şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bana çocukluğumun gide gide gap programını hatırlatan ayettir. keçi sağmayı, boğa hadım etmeyi, sığır çiftleştirmeyi hep oradan öğrendiydim ben, hey gidi günler.
  • ayet su

    "kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdetini görmemiş bulunanlardan eğer şüphe ederseniz (iddetlerinin nasıl olacağında tereddüt ederseniz), onların bekleme süresi üç aydır. gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları, doğum yapmalarıdır. kim allah'tan korkarsa, allah ona işinde bir kolaylık verir."

    bak hic onunde ne soylenmis, arkadasinda ne soylenmis almiyoruz. ayet, bu. nesini anlamiyorsun bunun? nesi anlasilmaz bunun yahu? eger bir erkek, esiyle bosanacaksa, bosanmadan 3 ay bekleyecek ki hamile mi degil mi anlasilsin. eger hamileyse bosayamazsin cunku gebe iseler dogum yapmasini beklemesin. bu kadar yahu bu kadar. daha acik nasil yazilabilir.

    bir kadin adetten dogum icin de kesilebilir, baska bir sebepten ya da yastan oturu adet gormuyor da olabilir, fakat nadiren bu durumlarda da gebelik olabiliyor, yine, hic adet gormemis kadinlar da gebelik gorulebiliyor. ayet tek cumle ile bunlari da kapsama almis. bu kadar yahu.

    ha peki ayetin cinsel olgunluga erismemis birisinden bahsetmedigini nereden biliyoruz?

    yahu dogum yapabilmenin cinsel olgunluga erisildiginde mumkun olabildigi o zaman da bilinen bir sey. yine bunu yazarken zorlaniyorum ama, o yuzden cisel olgunluga erismemis yani dogum yapma imkani bulunmayan birisi icin 3 ay hamile mi degil mi diye beklemenin emredilmis olamayacagini gorememek icin kor olmak lazim.

    ha tabii siz daha yukaridaki gibi apacik bir ayeti dahi anlayamiyor, kafaniz karisiyorsa, bu cikarimi da anlayamayacaksinizdir. size kim ne desin yahu beyin bedava olunca.

    tum bunlar, boyle incelikli bir yaklasim ibretle bakan bir goz icin imana vesile olur.

    yine, ayni kafa tarafindan deniliyor ki

    "allah, galaksilerden tut, karıncaya kadar kompleks canlıları yaratabilecek güçte bir varlık mı?
    o halde niye "son" kitabında tutup "18inden önce evlenmek yasak" demiyor da, böyle diğer ayetlerle desteklenmesi gereken, muğlak ifadelerle bu işi bulandırıyor?

    allah bu ayeti böyle yollarken, "bu ayete bakıp 'henüz adet görmemiş'lerden kastedilen şeyi bu insanlar anlamaz, 7-8 yaşında cocuklarla evlenirler, sonra ilişkiye girerler, ben bunu netleştireyim" demiyor?

    allah bu ayetin çocukların evlendirilmesinde kullanılacağını bilmiyor mu? o halde her şeyi biliyor olamaz.
    allah bu ayetin çocukların evlendirilmesinde kullanılacağını biliyor ama umursamıyor mu ? o halde allah sübyancılara müsade ediyor. çocuklara işkenceye müsade ediyor.
    allah bu ayetin çocukarın evlendirilmesinde kullanılacağını bile bile daha açık bir ayet yollayamıyor mu ? o halde her şeye gücü yetmiyor."

    ayetin ne soyledigi acik ve kafasi normal calisan bir insan bu ayetten subyancilik cikartilamacagini cok net anlar. sadece ama sadece bu ayete bakiyoruz hala. ise daha peygamber'in sunnetini katmadan konusuyoruz ki onu da kattiginda boyle bir durumun cikmasi mumkun degil.

    peki neden yas zikredilmiyor deniyor. burada iste dananin kuyrugu kopuyor ve gercek bakis acisi problemi ortaya cikiyor. peki neden yas zikredilmesini istemek, bizi bagnazlarla ayni noktaya tasir? tekrar ve tekrar:

    (bkz: #32140743).

    neden tanri hayata bu kadar mudahil:

    (bkz: #47404772).
  • burada elmalılı hamdi kardeşimizin de buyurduğu gibi ''henüz büluğa ermemiş olduklarından dolayı hayız görmemiş olanlar'' kısmı önemli tabii.

