şükela:  tümü | bugün
  • dün ilk kez konuşma fırsatı buldum.yine kendi halimde sözlükteydim.sık yazmıyordum artık eskisi gibi.canım sıkıldı birkaç entry girdim öyle amaçsızca.sonra uyumaya karar verdim.

    yattığmda bir ses duydum.adımı söylüyordu.biraz bekledim ne oluyor diye.devam etmeyince kulaklığımı takarak müzik dinlemeye başladım.müziksiz uyuyamazdım çünkü.bir kaç defa başıma gelmişti.müzik dinlemeden uyuma çabalarım hep sonuçsuz kalmıştı.tam dalacak gibi olurken kulağımda yankılanan bir ses duyardım.kadın çığlığı gibi bir sesti.nedendir bilmem ama bu ses beni hep korkutmuştur.sesle beraber içimde oluşan korku yüzünden kalp atışlarım hızlanırdı.sonra terlemeye başlardım.

    genelde kulaklığım bozulduğunda müzik dinlemeden uyumaya çalıştığımdan beni en çok tedirgin eden şey kulaklığımın akşam bozulmasıdır.bozulduğunu gündüz anladığım zaman hemen gider yenisi alırım ama akşam olunca böyle bir imkanım olmaz.

    hiçbir zaman tanışamayacağım mükemmel kız arkadaşımı düşünmeye başlamıştım müzik eşliğinde.ama o ses yine rahat vermedi.dışarıdan gelmiyordu.sanki kafamın içindeydi.cevap verme zorunluluğu hissettim.
    ‘’evet, benim.’’ diye düşündüm.daha sonra çok garip bir şey oldu.o ses cevap verdi: ’’sensin tabi geri zekalı.sen nasıl bir asosyalsin lan.iç sesinle konuşmayı bırak artık.en çok senle uğraşıyorum.kendinle sorulu cevaplı düşündüğünü sandığın zamanlarda hep benle konuşuyorsun.ha bu arada ben tanrıyım.ya da allah.ya da yehova.hatta odin.neyse bunlar önemsiz ayrıntılar.kendi kendine konuşmayı bir kenara bırak.’’

    aslıda bu olanlardan korkmam gerekirdi.ama korkmadım.bazen tanrıya sorardım içimden.nerdesin?bir işaret ver.hadi küçük bir şey.mesela şu köşeyi dönen ilk kişi yaşlı bir adam olsun.ya da bazen beşiktaş maçlarında sorardım ‘’çeviremez misin şu maçı?’’ diye.hatta bazen küfür ettiğim de olurdu.hayatımdan sıkıldığım zamanlarda,herşey ters gitmeye başladığında ilk olarak ona kızardım.

    tam ettiğim küfürleri düşünürken tırstım gibi oldu biraz.daha sonra kafayı yemeye başladığımı düşündüm.yine kendi kendime konuşuyordum içimden.bu defa unutmuştum belki de kendi kendime konuştuğumu.üzüldüm bu halime.müziğin sesini daha çok açtım.ne düşündüğümü bile duyamaz haldeydim.

    aslında tanrıya hiçbir zaman ciddi bir şekilde inanmadım.ailemde de dindar kimse yoktu.kendi belirlediğim sınırlar içerisinde iyi bir insan olma çabasındaydım.tanrıya ya kızdığımda ya da bir mucize gerektiğinde soru sorar, bir şey isterdim.hiç bir zaman da cevap vermemişti.ama o ses ordaydı işte.

    çok korkmuştum ne yapacağımı bilemedim.yorganın altına saklandım.sonra yine konuştu ’’ey korkup yorganın altına saklanan peygamber…şaka şaka.göndermeyi anladın mı?hani muhammed’e söylediklerim falan?’’ kendi kendine gönderme yapan biriydi işte.esprisi hoşuma gitmişti.korkacak bir şey yoktu belki de.ama kafamın içinde bir ses olması beni rahatsız etmişti.’’tamam’’ dedim.’’belki gerçekten sensin ama emin olmam lazım.şu kafamı bir rahat bıraksan da karşıma geçsen öyle konuşsak?’’emir verir gibi konuştuğumu düşününce korkmuştum.kafamın içindeki bir sesle emir verir gibi konuştuğumu fark edince daha çok korktum.yarın ilk işim doktora gitmek olacaktı.yine cevap verdi. ’’tamam bunu yapabilirim.hayır,korkmana gerek yok korkunç biri değilim.’’

