şükela:  tümü | bugün
  • her kutlanmayışında pasifik'te bir aşk perisi ağlıyor. okyanuslar nasıl oluştu zannediyorsunuz?
  • hatırlanması en zor tarihlerdendir. *

    allahtan benimkisi 23 nisan milli egemenlik ve çocuk bayramı'na gelmişti de çok zorlanmıyorum.
  • unutulamayan yıldönümü.
    bu yıl 3.sünü kutluyoruz ama ayrılmış olarak..
  • düne kadar çok garipti, bugün ne yapacağıma dair fikrim yoktu. aramak, mesaj atmak, bir şeyler göndermek.. bir çok şey vardı aklımda. sanki bir şey yapmam gereken bir gün gibi ama daha yapacağım bir şey kalmadı, en azından bugün doğru zaman olmadığını biliyorum son denemelerimden sonra.

    onunla olan önemli günlerin hepsini takvime işlemişim yıl dönümlerini hatırlamak için. ilk önemli gün geldi ama buruk geçeceğini kim tahmin ederdi ki. o bunu hatırlıyor mu veya umursuyor mu onu bile bilmiyorum. geçen sene bu gece tanıştık, doğrusu tanıştırıldık. hiç tanımıyordu beni, ben onu kısmen biliyordum. ama tanışmadan önce bana uygun olduğunu düşündüğü bir arkadaşı için çöpçatanlık yapmış meğerse, demek ki biliyormuş ve sonradan sevmiş beni. ben de onu tanımıyordum, yanına gidip şimdi hatırlamadığım ama saçma bir muhabbet açmışlığım olmuş. o gün öncesine dair sadece ufak tefek hatıralar var işte, pek de içi dolu olmayan.

    o gece.. beyaz gecenin parlak mavisi oydu, siyahı ben. kısa bir tanışma, sohbet ve sonrasında yerlerimize döndük. ne hatırlıyorum o geceyle ilgili? hoş bir kız ve nihayet tanıştırılmış olmanın mutluluğu.

    aslında aradığımız görmeyince özlemini duyacağımız, buluşmak için sabırsızlık çekeceğimiz, her şeyi paylaşacağımız insanı bulmak. akşam kafamızı yastığa huzurla koymak. yeni güne mutlu uyanmak. yaptığımız her şeyden zevk almak. sanki o gün bunlara dair bir şeyler hissettim.

    gelecek günlerin bize getireceklerinden habersiz geceyi tamamladık. şimdiki aklım olsa yerime dönmez onun yanında kalmak için bahane bulurdum. belki o gün başlardım, hiç vakit kaybetmeden. biteceğini bilsem de. hoş geldin yine de. umarım tekrar kesişir yollarımız. beraber nice senelere..
  • bugün olandır. saçmadır. kutlamadık elbette. tanışma yıldönümü, çıkmaya başlama yıldönümü, sevgililer günü, doğum günü blablabla.. e diğer günlerin yanında yavan kalıyor bu biraz. alt tarafı tanışmışız ktlanacak bir yanı yok gibi bence. bir de öyle sikko bir zamana denk geldik ki seçimlerin ertesi günü oldu bugün uğursuzuz biraz.

    ama yine de içinde hoş bir mutluluk bırakır bu yıl dönümü. seni o ilk günkü ana götürür. onu gördüğün, görür görmez yumruğunu ağzına sokup "bu nasıl bişey ulan" dedirtir. halbuki gidip sadece dövme yaptıracakım. nereden bilebilirdim karşıma khal drago gibi bir herif çıkacağını. anında tutuldum tabi. ama belli eder miyim hiç. peeehh...

    annem de bir yazı yazdıracaktı rusça. hemen bizim dövmeci oradan atladı "benim kız arkadaşım ukraynalı!! o çevirir hemen sorayım!!" allah belanı versin, senin zühriyetini sikeyim dedim içimden. daha kötü beddualar da ettim ama yazmiyim yakışık almaz. sadece ona sorana kadar google'dan bi bakıver diyebildim.

    dövmem çok büyük olacağı için 3-4 seansta bitirecektik. bazı zamanlar gittiğimde yapmıyordu oturup muhabbet ediyorduk gülüp eğleniyorduk. gel zaman git zaman dışarıya çıkıp gezme kararı aldık.
    hayatımın en gzel, en heyecanlı günlerinden biriydi. o bıdıbıdı anlatıyor ben bıdıbıdıanlatıyorum hiç susmuyoruz. ne kadar açmışız karşılıklı konuşmaya.

    içtikçe daha da konuştuk, daha da içimizi döktük. ama tabi bu sırada aşk meşk muhabbetleri yok. makara kukara yapıyoruz. sonra kalkıp nayyahdiye reggae müzik yapan bir mekana gittik. e tabi alkollüyüz de. sattas vardı sahnede. yavaş yavaş dans etmeye başladık. dans ederken etrafa baktığımda pek çok insan bizi gülümseyerek izliyordu. gözlerimiz öyle bir kenetlenmişti ki farkında bile değiliz. sonra dans ederken ilk defatüm gücümle ona sarıldım, o da bana sarıldı. gözlerime uzun uzun bakıp öptü. hani olur ya lise aşkınla ilk defa öpüşürsün elin ayağın birbirine karışır, kalbin boğazından çıkacak gibi olur, etraftaki insanlar bir anda yok olur, sadece ikiniz olursunuz kenetlenirsiniz birbirinize. bzimki de öyleoldu işte.

    o günde çıkmaya başlama günümüzdü. 1 sene dolmasına 10 gün var. zaman çok çabuk geçiyor. içine o kadar çok şey sığdırmışız ki, üstünden kalkamayacağıım sandığım sorunlar olsun, gülmekten yerlere yattığım, deli gibi kavga ettiğim, onu bıraktığım, tekrar döndüğüm tekrar üzüldüğüm vs pek çok şey yaşadık şu 1 senecik içinde.

    ama şuan içim çok rahat. çok huzurluyum. sonunda ruh öküzümü bulduğuma inanıyorum. sevmem ben böyle romantik yazıları. ona da söyleyemem, o da bana. ama yazdığım zaman bastırdığım tüm duygular dökülüyor elbette.
    "naber lan hıyar?", "iyi sen napıyon amerikan pitbull'u gibi bir ilişkimiz var çünkü. iyiki de var. iyi ki benimruh öküzüm o.

    sadece son bir şey yazmak istiyorum;

    seni seviyorum çünkü senin sevdiğin her şeyi sevmeye başladım. böyle bir sey olabileceğine inanmazdım ama oluyormuş demek ki.demek ki sevmek bütünmüş, demek ki başka türlüsü olmuyormuş. seni seviyorum çünkü kimsede olmayan bir tılsım var sende. adı ne bilmiyorum ama, o tılsıma kapılmayı seviyorum. hiç bitmeyen masal gibi yaşıyorum bu sevdayı seninle. iyi ki varsın iyi ki benimlesin.beraber ömür boyu yaşlanmak, yanında olmak dileğiyle seni çok çok çok seviyorum.

    çünkü tam bir gerizekalısın. muck.
  • orijinali moda çay bahçesi'nde sahnelenen şu kasım, şu günler.
  • çoktan geçti bile bir yıl daha, en tarifsiz hissimin üzerinden. şimdi 7'ye selam sevgili!

    her geçen zaman iyi ki o var demekten kendimi alamadığım, huysuz ve tatlı olmanın mümkünlüğünü gördüğüm, güzelliklerin çoğaldığı, kötü şeylerin azaldığı minik 7 sene ve dahasına teşekkür ederim.