    edit: diğer tefsirci kardeşlerimizi unutmadık, onların konu hakkındaki büluğa ermeyen kıza da boşanma süresi biçilebileceğine dair tercüme ve yorumlarını sözlük içinde bulabiliyoruz.
  • islamiytin günümüz şartlarında sübyancı bir din olduğunu belirtır.
  • ayetin anlamı oldukça nettir. diğer tüm dinler için bu din de(islam) erkekler için yazılmıştır. hak hukuk kısmını geçtim seslenme biçimi olarak da öyle yazılmıştır. mesela burada da boşanan kadına seslenebilir ve haklarını sıralayabilirdi ama erkeğe seslenip kadının hakları sınırları nedir onu yazıyor.

    erkeklerin dini kadınlar da peşinden gidiyor.
  • baglamin ve cercevenin onemini hatirlatmistir. talak suresi'nin basina bakilirsa, hz. muhammed'e bir hitapla baslandigi goruluyor. yani burada, zaten oldukca kisa olan bu surenin ilk kisminda tartisilan sey, evliligin sartlari ve ozel olarak bosanma durumunda eger kadinin gebelik durumu soz konusu ise, ortada bir magduriyetin olusmasini engellemek icin erkek tarafindan alinmasi gereken onlemler. eger erkeklerin dogurma durumu olsaydi, emin olabilirsiniz ki benzer ayetler erkekler icin de inerdi.

    bir kadinin istemedigi erkekle evlendirilmesine ya da evlenmeye zorlanmasina kesinlikle izin vermeyen bir inanc sistemini ve daha da onemlisi, bosanmak hakkini uzerine alma izni bulunan musluman kadini gormezden gelip, sirf dogum ihtimaline ve buna bagli olarak, bosanma durumunda ortaya cikabilecek magduriyetleri engellemeye yonelik, kadina pozitif ayrimcilik uygulayan talak suresindeki kurallara dayanarak " kitap erkekler icin yazilmistir" diyebilmek mumkun mudur?

    kur'an'in ve islam'in tamamen erkek merkezli oldugunu iddia etmeden once, kafamizda kurdugumuz ve asla gercek olmayacak ideal bir dunyaya degil, hayatin kendisine bakarsak, en azindan maria montessori'nin hikayesi uzerinden kadinlarin batida birtakim kisitlamalardan daha gecen yuzyilin ortalarina dogru ancak kurtulmaya basladigini gorebilsek mesela ya da gunumuzde kadinin icerisine dusuruldugu cikmazlari (kadinin "calismasinin" vergilendirilebilmesinin ve cocuga ailenin aktaracagi egitim yerine "elitin" verecegi egitim uzerinden bir toplumsal sekillendirmenin ongoruldugunu (bkz: #19474945)) idrak edebilsek, sonra, islam'a ve onun kadina yaklasimina hakkaniyetli bir bakis atabilsek.

    kaldi ki daha once belirtildigi gibi, kitap dinin manifestosu olarak cogu zaman genel bir cerceve belirliyor. yani detaya girme, toplumsal yasamin inceliklerini duzenleme gibi bir kaygi yok ortada. bu, daha cok hz. muhammed'in uygulamasi ile sekillenmis bir sey. onun uygulamasinda da eslerine ve cocuklarina nasil davrandigi belli. daha once verilmisti ama misal, kizi hz. fatma'nin evinin civarinda oldugu zaman ugramadan, hal, hatir sormadan gecmezmis. sevgisini gostermekten cekinmezken ayni zamanda onlarin kisiliklerinin olusumuna ve gelisimine katki veren, onlari onemseyip ciddiye alan, kisisel alanlarina saygi gosteren bir baba profili goruyoruz kizlarina karsi davranislarinda.

    simdi, tabii tum bunlarin, talak suresi 4. ayet ile ne ilgilisi, ne alakasi var denilebilir. kur'an'in erkek kitabi oldugunu iddialarinin, yazilan onca seye ragmen -ki bir kismi icin (bkz: hz. ayşe'nin 9 yaşında peygamberle gerdeğe girmesi/@anesthetized)- hala "neden tanri cikip x gibi bir yas belirtmemis" denilmesinin ya da yazilanlarin ifade ettiklerinin aksine bunlardan, "aha iste acik acik 9 yasinda kizlarla ... diyor" muhtesem cikarmini yapabilen aklin ne ilgilisi, ne alakasi varsa o kadar var.

    daha once kuran'da miras bölüşümü basliginda da oldu, burada da oluyor. yani oradaki ifadeyle,

    "simdi, bunun ustune birtakim arkadaslarimiz cikip diyor ki neden daha net bir sekilde yazmamis, oranlari vermemis, ahzab 53'te eve kim girecek cikacak ona kadar karisan tanri neden burada acik konusmamis? digeri de "nasil zamanla degisen insanliga ragmen tanri cikar oranlar su su su olsun der" diyor. lutfen, once bir ne istediginize karar verin tamam mi?"

    kitap cervece cizer, boylelikle din zaman icerisinde kendisini yeniler. ayrica yine, bolgelere ve kulturlere gore de evlilik yaslari degisiyor. degismekte. kalkip bunu tek bir yasla sinirlandirmak ne kadar makuldur? bunun yani sira yine, konu tamamen basibos birakilmamis, hem ayetlerle hem de hz. muhammed'in uygulamasi uzerinden bir cerceve ortaya konulmustur (bkz: #20982111).

