şükela:  tümü | bugün
  • ekseriyetle akp'lilerin yaptığı şey. gazetelerdeki yorumlardan filan gördüğüm kadarıyla, tayyip yalan söylüyor, adam diyor ki "başbakanımız yalan söylüyorsa bile allah için söylüyordur". suriye'de müslüman kardeşlerimizi esad kimyasal silahlarla katlediyorrr diye çığırtkanlık yapıyor hepsi başbakanlarının itelemesiyle. sonra "amerikayla bir olup müslüman komşumuza savaş mı açalım yani" diyorsun adama, "suriyeliler pis bi millet zaten yahu, öldürsek ne olur öldürmesek ne olur" diyor. adamların vizyonu bu kadar. sonra cahil deyince kızıyorlar.
  • geçenlerde izmir menderes bölgesinde arazi bakıyorum. emlakçı birkaç yer gösterecek, beraber arabaya bindik gidiyoruz...

    - hocam bu yol kenarları neden böyle bomboş imar vermiyor mu belediye?
    - buralar tahtalı barajı koruma havzasında kalıyor. su kirliliği meselesi. çivi çaktırmıyorlar.
    - hmm.
    - hep kapattılar buraları. belediye iski'yle birlikte geldi binlerce dönüm araziyi üç kuruşa satın aldı. yarın imara açıp birilerine peşkeş çekecekler ya... yoksa buraların barajla ne alakası var... bu akp yok mu bu akp...
    - ne akp'si hocam belediye yaptı demedin mi?
    - evet belediye yaptı.
    - e belediye chp değil mi gözünü seveyim?
    - ya bırak yarın gelecek tayyip'e peşkeş çekecekler...
    - ??? yani diyorsun ki kocaoğlu erdoğan'a peşkeş çekmek için kapattı buraları?
    - ....
    - hocam neyse biz bırakalım istersen siyaseti şu arsalara bakalım...
  • son zamanlarda tartışmalara konu olan ve ülkemizin genelinde olan durum.neymiş chpli arkadaşlar hdpye verdi, yok o buna verdi yok şu ona verdi.

    arkadaşlar neden her seçimde aynı partiye oy verme zorunluluğu görüyorsunuz kendinizde yada neden bir partiye kendinizi bu kadar kaptırıyorsunuz.seçimler öncesi adaylara bakın, adayları dinleyin, ülkenin durumuna bakın ve olmasını istediğiniz şeyleri size vaad eden ve samimiyeti size geçen insanlara yada partiye oyunuzu verin.sol veya sağ görüşünüz bile fark etmez gerekirse sana siyasi görüş olarak ters gelen bir parti bile size güven verir ve ona bile oyunuzu verebilirsiniz.
  • ne acayip bi' durumdur.

    ülke seçime gittiği gün kanalları takip ettim. sanki bir futbol maçı anlatırmışcasına heyecanlıydı spikerler. maç öncesi ve sonrası spor programları gibi taktik savaşlarından bahsedilip, oyunun derin analizleri yapıldı. futbol yorumcuları gibi işin uzmanları çıktı. hani maç bitiminden 45 dakika sonrasına kadar özet görüntüler verilemiyor ya; o hesap yayın yasağı bitene kadar konuşulamadı. seçimden zaferle çıkanlar coşkulu, oy oranını arttıran sevinçli, barajı geçemeyenler ise penaltı kaçırmış futbolcular kadar suskundu.

    sonra düşündüm ki; bi' şeyi de fanatizme dayamadan adamakıllı yapsak, desteklediğimizin karşıtını kösteklemesek, zafer alınca nihuahaha diye bağırıp çocuklar gibi el kol hareketleri yapmasak ölür müydük acaba?

    ya da;

    biz demokrasiyi hiç mi anlayamadık?
  • ne hata yaparsa yapsin, onceki secimde oy verdigi partinin hatalarini kabullenmemek, laf soyletmemektir. gunumuzde cokca gorulen bir hastaliktir..
  • bu davranisin bir ornegi olarak; mitinglerin derbi maci havasinda, etrafta balon-bayrak-konfeti olmasi, elinde mikrafonla konusan adama yayaya-sasasa-basban baskan sen cok yasa gibi tezahurat dolu bir kalabalikla gecmesi sayilabilir.
  • pazara kadar degil milletvekili aday listeleri aciklanana kadar gecerli olan eylem.
  • bir nevi sabit fikirlilik. kişi tuttuğu partinin hatalarını asla kabul etmez, partinin gerçekleştirdiği olumlu bir eylemi sürekli dilinde döndürür durur. diğer partilerin savunduklarını bırakın kabul etmeyi, dinlemez bile. hatta gerekirse partisinin atkısını takar, tezahüratını yapar.
  • takımda oynar gibi siyaset yapılan partilerin pek de hak etmediği tutum