şükela:  tümü | bugün
  • kafasinin icinde sadece birtek dusunceye odaklanmis olan, gozu baska birseyi gormeyen ve baska herhangi bir dusunceyi beyni icine alamayan insan modelidir.
    boyleleriyle konusmak bile hatadir cunku ne deseniz anlamaz, takmistir bir kere.
  • takınaklı diye de adlandırılırlar, kısaca pireyi deve eder bunlar, sonra da kendileri bile işin içinden çıkamaz hale gelirler.
  • (bkz: obsesif)
  • takintili insan ayni zamanda edilgen bir yapiya sahip oldugunda, tekduze devam eden gununun seyri tamamen degisir. takinti ki$isi takildigi odak noktasinin ekseninde gecirecektir gunun geri kalan kismini artik, sinir sahibi bir bunyeyle.
    ornek vermek gerekirse:
    tramvayda yaninda oturan amca agzinda $ip$ip$ip sesler cikararak gevi$ getirirken "yeter amca yeter yav!" diye isyan edemez;
    deniz otobusunde arkasinda oturan teyze çikkidi çikkidi sakizini cignerken ardina donup "agzin kapali cignesene!" diye cigiramaz;
    koskoca otobuste yer yokmus gibi, yazin bitirici sicagina ragmen uzerine cektigi hirkasiyla ustune ustune surtunen ablaya "ustume cikmasana bea!" diye çirkeflesemez;
    oturdugu yerdeki butun kucuk tablolari saga sola yamultup simetri saplantisiyla eglenen sevdicege çemkiremez...
    ne yapar peki bu edilgen ki$i? kollarini kavusturup, kafasinin icindeki kocaman dusunce balonunu ?#%?!#! unlemleriyle doldurur. konu$ur da konu$ur... takintisinin kaynagini yok edemedikce de, seneler onceki "agzi acik sakiz cigneyen teyze"yi unutamayacaktir asla.
  • (bkz: preta)

    ayrıca utanç içindeyim pek tabii;
    (bkz: kendi entrysinin reklamini yapmak)
  • paranoya mudavimi canli modeli.
  • 1)güvenlik konusunda takıntılı olanlar:

    başlıca genel kaygıları:kapıları kitledim mi?ocağı kapattım mıydı?ütüyü fişten çektim mi?cüzdanımı aldım mı(adam parasını yanına almadığını görünce otostop çekip de sapığın birine denk gelince bu da güvenlikle alakalı oluyor)?pencereleri kapadım mı?

    1a)kaygılarıyla baş etme yolları:

    kapamak,kitlemek,fişten çekmek gibi benzer eylemleri evden çıkıp geri dönerekten kontrol etmeyle içlerine su serpebilirler.aslında elektronik eşyalara zarar vermiyceklerini bilseler sadece tatile giderken değil,her çıkışta sigortaları kapatırlar.bir de gelişen teknoloji ile bu tip mevzulara cep telefonu/şarjı patlaması eklendi.takıntılı şahsiyet,"ulan,şarjı fişten çekeyim,ısınıp yüzümde,elimde patlar telefonu takınca" diyerekten kendine eve geri dönmek için şahane bir sebep yaratır.evlerini severler.

    1b)tedavi yolları:

    aslında bu tip takıntılar zararsızdır,zihni taze tutar,egzersiz olur.tedavi edilmesin,gerek yok.

    2)ses konusunda takıntılı olanlar:

    her türlü kuruyemiş,cips,sıcak içicek,sakız görünce hemen uyarılan insanlardır.aslında ağza giren şeylerin hepsi bu insanları deliye çevirebilir.ortam sessiz de olsa,sesli de kulakları direk katır,kutur,höpürt,şapırt ve sonunda alfabedeki hiç bir harfin bir araya gelip de tasvir edemiyeceği yemek sonrası dille diş temizleme sesine kanalize olur,kopamaz.

