şükela:  tümü | bugün
  • yetmişli yılların sonuna doğru ülkemizde sağlık hizmetlerinin tabana yayılabilmesi amacıyla yürürlüğe konmuş, gerçek kamu yararını gözeten tüm kanunlar gibi de ömrü çok kısa olmuş kanun. 12 eylül rejimi tarafından yasa kapsamında çalışan sağlık personelinin askerlerden daha fazla ücret almasına sebep olduğu açık olarak gerekçe gösterilerek bir günde kaldırılmıştır. o günlerde doktorların ücreti kadar göze batıp dile dolanan, bir de şef garsonların aylıkları vardır ya neyse, bu konumuz dışında… ( sopa rejimlerinin sopasının sadece siyasete değil her konuya burnunu açıkça soktuğunun göstergesidir de bu).
    darbeden kısa süre sonra bir yurt gezisi esnasında, bölgelerine gelen doktorların durmadığından yakınan bir vatandaşa kenan evren’in ağzından doktorlarla ilgili duyulmuş öyle bir söz* vardır ki – sonradan “şaka yapmıştım” dese de – öyle yenir yutulur cinsten değildir ve hala kulaklarının çınlatılmasına nedendir. ve bu şakası(!) zaten kısa süre sonra mecburi hizmet yasası ile gerçekleşmiş, pratisyen ve uzman hekimlerin eğitimlerini bitirdikten sonra ikişer yıllık mecburi hizmetlerini tamamlamadan sahip oldukları meslek ve uzmanlık alanı diplomalarını kullanmalarına izin verilmemiştir.
    peki, mecburi de olsa yapılan bu hizmet vatandaşa yararlı olabilmiş midir? benim içinde yaşayıp gördüğüm örneklere dayanarak edindiğim fikre göre cevabım: hayır! çünkü yurdun bir bölümü yine doktorsuzluktan kıvranırken ankara’da bastırabilen siyasilerin – o ara özal iktidara gelmişti- birkaç bin nüfuslu kasabaları hiç durmadan kura torbaları içine konmuş, hasta olmadığı için boş oturan 15 20 doktorlu kasaba hastanelerine imkânlar saçılmıştı.
    işte mecburi hizmet yasasının yeniden gündeme geldiği her dönemde “yahu bu ülkede bir “tam gün yasası” uygulaması olmuştu ve sağlık sistemindeki sorunları çözer nitelikte gözüküyordu. neden tabip odalarının da bu kadar ısrarla hatırlatmasına rağmen çözüm üretmek merciini işgal edenlerin işine gelmez” diye düşünürüm. ha bir de yabancı doktor ithali* gündeme gelmiş bu günlerde… eh mesele sorunu çözmek değil o sorunlardan nemalanmak olursa çok daha ilginç çözüm önerileri ile karşılaşırız. siz en iyisi hastalanmamaya bakın…
  • http://www.milliyet.com.tr/…/09/13/yasam/yas03.html

    devlet ve üniversite hastanelerinde görev yapan pek çok nitelikli uzman doktorun özel hastanelere yönelmesine neden olacağını düşündüğüm uygulama
  • özellikle devlet hastahanelerinde çalışan ve pozisyonlarını kullanarak muayenehanelerine hastahane aktaran ve bu yolla para kazanan niteliksiz bir çok uzmanın sadece hastahanelerde çalışmasına neden olacak hadise
  • devletin eğitimi özelleştirme çabasına yönelik uygulamalarının, sağlık hizmetlerinde de yol almaya başlamış olduğunu gösteren uygulamadır.
  • devlet ve üniversite hastanelerini bilmiyorum ama çapa* boşaltacak uygulama.
  • özel muayenesine ya da özel hastaneye yetişme çabasıyla, devlet polikiniklerinde hastaları üçer beşer içeri alıp muayene eden doktorları bi nebze, hastanedeki hastalarına odaklayacak uygulama. hayır adam yanımda telefonda konuşuyor, 10 hasta var yarım saate biter geliyorum diyor. özel muayenehanesinde kolaysa görmediği hastalara kafasından saat kestirsin.
  • biz hastalar için iyi gibi görünen ama doktorların hoşlanmayacağı yasa teklifinin bir bölümüdür. tamam muayenehanelerde doktorlar malı götürüyor, vergisini kaçırıyor filan... bununla birlikte adamın muayenehanesine bir kere gidip muayene ücreti ödersen, sonra devlet hastanesinde bu doktora gittiğinde seninle daha çok ilgileniyor, bir rapor yazılacaksa şak yazılıyor, ameliyat olacaksan hemen günün-yerin ayarlanıyor filan... bunlar gerçekler... şimdi aynı adamı nasıl motive edeceksin? sen devlet olarak adamdan muayenehanesini kapatmasını istiyorsan karşılığında da bir şey vermen gerekir. maaşı iyileşecek mi, özlük hakları iyileşecek mi, grevli-sendikalı toplu iş sözleşmeli çalışabilecek mi falan filan... yoksa ben hastayım kardeşim, benim için önemli olan bana iyi bakılsın, kazık atılmasın...
  • tamamen tuccar olmus zivanadan cikmis doktorlari yol ayrimina getiren uygulamadir. artik ya ticarete devam edecekler ya da efendi efendi hekimlik yapacaklar. baslangicta gevseklige alismislar catlak sesler cikaracaktir ancak uzun vadede toplum icin faydali olacagina inanmaktayim.
  • sağlık bakanlığı'nın açıklamasına göre bir uzman doktor ek ödenekle beraber ortalama 5.500 ytl kazanıyormuş ve bundan çok daha fazla kazananlar da varmış. bu sebepten, bu parayla aç kalınmayacağını düşünen sağlık bakanlığı artık ya hastane, ya muayenehane uygulamasını başlatma kararını almış. sağlık sektöründen bir haber bir vatandaş bunu okuduktan sonra başlıyor yolda, işte, otobüste, dolmuşta, "doktorlar da ağlıyorlar hala. bak 5.500 ytl alıyorlarmış. bizim halimize bak. ne doymaz adamlarmış.". ondan sonra bir hasta yakını çıkıyor güpegündüz saygın bir doktoru silahıyla vuruyor falan da filan.

    tıp fakültesinden mezun olduğu andan itibaren hayatını kazanmanın 1001 yolunu arayan doktorlardan "hastanedeki ünvanlarıyla özel yerlerine hasta çekmeye çalışan niteliksizler" diye bahsetmek oldukça düşündürücü. yeri geldi aynı anda 3 poliklinikte çalıştılar, yeri geldi gece nöbetlerine kaldılar. muayenehane açtılar, sinek avladılar. iktidar yanlısı başhekimler, başhekim muavinleri döner sermayeden kendilerine düşen payları aldılar. yeri geldi bir kliniğin üstün performansının getirdiği döner sermayeler tüm kliniklere eşit olarak dağıtıldı.

    doktorlar sağlık bakanı, başbakan, bakan seviyesinde durmak bilmeden aşağılandı, rencide edildi. şimdi doktorlar hastanelere girerken ve çıkarken manyetik kartla yoklama veriyorlar. yıl sonuna doğru da muayenehaneleri kapatılacak. bir yandan da yabancı 5000 doktor getirtilecekmiş doktor açığını gidermek için. beri yandan senede 2 kere türkiye'ye gelip, tv'den inmeyen mehmet öz'leri de biliyoruz. gerisini siz hesap edin artık elinizi vicdanınıza koyarak..