    (bkz: islam'da kadının yeri/@anesthetized)
    (bkz: islam kadını/@anesthetized)
    (bkz: müslüman kadın/@anesthetized)
    (bkz: din ve pedofili/@anesthetized)

    --- spoiler ---

    talak suresi, 4. ayetin henüz âdet görmeyenlerin iddet süreleri de üç aydır ifadesi, âdet görmemiş kız çocuklarının da evlendirilebileceğini mi gösterir?

    - öncelikle şunu ifade etmek gerekir: buluğ yaşına girdiği halde âdet görmeyen kadınlar olduğu gibi, çok geç yaşlarda âdet görenler, hatta hiç âdet görmeyen kadınlar da olabiliyor. bu nedenle ayet, öncelikle âdet gören ve görmeyen kadınların iddet bekleme süresine açıklık getirmektedir.

    - kur’an’ın açık ifadesinden sonra, bunda tereddüt etmek mümkün değildir. müspet ilimler, belli tecrübelere dayanarak bir sonuca ulaşıyorlar. tarih boyunca ve bugün de olarca kızın on-on iki yaşlarında evlenmeleri bir realite olarak ortada dururken, müspet bilim adamlarının bunun aksini iddia etmeleri, her şeyden önce kendilerinin dayandıkları deneysel metotla çelişir.

    - eskiden beri çok değişik yaşta evlilikler ve zifafa girmeler söz konusudur. islam’da bu iş, insanlara bırakılmıştır. çünkü, altı-yedi yaş grubuyla zifafa girmenin insanlığa yakışmayan bir tutum olduğu vicdanlarda hissedilen bir gerçektir. kaynaklarda bildirildiğine göre, kadınlar dokuz yaşında da erginlik çağına girmiş olabilir. zifafa girmek için kadının yapısı da önemlidir. belki de asgarî sınırı on iki yaş olarak görülebilir; on beş-on sekiz yaşı gerekli değildir. fakat bölgelerin örf ve adetlerinin de bunda rolü vardır. ancak çağımızda tıbbî açıdan, sağlığa en uygun zamanın tespit edilmesi en uygun olanıdır.

    - islam alimlerinin kabul ettiği görüşe göre, erginlik çağının tespiti, kadınlar için âdet görmek, erkekler için de ihtilamdır. kadın için âdetin başlangıcı dokuz yaş, erkekler için on iki yaş civarıdır. âdet gören kadın ve ihtilam olan erkek, ergin ve mükellef kabul edilir. bu haller görülmediği takdirde, erginlik çağı on beş yaş olarak kabul edilir.(bk. reddu’l-muhtar, 1/306-307; cezerî, el-fıkhu ala’l-mezahibi’l-arbaa, 1/123-127; zuhaylî, a.g.e, 1/456).

    - yaş itibariyle erginlik çağını kadınlar için on yedi, erkekler için on sekiz-on dokuz yaşları kabul eden alimler de vardır.(bk. mebsut, 7/260-şamile).

    - sıcak bölgelerde erginlik çağı ve evlenme yaşı, diğer bölgelere göre daha önceden başlar.

    - âdet görmek, artık ceninin/çocuğun barınabileceği bir ortamın hazırlandığı anlamına gelir. bu tekvinî/biyolojik hazırlık, aynı zamanda âdet gören kadının evlenmeye müsait olduğunu gösteren ontolojik bir belgedir.

    dolayısıyla 1400 sene öncesinin arap toplumu hakkında konuşurken bugün “modernleşmiş” (yani değer erozyonuna uğrayarak batılı gibi düşünmeye/algılamaya başlamış) bir toplumun bireyleri olduğumuzu akıldan çıkarmamalı. dünya bizim yaşadığımız coğrafya ve tarihten ibaret değil.

    dinimiz kız çocuklarının dokuz yaşında evlenmesini emretmemiştir. aksine kızın kendisini evliliğe hazır hissetmesinden sonra evlendirilmesi tavsiye edilmiş ve hatta buluğ yaşına gelmiş kızını zorla evlendiren babaya peygamberimiz müdahale ederek buna mani olmuştur. demek ki dokuz yaşında evlenmek teorik olarak mümkündür ancak bir emir şeklinde anlaşılması da doğru değildir.

    tabii evlilik icin ergenlik yeter mi diye sorulabilir. pratige bakacaksin, amerikada artik ilk cinsel iliskiye giris yasi ortalama 13-14. 12 oldugunu iddia eden vahim anketler de var. 15-16-17'sinde ortalikta babasinin nerede oldugu belli olmayan cocuklu "genc" annelerle dolu. o cucugun nasil buyudugunu bir dusun bakalim babasiz.

