şükela:  tümü | bugün
  • birinden çok hoşlanırsın. hoşlanmak da değil, başka türlü bir şeydir bu belki de. hissizliğe(bkz: hissizlik/@cashkorkmaz) alıştığın onca yıl vardır ardında. ne yapman gerektiğini kestiremezsin. ama bu engel değildir onu düşünmene. onu daha adını bilmezden tanıyor, sesini duymazdan istiyorsundur. şarkıları, şiirleri onunla özdeşleştirirsin, hikayelerinin esas karakteri hep o olur. onu gördüğün an gününün tepe noktası haline gelir. yıllardır hiç bir şey hissetmemeye öylesi alışmışsındır ki, onu görünce hissettiklerini anlamlandıramazsın. sonra bir dostun tarifi gelir aklına: "ben aşık olduğumu karnımdan anlarım." bilemezsin bunu mu hissettiğini. ama göremeyince özlersin. gerçekte tanımadığın, sesini duymadığın birini özlersin. evet, özlersin.
  • o zaman aziz nesin'den gelsin;

    gelecek birisi güzeldir
    gelince güzel değil
    hele gelmişse çirkin
  • (bkz: sylphide)
  • insanın aklına ansızın bir an düşer.

    "hadi canım ordan" dersin kendine. elinde, aklında birkaç kare -belki- var. ama o kareler çok da önemli değilmiş, işte o zaman anlarsın.

    koku var çünkü, ses var.

    "ne yazık ki..." mi, "iyi ki..." mi bilemezsin o anda. ama var, o kesin.

    birden bir koku, onun kokusu gelir burnuna. bitmesin diye kokuyu içine azar azar çekmeye çalıştığın o kısacık zaman geçtiğinde gözlerini sıkıca kapattığını fark edersin. açmak istemezsin de, gerçeğe dönmemek için. ki zaten hemen de dönemezsin. gözlerin o'nu arar. eminsindir etrafında, hemen yanıbaşında olduğuna.

    ya da bir ses duyarsın o'na dair, hatırlatan bir şarkı, bir söz, müzik vs...

    tanıdığın birini özlemekten daha zor olabiliyor, hiç tanıyamama ihtimali kesinlik kazandığında. üzülüyorsun...

    sonra havadan medet umarsın uykuya dalmadan hemen önce "güneş olsun sabah beni uyandıran..." zira kar yağmasını istediğinde birden yağmaya başlamıştı, bir şansın daha neden olmasın?

    güneş yüzünde gezinir seni uyandırmak için. rüya sanki, bir kez daha uyanayım diye bir uğraş verirsin. rüya içinde rüya sandığından. rüya değil ama, evrenin seni sevme şeklidir bu; baharın gelmesi.

    bahar gelince ne de güzel oluyor... sıkıntını geceye kadar saklayabiliyorsun.

    p.s. evren, ben de seni seviyorum.
  • bilinmeyenin verdiği hazla yapılan en süper bi' eylem. ben mesela adliyede çok sık gördüğüm bi' adamı bi' gün görmeyince özlemeye başladım; hoşlandığımdan vs. değil belki ama flörtün her türlüsü alışkanlık yapıyor neticede.
  • (bkz: jeff buckley)
  • bilinmeyene karşı duyulan özlemdendir.

    sarılmayı da isteyebilir insan sonra. istediğiyle de kalır!
    alışkanlıktandır hep, bilmeyene edindiğin alışkanlıktan, geçicidir umarım...
  • tanımadığı değil, tanışmadığı birini özlemektir belki de bunun esası.
    çok iyi tanıyorsun, tanışmamışsın sadece daha. gibi.
  • kimi değil, neyi özlediğini bilmektirr..