şükela:  tümü | bugün
  • national geographic'te yayinlanan programin bu haftaki konusu uyusturucular. farkli kulturlerde, tarihsel akis surecinde, uyusturucunun yeri, onemi, yuceltilmesinin ya da yasaklanmasinin sebepleri, kullanim alanlari, yeri geldiginde aracsallastirilarak tedavi ya da inanc malzemesi yapilmasi, yeri geldiginde kendisinin ve etkilerinin amacin ta kendisi olmasi irdeleniyor. bir tabu olarak uyusturucu bu belgeselde cok basarili bir sekilde ele alinmis. samanlarin geleneklerini ya da sadulari detayli sekilde anlatmasi orneginde oldugu gibi, uyusturucu ogesi kullanilarak bir cok farkli kulture ve topluma isik tutmasi ise belgeseli zenginlestirmis. sahsen, izlenilesi ilginc bir program...
  • bir kelimenin önceki oyunlardaki diyaloglarla anlatılmasının çok kolay olduğu oyun. bu şekilde yapıldığında bir kelimeyi anlatmak yalnızca iki saniye alıyor. *
  • dogma anlamına gelmez.

    dogma için (bkz: dogma/@derinsular)
  • kelime:muz
    -sebze karşıtı?
    -meyve!
    -çok güzeeell. peki. uzun bir meyve?
    -pırasa! (gülermisin ağlarmısın?)

    fiil: böcek ezmek
    peluş oyuncakla anlatılmaktadır.
    -oyuncağın ayağı ile böcek ezme eylemi yapılır ve tanıdık o ses bütün o anı hüsrana boğar.
    -parfüm sıkmak parfümmm!

    anlatma sırası bu kez sevgili arkadaşımızdadır. hadi anlatılmak istenen kelimeyi siz bilin bakalım.
    -hani vardı bir film böyle çok munzurlar haylazlar birsürü erkek hocaları vardı hani
    -hababam sınıfı
    -hocaları vardı
    -kel mahmut
    -heh işte hocalarının isminde h yok bu kez. (dumur. çıt yok uzun bir süre.)

    biz onu bildiğimiz hayvan olan (bkz: fil) in nesli tükenmiş versiyonu olan mamut olarak bilirdik ya hayırlısı bunu da görmek varmış kaderde!
  • kız arkadaşımla birlikte rakip aradığımız kelime oyunudur. kız arkadaşımın çenesi normal bir insanın dört katı performans gösterdiğinden hiç bir çifte yenilmemişliğimiz vardır. 5 çift eskittik yok mu lan yenisi?
  • bayıla bayıla oynadığım ve iddialı olduğum oyun. oldum olası kelimelerle aram iyi olmuştur. seviyorum bu oyunu. üniversitedeyken ne çok oynardık. şimdi tabu oynayacak bir grubum bile yok. ağlamak istiyorum sözlük.
  • beş sene sonra yarın ilk kez oynayacağım oyun. çok heyecanlıyım sözlük.

    takımları kurmak için aldım verdim mi yapsak ki acaba?
  • vatani görevini yerine getiren nişanlım pelin'le oynamayı çok özlediğimiz oyun :(
  • şike kelimesi olursa yasak kelimeleri merak ettiren oyun. hangileri çağrıştırma sayılır bilmiyorum ama hangisinin çağrıştırmayacağı belli gibi
    (bkz: galatasaray)
  • çevremdeki insanları bol bol dinleyip gözlem yapıyorum bu aralar ve ''tabu'' kelimesine dair çok ilginç ortak noktalar görüyorum.
    bu ortak noktalardan biri insanların tabuyu direkt olarak cinsellikle özdeşleştirmesi.(ok en çok göze sokulanlardan biri bu çünkü)
    tabu demek sosyal yasak, toplumca ayıplanan-kınanan davranış biçimi-olay değil midir?
    insanlar gerçekten bir takım yasaklara mı karşılar yoksa sadece işlerine gelen şeyleri mi göz önünde tutarak bu tavrı gösteriyorlar çok merak ediyorum.
    toplumumuzda bir çok tabu var hem de hayatımızı ciddi şekilde etkileyen-yönlendiren tabular... ama nedense? sadece bir kaçına takıyor insanlar.

    tabuyu koyan kontrol mekanizması sayesinde menfaate ulaşıyor, tabuları yıkmak isteyen kişi-kişilerde kendi dişlerine dokunan, sosyal hayatına katkısı olacak, menfaati olan tabuları seçiyor. (bireysel bilinç toplum bilincine baskın çıkıyor)

    yanlış anlaşılmasın bu herkes için geçerli değil, bu tanımlamalara uymayan insanlarda var elbette.

    bir de başka bir tür var bunlarda hayatlarını neredeyse tabuları yıkmaya adıyor. her yazısı, her sözü, her mesajı bunun üzerine oluyor. çoğu da cinsel tabular. o kadar tabularla haşır neşirseniz hakikaten yasaklara karşıysanız japonya ya yerleşin? bir ömür yeticek malzeme mevcut orada ve birçok yerde.

    benim burada kızdığım şey sadece tabu olarak bir kaç şeye yüklenmesi, hayatımızı etkileyen diğer tabulara da bu kadar özen gösterilse uğraşılsa belki bir dengeye kavuşucak hayatlarımız yani..

    bir de son olarak bunların sonucunda daha garip bir durum doğuyor objektif bakınca....

    diyelim sonunda başardınız yasak görülen ayıp görülen şeyi normalleştirmeyi....(genel üzerinde)

    bu noktadan sonra bunun aksini düşünen yaşayan insanlarıda siz ayıplıyor olucaksınız, buna tepki göstermeyi de siz tabu olarak görüyor olmayacak mısınız?

    -ığğğ ne kadar yozsooonn, ne kadar sığğsıııaaann berkcaağğnn!!

    o durumda da diğer kişiler ayıplanıyor olmayacak mı? belki de birşeyleri bu kalıplara bile sokmadan rahat bırakmak gerekiyordur, kimbilir.....

    insanlar önce kendi içlerinde sindirmeli bişeyleri. kendileri yaptığında sorun çıkarmayan başkası yapınca sorun edilen şeyleri mesela.
    atıyorum eşcinsellik bir tabu bu ülkede bir hastalık gibi... siz acaba tam tersini düşünenler bunu gördüğünüzde normal karşılıyor musunuz? yani yoldan araba geçerken nasıl bir etkisi olmuyorsa üzerinizde, bu diğer şeylerde de aynı tepkiyi öncelikle siz kendi içinizde verebiliyor musunuz?
    ağğ bu travesti ağğ bu bilmem ne diye kabullensenizde etiketlememeyi başarabiliyor musunuz yani?

    bi kere aseksüelliği anlamadan, kabul edemeden ne cinsel tabusundan bahsediyorsunuz? bu insanlara aağğ kesin saklıyordur bize söylemiyordur vs.. demeyi bıraktıktan sonra gelip tabulardan bahsedin.

    dipnot: bu kimseyi karalama-aklama yazısı değildir. küçük çapta bir gözlem sonucu yazılmış anlık refleks ürünü yazıdır.