.