şükela:  tümü | bugün
  • kendileri için daha avantajlıdır. uber'in ya da careem'in hep yolcuya faydasından bahsediliyor. ama şoförler için de faydası büyük.
    3 kuruşa millete kölelik edeceklerine, uber'e geçip kendi araçlarının patronu olabilirler. böyle böyle taksilerdeki bu "ağalık" düzeni zayıflar, hem de kalite artar.

    önce şu videoda taksicilikten uber'e geçen delikanlının anlattıklarını bir izleyin.
    https://youtu.be/n60nylxun_y?t=3m38s

    uber'e ya da benzerlerine tepki veren aslında şoför değil plaka sahibi.

    mahallemdeki taksicilerle muhabbetim boldur.
    şimdi size tanıştığım taksicilerden ve konuştuğum uber şoförlerinden duyduklarımı biraz aktarayım.

    öncelikle önyargılarınızı bir kenara bırakın. evet istanbul'daki şoförlerin bir kısmı sokakta görünce yolunuzu değiştireceğiniz adamlardan oluşuyor.

    ama bir kısmı da namusuyla çalışıp ailesini geçirmeye çalışan düzgün adamlar.
    garibanlar, bu işe mecburlar.
    para kazanmak için de başka alternatif bilmiyorlar. o yüzden uber düzenlerini bozacak diye korkuyorlar.
    halbuki bazıları uber ( ya da careem)'in imkanlarını duyunca hevesleniyor.
    ama diğer taksicilerin tepkisinden korkuyor. (yolda darp edilmek, yolcu alamamak gibi)

    istanbul'da namusuyla ticaret yapmak isteyen için taksicilik kabus.
    öncelikle taksi plakası tam bir komedi.
    vergisiz faturasız korkunç rakamlara el değiştiriyor.

    aslında trafiğe çıkan araçlara ve şoföre ait olması gereken bir belge,
    ama mevzuatın iyi düşünülmemesinden alakasız adamların elinde.

    plaka sahibi başka, araç sahibi başka, aracı kullanan başka... son 10 yılda nüfusu 2'ye katlanan istanbul'da 30 yıldır aynı sayıda plaka var. haliyle bu plakalar komik derecede astronomik fiyatlara ulaşmış.

    ilgili kurumlar da ihtiyaç olmasına rağmen, sırf hatırlı insanları üzmemek için plaka kotasını artırmıyor.

    oysa sistem nasıl olmalı? taksicilik yapacak adam gidip aracını satın alıp, belediyeden belgelerini ve plakasını alıp, taksi kirasını belediyeye ödeyip özgürce iş yapabilmeli. böyle bir ortam yok. yanlış mevzuat tekelleşme ve mafyalaşmaya dönüştürmüş işi.

    hadi bir şekilde şoförlük işi buldun.
    çıktın yola.
    "yolcu boldur" diye uzunçayır metrobüs durağına, kadıköy çarşıya falan gittin.
    nah alırsın yolcu.
    önce orayı haraca bağlayan "ağaları" beslemen lazım.
    hatta oralarda tanıdığın yoksa senin durmana bile müsaade etmezler.

    havaalanına yolcu bıraktın.
    dönüşte nah yolcu alırsın.

    baktın olmuyor.
    bir durağa sokmak istedin arabayı.
    bu sefer de durak parası.

    şimdi düşünün, böyle bir ortamda bir araç satın alıp, yolcu taşımacılığı yapmak isteyen namuslu bir şoförün hiç şansı yok.
    gidip ne idüğü belirsiz galeriler aracılığıyla taksi plakası kiralayacak. her gün köle gibi taksi plaka kirası için çalışacak.
    hava parası, kahya parası derken cebinde 3 kuruş kalacak, kalmayacak.

    halbuki uber şoförü olsa:
    -kendi aracını satın alacak. (mevzuat gereği turizm şirketi kurup, onun üzerinden araç alması lazım)
    -yüzdeyle çalışacak.
    -istediği saatte istediği lokasyonda çalışacak.
    -kazandığı paranın önemli bir bölümü cebinde kalacak.
    -üst segment araçlarda çalışacak, sürüş konforu ve güvenliği artacak.
    -hem aldığı yolcuyu bilecek, hem de ne kazanacağını.
    -yaşam standartı artacak.
    -vergisini, sigortasını nizami ödeyecek. gelirini kendi kontrol edecek.
    -fatura keseceği için devlet de kazanacak, vergi kaybı bitecek.
    -arkasına dev bir şirketin desteğini alacak.
    -en önemlisi komisyonculara, durak sahiplerine, kahyalara para kaptırmayacak.

    bu şartlar altında hala taksici olmakta ısrar eden şoförü anlamıyorum.

    ama yolcu olarak siz taksicilere tepki almak yerine bu adamlara uber'i anlatın, sevdirin.
    onlar uber'e geçtikçe bu anlamsız taksi düzeni de zayıflayacaktır.
    uber gibi careem gibi sistemler için yasal düzenleme zorunlu hale gelecektir.
    o zaman yolcu da şoför de daha iyi şartlara kavuşacak.
    plaka sahipleri düşünsün.