şükela:  tümü | bugün
  • obsesif bir şekilde dinlediğim habibi şarkısını hazır gece gece ilham gelmişken, çevirmek istedim. afiyedolsun:

    her gece bir şey gizler
    arzuları çekip çıkaran derinden
    yanan atestir
    bizi uykuya teslim etmeyen.

    yıldızlar yapar ne gelirse elden
    parlasin diye beyaz inci
    ulaşır günün ilk parıltılı esintisi.
    ve yalnız olmadığı halde
    korkar başkasını sevmemekten
    ve asar kalbini onun gulumsemesine.
    sonsuza kadar.

    habibi, ateş yanıyor
    tıpkı benim yandığım gibi
    sevgilim, alevler tutuşuyor
    benim küle döndüğüm gibi

    ruhta yitip giden bir şeyler var
    gözleri pasa terk ederek
    ve ne zaman geri cagrilsa
    kafasını gömerek toza.

    bu sırada sulara gömülen bir şeyler var
    karanlıkta bir yere.
    sen ve bendik.
    bunu sevdin, ben de öyle.
    hep böyle olalım istedin, içinde bir yerde.

    şimdi terketme onu,
    bir şans ver.
    son danstan sonra unutacak olsam seni keşke.
    ama her yerdesin, her zerrede.
    her ezgi ve her küçük yara berede.
    ışte oradasin.

    p.s: umarım bu çeviri, çeviri-şiir manasızlığından uzaktır.
  • bana hem louis garrel bebeğini hem de jeff buckley' naifliğini hatırlatan bir ilginç adam. cigar ,habibi ve indigo night şarkılarını beğendiğimi söyleyebilirim, ama hala smiths veya buckley coverı yapması gerektiğini düşünüyorum.
    edit: 96lıymış. hep beraber sakız reklamı iticiliğinde göz belertiyoruz.
  • az önce tanışma şerefine nail olduğum beyefendi. kesinlikle jeff buckley’in reenkarne hali. kadife ses, melankoli, depresiflik ohş en sevdiğim.
  • işsizliğimden oturup 35 dakikalık röportajını izledim. zarto zorto başlıklara yazıyordum birden içerik oluşturasım geldi. amme hizmeti.

    mısır'da doğdu. ailesi 3 yaşında ayrıldı. mısır'dan belçika'ya taşındı. ingilizce ve felemekçe'yi ana dili olarak konuşmaktadır. fransızca'yı anlayabiliyor, konuşmakta zorluk çekiyor. tunus'da verdiği konserde insanların şarkıdan sonra alkışlamadığına şaşırıyor. şarkı esnasında hoşlarına giden yerleri aklışlıyorlarmış. bitince bir sessilik olduğunu ve tuhaf bir ambians oluştuğunu söylüyor (harbiden ilginçmiş).

    babası lübnanlı bir çingene. dedesi ünlü mısırlı bir oyuncu ve sanatçı. annesi de müzikle ilgileniyor. onun arap müzik arşiviyle büyüdüğünü söylüyor. kendisinden küçük bir kardeşi var.

    ilk şarkısını 14 yaşında bir kız için yazıyor. john lennon dinlemeyi seviyor. annesi de piyano çalıyormuş bu arada. indigo night kendi favori şarkısı.

    kendisinin müziği için bugüne kadar söylenmiş en güzel şeyi şöyle anlatıyor. brezilya'ya konser için gidiyor. annesi de seyircilerin arasında. seyircilerin arasında otistik bir çocuk ve annesi var. otistik çocuk, habibi şarkısından sonra ağlamaya başlıyor. çocuğun annesinin söylediğine göre daha önce böyle bir şey yaşamamışlar.

    kendi müziğinin indie rock alternative olarak tanımlanmasını doğru buluyor. soundgarden dinlemeyi seviyor.

