şükela:  tümü | bugün soru sor
  • arada sırada beni kimler favorilemişse söyle bi' profillerine ve entrylerine göz gezdirdiğim oluyordu, ama genelde bu eylemi günümüzde bi' insanın facebook account'u açıkken f5 e basıp sayfayı yenilemesi gibi bi' eda ile (ki zaten timeline sayfa yenilenmese de kendi kendini güncelliyor, evrimsel nedenlerden ötürü eskilerden kalan nostaljik bi' alışkanlıktır bu facebook ana sayfasındayken sayfayı yenileme durumu) yapıyordum. pek de anlam ifade etmeyen, sadece zaman geçsin diye yapılan ve bi' süre sonra bi' nevi ritüel haline gelmiş içi boş bi' eylem olarak gerçekleştiriyordum. fakat bu arkadaşın profili ile karşılayıncaya kadar. önce bi' iki entrysine baktım rastgele, diğer zamanlarda yaptığım gibi, ancak kendimi bi' iki entry ile durduramadım, bi' kaç tanesine daha bakma ihtiyacı hissettim ve sonra bi' kaç tanesine daha. yaklaşık beş dakika sonra ise, bi' anda yirmi sene sonra kayıp kardeşini bulmuş birisinin ruh hali içerisinde olduğumun farkına vararak kendimi de şaşırttım açıkçası. neyse fazla uzatmadan özet de geçeyim ki benim gibi üşengeçler tek cümleyi okuyup konuyu anlasınlar.

    kendisi şu ana kadar sezinlediğim kadarı ile kafa yapısı ve espri anlayışı falan olarak tam sevdiğim tarzda bi' kişi. açıkçası pek fazla entry okuyup takip eden, badi entryleri okuyan biri değilim (çok badim var, ama entrylerini okumuyorum, üzgünüm arkadaşlar akjwdnkjn, kalbinizi kırmak gibi olmasın) lakin bu arkadaşı bu andan itibaren takibe ve mercek altına alıyorum. yüksek karması da beni doğrular nitelikte. hadi bakalım hayırlısı.
  • sözlükte kadınların da iki iyi arkadaş olabileceğinin canlı kanıtı olur kendisi. ayrıca meslektaşım olur. gönlünü akademiye kaptırmış iki genç bayan olarak biz benzer sevinç ve üzüntüleri yaşıyoruz. ne mutlu ki tanıma şerefine nail oldum.
  • her kim ki eline bir parça mutluluk geçtiğinde bu yazarın üstüne fırlatmazsa 89 yıl taşa dönüşür.

    o ki mutluluğu en çok hak edendir.

    neşelidir, zekidir, eğlencelidir.
  • mesaj fasilitesinden kendisine mesaj yazamıyorum (sanırım hesabı silmiş/silinmiş) bana bir sohbetimize dayanarak taaaa japonyalardan le petit prince yollayan yazar..(elbette japonca).. kendiyle ilgili entryleri okursa eğer buradan teşekkürü borç bilirim (biraz geç oldu farkındayım ama)
  • an itibariyle
    (bkz: kayıp)
  • önerisiyle kikujiro no natsu isimli filmi izlediğim ve beni bu mükemmel filmden haberdar etmesine karşılık kendisine central do brasil filmini izlemesini önerdiğim yazar. seveceğinden şüphem yok.
  • ünlü japonolog. shirakawa köyü dayanışma ve yardımlaşma derneğinin onursal başkanıdır.
  • girdilerini severek ve ilgiyle takip ettiğim, aynı ülkede yaşadığım ve tanışmak istediğim nadir türkiye cumhuriyeti vatandaşlarından birisi.
  • tamaricaceae'den* bir bitki. bir tür ılgın.

    gerek duyulan edit: ılgın/@tamarix smyrnensis.
    "smyrnensis" de smyrne ve/veya smyrna'dan gelmekte.

    tamarix smyrnensis, ılgın'ın izmirlisi olduğu gibi, aynı zamanda oldukça nazik bir ekşi sözlük yazarı.
  • aklina hep en olmadik zamanlarda degisik fikirler gelen zavalli doktora ogrencisi.

    tanimi yaptigima gore gelelim derdimi anlatmaya. neden buraya yazdigimi soracak olursaniz, en uygun bu baslik olurmus gibi geldi. neyse, devam ediyorum. eksi sozluk'u cok uzun zamandir okuyorum. bundan cok daha az bir suredir de yaziyorum. yazar oldugum ilk zamanlar sozluk'u amaci disinda cok kullandim. sonra bundan rahatsiz olup copleri sildim. simdi cok daha bilincli olduguma inaniyorsam da icerige katki yapma konusunda kendimi yeterli gormuyorum. sozluk'teki gerilemeden bircoklari gibi ben de rahatsizim. birkac yazarin cabasiyla belli bir bilinc olusturulmaya calisiliyor gordugum kadariyla. soyle bir sey var soz gelimi:

    (bkz: ekşi sözlük entelektüel nefes alma uzamı)

    destekliyorum.

    ben sozluk'e her zaman bilimsel icerikler yazmiyorum; cunku her ne kadar bilimsel bilgi paylasimlarindan hoslansam da sevilerek dinlenen bir sarki ya da grubun, yemekleri guzel bir restoranin ya da bir aninin paylasilmasinin da cok guzel ve amaca gayet uygun oldugunu dusunuyorum. yoksa gider web of science ya da ebscohost'ta gezinirdim. yine de son zamanlarda iceriklerin bayagilasmasi beni oldukca rahatsiz ettigi icin kendimce bir karar aldim. ben su an doktora yapiyorum ve bu asamaya gelene kadar bir yuksek lisans tezi yazip birkac arastirma yuruttum. yiginla makale okudum. bilimde en cok elestirdigim sey, yapilan arasirmalardan pek kimsenin haberinin olmamasidir. yani arastirilan konu gunluk yasamda cok fazla karsilastiginiz bir sey olsa bile kacimiz acip o konuyla ilgili makale okuyor ki? kutuphanenin tozlu raflarinda sararsin diye yazmadim ben o tezi. birilerine ulasip okunmasini cok isterim; ama bilim dili cins bir dil. anlasilmasi bazen cok zor. ben ondan daha cinsim ama. daha anlasilir hale getirerek, hem de o surecte neler yasadigimi da anlatacagim. yani diyecegim su ki su ana kadar psikoloji adina ogrendigim her ne varsa sirayla sizinle paylasacagim. buna da tezimden baslayacagim. futbol fanatizmiyle ilgili bir tez yazdim. besiktas maclarinin basligina yazmayacagim ama, futbolla ilgili ilginc sayilabilecek seyleri parca parca ve sirayla aktaracagim. benim icin cok ilginc bir surecti.

    bilim de parasiz olsa keske. ben elimdeki her seyi paylasmayi cok isterim. yeter ki okunsun. en kisa surede gorusmek uzere.