şükela:  tümü | bugün
  • napıyorsun?

    kendime zarar veriyorum.

    ve bunu bilincindesin ?

    bilinç kendine zarar verdiğinin farkında olduğunda bunu sorgulamayı bırakıyor…

    kendine dürüst olmaktan söz ediyorsun?

    aynen öyle

    peki tam olarak napıyorsun?

    tanrıdan mutluluk ödünç alıyorum.

    daha sonra ödeyebileceğin bir borç mu bu?

    işte tam bu nokta da bilinç tekrar devreye giriyor.

    nasıl yani?

    yaşamının nerede sona ereceğini bilmeyişim beni bonkörleştiriyor. bilincimi bastırsın diye aldığım uyuşturucular, işlevini yerine getirdiğinde, yani beni mutlu ettiğinde… bilinç, bunun sahte ya da gerçek olduğuyla ilgilenmiyor.

    ama bunun bir borç olduğunu söylüyorsun?

    evet bu bir borç. o an için kefaretini düşünmediğim bir borç. ama tanrı, alınmış bir borcun geri ödenmesinde sonsuz bir vade sunuyor. ya da tanrı tarafından bana vadedilen bilincim, ödeme planını kafaya takmamam gerektiğine ikna edebiliyor.

    kendini kandırıyorsun yani ?

    evet, zaten mutluluk dediğimiz şey de bu değil mi? tanrı bir bankadır. bize sonsuz vadelerle geri ödeme koşulları sunar.

    “şimdi çekeceğiniz acılar size mutluluk olarak geri dönecek. ya da tam tersi şimdi alacağınız mutluluk kredisi, size ufak acılarla geri dönecek. ama bunu şimdiden niye kafaya takasınız ki… tanrı size sonsuz ödeme imkanı sunuyor. ne zaman öleceğiniz asla size söylenmeyecek bu bilgiler bankamızda gizli kalacak. tanrı size mutluluklar diler… “