    --- spoiler ---
  • buraya aynı entryler dokuz kere falan yazılınca doğru mu oluyor? çünkü öyle gibi bir algı var. yine dönüp dolaşıp aynı muhabbete gelinmiş; "demek ki dokuz yaşında evlenmek teorik olarak mümkündür ancak bir emir şeklinde anlaşılması da doğru değildir." denilmiş. kadınlar minnettar olabilir bence, emir değil sonuçta.

    neyse, ben de aynı şeyleri yazayım madem.

    elmalılı hamdi yazır tefsiri;

    http://www.enfal.de/telmalili/talak.htm

    taberi tefsiri;

    http://www.haznevi.net/…rikoku.aspx?kid=5394&bid=62

    seyyid kutub tefsiri;

    http://www.enfal.de/…uran-tevsiri/kuran_tefsiri.htm

    ömer nasuhi bilmen tefsiri;

    http://www.tahavi.com/tefsir/065.html

    fahruddin er-razi tefsiri;

    http://www.ilimhazinem.com/…alak-suresi-t57737.html

    mevdudi tefsiri;

    http://www.kuranmeali.com/…sir.asp?sureno=65&ayet=4

    vehbe zuhayli tefsiri;

    http://www.haznevi.net/…koku.aspx?kid=10218&bid=129

    bunlar tefsir linkleri. hepsinin "sorularla islamiyet" kaynağından daha güvenilir oldukları açık. özet olarak tamamında ''yaşının küçüklüğü nedeniyle ergenliğe erişmediği için adet görmemiş kadınlarla da evlenilebilir ve zifafa girilebilir" diyor. hatta bir de "allah'ın caiz dediğine müslümanlar haram diyemez" diyor. durum bu.
  • islamin evlilik icin bir yas zikretmemesi, olmamasindan kaynaklanir. bu zaten islamin dogdugu topraklardaki resmi makamlar tarafindan da dile getirilen ve uyulan bir kuraldir.
    buyuk islam alimlerinin tefsirlerinin aksini soyleyebilecek cesur sozluk yazarlarinin aramizda oldugunu bilmemize vesile olmus ayettir. bu ne curet sasirmamak elde degil.
    ayrica bu tefsir olayi da bir yandan cetrefilli konu. yuce allahin lafini egip bukme yeni anlamlar yukleme hakkini bazilari nasil kendinde buluyor sasiriyorum. allah demek istedigini zaten demis, kuranda yaziyor zaten bu. sen simdi kalkip "orda oyle demek istemedi aslinda boyle demek istedi, burda sunu kastediyor" diyerek allah ne demek istedigini tam anlatamamis demis olmuyor musun?
  • içerisinde "kadınlar" için ilginç önermeler ve düşünceler bulunan ayettir..

    ben de yeni yeni araştırıyorum sözlük, durun bakalım neler bulacağım.

    en ilginci şu ki;

    "4 - kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdetini görmemiş bulunanlardan eğer şüphe ederseniz (iddetlerinin nasıl olacağında tereddüt ederseniz), onların bekleme süresi üç aydır. gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları, doğum yapmalarıdır. kim allah'tan korkarsa, allah ona işinde bir kolaylık verir..."

    adet görmemiş kadın,
    hım evet.

    **not:

    asla o anlamda söylenmemiştir. bik bik' lemek (acep bu ne ola ki amirim la?) değildir, burada yazarın amacı.

    tamamen öğrenmeye, okumaya çalışmaktır amaç.. tıpkı turan dursun'u, jean meslier'i okuduğumuz gibi kuran'ı da okuyoruz ve hatta okuduk son tahlilde.

    "adet görmekten özürü olmak" demiş birisi yukarda.
    hım evet. mantıklı bir açıklama gerçekten de. "henüz adet görmeyen...." diyor ancak ayetimiz bizlere değil mi?
    yani daha adet görmemiş,
    o olayı yaşamamış henüz amma velakin yaşayacak olan kızlarımız, mevzu bahis burada, değil mi sözlük?

    yanlış mı anlıyorum, ey dini bütün yazarlar ?

    (bkz: yazar burada soru soruyor)
  • ateistlerin sponsor ayetlerinden bir tanesi dahadır.