    çocukken bir dönem tiyatroyla ilgilenmiş, utangaçlığını aşmasında bunun etkili olduğunu söylüyor.

    gitar piyano ve ud çalıyor. çay, süt ve kurabiye seviyor.
  • onlarca kültürden sayısız müziği deneyimlemiş biri olarak indigo night şarkısına vurulduğum sanatçı. özel kategorisine koyduğum ender şarkılar arasında. (aşağıda şarkının kısa bir analizi mevcut.) bir diğer en çok sevilen eseri habibi de bu ilgiyi hak ediyor, chambers, sun may shine gibi kendine has atmosferini yansıtabildiği güzel başka şarkıları da var. ancak indigo night özel bir sınıfta. "keşke ben besteleseydim." dediğim o şarkılardan. nitekim kendisinin de en sevdiğiymiş.

    icra ettiği bu batı müziğinde ve bazen sözün telaffuzunda ya da anlamlarda doğu'nun o ezoterizmini, mistik ruhunu içten içe hissettiriyor. mısır kökenli oluşuyla çocukluğunda doğu kültürünü deneyimleyip oradan şarkılar da dinlemiş olması, üstüne üstlük kendisini gerçek anlamda bir sanatçı yapacak kadar müzikal ve edebi derinliğe ulaşmış olması bize bunları ve fazlasını vaad ettiriyor tamino için.

    "romantik yanın, seni suyun üstünde dalgalandırır ama her an düşebilme tehliken vardır. bu da seni incitebilir. nihilizmle ise daha az incinirsin; ama bu sefer de yaşıyor olmazsın.” cümlelerini kullanmış ve şarkılarını romantizm ve nihilizm arasındaki dengede buluşturmaya çalıştığını söylemiş. edebi derinliği, onun felsefi yaklaşımından geliyor.

    örneğin indigo night şarkısının sözlerine baktığınızda aslında nihilizmin içine düşmüş, mekanikleşmiş bir gezgini anlattığı fark ediliyor. öyle ki bu gezgin en güzel denilen yerleri görmüş. ancak hissiz, olanlarla arasında bir bağ yok. içine düştüğü anlamları yok etme, değerleri köreltme durumu onu bilinçsiz, alelade bir canlıya dönüştürmüş.

    ta ki o geceye kadar. indigo night ile kastedilen aslında bir renk. o gece gökyüzünün rengi indigo mavisi. gezgin için özel bir gece... çünkü bu kez gezginliğinin onu getirdiği yer, ona kendisini yeniden hissettiren yer. o yerdeki kızlar onu bir yere çıkarıyor ve şarkılar söylüyorlar. hayatın olağanca güzellikleri anlatılıyor şarkıda. bizim için kısa ve şanslı bir kesit olan bu hayatın anlama kavuşması gereken haklı yanlarını. gezgin ona sunulan bu anlamlar ışığını reddetmiyor ve yaşamın içinde buluyor kendisini, belki de ilk kez.
  • tek kişilik dream theater.
  • demin radyo eksende habibi parçası ile tanıştığım, ilk dinlediğimde jay jay johanson sandığım melankolik sesin sahibi. sanırım bir süre haşır neşir olacağız.
  • gülşah güray sağolsun tanıştığım geleceğin efsanesi. potansiyeli yüksek diyeceğim ama olmuş bu. içmeden sarhoş ediyor.
  • acıyı iliklerinize kadar hissetmenize sebep olan şarkıcı.

    habibi

    şarkıyı paylaşmışken sözlerini de yazalım.

    something hides in every night
    brings desire from the deep
    and with it comes a burning light
    to keep us from our sleep

    and as the full star tries his best to make the white pearl shine
    glances of a new day have arrived
    and though he’s not alone, he fears to never love another
    and leave his heart forever with her smile

    habibi, light is burning
    as i am burning
    habibi, light is burning
    as i am yearning

    something died within a soul
    left the eyes to rust
    and every time it is recalled
    it covers all in dust

    habibi, light is burning
    as i am burning
    habibi, light is burning
    as i am yearning

    and meanwhile, a whole lot goes down
    somewhere in the darkness, us together for a while
    you loved it then, so did i
    a feeling deep inside you wants to love it all again

    now don’t leave it there, just give it a chance
    if only i’d forget you after one last dance
    but you’re everywhere, yes you are
    ın every melody and in every little scar
    yes you are, you are

    habibi, light is burning
    as i am burning
    habibi, light is burning
    and i am yearning

    '' sessizce verilen sözlere kim inanmaz.. ''
  • habibi performansıyla sanki çok nadide bir şey keşfedip yanışını izliyormuşsunuz gibi hissettirir.
    jeff buckley reenkarnasyonunu yaşatır