şükela:  tümü | bugün
  • odtu beseri bilimler binasinin alt katindaki gizli hanede (b1), o yasayan bir efsane.
  • 20 yili askin bir süredir felsefe tarihi anlatmaktadir. felesefeyle ilgili bir seyler ögrenebileceginiz sayili hocalardandir kendisi. ne bir kitabi vardir ne de akademik herhangi bir çabasi(makaledir, ünvandir, geyiktir vs.). derslerinden geçmek çok kolaydir. sinavlarina girerseniz yazdiginiz saçmaliklari bir daha okumamak için dd verir geçirir. ancak bb aa gibi notlari almak için deli gibi çabalamaniz gerekir. futbol oynamaya, ortalikta gezinip milletle dalga geçmeye bayilir. descartes odada mum isiginda oturmaktadir. birden mum söner ve içeri spinoza girer ne konusurlar? gibi sinav sorulari vardir(son final sorularindan biri: do you exist?)...
  • odtü felsefe bölümünün efsanevi hocası. verdiği nerdeyse tüm dersleri almış biri olarak söyleyebilirim ki ne kadar sallamaz, lakayıt bir adam gibi görünse de dışarıdan, cidden felsefe öğreten belki yegane hocadir odtü felsefe bölümünde. diğer hocalar dönem boyu geyik yapmak, dönem sonunda da iki tane sınav yapıp bir tane makeleye benzer paçavra yazdırmakla yetinirken tahir hoca elinden geldiğince çok materyal okutmak, elinden geldiğince çok felsefe problemi üzerine öğrencilerine kafa yordurmak icin uğraşır.

    bir dönemde on filozofu ayrıntılı olarak inceleyecek kadar azimlidir. fakat ayni azmi öğrencilerinden genelde görememektedir. bu yüzden "siz ondan anlamazsınız bu felsefe bilgisiyle" diyerek marx okutmayacak kadar da tavir sahibi bir insandir.

    benim gordugum en ilginç sınav sorusu da "siz nietzsche olsanız aşağıdaki filozoflardan hangilerini akıl hastanesine tıkardınız? kendinizi de tıkar mıydınız? nedenlerle açıklayınız." şeklinde bir şeydir.

    kendisi aynı zamanda odtü yamaç paraşütü topluluğunun akademik danışmanıdır.
  • bugun, bahcede, muhtemelen kendisinin diktigi fideleri incelerken izledigim sahis. onca kisinin arasindan bir amfinin camindan onu izlerken, kimbilir ne dusunuyor diye aklimdan gecirdigim, sanki ne dusundugunu kestirebilecekmisim gibi, gozlerimi camdan alamama neden olmus, ben hep yasliyim demis olan adam. (bkz: sirin baba)
  • nisan ayinda bir derste, nisan aylarin en zalimidir diye wasteland'e baslamis, bon bon bakan ogrencileri gorunce aquinas* felsefesinin detaylarina geri donmek zorunda kalmistir. thames nehrine bakan bir derslikte ders verse, performansina etki eder miydi sorusu bakidir. felsefe paris ilinde kız tavlamaktan baska neye yarar sorusunu felsefeye yeni baslamis comezlere sorup onlari dumur etmekten zevk alir. bahce calismalari meshurdur, keyiflidir, felsefeci-bahcivan iliskisini yoldan gecenlere sorgulatmistir.
  • evet,sen ona aşık olabilirsin ama o sana aşık olmak zorunda diil.evet,sen bana aşık olabilirsin ama aynı şekilde ben de sana aşık olmayabilirim.çok.
  • zamanında dersine girdiğim küçük yeşil gözlü, beyaz saçlı, beyaz sakallı bir adamdır tahir kocayiğit. donuk, zeki, kısık bakışlarının ardında hep sinik bir karakter saklı olduğunu hissetmişimdir. antik felsefe derslerini hep onun tekelindeydi. yani dersin öğretim elemanı her sene o olurdu. (sever miydi antikleri acaba?)

