şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 12 eylülde emi etiketiyle raflarda boy göstermesi beklenen sigur rós albümü.

    01. takk...
    02. glósóli
    03. hoppípolla
    04. meğ blóğnasir
    05. sé lest
    06. sæglópur
    07. mílanó
    08. gong
    09. andvari
    10. svo hljótt
    11. heysátan

    muhtemel albüm kapağı için:http://photos21.flickr.com/24572238_889449704a.jpg
  • 15 ağustos'ta sadece download edilebilecek bir single glósóli, 16 ağustos'ta da kuzey amerika sakinleri için sæglópur sayısal olarak hazır bulunacakmış.

    takk'ın kapağı:
    http://www.emirecords.co.uk/…gurros/mail3/pack2.htm

    glósóli'nin kapağı:
    http://www.emirecords.co.uk/…gurros/mail3/pack1.htm
  • eski bir sigur ros dinleyeni olarak şunu anladım ki artık sıkılmışım bu gruptan.
    ancak albüm zamanlardır beri gelen post rock kargaşasının vurucu noktalarını barındırıyor, sigur ros şarkılarında önceden olmadığı kadar sertleşebiliyor, yumuşayabiliyor. nedense agaestic bjyun'u (adı buna benzeyen albümleri yani) takip ediyormuş gibi geldi. romantizmin üzerlerinde etkileri ve çocuksulukları da elbette devam etmekte...

    emi records'a geçmelerinden dolayı bu albümün en başarılı albümleri olacağı kanısındayım (aynı zamanda mutlak eski hayranlarından da kaybedeceklerdir). tam anlamıyla "commercial" bir şarkı barındırıyor olmasa da, şarkılar kesilip biçilip mtvde fresh olma kıvamına getirilebilir sanki. ne kadar taviz verirler onu bilemem.

    kendi açımdan baktığımda çocuğum olsaydı ona ninni albümü diye yutturup dinletirdim bazı şarkılarını.
    herkes kulak vermeli. sevenler dinlemeli. sevmeyenler dinlememeli. sevmeyip çocuğu olanlar çocuklarına bazı şarkılarını dinletmeli. sevip çocuğu olanlar şömine karşısında çocuğunu kucağına oturtmuş bir şekilde dinlemeli. sevip çocuğu olanlar çocuk 13-14 yaşına geldiğinde onunla izlandaya gitmeli. bunun için sevip çocuğu olanların parası yoksa şimdiden para ayırması başlaması lazım.

    onun dışında bu yazıyı neden yazdığımı bilmeyerek daha albüm çıkmadan yazdığım ve insanları bir nebze de olsa albümü illegal yollardan indirmeye şevklendirdiğim için tüm sigur ros elemanlarından, emi çalışanlarından, ve de imçden özür diliyor; siz siz olun albüm alın diyorum. eğer albümlere verecek paranız yoksa elbette illegal yollar sizin için normal gözükür. haklısınız, ne de olsa izlandaya gitmek için para biriktirmeniz gerekli.. türkiye şartlarında yaşamak da entellektüel olmak da zor vallahi.. yurt dışına çıkmak da orada entellektüel seviyenizi herkese gösterebilmek çok daha zor vallahi..

    acaba tüm bu yazdıklarımı silsem mi diye düşündüm sonra silmeyeyim elalem okusun diyorum. evet işte sigur ros'un iç etkenlerle birleşerek bu albümüyle, şu an yaptığı etki bu herhalde.
  • izlandaca teşekkür ederim demek..
    ve;
    sigur ros'un son albümünün adı..dinledim ve eski bir sigur ros dinleyicisi olarak fark ettim ki hiç sıkılmamışım bu gruptan..
  • daha ne olsun, dedirten yeni sigur rós albümü. 10 üzerinden 10, 1000 üzerinden 1000.
  • feci albüm.
    kulaklıkları çıkarmadan saatlerce koltuğa yayılırken ruhumu ve bedenimi teslim edip göğe yükselme deneyimi yaşatıyor bana.
    yavaş yavaş, derinden derinden ve sonrasında patlayıp sönen, patlayıp sönen bir şey.
    hakkaten "takk" size...
  • elime gectigi gunden beri sardi sarmaladi beni takk. her sarkiyi dinledikten sonra izlanda nin fiyortlarinda dolastiran, gri gokyuzu, bembeyaz goruntuleri film seridi gibi zihinden geciren bir album tipki von gibi, agaetis byrjun gibi, isimsiz albumleri gibi
  • son bir aydan beri sabah, öğle, akşam, içim, dışım, sağım, solum.
    üşenmedim izlandalı bir arkadaştan rica ettim "yaw sürekli dinliyoruz bu albümü dinlemesine ama nedir bu sigur rós biraderlerin derdi?" diye. o da dili döndüğünce track isimlerini çevirdi ingilizceye. aynen aktarıyorum...

    01. takk..: thank you

    02. glósóli: no idea...it's made up i think although it could be a name for a flower. (bilmiyorsan bilmiyorsun abicim, uydurma çiçek böcek diye)

    03. hoppípolla: jumping in puddles

    04. meğ blóğnasir: with a bloody nose

    05. sé lest: see a train

    06. sæglópur: sea something or other, i'm not sure how to translate that (argh, zaten bu şarkıyı translate edebilsen şaşırırdım)

    07. mílanó: milan

    08. gong: gong

    09. andvari: breeze

    10. svo hljótt: so quiet

    11. heysátan: stack of hay (ah işte en çok buna şaşırdım! hey gidi şeytan hey)
  • sigur ros un degismeyeceginin, bozulmayacagının şimdilik son gostergesi.

    (bkz: gong)
  • oncelikle sunu belirtmeliyim ki, albumu son 3 saattir dinlemekteyim ilk kez. bu yazacaklarim bir ilk izlenim yazisidir. bu sebeple zamanla degisebilirdir; degismeye de bilirdir.
    bir yandan eski albumlerinin yarattigi etkiyi yaratmasiyla beni mutlu eden, diger yandan da degisimlerindeki eksikleri hissedip yarim kalmis halde tuketiyor oldugum sigur ròs albumu. neyse ki eski albumlerden bana kalan her hissin ve etkinin backupini almisim. sæglopur albumde ilk dikkati ceken sarkidir belki ama iki sarki vardir ki eskilerden, en derinlerden, uzun zamandir el degmemis olanlardan haberler getiren... onlar da gong ve svo hljótt'tur. kanimca bu iki sarkinin ustune sarki da yoktur albumde. mìlanò ve andvari ise nedense pek tanidik sarkilardir ve sanki '( )' albumunden alintidir veya o albumun topluca bir cover'i hissini vermistir bana.
    kisacasi bana kalirsa, album onceki sigur ròs albumlerinin icimizden itinayla sondajladigi ne varsa onlari sekillendirme amacinda gibidir. 10 uzerinden kac verirdin peki diyen olursa da cevabim 10 olur. neden derseniz, onceki albumler not verilmeyecek kadar benden olandir; el degmemis olandir; ilahidir; sonsuzdur...