şükela:  tümü | bugün
  • 4. levent'te kemal özkan sünnet sarayı'nın tam karşısında bulunan aşmış kebapçı... etin yumuşaklığını ve kalitesini anlatmak için kullanılan "ağızda dağılıyor valla" sözünün sadece bir efsane değil gerçek olduğunu gördüm burada. bir adet çöp şiş ağzımın içinde dilimin üzerinde bir buz kalıbıymışçasına dağıldı, eridi... her çeşit et konusunda müthiş titiz ve bir o kadar da başarılılar. keza lahmacunları da rakipsizdir... bu kadar kaliteye ucuz olmasını beklemeyin ama...
  • kemal ozkan'in ogluna ait kebapci. gayet guzel bir mekan. yiyecegin hepsi cok guzel, ustelik servis de harika. ucuz tabi ki degil.
  • konaklar mahallesi, meşelik sokaktadır, hemen yanında suudi arabistan konsolosluğu rezidansı vardır
  • kemal özkan ,
    sünnet ve pipi , pipi parçası
    kebapçı , kebapçıyla ilgili etlerin lezzeti , ağızda dağılması hususları ,
    etlerin hafif , lezzetli ve bir o kadar da pahalı olması ,
    sebepleriyle dikkat çekici olabilen restoran , lokanta , kebapçı

    ama durun , durun siz ben bir sonuca varıcam , az kaldı ama ,
    hayırlısı
  • hizmetten temizliğe her şeyiyle dört dörtlük restaurant. üstelik muadillerinden bir tutam daha ucuz.

    lezzeti tartışılmaz şaşlık kebabının yanında asıl şaşırtan ise istanbul'da yediğim abartmadan en iyi terbiyeli şişi yapan mekan. işletme sahibi olan iki ortak celal bey ve kemal bey son 25 yıldır etiler-levent'te isim yapmış kaliteli kebap-et restaurantlarının şefliğinden gelme, meskun mahal insanlarının alışkanlıklarına gayet hakim, tecrübeli insanlar.

    gidiniz gittiriniz.
  • (bkz: alinazik)
  • luzumsuz derecede pahali olmasi disinda cok kaba garsonlar calisiran mekan. kalkmis taa dorduncu levente kadar gelmis ve keyfimizce uzun uzun oturmak isteyen bir grup musteri olarak biz iceride bir yer olana kadar disarida oturmayi kabul etme buyuklugunu de gostermistik. ama maalesef haddinin limitlerinden tumuyle habersiz olan bir garson basi (bkz: yarak basi) neden siparis vermek icin iceriye gecmemizin gerekmedigini bize bagirarak anlatti. oruclu agzimla sulalesine sovmek istemedigim icin ben de normal insan gibi bagirmayi tercih ettim. tum dileklerimi gerekli el kol hareketleriyle destekleyerek anlatmak icin mubarek ramazan ayinin bitmesini bekliyorum...
  • ikinci adresim olmuş mekan. bu kadar lezzetli ciğer şiş, kaburga, çöp şiş yapan, bu kadar harika mezeleri olan bir kebapçı daha yok istanbul il sınırlarında. bu konuda iddialıyım çünkü salaş yerler de dahil ismi duyulmuş olan hemen her yerde yedim.

    buranın bir artısı da ekibin yıllardır hiç değişmiyor olması. senelerdir aynı garsonlar aynı şefler çalışır. bir kaç kez gittikten sonra isminizle hitap etmeye başlarlar, her biri yetkilidir ve yetkileri dahilinde iskonto yaparlar, masanıza gelip muhabbet ederler. valeler bile bildim bileli aynı.

    arka bahçesi mükemmeldir. yaz geldiği zaman açılan bahçe insanda leventin göbeğinde şehir dışına çıkmış havası yaratır.

    özellikle, kaba diye nitelendirilen, şef garson ( aynı zamanda işletmeci) kemal abi o mekanın yıllardır bu seviyede kalması konusunda çok titiz davranır. gözünün tutmadığı adamı kapıdan çeviremez tabi ki ama bir daha gelmeyeceğinden emin olmadan da göndermez mekandan . sayesinde, içmeyi bilmeyen davarların bağıra bağıra konuşmasını dinlemek zorunda kalmadan muhabbetini eder, yemeğini yersin . aslında kemal abi için ayrıca bir başlık açmak lazım ama uğraşamayacağım.

    ayrıca rakıyı duble olarak sattığı için küçük mü açtıralım büyük mü açtıralım gerilimine hiç girmezsin.

    burada yiyeceğiniz en başarısız yiyecek künefedir ama o alandaki ayıbını dondurmalı irmik helvası ile fazlasıyla kapattıklarını bilerek giderseniz mekana problem yaşamazsınız.

    fiyatları bu seviyede bir yer için kabul edilebilir bir düzeyde. bol bol et, 5-6 çeşit meze, 3 er 4 er duble rakı, tatlı, meyve, çay vs iki kişi 130tl civarına bir paraya çıkılabiliyor.
  • geçtiğimiz cumartesi itibari ile beni dumura uğratmış olan ve bir daha da gitmeyi düşünmediğim yerdir. sadece içki içmeye masamıza katılan arkadaşlarımızın şarap içmeyi tercih etmesi ile ne kadar kazıkçı olduklarını canlı gözlerimle görmüş bulunuyorum.

    1 şişe şaraba 120 tl yazılır mı ulan?

    üstelik şarap haricindeki hesap da aşırı pahalıydı. 3 porsiyon et, 4- çeşit meze ve 1 şişe rakıdan oluşan 4 kişilik bir ocakbaşı masası için mütevazi sayılabilecek bir yemek kombinasyonuna adam başı 75 tl verdik ki, her gittiğimde deli danalar gibi yiyip içip sıçtığım zamanlarda bile en fazla 65 tl verdiğim bir yer burası.. normalde yenilenin yarısını yiyip aynı parayı vermek içime oturdu açıkcası

    içime oturdu anasını satayım.. ahan da bir daha gitmem ben tahtasaraya..

    edit: sarhoş kafayla ne kadar ödediğimi yanlış hatırlamışım, ekstreme bakıp düzelttim ama hala çok pahalıydı!!
  • türk telekom arena'nın açılışıyla beraber bir kısım galatasaraylı'nın maç öncelerindeki mekanı olmuştur. çok şahane, eğlenceli ve dolu bir ortam oluyor, adamlar bile şaşırmış vaziyette bu duruma.