şükela:  tümü | bugün
  • tedirgin etmek, canini sikmak
  • (bkz: cinsel taciz) (bkz: sozlu taciz) (bkz: tacizci) (bkz: tacizlenmek)
  • bir insanin bir digerinin haklarini hice sayarak, rahatsiz etmesi anlamina gelen hos olmayan davranis bicimi. en bilinen formu cinsel olani olmakla birlikle, baska sekillerde de taciz uygulanabilir.
    amerikada is yerinde taciz konulu pek cok davadan, yuklu tazminat alan insanlar mevcuttur. hatta amerikadaki insanlar taciz davasi acilir korkusuyla geciniz is arkadasina kol atmayi, ofiste acik fikra anlatmaktan, pipi demekten cekinir hale gelmislerdir.
    lakin kanimca ulkemizde tacizin "zorla cinsi munasebet" anlaminin disinda kullanildigi hallerde, pek fazla yaptirimi yoktur. otobuste liseli kizlari fortlayan tacizcilerin, yasayacagi en fazla sey otobusten "irz dusmani" haykirislariyla atilmaktir. bu tip otobus tacizlerini onlemek icin neyse ki otobus sirketleri "bagyan yani" cozumunu getirmislerdir de bagyanlar rahat bir nefes almislardir.
  • çağrı yöntemi ile bir cep telefonu sinyalinin diğer cep telefonu antenine değdirilerek çekilmesi. (bkz: çağrı atmak)
  • kökenbilimsel anlamı itibariyle bir kişiyi acz'e düşürmek demektir. türetmeye devam edersek tecavüz, mütecaviz vs. sözcüklere ulaşırız.
  • insanı kendinden uzaklaştırıp, hissettirdiği tüm çaresizlikle, acizlikle o güne dek oluşturulmaya çalışılmış kalkanın öyle pek de sağlam olmadığı, ufacık bir müdaheleyle tüm sistemin çökertilebilir olduğu gerçeğini insanın gözüne sokuyor. mütecavizin insanın hayatına nasıl bu kadar doğrudan müdahele edip yara açabildiğini ya da en azından buna nasıl hiç bir şeyin engel olamadığını anlayamamak bu aciziyetin katlanmasına yol açıyor. adaleti soyut bir kavram, insanın hayatını sürdürebilmek için kurduğu bir hayal olarak tanımlarken kullanılan tüm önermelerin, adaletsizliğin en rafine hallerinden biriyle karşılaşıldığında en ufak bir yardımı olmuyor. çaresiz kaldığı durumda insanın umutsuzca bir yerden, birilerinden, bir şekilde adalet beklemekten, ummaktan başka bir şey yapamadığını, bir an için bile olsa bir başkasının kendi üzerinde kurduğu bu sonsuz iktidarın tüm insiyatifini paramparça edebildiğini, bulanık bir algı dışında insanın kendisinden geriye hiç bir şey kalmadığını öğrenmek, bilmek, yaşamak zorunda bırakıyor.
  • akla çoğu zaman sadece elle tacizi veya bunu da içeren cinsel tacizi akla getiren kelimedir. ingilizcedeki karşılığı abusedur. aslında bir çoğumuzun -kadın ya da erkek- belki hergün farklı derecelerde farklı şekillerde karşılaştığı durumdur. kimi zama sözel şekilde; kimi zaman duygusal şekilde kimi zaman fiziksel şekilde. sözel olarak taciz dendiğinde akla ilk gelen çoğu zaman küfür, laf atmadır. ancak ilişkiler düzeyinde de yaşanan boyutu kelimelerle -illa küfür içermeyen - duygusal tacizi de içine alır şekilde gerek aile gerekse özel ilişkilerimizde yaşanan bir tarafın yeterliliklerinin, becerilerinin ve kişiliğinin aşağılanmasıdır. "sen iyi değilsin", "sen yapamazsın" veya kimi zaman "sen x kadar iyi değilsin" şeklinde yaşanır.

    diğer yandan duygusal şiddetin bir ileri safhasında cinselliğin ve cinsiyetin aşağılanması da tacize girer. iş hayatında avrupa ve amerikanın son derece hassas olduğunu, iş hayatında açık saçık fıkralar anlatılması, görsel malzemelerin e-mail yoluyla çalışanlara gönderilmesi, hatta kimi zaman kadın veya erkek çalışanların kıyafetlerine, saçlarına yapılan tuhaf iltifatlar da taciz kapsamına girer.

    ötesinde dayak, fiziksel şiddet uygulanması da fiziksel tacizin bir parçasıdır.

    velhasıl sizin bedeninize, yeteneklerinize, cinsiyetinize, duygusal bütünlüğünüze veya dokunulmaz saydığınız alanlarına sizin istemediğiniz kişilerce yapılan sözel, görsel, fiziksel, cinsel mudahalelerin hepsi tacizdir. ister şaka denip geçilsin, ister zararsız olduğu söylensin hepsi tacizdir.
  • akla ilk olarak cinsel tacizi getirse de genel olarak bir insani sözle veya hareketle bilincli bir sekilde tedirgin/huzursuz etme durumu.
  • bazen bir bakış bazense bir söz bile taciz sayılabilir.illa herşeyi cinsel tacize kadar götürmeye gerek yok.eğer bir insan(erkek veya kadın) bir tiyatro oyunu boyunca iki dakikada bir göstere göstere kafasını eğip size bakar ve bundan hiçbir rahatsızlık duymazsa bunun adı tacizdir, yapanda benim gözümde tacizcidir.
  • "şikayet olsun olmasın taciz yargılanacak"

    av. gülbahar yargıtay'ın dava görüşürken cinsel saldırıyı da yeni tck'ya göre yeniden yorumlayıp verdiği kararları olumlu buldu. gülbahar "şikayet şartı aranmaması yerinde. bazı üyelerin cinsel istismarı bırakıp evliliği kurtarma kaygısıysa vahim" dedi.
    ___________________________________

    bia haber merkezi
    06/10/2006 emine özcan
    ___________________________________

    bia (istanbul) - istanbul barosu avukatı hülya gülbahar "ensest, işyerinde cinsel saldırı, kendini savunamayacak kişiye cinsel saldırı, silahlı ve birden çok kişi tarafından cinsel saldırıda şikayet şartı aranmaması yerinde bir karar" diyor.

