şükela:  tümü | bugün
  • sayın tanrı, sizin de yarattığınız ve bildiğiniz üzere biz fani kulların öğrendiğimiz bilgileri yorumlayıp bu bilgilerden sonuçlar çıkarıp öyle hareket ediyoruz. dünya'ya yolladığın ilk faniler örneğin şimşek çakmasının, yıldırım düşmesinin nasıl oluştuğunu bilmedikleri için hemen sana tapıp kızdığını düşünüp aralarından seçtikleri bakireleri sana kurban ediyorlardı. fakat bizde zamanın şartları farklıydı. okullarda bize pozitif bilim öğrettiler. pozitif bilimleri öğrenmemek elimizde değildi. bizlere şimşek çakmasının, yıldırım düşmesinin seninle bir alakası olmadığını bulutların sürtünmeden dolayı elektriklendiğini falan anlattılar. bu bilgiler bize verdiğin mantıkla gayet örtüşüyordu. senin kadınları erkeklerin kaburgasından yarattığın söyleniyordu. bize okullarda böyle olmadığını yine bilimsel dille anlattılar. yine bize verdiğin mantık kaburga kemiğinden yaratım yerine evrimsel süreçte gelişimi seçti.

    sayın tanrı; bize bu evrende doğaüstü olayların, metafizik olayların olmayacağı bilim adı altında öğretildi. bakın öğretildi diyorum. bu konuda benim bir suçum yok. onların bu bilgilerini öğrenmeseydim, okullarında okuyamaz, işlerinde çalışamaz, aç kalırdım.

    şimdi görüyorum ki gerçek olan senmişsin. beraatimi talep ediorum. teşekkür ederim.
  • "ne sıçtın ki elime ne çalayım yüzüne" denilebilir, cümle bir de mk ile bitirilirse tadından yenmez, ateş eksik olmaz.
  • varlığın konusunda çocukluğum hariç ömrüm boyunca şüphe taşıdım. varlığının doğrulanması imkanı olmadığı için hep yokmuşsun gibi yaşamayı tercih ettim. varlığından şüphe duyarken varmışsın gibi ibadet edemezdim. bu her şeyden önce ikiyüzlülük olurdu. doğayı, olan bitenleri ve diğer her şeyi senin bize verdiğini iddia ettiğin akılla idrak etmemizi bekledin. bana verdiğini iddia ettiğin akılla ben bu sonuçlara varabildim. suçun yarısı benimse yarısı da senindir, beni cehenneme göndereceksen senin de benimle beraber gelmen gerekir. müvekkilin öncelikle bihakkın tahliyesini, mahkeme aksi kanaatte ise adli kontrolle...
  • ya sen niye ben yaşarken gelip anlatmıyosun, beni biliyosun kendini de biliyosun neden gelip konuşmuyosun ya en gıcık olduğum şey alla allah.
  • (bkz: kandirildik)
  • savunma mı?

    2. dünya savaşında yahudi bir mahkumun duvarında bulunduğu iddia edilen yazı;

    "if there is a god, he will have to beg my forgiveness.”

    ekleme: ingilizcesine denk geldiğim için o şekilde paylaşmıştım.

    orijinali: "wenn es einen gott gibt muß er mich um verzeihung bitten."
    türkçesi: "eğer bir tanrı varsa benden af dilemek zorunda kalacak."
  • geçen senelerde konu hakkında şöyle bir şeyler yazmışım. şimdi savunmayı geliştiriyorum.

    http://sallyciguly.blogspot.com.tr/…smek-uzere.html
  • şöyle ki...... deyip el havada düşünür vaziyetteyken bir anda topuklamak.