şükela:  tümü | bugün
  • öğrenme eylemini dindarca katatonik ritüel sebatıyla gerçekleştirir genelde, uzun saatler günler haftalar başından kalkmaz. bu şekilde yaptığı işi dinleştirir, tanrılaştırır.

    detaycıdırlar, çok çalışırlar, çok dil bilirler. bu sapmalar sapınçlar da bunların yan etkisidir.

    kimi dışkısını kavanozlar tartışmada eşinin üzerine atar, kimi dışkının tadına bakar, kimi birlikte müzik icra ettiği eşini ve müziği bırakıp kök-tenci dindarlığa başlar, kimi elini şaklatır masaya vurur hele hele hele der titreyen elleriyle poşet dosyalardan gazete kupürleri arar buluşturur...

    (bkz: sevan nişanyan)
    (bkz: celal şengör)
    (bkz: engin noyan)
    (bkz: yalçın küçük)

    anlatımları konuşmaları genelde antik tiyatral gösterilerdeki abartılı mimikler ve ses tonlarına benzer. amerikan işi şov yaparlar, "niye bağırıyor ki bu kadar gözlerini belerterek" düşüncesi yaratır.