    dünkü (5 ekim) hürriyet gazetesinin haberine göre yargıtay, kız kardeşine cinsel tacizde bulunan ağabeyin davasını görüşürken, yeni türk ceza kanunu'ndaki (tck) cinsel saldırı suçunu yeniden yorumladı.

    gülbahar verilen kararları yerinde bulurken yargıtay genel kurulu'nun azınlık da olsa bazı üyelerinin "evlilik"i kurtarmaya çalışırken mağduriyetleri görmezden gelmesinin vahim ve ileride sorunlara yol açabilir bir tavır olduğunu söyledi.

    "mağduriyeti bırakıp evliliği kurtarma endişesi vahim"

    av. gülbahar yeni tck'ya göre verilen bu kararlar son derece olumlu. ancak bazı üyeler cinsel saldırıyı değerlendirirken "evlilik yıkılırsa" endişesiyle karşıt görüş vermişler. hukukçuların cinsel istismar olmasına rağmen evliliğin devam etmesi gerektiği gibi bir gerekçe göstermeleri doğru değil" dedi.

    gülbahar'a göre evliliği kurtarırken ensesti serbest bırakmanın hiçbir şekilde toplumsal bir yararı olamaz.

    oya armutçu'nun haberine göre, tarsus ağır ceza mahkemesi, adil k'nın olay tarihinde 18 yaşında dolduran kız kardeşi gülcan k'nın göğüs ve boynunu elleyip öperek "ırz ve namusuna tasaddide" bulunduğu gerekçesiyle eski tck'ya göre 6 yıl hapse mahkum etti.

    yargıtay 5. ceza dairesi ise adil k'nın eylemini yeni tck'ya göre "basit cinsel saldırı" kabul etti ve reşit olan kız kardeşi gülcan k'nın şikayetçi olmadığı gerekçesiyle bu davanın düşürülmesine karar verdi.

    iki üye ise "ana-baba bir kardeşine karşı cinsel saldırı" suçunun "nitelikli hal" olduğunu ve bu işleyene soruşturmanın resen yapılması gerektiği görüşüyle karşı oy kullandı.

    yargıtay cumhuriyet başsavcılığı da adil k. hakkındaki davanın düşürülmesi kararına yargıtay ceza genel kurulu'nda itiraz etti.

    başsavcılık itirazında, 102/ 2. fıkrada, eşe karşı cinsel saldırının mağdur eşin şikayetine bağlı olduğunun belirtildiğine dikkat çekilerek "bundan diğer hallerde (nitelikli hal) suçun takibinin şikayete bağlı olmadığı anlaşılmaktadır" denildi.

    kurul önceki günkü görüşmede başsavcılığın itirazını kabul etti ve daire kararını oy çokluğuyla bozdu. bazı üyeler bu karara "evlilikler yıkılır" diye tepki gösterdiler.

    "şikayet aranmaması bir çok açıdan mağduru korur"

    genel kurul'un kararıyla cinsel saldırı suçu şöyle cezalandırılıyor:

    * eşe karşı basit cinsel saldırı suçu işlenmesi halinde soruşturma ve kovuşturma mağdur eşin şikayetine bağlı olacak. silahla, bıçakla nitelikli cinsel saldırıda da eşin şikayeti aranmadan resen kamu davası açılabilecek.

    * silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte cinsel saldırı suçunun işlenmesi halinde de şikayete bağlı olmayacak.

    * kardeşe, anaya, babaya cinsel saldırı (ensestte) şikayet şartı aranmayacak ve resen kovuşturulacak (üçüncü derecede akrabalar dahil).

    * kamu görevlisinin, örneğin müdürün memura, patronun ya da yöneticinin çalışanına nüfuz kullanarak, cinsel saldırısı nitelikli sayılacak ve şikayet aranmayacak.

    * beden ruh bakımından kendini savunamayacak durumdaki kişiye cinsel saldırıda da şikayet şartı aranmayacak.

    gülbahar'ın bu kararlarla ilgili değerlendirmesiyse şöyle:

    "gelişmeler olumlu. şikayet aranmaması bir çok açıdan mağduriyeti önlüyor. baskı nedeniyle zaten zor açığa çıkan bir durumda şikayetçi olmak zorlaşıyordu. tanık olan herkesin hatta mağdurun kendisinin bile vazgeçmesi halinde bile dava kamu davası olarak devam edebilecek. çünkü zaten kadının cinsel saldırıya uğramadan kamuda hayatını sürdürmek hakkı ve devlet bunu sağlamak zorunda."

    genel kurulun kararını önemli bir hukuk kararı olarak niteleyen gülbahar'ın talebi bundan böyle bu kararın bağlayıcı olması.

    eşe karşı işlenen cinsel saldırıda da şikayet aranmaması gerektiğini söyleyen gülbahar "evlilik içi tecavüzde şikayet şartı aranmazsa şikayet edilme olasılığı da düşer" diyor.

    bu tür suçlarda caydırıcılık etkisinin suçu önlemede faktör olduğunu savunan gülbahar, genel kurul kararının bu nedenle de yerinde olduğunu düşünüyor. (ezö)

    http://www.bianet.org/2006/10/06/86247.htm