şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle, elbette şiddet şiddeti doğurur.
    tacizin tdk da ki karşılığı: tedirgin etme, rahatsız etmedir. fakat halk arasında taciz denilince mide bulandırıcı görüntüler ve insanlar aklımıza gelmektedir. sağlıklı bir toplumda yaşıyor olsa idik, şu soruları sorardım:
    -taciz edeni polis gelene kadar alıkoymak suç mudur?
    -sözlü tacizin sınırları nelerdir? (off yavrum ile off çok yalnızım lan diye bağıranların arasında fark var mıdır?)
    -bir kadını eylem içerisine girerek taciz edenin toplumdaki yeri ne olmalıdır? düşüncelerini değiştirmeli miyiz yoksa o kişinin toplumda yeri olmalı mıdır?

    soruları daha fazla uzatmaya gerek yok elbette. bu soruları soracak bir toplumda yaşamıyoruz.
    bundan dört ya da beş sene evvel bir arkadaşım, bir adamın bir kadını taciz ettiğini görür ve adamı yere serir. ve arkadaşım oradan kaçar.
    soru: yere yığılan adamın başında bekleyip, polisin gelmesini bekleseydi arkadaşım nasıl bir tavırla karşılaşırdı? polis olan varsa söylesin.
    kendime sorduğum soru şu. eğer fiziki bir taciz görürsem, o adamı hastanelik ettikten sonra ne yapacağım? suçlu gibi kaçacak mıyım yoksa hiç bir şey olmamış gibi yoluma devam mı edeceğim? eğer yoluma devam ederken adam yerde yatmaya devam ediyorsa konuyu biraz daha anlaması için dövmeye devam mı etmeliyim? yoksa kenara çekip onunla konuşmalı mıyım?
    şu zamana fiziki bir tacize hiç rastlamadım. rastlasaydım, şöyle yapardım, böyle yapardım gibi asla gerçekleşmemiş bir şeye teori oluşturacak değilim. ama takındığım tavır belli. eğer görürsem, 70 yaşında da olsa. 30 yaşında da, çok pis döverim.
    giysilerini tamamen çıkartıp onu sokak ortasında gezmeye mecbur bıraksam bu zorbalık olur mu bilemiyorum ya da bu adil mi onu da bilemiyorum.
    sözlü tacize rast gelmedim. sadace dilencilerin bankamatikte zayıf görünen insanlara karşı gösterdikleri tacize karşılık çocukları kovaladım.

    sürekli olarak denk geldiğim şudur:
    ilk önce başımdan geçen, tarlabaşının arka sokaklarında uyuşturucu satıcılarının, transeksüellerin, hayat kadınlarının, hırsızların bol bol cirit attığı o kozmopolit dünyada omuzlaştığım adam (eğer kendini sağa sola çekersen, bela alırsın.) götüme doğru baktı ve bir şeyler gevezeledi ağzında. bazı kadınların sessiz kalmalarını anlayabiliyorsun. ne diyeceğimi bilemedim. döndüm arkamı gittim.
    gözle 50 yaşındaki adamın, 20 yaşındaki kızın bir yerlerine bakıyor olması. ve türevleri.
    eğer buna bir tavır takınacak isek, takınalım ama bunu tek başıma yapmak istemiyorum.
    şşt lan deyip ardından gelişecek olaylar halk arasından şu cevapları getiriyor önümüze:
    1) sanane, bakar. (mahallenin bekçisi misin? namus bekçisi misin, kızın/erkeğin neyi oluyorsun?)
    2) kadın açmış, isteyen bakar. (bu cevaba parantez açmaktan haya eder insan, böyle düşünenlere karşı tek düşüncem...)
    3)kadın/erkek bir şey demiyor da sana ne oluyor? (değil mi banane. benim eşim, ablam, annem yok zaten. o kadın eşim, ablam, annem olsa ne yapacağım sayın ...)

    bende bu tür insanlarla uğraşmamak namına, diğerlerinden daha az zararlı olan bu tacize karşı yapabildiğim tek şeyi, bakışlarımla adamı ezmek olan şeyi yapıyorum. eğer o birisine bakıyor ise, (metronun merdivenlerinde dikkatle izleyin, olanları. orada çok görüyorum.) bende o adama kilitleniyorum.

    hayat bu, başımıza neler geleceği hiç belli olmaz. keşke siyasetçiler bu düşünce yapısını değiştirmek için bir şeyi çabalar olsalardı fakat bununla ilgili ne bir şey duydum ne de okudum. yine keşke biz halk olarak, tacize karşı seslerimizi zamanında yükseltseydik de vakalar bu denli artmasaydı. bu başlığa, umarım bir gün birisinin ağzını burnunu dağıttıktan sonra bir daha yazarım.