şükela:  tümü | bugün
  • bir dönem okullarda var olan, şimdilerdeki mevcudiyetinden bihaber olduğum belgelerdir,
    ayrı ayrıdır bunlar , başlık açılmasında çoğul başlık iyi bir tercih değil uyarısıyla çarpıtılmıştır,
    ayrı ayrıdırlar ever, ayrı statülerin belgeleridirler, ayrı kastların ayrı semtlerin çocuklarıdırlar,
    belli bir not ortalamasının üstüne çıkanlar teşekkür belgesi, daha daha üstüne çıkıp inek katına erişenlerin
    takdir belgesi sahibi olduklarını hatırlarım,
    puan hesabı yapan bazıları ise dönem bitmeden öğretmenler odasında sortiler düzenleyerek,
    gerekli ayarlamaları yaptırırlar idi,
    ha en eğlenceli kısmı ise; sağını kollarken solundan kroşe yiyen boksör gibi, beklemedikleri dersen zayıf getirip,
    "belgelerini" ellerinde patlatmaları idi ki ; bunda da eve karşı tek bahaneleri öğretmen bana taktı idi.

    (bkz: teşekkürname)
    (bkz: takdirname)
  • öğrencilik hayatım boyunca hiç sahip olamadığım belge. sadece bir kez -vallahi yalan yok- bir puanla teşekkürü kaçırdım* sonra bırak bir puanı yakınından dahi geçemedim. allahtan erkek kardeşlerimden birisi nerdeyse her yıl teşekkür belgesi getirirdi de sevinirdi bizimkiler. hey gidi günler.
  • ilkokul 4.siniftan itibaren ortalama bir ogrencinin kolayca alabildigi, anlamsiz kagit parcalari. liseye gelince kasiyor tabii, bir de tum okulun ogrencileri arasinda en fazla dort-bes kisinin takdir alabildigi bir lisedeyseniz. (bkz: saint joseph fransiz lisesi)
  • bir de (bkz: siktirname) versiyonu var bunlarin. insani en cok onurlandirani o.
  • en kilit olanı dördüncü sınıfta alınanıdır. eğer dördüncü sınıfta takdir belgesini aldıysanız, ki bu hiç zor bir şey değil, aileniz sizin seçilmiş bir insan olduğunuzu ve müthiş bir gelecek vaad ettiğinizi düşünmeye başlayacak ve bundan sonraki okul hayatınız boyunca sizden hep yüksek beklentileri olacak. yani sözün özü; dördüncü sınıfa gelmeyen gençler, dördüncü sınıfta takdir yerine teşekkür, hatta hiçbir bok almamaya özen gösterin ki ileride doğabilecek sıkıntılardan muzdarip olmayın çocuğum. ayrıca bu yaşta sözlüğü de okumayın lan.
  • dün gece anlamsızca rüyamda konusu geçen belgeler.
    annem "bu dönem takdir, teşekkür falan alacaksın di mi?" gibi bir soru soruyordu. işin ilginci rüyanın senaryosu nasıl idi bilmiyorum ama sadece bu cümlenin geçtiği kısacık anı hatırlıyorum. ne cevap vereceğimi bilememiştim rüyada. hayır her dönem olmasa da birkaç kere aldım ben bunlardan. yani hiç alamamış değilim, 'hiç alamadım' diye kompleks yapayım da rüyamda göreyim. neden rüyama girmiş anlamış değilim.

    tüm bunların dışında birkaç kez şahit olduğum sürreel olaylardan bahsetmek isterim;
    öğrencilik hayatımda çok olmasa da iki üç kez teşekkür bile alamayacak(takdir belgesi teşekkür belgesinin üstüdür) notlara sahip olduğu halde bütün hocalarla konuşup (yalakalık yapıp) notlarını yükselten ve bu belgelerden birini alan öğrenciler gördüm. mesela örnekle açıklamak gerekirse;

    diyelim ki not ortalaması 4 olunca teşekkür belgesi alıyorsunuz(şimdi hatırlamıyorum tam olarak nasıl oluyordu). bir öğrenci var diyelim notlarının çoğu 3(yazıyla üç) olan. ve bu öğrenci bütün derslerinin hocaları ile gidip tek tek konuşuyor 'teşekkür belgesi alacağını fakat bir tek dersinin engel' olduğunu söylüyor, yalakalığın dibine vurup bütün derslerini 3'ten 4'e yükseltiyor ve teşekkür belgesi alıyor.

    siz de tüm bunlara şahit olup ağzınız açık izliyorsunuz. işte böyleyken böyle.
  • orta 1 (6. sınıf) den itibaren bütün liseden mezun olana kadar bütün orta öğrenim hayatım boyunca sektirmeden aldığım belgedir. üniversite'de olsaydı onu da alırdım herhalde ama mezun olurken diploma ile birlikte aldığım onur belgesi ile arayı kapatmışımdır.

    ilk almaya başladığım zamanlarda pek bir gururlanıyordum, şöyle çalışkanım böyle süperim felan diye. sonrasında alışkanlık olduğundan ailenin, çevrenin üzerinde böyle bir belge ve akademik başarı beklentisi oluyor. dolayısı ile bir nevi insan kendi kendini etiketliyor, acaba alamayacak mıyım ki diye tedirgin oluyor. üniversitede ise tam ipim ile kuşağım moduna geçmek üzereyken kariyer günlerinde şirket temsilcileri ve ders aldığımız hocalar akademik başarının iş hayatındaki etkilerinden dem vurduklarından yine kamçı yemiş at gibi çalışırsınız derslerinize. fakat şu kadar senelik iş hayatımda gördüğüm kadarıyla söyleyeyim : bi skime yaramıyor bu belgeler. anca kişisel tatmin. bir de gelip orada burada ben şöyle çalışkandım, böyle takdir belgeleri alırdım felan dersiniz o kadar.
  • bizim zamanımızda teşekkür takdir yoktu!..
    öğretmenimiz bizi takdir ederdi, biz de ona teşekkür ederdik.
    bu da bize yeterdi..
  • bugün 30 kişilik sınıfta (ilkokul 4) 28 takdir, 2 teşekkür belgesi dağıtıldığına şahit oldum.
  • ulan ben lisedeyken ilk üç sene teşekkür, son sene sadece takdir alabilmiştim. milletteki bolluğa bak.