şükela:  tümü | bugün
  • tanımlanamayan, "tanımı yapılamayan" gibi duruyor ancak bu hâliyle de tanımlanmış olduğundan, tanımlanabilen statüsüne her an geçebilir. dileyen, tanımlanamayanın nasıl tanımlanamadığına ilişkin milliyet'in tanımlanamayan 10 yaratık başlıklı harika çalışmasına göz atabilir. http://www.milliyet.com.tr/…7538&kategoriid=&ver=18

    burada şöyle bir durum var aslında tdk'nın "tanımlamak" için verdiği "bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtmek ve açıklamak, tarif etmek" tanımı kendi içinde kavramı "eksiksiz bir şekilde açımlama" şartını barındırdığı için hakkında malumat sahibi olmadığımız şeyler için de "tanımlanamayan" tabirinin kullanılabileceğini gösteriyor. oysa aslolan, yöneldiğimiz kavramla ilgili olarak sürekliliğin sağlanabilmiş olmasıdır. "kimlikleştirilen" veya "kimliğinin sınırları belirlenen" (identified) anlamlarındaki tanımlanan'ın (tanımlanabilen) olumsuzu olan (unidentified) tanımlanamayan bir noktada tanımlanabilmiş olsa bile tanımlanabilen olma statüsüne erişemez. tanımlanamayan, sürekli olarak (deney yoluyla vs.) kimliğinin sınırlarının çizilememesi anlamını verir. latincedeki identitas'ın (kimlik) identidem'den (sürekli olarak) geliyor olması, burada tanımlanabilen şeyin sürekli olarak öyle olduğunun kabul edilmesiyle "öyle" kalabildiğini gösterir. derrida giz örneğini veriyordu; giz'e giz denildiği andan itibaren giz, gizliliğini koruyabilmiş midir? (giz en azından kendisine giz denildiği andan itibaren, hiç olmadı ad sahibidir; giz'in adı olur mu?) bunun gibi, sınırları çizilemediği için tanımlanamayan olarak kalan şey de, en nihayetinde tanımlanamayan şey olarak sınırlarının belirlenmiş olmasından ötürü tanımlanabilen statüsüne geçer ve bu da (identidem'den yani süreklilikten ötürü) onun "tanımlanamayan" kimliğine sahip olduğunu yani kendisiyle tanımlanabildiğini gösterir.

    tanımlanamayan'ın "eksiksiz bir şekilde" tanımlanamamış olması da yetersiz bir tanım olması yanında, aslında şeyin içeriğine ilişkin tanımlanamama durumunun kendisinin gayet yeterli olduğunun da (eksik bir tanım olmadığının da) söylenebileceği aşikar. giz'in giz'likten, tanımlanamayan'ın da tanımlanamayan'lıktan çıktığı nokta, içerilene dönük nitelik ve nicelik bilgilerinin aktarılabiliyor olması gibi duruyor; oysa nominalist bir çözümlemeye sığınırsak, tanımlanamayan da giz de kendi başına, içeriğine ilişkin her türlü bilgiye nüfuz edilebilendir. giz'leri ve tanımlanamayan'ları, giz ya da tanımlanamayan olarak tanımlayamasak bile, son kertede tanımlanamayan olarak kimlikleştirebildiğimiz için tanımlanabilen ve giz olarak adlandırılabilen şeyler olarak görülmesi mümkündür. acaba tanımlanamayan veya giz olduğunun bile bilincinde olmadıklarımızla ilgili ne gibi bir tanımlama yapabiliriz? bunlar aklımızın ermediği şeyler değildir, çünkü onlarda bile en azından kendilerine erişilemeyecek bile olsa bir yönelim olduğundan tanımlanabilirlik mümkündür. oysa tümüyle kendilerinden haberdar olmadığımız şeylere ilişkin ne gibi bir adlandırma yapabileceğimizi bilmiyoruz. "kendilerinden haberdar olmadığımız şeyler" demenin bile bir tanımlama olduğunu düşünürsek, insan aklından geçtiği müddetçe, tanımlanamayacak hiçbir şey yok gibidir.

    (bkz: kimlik/#16439183)