şükela:  tümü | bugün
  • plakada taksiyi ayırt edici t ibaresi bulunan plakalara verilen isim.taksi plakası almak için
    150 milyar tl yı bulan bir vergi ödenmesi gerekmektedir.
  • istanbul'da taksi-dolmuş plakaları t ile başlar ama mutlaka 3 harflidir.
  • taksi muhabbetlerine baslama vurusunu yaptiran unsurdur. esasen taksi piyasasina yeni girisleri engellemek / kontrol etmek icin konulmus bir bariyerdir. gunumuzde bir yatirim araci olarak da kullanilmaktadir. plakaya sahip olmaniz mutlaka taksicilik yapmanizi gerektirmez, bir sofore kiralayarak da rant elde edebilirsiniz. ayrica plakanin yapacagi prim ve bindiginiz taksinin soforune "abi plaka senin mi , sofor musun ?" gibi geyik imkanlari da cabasi.
  • son zamanlarda bir yatirim araci olarak gazetelerde yer almaya baslamis, degerinin dustugu hic duyulmamis plaka cinsi. ne zaman bir takside t ile baslamayan uc harfli bir plaka gorurseniz anlayin ki o taksi kacaktir.
  • her zaman için korkunç bir fiyata satarlar bunu. şimdi belki 500 milyar falandır. taksiyi bin sene çalıştırsan da, o parayı çıkaramazsın.

    taksi işletmek için bu parayı paşa paşa veren yatırımcı göte giren 500 milyarın aleviyle nereden kısacağını şaşırır. lafa gelince ekmek teknesi muhabbeti yaptığı taksisine iki milyar fazla vermemek için müşterisine 92 model şahin'i reva görür. lpg taktırır. günde 30 milyona, 12 saatliğine şöför çalıştırır ki o fiyata çalışan şöför iyice hayattan tiksinmiş olsun müşterisinin geçmişini siksin. mesafe beğenmesin, yolcu beğenmesin, bavul-bozuk para yüzünden trip çeksin.

    bütün suç mal sahibinde mi? taksi şöförleri mevlana hoşgörüsüyle mi donanmış? kat'a. çalışma koşulları, it kopuk manyakla uğraşmak şöförleri de psikopat ediyordur muhakkak. ama yatırımcı adam gibi bir araba, adam gibi bir para verdi de bunlar hala psikopatlığa devam ediyorlar mı görüp incelemek lazım. (muhtemelen edeceklerdir. yine de, bu entry'nin konusu taksi plakası sahipleri)

    kağıt üzerinde taksicilerden beşbin kat zor bir iş yapan belediye otobüsü şöförleri, bunlardan beşbin kat daha az problem çıkarıyorsa durup düşünmek lazım. bir devlet ya da belediye kurumunun elinde çiçek gibi olan şehir içi ulaşım niye bu mal sahiplerinin elinde cehenneme dönüyor. yolcu aynı yolcu yoksa.
  • yağmurlu bir havada üsküdar'dan acıbadem'e gitmek için taksi bulmaya kasarken her bir yanı dökülen, içi leş gibi soğan kokan bir taksiye binmek zorunda kalırım...
    üst baş sırılsıklam, içerde nefret ettirici bir koku, şoförün sigara dumanıyla birlikte dalga dalga gelen muhabbet çabası...
    - abi, ne iş yapıyon sen?
    + bankada çalışıyorum
    - kıyak iş haaa, temiz ortam, karı kız
    + pek sayılmaz, ortam temiz belki ama yorucu ve sıkıcı
    bu arada araba resmen dökülmektedir, amortisörlerden güm güm sesler geliyor, koltuklar gıcırdıyor, çalışmayan silecekler, kir pas içinde bir araç...
    + hocam, neden bu araçlar bu kadar bakımsız ve pis
    - hangi parayla yapalım abi, anca çorba kaynıyor evde. devlet bir el atsa değiştiririz evvel allah
    + o kadar değildir be hocam (hah gene aynı şey, devlet bize yardım etsin, yahu şu ülkede herkes mi devletin eline bakıyor anlamadım ki?)
    - valla o kadar be abi, plaka da benim ama işimiz zor yani...
    + madem getirisi o kadar az, neden plakalar o kadar pahalı (aha da golü çakıyorum doksana)
    - e abi taksi bu, her zaman para (klasik defans kurgusu)
    + kazandırmıyor diyorsun, peki o zaman gel sana helalinden 100 milyar vereyim bu plakaya (param olduğundan değil ama çok ciddi ve parası olan bir adam edasıyla yaptım teklifi, sadece tepkiyi merak ediyorum)
    - abicim o paraya, plakaya ortak yapmam ben seni
    + kazandırmıyor ya hocam, o bakımdan.. sat kurtul dedim kendimce
    - sen de sadaka gibi para teklif ettin abi, arkadaşlara söylesem gülerler...

    demek ki neymiş; o para üzeri verirken bin dereden su getiren, trafik kurallarından minibüs şoförleri ile birlikte muaf tutulduklarına inanan, yağmurlu havalarda yanınıza yaklaşmayan, gidilecek yol ve güzergah beğenmeyen plaka sahibi taksici milleti için 100 milyar sadakaymış.
    her şeyi hesaplayan adamlardan biri olduğum için hemen ve pek tabiki bir hesap yaptım ve miras bırakacak benim tanımadığım bir büyüğüm ortaya çıkmazsa ya da ikramiye çıkmazsa bu sadakanın şahsım adına bir hayal olduğunu idrak ettim. mutluyum, gururluyum, gerçeklerimin farkındayım, farkındayım, farkındayım.

    5,10 ytl tuttu, 5 lira yeter abi dedi. günahını almışım, aza kanaat edebiliyormuş...
  • 560000 lira civarı filan şu sıralar istanbul'da. getirdiği aylık para 3200 tl.

    %6'lara varan hisse sahipliği opsiyonları da var. 3 arkadaş para denkleştirip taksi plakasına girebiliyorsunuz mesela.

    baya bildiğin kendi pazarını oluşturmuş.
  • benzin sıkıntısı döneminde (sanırım 80 başları filan) istanbul'da yaşayan peder beyin rahatça benzin alabilmek için edindiği, sıkıntının sona ermesiyle de 3 kuruşa sattığı plaka. her ne kadar "istanbul'un yarısı bizimmiş" muhabbeti yapamasam da en azından bununla avutuyorum kendimi.*
  • buna yatırım yapmak dışardan bakıldığı kadar karlı bir olay değil en azından bu işe yatırılan paranın alternatif maliyeti düşünüldüğünde. arkadaşımın babasının piyasada ederi toplamda 600.000 lira civarı olan iki adet taksisi var. bunlardan birini kendileri çalıştırırken diğerini aylık 1500 liradan kiraya veriyorlar. dışardan bakıldığında oldukça makul görünebilir ama 300.000 lirayı bankaya bir aylık mevduata bağlasan yıllık getirisi stopajı düşüldükten sonra bile bundan çok daha fazlası.