şükela:  tümü | bugün
  • hıfzı topuz'un ünlü osmanlı sadrazamı ve valisi mithat paşa'nın hayatını anlattığı kitabı.
  • bir cocuga yatmadan önce hikaye anlatirmis gibi bir dil kullanilmis olan kitap. ikinci abdulhamid öcü, tü kaka, pis, mithat pasa kahraman, vatansever, mazlum sahis.. ayrica su bkz'i vermeyi görev bilmemi saglamis olan eser. (bkz: hadi len)
  • kitabin konusunu merak edenler icin gelsin; çöken bir imparatorlugun cagdaslasma sancilarini donemin onemli isimlerinin bireysel trajedileri ile anlatmaya calisiyor.
  • türkiye tarihinin bir dönüm noktasını en kısa ve güzel biçimiyle anlatan , harika bir kitap.

    bu kitaptaki bilgileri bilmeyenlerin ileri geri siyaset hukuk bilim menderes demirel özal çiller recep i övücü konuşması ne kadar boş ve anlamsız

    büyük bir eksiği kapatırsınız okursanız
  • mithat paşa ve sultan abdülhamit arasındaki politik gerilim ve sarayın siyasi başarı karşısında takındığı tavrı akıcı bir dille anlatan hıfzı topuz kitabı.
  • hem hıfzı topuz'u hem de ikinci abdülhamit'i seven ve feminist olmayan ben, 'muhterem hanımlarım naime ve şehriban' diye başlayan bu kitabı, salt mithat paşa'nın eşleriyle ilgili süreçten dolayı sevememiş bulunmaktayım.

    'kızıl sultan' vurguları da cabası...
  • önemli ve özgürlükçü bir devlet adamı olan mithat paşa'nın hayatını anlatan kitaptır. yolsuzluk olaylarına göz yumanların -hatta destek verenlerin- yolsuzluğa karşı gelen, padişahın hareketlerini kısıtlayan bir paşanın hayatını sevmeyeceği de açıktır. hiç koyun canınızı sıkıp okumayın siz. size padişahı yalayıp yutan, her dediğini yapan, ya allah ya bismillah diyen ama binbir türlü entrikalar kuran namuslu ve dürüst devlet adamlarının hayatları lazım. ki günümüzde buna çok örnek var bu yüzden kitap okumak yerine salt haberleri izliyorsunuz sanırım.
  • lise yıllarımda edebiyat öğretmenimin tavsiyesiyle okumuştum bu kitabı. üstünden on yıl geçti, gerçekten aklımda pek bir şey kalmadı, hafızam beni yanıltacak konumda değil, zira içinde çok fazla şey yok. lakin bu kitap aklımda çok güzel kalmış, ama 15-16 yaşındaki bir çocuğun zihninin yarattığı ışık sayesinde yazıyorum bu satırları. bugün okusam belki taraflı bulacağım, belki de akıcı gelmeyecek. ama o yaşımda oldukça keyif almış, öğretmenimin herhangi bir talebi olmamasına karşın yazarın paris'te son osmanlılar kitabını da okumuştum.