şükela:  tümü | bugün
  • eskiler tanımın tanımını şöyle yapmışlar : efradı cami,ağyarı mani...yani ferdlerini içerecek,diğerlerini dışarıda bırakacak....
  • her tanım kısıtlamadır*.
  • ekşi sözlük'ün iskeletini oluşturan şey. haliyle, "sözlükte tanım yapılır". ancak durum burada sıradan sözlükten biraz farklı, malum. her yazar istediği şekilde tanım yapabilir. moderatörler de tanımın kalitesini tartışmazlar, tartışamazlar. tanımların kalitesinden yazarları sorumludur. bu yüzden "böyle tanım mı olur" diye saldırmak yersizdir. bu, gammazların ispiyonlarken dikkat etmeleri gereken önemli şeylerden birisidir. şimdi biraz tanım örnekleri inceleyelim.

    1. babamın adı.
    2. biraz önce yaptığım şey.
    3. bir kalem markası.
    4. sıkıcı bir iş.
    5. koala bağırsaklarından yaşayan bir hipopotam türü.
    6. güzel.
    burada güzel'in sıfat olmasının dışında isim de olduğunu unutmamak gerekir. cümle içinde kullanmak gerekirse:
    "bugün ben bir güzel gördüm"
    bu durumda 6. entrynin yazarı "tek kelimeyle tanımlamak gerekirse güzel" yerine sadece "güzel" yazma hakkına sahiptir.
    7. rezil.
    örneğin bu da gayet güzel bir tanım. "rezil" de gerektiğinde bir "isim"dir.
    8. "böyle şey olur mu?" dedirten olay.
    (not: dedirten başlık ibaresinin hatalı kısmı "başlık"tır) (bkz: başlığı değil başlığın içeriğini tanımlamak gerek)
    9. olmaz olası.
    garip görünse de bu da bir tanımdır.

    bir de konuyla ilgili bütünleme diye bir şey var. tanımların gizlenmiş haliyle ilgili... bütünleme yoluyla yapılan tanımların öncesinde en az bir tanım bulunması gerekir. aksi halde "kendisinden önce bir tanım mevcut değil" gerekçesiyle silinir. şimdi yukarıdaki tanımları sırasıyla bütünleme formuyla yazalım:

    1. babam da bu isme sahip. ("babamın adı" yazmanın dolaylı yolu)
    2. biraz önce yaptım ben bunu.
    3. bu marka kalem var.
    4. bu iş çok sıkıcı.
    5. böyle bir hipopotam türü var, hatta koala bağırsaklarında yaşar.
    ...
    8. "böyle şey olur mu?" dedirtti bana bu...
    ...
  • benzer şekilde, tek başına bir fiili yazmak da bir tanım oluşturabilir. örneğin:

    sarsmak

    1. hızlıca sallamak.
    (deprem, 12.12.2002 23:20)
    2. sıçmak.
    (zıçanadam, 12.12.2003 21:32)

    burada birinci entry gibi, ikinci entry de legaldir. ekşi sözlük'te doğru bilgi girme zorunluluğu olmadığı için bir fiili başka bir fiille tanımlamak gayet legaldir. bu entryi, uç bir örnek vererek bitirmek istiyorum:

    koşmak

    1. tavuk pişirmek.
    (kris, 11.11.1999 23:29)

    gayet legal bir entry... yazara mesaj atarak "ne demek istedin arkadaşım burda?" deme hakkını sonuna kadar kullanabilirsiniz. ancak o da size "sana ne!" deme hakkını sonuna kadar kullanabilir.
  • örneğin bu da bir tanımdır:

    sefa kaplan

    1. her şeye eşit mesafede durmak.
    (molina, 13.05.2003 12:19)
  • sextus empiricus tanımların birşeyi kavramak/öğretmek/öğrenmek için gerekli olmadığından dem vururken 3 gerekçe siraliyor;