    orientation derslerinin birinde görmüştüm ilk bu adamı. eğer hayatı anlamak için bu bölüme geldiyseniz, yanlış yerdesiniz demişti. siz neden buradasınız sorusuna da , daha iyi bir yer bulamadığım için demişti. aklı beş karış havada olan felsefe öğrencilerini realistleştirmek için mi, bunca yılın sonunda kafası hala karışık olduğu için mi bunu söyledi ,bilemem hala...

    tahir hoca derste bir kaynağa bağlı kalmaz, spontane bir biçimde ders işlerdi. serbest akış tekniğiyle hiç okumadan, hiç ara vermeden, teklemeden birşeyler anlatırdı. kusarcasına ama aynı sakinlikte, aynı tonda anlatırdı. türkçe de daha bir coşar ama yabancı uyruklu öğrencileri düşünerek türkçe işlemişse ingilizce bir sinopsis vermeyi ihmal etmezdi.
    bazen soruları yanlış anlardı tahir hoca.çok fazla düşündüğünden mi, konsantre olamadığından mı, algılayışın farklılığından mı sorunuza değil, başka şeylere cevap verirdi. örneğin arkhe nin su olduğuna nasıl ulaştığını tahmin edebiliyoruz thales in ancak anaksimandros apeiron fikrine hangi yollardan varmış, gibi basit mi basit bir soruya alınganlık yapabilmiştir. niyeyse?

    bir keresinde de eğer gazete okumak istyorsanız , derste bulunmak zorunda olmadığınızı biliyorsunuz diye uyarmıştı beni umaursamaz bir şekilde okumuyorum, sadece küçük bir şeye göz attım demiştim gereksizce. beni dumazlıktan gelerek gazete okunması benim için problem değil ama gazete dikkatimi dağıtıyor diye devam etmişti. bu sefer bende duymamazlıktan gelrek kendini savunan karalı bir tarzda okumuyorum sadece küçük bir şeye göz attım diye yinelemiştim.ne gerek vardı ki böyle bir çıkışa, savunamaya. gereksizdi işte. sanırım ruhsuz felsefe derslerinden o kadar sıkılmıştım ki , patlamaya yer arıyordum. (patlamayı da başarmadık ki...)

    sınavlarda enteresan sorular sorardı. yaratıcılık mı yoksa ilginç birşeyler mi okumak isterdi emin değilim.zaten dd den fazla bir not verdiği de enderdi sanırım.

    kendisini ara sıra odtü dolmuşlarında görürdüm. sırt çantasını kucağına alır, otobüsteki diyalogları dinleye dinleye otururdu. dinlediği şeye olan tepkisini de anlardınız mimiklerinden bazen gülümser, bazen kaş çatar dalardı. acaba bu yaşlı ama dinamik adamın olmak istediği yer bu dolmuş muydu o anda?

    valla odtü felsefe hocalarından aklımda tek kalanı da tahir hocadır işte. kim neydi, ne anlatırdı, meselesi neydi gibi sorulara dair en ufak bir ayrıntı dahi aklımda yokken, tahir hoca dan birkaç küçük şey kalmış işte. başarıdır bu. yaşasın apeiron.
  • "sandalye sandalyedir, tahir de tahir" demişliği de vardır zamanında..
  • yeni donemin ilk ders saatinde bana "seni seklen taniyamadim" diyerek sevgimi kazanmistir. aklen, fikren, ruhen taniyorsa ne ala.
  • odtü felsefeyi 4.0 ortalama ile bitiren bir insanın olmama sebebidir. çift anadal yapan odtü öğrencilerinin transcriptlerinde bb'den düşük not görürseniz bilin ki tahir hocadan ders almıştır.

    midterm olursunuz , sonuçları öğrenemezsiniz. final olursunuz sonucunu öğrenemesiniz. dönem bittiğinde tahir hoca notunuzu transcriptinize işler. nerde yanlış yaptınız , doğrusunu öğrenmek filan hikayedir.

    eğer tahir hocadan ders alıp dc ile geçerseniz (ki yüksek ihtimalle bu civarda bir notla geçeceksiniz) sakın ola not yükseltmek için dersi tekrar almayın, kalabilirsiniz. (çok kişi bu hataya düştü..)