şükela:  tümü | bugün
  • butun haline getirmek...
  • tamamlanmak. * *
  • sonlandırmak, bitirmek, başarmak ve yerel karşılık olarak fethiye çukur çeylen'den uçlamak var.
    tamamlama döne döne, ayrıntısıyla saplantılı şekilde yapılırsa alasını aldırmak oluyor.
    yetizlemek** hem tamamlamak hem yoklamak, yoklama yapmak anlamına gelirken yetiltmek eksiğini gidermek, tamamlamak, üstünü doldurmak, yetiştirmek anlamına kullanılır. (fethiye çukur çeylen). yetirmek ile yetiltmek eşanlamlı denebilir.

    (bkz: tamamen/@ibisile), tamam/@ibisile
  • hristiyan sameer ve müslüman muhammed'in hikayesine buyurunuz
    ——————
    yıl 1889, yer şam...
    gerçek bir fotoğraf...
    taşıyan kişi muhammed adında kör bir müslüman.
    taşınan ise sameer adında yürüme engelli hristiyan bir cüce.

    sameer kalabalık şam sokaklarında muhammed'in taşıyıcılığına, muhammed'de sameer'in rehberliğine güveniyor.

    onlardan sadece biri görebiliyor ve sadece biri yürüyebiliyordu.
    ikisi de yetimdi, aileleri yoktu ve aynı evde yaşıyorlardı. ölene kadar birlikte yaşadılar, sameer öldüğünde muhammed onun odasında günlerce ağladı ve kısa bir süre sonra da üzüntüden öldü.
    ———————————

    "insan biraz noksandır tamamlanmak ister, aşk hikayelerinde de elmanın yarısı hz. adem ile hz. havva’nın birbirini tamamlamasından ve kaderlerini elmanın çizmesinden gelir. insan biraz da eksiktir, muhtaçtır ötekine. medeniyette eksiklikle başlar ve birliktelikle.

    bu fotoğraf, bir çok birlikte yaşam başlığına konu olmuştur;
    varsan ben de varım, yoksan yokum! "
  • bugün kendime atadigim kelime.
    bugun ben olarak hissettim kelime. bazi zamanlar bir kelimenin tam olarak karsiliğı oluyorum.

    üzgün oldum
    mutlu oldum.
    kizgin oldum ve simdi
    tamamlanmış oldum.

    daha ötesi yokmuş gibi bu duygularin
    ruhumun tamaminin bildigi duygular.
    başka bir aşamaya başka bir tamamlamaya geçmek ister gibi.
    duygu siparisi ne zaman verebilecegiz?
    ben siraya girmeye hazirim.