    1. tanım kavranan şeyin üzerine inşa edilmiş birşey olduğundan, yani sonradan oluşturulduğundan gerek yok..
    2. tanım olarak ortaya atılan şeyin bir başka tanıma ihtiyacı vardır ki bu da bizi sonsuz gerilemeye götürür..
    3. x'i x yapan ve y den ayıran nitelikler ne ise x'in tanımı oluşturur..lakin bu özellikler sonsuz sayıda olabilir ve bu x'in ne olduğunu belirlemede problem yaratabilir..
  • bir nesnenin, duygu ya da kavramın ana hatları ortaya koyularak özetlenmiş hali. bu bakımdan irdelendiğinde; her tanımın konusu olan şeyi eksik, yarım yamalak ortaya koyması bir sonuçtur. zira detayları göz ardı edilen, sıfatlandırılmamış her şey eksiktir. ana hatlar ne kadar hassasiyetle ortaya konulsa da, detayları ortaya konulmayan, sıfatları sıralanmayan her şey, budanmış bir ağaca bakmaya benzer. tanımı tanımlarken de bu sonuç ortaya çıkıyor hatta. *
  • bir konunun ortak olarak kabul edilenlerden yola cikarak diger konulardan ayiran kelime obegi.
  • karamsar : bugünü görmeyen.
    kötümser : bugünü anlamayan.
    çekimser : bugünü değerlendiremeyen.
    iyimser : bugünü bilmeyen.

    özdemir asaf
    yuvarlağın köşeleri
  • cadde: kızıl aydınlık… bahardan çalınan ilk günün akşamı. güneş batmak üzere, telaşla ışınlarını serpiştirmeye devam ediyor. işınlar hızla azalırken renkler siliniyor, gerçekler yerini hayallere bırakıyor. bulutlar seyrelip toprak oluyor. nemleniyor cadde, kuşlar ağaçlara yağıyor.

    adam: aşkı arayan bir adam, bulamayan. tüm sevgilileri sevgisiz çıkmış. birer birer vurmuş sevgisizlerini. aynalarda bulmuş onları, sözcüklerle vurmuş. mısralar kusmuş üzerlerine. yaşayan bedenlerini ölü ruhlara hapsetmiş. aşkı arayan bir adam, hala arayan.

    kadin: kadın kırgın, insanlara kırılmış. her seferinde bir kaç numara büyük giydirmişler. yaralı, yaşantısını dolaba kaldırmış. yattığı her rüyadan boşluğa uyanmış. uykulardan eksilmiş, tüm hayalleri kabusmuş. uykulardan azalmış, hasretlerden çoğalmış.

    adam, kadin: adamla kadın yanyanalar. farklı yanlarda, yanyanalar. ne adam kadının yanında, ne de kadın adamın. hiçbir kıpırtı yok aralarında, seslendirme yok. değmiyorlar biribirilerine, tanışmıyorlar. eksikler, birer hayat eksik yaşamalarından.

    adam, kadin, cadde: adamla kadın caddede yalnızlar. cadde kalabalık, kalabalık bir yalnızlık yaşıyorlar. yüzlerce insana sarmışlar yalnızlıklarını. yüzlerce insan olamamış insana, insanlar boş, onlar dolular. caddeye sığamıyor, sokaklara taşıyorlar. cadde insanlarla boş, onlarla dolu.

    önce: kadın adamı görüyor, kendini görüyor. nehirleri çağlıyor derinlerinde. anlıyor kadın, ağlıyor. adam kadını ağlarken görüyor. nedenini soramıyor adam, sormuyor. çünkü biliyor, o da ağlıyor.

    sonra: birer sözcük çalınıyor kulaklarına. damarlarına hız, yüreklerine çarpıntı çalınıyor. o anda bütün yollar birleşiyor. gözleri birbirine değiyor. gülüyor adam, gülümsüyor kadın.

    aşk: onlar şair, aşk şiir...