şükela:  tümü | bugün
  • son günlerdeki taksici - uber çatışması ile iyice gün yüzüne çıkan gerçek. sahi neden bu taksi plakaları belli bir sayıyla sınırlandırılmış ve kimseye yeni plaka verilmiyor?

    yok taksici esnafı evine ekmek götüremiyor, yok taksici esnafı şöyle, yok taksici esnafı böyle vs.

    madem taksicilik esnaflık olarak görülüyor, o halde ben de soruyorum:
    şimdi ben istanbul'un herhangi bir yerinde bir bakkal dükkanı açıp esnaf olmak istesem, hâlihazırdaki bir bakkaldan ruhsatını satın almam gerekiyor mu? hayır.

    peki kasap, ayakkabıcı, nalbur, gözlükçü, kuyumcu, muslukçu, halıcı, dönerci, otel, pansiyon, fırın vb. bir iş kurmak istesem yine hâlihazırda bu işi yapan birinin ruhsatını fahiş fiyata satın almam gerekiyor mu? hayır.

    devlet baba*** bana "bu şehirdeki bakkal sayısını 5000* ile sınırlandırmıştık ve o sayıya yıllar önce ulaşıldı artık yeni bakkal açılamaz" diyor mu? tabii ki de hayır.

    e peki bu taksici esnaflığının sınırlandırılmasının tek bir mantıklı gerekçesi var mı? niye arkadaşım, niye bir başkası da diğer iş kollarında olduğu gibi yeterli şartları sağlayıp taksicilik yapamıyor da bu 18.000 kişiye muhtaç oluyor koskoca şehir, hani nerede rekabet? yetkililerden açıklama bekliyorum, buyurun izah edin.
  • yüksek ihtimalle rant kaynaklıdır. birilerinin cebi çok iyi doluyor çünkü.

    oysa herkes özgür bir şekilde bu sektöre girebilse rekabet sayesinde kalite artmaz mı? çok net bir şekilde artar ama dediğim gibi rant nelere kadir.
  • hiçbir gelişmiş ülkede olmayan saçmalık, regülasyon. çünkü orta doğu ülkelerinde belediye başkanlarının, vakıfların, kurumların haraç toplaması lazım. sonra neden her şey bu kadar pahalı, neden enflasyon var? pisliğinizde vergilerinizde boğulun.
  • biz bunu yazılarımızda anlattık. gerçekten saçmalıktır. istanbul’da resmî plakalı araç sayısı kadar aynısının tıpkısı sahte plakalı araçta var olabilir. birisi anadolu yakasında çalışırken diğeri avrupa’da çalışır. bunlardan kimi araç sahibinin bilgisi dahilinden bazıları da tesadüfen aynı plakalı araç ceza yendiğinde veya karşılaştıklarında öğrenirler durumu.

    madem serbest piyasa ekonomisi var sınır getirilmesi mantıksız. serbest bırakırsanız olacak şey rekabet ve ucuz taksidir. über müber de derdin olmaz, fahiş fiyata yolcu taşımacılığı, oraya gitmem, burayı sevmiyorum, para üstü yok abi valla derdi de olmaz.

    bir süre sonra nasıl her yer bakkal nalbur dolmuyorsa taksi de dolmaz. denge sağlanır.

    toplu taşımaya engel de olmaz. toplu taşımanın da kalitesi artar.

    peki neden bu kadar basit bir gerçek görülmüyor. götürü usulü komik vergiler alınıp, ötv’siz araç veriliyor taksilere. çünkü güç ve para sahipleri aynı zamanda siyasi güç de sahibidirler.

    yani seni beni değil kemiksiz kazançlarının ve artan plaka değerlerinin peşindeler.

    güç yozlaştırır mutlak güç mutlaka yozlaştırır.

    not: tüvtürk’ün araçlarının farının derecesine korna sesine dahi bakmasına rağmen, egzoz emisyonlarına tercihli bakma sebebi de bu taksilerde. daha az yakıt harcamak için egzoz sistemindeki katalizörleri çıkarırlar, çevreyi zehirli gazla doldururlar emisyon ölçümlerini de anlaşmalı istasyonlarda hallederler.
  • istanbul taksiciler federasyonuna bilgi edinme hakkımı kullanarak, şu soruları sormak istiyorum.

    istanbul' da anadolu ve avrupa yakası olarak, kaç taksi plakası var ve bunların kaçı faal?
    taksi plakasına sahip vatandaşın yüzde kaçı kendi aracının şoförlüğünü yapmaktadır?
    çalıştırılan şoförlerin eğitim ve denetimi ne sıklıkla yapılıyor? özlük hakları nasıl düzenleniyor?
    bütün trafik kurallarını ihlal eden sarı taksileriniz konusunda önlem ve yaptırımlarınızı öğrenmek mümkün müdür?
    `toprak işleyenin, su kullananın, taksi hattı sürenindir`
  • benzer bir saçmalık olarak;
    (bkz: gelişmiş ülkelerde kdv olmaması)
  • tüm pisliklerin baş sebebidir. istanbul'da tam 52 yıldır 18.000 adet taksi plakası var. 52 yılda 20 kattan fazla nüfusu artmış bir şehirden bahsediyoruz. kim abi bu lobiciler, nasıl bu kadar güçlüler? bir taraftan taksici vahşetiyle yer yerinden oynarken, diğer yandan taksiciler 3 kuruşluk akıllarıyla "sözde" emek mücadelesi verdiğini söylerken bu sahipler bir kere bile ortaya çıkmamayı nasıl başarıyor? nasıl bir lobidir bu oturup bunu düşünmek gerekiyor herşeyden önce.

    bugün bir taksi plakası fiyatı 1.6 milyon lira civarında (gerilemiş hali ile). 10 yıl önce 400.000 liraydı. türkiye'de yerli sermaye dolar kuruna kafa tutabilen tek varlığımız bu teneke parçaları olmuş. 1.6 milyon para bağlayıp 6-7 bin lira aylık gelir elde etmek çok büyük saçmalık. demek sadece borsada dönen paradan büyük paralar kazanıp ödediği vergi belirsiz bir grup. bugün 18.000 plaka daha piyasaya sürsen, bu insanların toplam kaybı 7-8 milyar lira seviyesi oluyor tek hamlede. nasıl bir güçleri varsa, kimlerle ne ilişkiler kuruluyorsa yıllardır bu hamlenin yapılmasının önüne geçebilmişler.

    18.000 taksi plakası daha piyasaya sürmek demek, taksi kira fiyatlarının en az yarı yarıya düşmesi demek. 36.000 işsizin iş sahibi olması demek. daha düşük kira ödendiğinden ve şoför açısından daha karlı bir iş olması demek. daha karlı bir işe dönüştüğünden dolayı çalışma talebi artacağından daha düzgün profillerin seçilebilmesi ihtimali olabilir. (uber gibi.) ayrıca yolcu alma rekabeti de artacağından "oraya götürmem amq" diyen şerefsizler de sike sike, efendi gibi götürecek müşterisini. müşteriyi gerçekten müşteri gibi görmeye başlayıp ona göre davranacaklar. taksici yolcu seçmeye değil, yolcu taksi seçmeye başlayacak.

    özetle kimse bu grup onların da bu soruna artık dahil edilmesi gerekiyor.
    ayrıca (bkz: istanbul sarı taksi boykotu) (bkz: taksi plakası sahiplerinin ifşa edilmesi)