şükela:  tümü | bugün
  • deri yüzleri sırım ya da küçük çivilerle gerilmiş, genellikle sopalarla çalınan, fıçı biçimli japon davulu.
  • sanatının örneği joji hirota ve taiko drummers topluluğu ile festival kapsamında eskişehir'de verilmiştir.
    (bkz: uluslararasi eskisehir festivali)
  • bak aklıma ne güzel fikir geldi. fikri beyan yüzünden tokmak darbelerini bedenim de hissedir miyim orası bilinmez ama ramazan ayında mesela bizim ramazan davulcuları yerine bu taiko davulcuları milleti sahura kaldırsa daha bir güzel ve daha bir şekil olur. hem ritmik davul darbeleri ile insanın gecesine şen kadar hem de o ramazan davulunun insan bünyesinde oluşturduğu stresten bir nebze olsun kurtulmuş olur insanlar. hem sahura davul ile kalkmayı sevmeyenler mutlu olur hem de müslümanlar için yeni bir soluk olur bu sistem. eğer bunu okuyan bir yetkili varsa mutlaka bu önerimi kulaklarına küpe etsinler bak yemin ediyorum ortaya çok güzel şeyler çıkacaktır eğer böyle bir şey ülkemizde icra edilirse. (bkz: ramazan davulcusu)
  • beni bu dünyadan alıp göturen enstruman.
  • japon davulu ile ilgili detaylı bilgi edinmek isteyenler için japon kültürü dergisi hanabi 3. sayısında güzel bir yazı var:

    https://hanabiproje.com/portfolio/sayi-3/
    sayfa 26-33

    taikonun tarihçesi, çeşitleri, aksesuarları, ünlü wadaiko ekipleri.
  • biri bunun stüdyosunu kurup spor olarak yaptırsa parayı götürür diye düşündüğüm basit fakat müziğiyle insanı kendine çeken japon enstrümanı.

    yanlış hatırlamıyorsam ilk defa ortaokulda naruto izlerken the raising fighting spirit ile tanıştım bu şahane enstrümanla. aslına bakarsanız gayet normal bir davul bu taiko fakat japonların iyi yaptığı bir şey varsa o da gayet sıradan şeyleri ritüelleştirmek, üzerine yıllar harcayarak en ince detayına kadar mükemmelleştirmek ve üstünde uzmanlaşmak. adamlar davul gibi dümdüz bir enstrümanı çalmayı bile kültürel, sanatsal ve sportif bir hale dökmüşler (bkz: kodo)

    kodo performanslarını izlerken hep ne kadar dayanıklı olduklarını düşünmüşümdür. kolay değil öyle koca sopayla yirmi dakika yarım saat davul dövmek ki zaten abilerin hepsi anatomi mankeni gibi lif lif kas haldeler. fena mı olurdu şunun bir stüdyosu olsa her hafta iki üç gün gidip hem davul dövsek hem spor yapmış olsak. eğer göründüğü gibiyse fena halde üst vücut çalıştırıyor. bol tekrarlı ve ritmik her aktivite gibi muhtemelen meditatif bir yanı da vardır. o kadar saat eşşek gibi davul dövünce vücudun fiziksel aktivite sonrası salgılayacağı seratonin, o meditatif etki vs derken tam bir mutluluk kaynağı olur.

    izmir'de stüdyosunu açan olursa beni yazsın ilk üye.