şükela:  tümü | bugün
  • taksi satan insan...
  • sözlerini de yazayım tam olsun;

    bugün efkarlıyım, başım dumanlı
    beni buralardan götür taksici
    yarimden ayrıldım kalbim yaralı
    beni buralardan götür taksici

    sen de bir zamanlar sevmişsin belli
    benim bu halimden anlarsın belki
    şaşırdım yolumu nerdeyim şimdi
    beni buralardan götür taksici

    bakma gözlerimden süzülen yaşa
    boşuna sevmişim onu boşuna
    durmadan şu kalbim allah aşkına
    beni uzaklara götür taksici

    ayrılık sevmekten kolay dediler
    bilseydim bu kadar zor olduğunu
    nasıl unuturum ben nasıl onu
    beni buralardan götür taksici

    bakma gözlerimden süzülen yaşa
    boşuna sevmişim onu boşuna
    durmadan şu kalbim allah aşkına
    beni uzaklara götür taksici

    ayrıyeten alakasız fakat anımsatıcı bir olay olarak, (bkz: sandalcı)
  • (bkz: taxi driver)
  • gece vakti unutulan bir cüzdani olduğu gibi koruyup, hatta ben belki baska sefere giderim diye arkadaslarına emanet eden soruldugu zaman karsılıksız cıkartıp veren türleri de olan meslek erbabı...
  • sadece uzun mesafe gidecek olan yolcuları almak isteyen kişi
    bir taksiciyi memnun etmek için kilometrelerce yol gidilmeli
  • benim ferrarim var diyebilen versiyonları da mevcut piyasada. bindim gördüm. (hayır, taksiye bindim)
  • öğlen saati, trafiğin en yoğun olduğu saatte, düşünceli müşteri yol boş diye "e-5'ten otosan'a gidelim" dedikten sonra eyvallah çekip, bir süre sonra "hasanpaşa'dan gitsek olur mu" diyen insandır. hasanpaşa trafiğine yaklaşınca da "bu saatte getirdin beni bu trafiğe soktun" diyen, "valla, ben sana e-5'ten gidelim dedin, sen de hasanpaşa'dan gitsek olur mu dedin, tamam dedim" denildiğinde "ben onu demek istemedim, hasanpaşa otosan'a(!) gideceksin demek istedim" diyen gelişmiş insan, übermensch.
  • kendileriyle ilgili birçok genellemeyi hakeden mesleğin adamlarıdırlar. güzergah beğenmezler. her gün en çok muhatabı oldukları trafiği bir türlü kabullenemez ve sürekli olarak kaçmaya çalışırlar ve amaçlarının bir yerden başka bir yere ulaşmak değil arka koltukta oturanı ulaştırmak olduğunu ve trafik tıkansa bu ulaştırma işlemi daha da uzun sürse daha fazla paranın hanelerine yazılacağını unuturlar, yadsırlar ve o trafik için genelde sizi suçlarlar. kendi müzik zevklerinin sizinkileriyle örtüştüğüne neredeyse emindirler ve kendilerine ait bu zevki öylesine benimsemişlerdir ki adeta dikte ederler. müşteri değil onlar her zaman haklıdır. her zaman mağdurdurlar. yapılcabilecek en zor mesleklerden birini yapıyor olmanın zırhına saklanıp herşeylerine bunu kulp ederler. küsuratlı para üstleri onları ilgilendirmez bir güzel yuvarlarlar. kural aşırı sürüş teknikleriyle aslında o trafiği trafik eden kitlenin çoğunluğunu oluştururlar. yolları uzatmayı çok severler. homurdanırlar. söylenirler. direkt söylerler. olmadı sohbete sararlar. canları çok sıkılır, hep sıkılır. zor yolların adamlarıdırlar. zordurlar.
  • sadece bir b sınıfı ehliyete bakar bunlardan biri olmak. taksiniz olmasına da gerek yok, taksi sahibine aylık kira verirsiniz araç için. istanbul'da genelde 3 vardiya çalışırlar, öğleden sonra 3-4 gibi durdurmaya kalkarsanız vardiya değişim saati olduğundan işiniz zordur. kendince zorlukları olsa da en kolay işlerden biridir. bbg evinde para kazanmak için yapılan iş taksiciliktir, çünkü evdeki herkesin yapabileceği iş budur. kazandığınız paranın işinizi ne kadar iyi yaptığınızla hiç alakası yoktur, belli kişilik özellikleri de gerektirmez taksici olmak. kimse sizin tipinize, huyunuza, suyunuza bakarak durdurmaz sizi. yol bilmenize de gerek yoktur, müşteri size tarif eder en kötü ihtimalle, o da olmadı yolda sorarsınız birilerine. velhasıl kelam vasıf gerektirmez bunlardan biri olmak, bu yüzden taksici insanların çoğu işe yaramaz meymenetsiz adamlardır. verdiğiniz parayı beğenmez, gittiğiniz yeri beğenmez, ana caddeden uzaklaşıyorsanız söylenir, yanınızda yükünüz varsa homurdanır, hatta ekstra para ister, 4 kişi binmeye kalkarsınız sanki daha az para kazanıyormuş gibi trip yapar... sağ şeridi de kitler bunlar, trafikte zararlılardır, aniden şerit değiştirirler, frene basarlar, kırmızıda geçerler, yeşilde müşteri bekleyip trafiği engellerler. motosiklet sürücüleri için ayrı kabustur bunlar, hatta dolmuşlarla beraber can düşmanlarıdır, her zaman da haklılardır. iyi örnekleri yokmudur? vardır, ama istisnadır.