    2a)kaygılarıyla baş etme yolları:

    bu tip takıntıya sahip olan insanlar sevdikleri insanlarla aralarının bozulmaması için ya televizyonun ya da müziğin sesini açarlar veya gider 3 metre ötede otururlar veya bir bahaneyle o ortamdan uzaklaşırlar,bitene kadar da gelmezler.çok samimi arkadaşlarına ise rahatça "nasıl yiyon oğlum sen öyle" diye sorabilir veya daha açıklayıcı ve çözüm getirici olan "ağzın kapalı ye,höpürdetme,sakızı yavaş çiğne" emirlerini sarfedebilirler.

    2b)tedavi yolları:
    ben bilmiyorum,bulamadım da.bulsam başta kendi üzerimde denerim.

    daha bir çok takıntı türü vardır,simetri manyakları gibi ve fakat bırakalım da diğerlerini öteki yazarlar incelesin der ve "takıntılı insanları yalnız bırakmayın,destek verin.lütfen." ricasında bulunurum
  • eger bir insana veya insanlarin belli davranis sekillerine takintili ise ve siklenmiyorsa delirir... cunku mesaj kaygili olurlar.

    umursuyormus gibi yapip mutlu etmek lazimdir, insanlik gorevidir...
  • kimisi bilir kimisi bilmez. ama her insan da az ya da çok takıntı vardır.

    örnek;

    - yağmurda dışarı çıkmam
    + neden?
    - japonya'dan gelen radyasyon sonunda geldi, ne olur ne olmaz. ayrıca iki gündür musluk suyunu kullanmıyorum. ve önümüzdeki iki ayda pek sebze ve meyve almayı düşünmüyorum.
    + takıntılı olma, japonya dünyanın diğer ucunda bir şey olmaz.
    - ne takıntısı, takıntılı olsam, iyot haplarımı çoktan almış, hatta radyasyon koruma elbiseleri ile dururdum. bence takıntılı olan sensin. takılmama konusuna takıntılısın.

    bir başka örnek;

    - gemi ile karşıya geçmeyelim lütfen.
    + neden
    - batabilir.
    + nasıl yani?
    - bas baya yani, hadi otobüse binelim. ben takıntılıyım bu konuda

    geçenlerde bendeki takıntılar nelerdir diye düşündüm. kalemi elime aldım ve yazdım. işte benim takıntılarım.

    - kilolu kadın güzel olmaz takıntım,
    - sekiz altı çalışmak köleliktir takıntım,
    - yeni tanıştığım insanların direk adım ile hitap etmelerinden dolayı ben de oluşan o insandan uzaklaşma takıntım,
    - vefa borcum var, karşımdakinin istediğini yapmalıyım takıntım,
    - gün kötü başlarsa bütün günüm kötü gidecek takıntım,
    - sevmediğim insanların yanında başıma kötü şeyler gelecek takıntım
    - bana biraz yüz veren ve güzel olan bütün kadınlara takılma takıntım...

    vs gidiyor, takıntı işte.
  • bu insan başkası ise uzak durursun da kendinsen ne halt edersin orası gerçekten muamma.
    neden uzak durursun peki?
    çünkü zordur bu insanla yaşamak, beraber vakit geçirmek, herhangi bir şey yapmak. alışverişe gidersin, almayı düşündüğü her şeyi didik didik inceler, en küçük detayına kadar bakaar bakar sonra eve gelir 'vay efendim ben nasıl görmemişim yahu şunun şurası sökükmüş, şurasında ip varmış!' gibi küçük şeylere takar da takar, böyle içi içini yer, kafayı kırma noktasına gelir. neden var abicim orda o ip, o sökük niye olmuş, neden onun başına gelmiş, hep onu bulurmuş da ot bok. şimdi illa ki aldığı şeyi götürüp değiştirecek yoksa hayatta içi rahat etmez ama ya diğerleri de böyleyse, diğerlerinde de sökük varsa ip sarkmışsa... yaa arkadaş... bu sadece hayatın bir kesitine dair küçük bir örnek, sen düşün geri kalanını... ya da hiç düşünme uzaklaş hemen!