şükela:  tümü | bugün
  • bir muzik aleti
  • bunu calana tamburî deniyo olabilir
  • uzun sapli, govdesi neredeyse tam bir yarimkure olan, 8 telli, yayla veya mizrapla calinan bir klasik turk muzigi enstrumani. eserler en alttaki yegah teliyle calinir, diger teller ahenk icin kullanilir. ayrica tanbur diyenler de vardir. ayrica tanburi cemil bey'in adini anmadan gecmek ayip olur.
  • yok, alet tambur ancak çalana, tanburi deniyor.
  • aaah ah. ne güzel bir çalgıdır o. bir ömür ister öğrenmesi.
  • sesini akasya kokulu sabahlar adlı yeni türkü şarkısının introsunda dinleyebilirsiniz.
  • (bkz: yaylı tambur)
  • tambura "türk musikisinin piyanosu" denilmesi, kimi kişilerce tamburun perdelerinin sabit sanılmasına yol açsa da, sapın üzerine bağlanan perdelerin sapa sabit ve bağlanan perde sayısının bir standardı olmadığı bir gerçektir. sapın üzerine bağlanan perdeler konusunda tamburi cemil bey "bu perdeler mandolin ve gitarda olduğu gibi sap üzerine tesbit edilmiş olmayıp, iki tarafa hareket edecek surette yağlandığından ve sapın tûli dahi müsâit bulunduğundan, tambura her istenilen perde ilave edilebilir. bu cihetle tambur, perdesiz sazlara mahsus vesâiti hâizdir", demektedir.
  • çocukluğumda tüm yaşıtlarımın bir tanburu var idi. çocuk boyu yapılırdı bu tanburlar. benimkisini rahmetli dedem almıştı. akşamları beni yanına oturmamı ister, yeni öğrendiğim şarkıları kendisine çalmamdan büyük memnuniyet duyardı. kışın büyük çini sobanın etrafında otururduk, o zaman ablam çalardı. onun gerçekten istidadı vardı, bu konuda.
  • taşları iri aşındırıcılar ve su ile birlikte yuvarlatmaya yarayan alet.