    rahatlamıştım.tanrıyı kızdırmamıştım.en kötü ihtimalle delirmiştim.eh bu da bir şeydi.’’bir şey daha isteyebilir miyim?acaba morgan freeman olarak görünebilir misin?şey… yani yabancılık çekmemek için’’dedim.her şey şimdi belli olacaktı.ya gerçekten tanrıyla konuşuyordum ya da delirmiştim.hangisinin daha iyi olacağına karar verememiştim.o anda omzuma dokundu.ve sesini duydum ses ingilizceydi ama türkçe altyazı da vardı.’’merak etme.deli değilsin’’galiba tanrı tevrat’daki ve kur’an’daki kadar cezalandırıcı biri değildi.yorganın altından çıkmaya karar verdim.morgan freeman’dı büyük ihtimalle ya da herhangi bir beyaz takım giymiş siyahi biri.emin olmak için ışığı açtım.bu hareketinden biraz cesaret alarak ‘’türkçe dublaj daha iyi olabilirdi aslında.’’ dedim.’’tamam.’’ dedi türkçe olarak ama altyazı hala yerinde duruyordu.gülümsedi.ben de dayanamadım bastım kahkahayı.böyle bir tanrı hayal etmemiştim hiç.daha da cesaretlendim tabi.’’altyazıyı kaldırabilirsin istersen.’’ dedim.gülümsedi yine.

    ’’tamam konuşalım artık öyleyse.neden geldin?neden şimdi geldin?kaç defa sordum niye işaret vermedin.belki işaret versen de ibadet etmeyecektim.ha ibadet demişken niye böyle fiziksel hareketler yaptırıyorsun insanlara?’’ dedim.öyle bir anda çıktı ağzımdan hepsi.

    cevap verip vermeyeceğini merak ediyordum.’’evet,cevap vereceğim.’’ dedi.’’neden geldim?bilmiyorum aslında.sesini duydum kendi kendine konuşuyordun yine.sürekli cevap veriyordum ben de.artık görüşme vaktinin geldiğini düşündüm.şüphesiz ki en doğru konuşma zamanının ne zaman olduğunu en iyi ben bilirim,erdoğan değil.’’gülümsedi yine.’’bir işaret verseydim ibadet edecektin ayrıca.ilk grip olduğun tarihe kadar beş vakit namaz kılacaktın.sonra sadece öğle ve yatsı namazlarını kılacaktın.daha sonra sadece cumaya gidecektin.ben bunu istemiyorum.benim istediğim derdini anlamak.amacın nedir?bu hayattan niye bir beklentin yok?neden ot gibi yaşıyorsun?bunu öğrenmek istiyorum.diğer türlü ot olmaktan çıkacaktın ama koyun olacaktın.ben insanları böyle seviyorum.düşünebilme,karar verme,üretme yeteneğini boşuna vermedim sizlere.sadece sana özel değil bu konuşmalar,havaya girme.hayır,peygamberleri kastetmiyorum.senden sonra da konuşacaklarım olacak.ibadete gelince izlemesi güzel oluyor.sen de dışarıdan bakıyorsun.izlemek güzel değil mi sence de?’’dedi.

    ’’ııı tamam.kötü bir görüntü değil ama ne bileyim garip geliyor bana.muhamed’den önce araplar,farslar da aynı hareketleri yapıyormuş galiba.emin değilim ama öyle okumuştum bir yerde.’’dedim.yine gülümsedi.’’bak.belki de baştan başlamam lazımdı.hepsi benim.tapılan herşey benim.bütün putlar benim.güneş benim,ay benim,gökteki yıldız benim.tapılan herşey benim yani anlayacağın.hani şu okuduğun kitaptaki çok yüzlü tanrı vardı ya,öyle işte.george’la konuştum.çok yüzlü tanrı fikri gökten zembille indi.biraz tarih eklemiş,biraz da olağanüstülük.güzel bir şey çıkmış ortaya.hem eski tanrıların hem de o ateş tanrısının yetenekleri olması boşuna değil.’’dedi tanrı.’’çok yüzlü tanrı fikri bana da iyi gelmişti.peki ama neden insanların birbirini öldürmesine izin verdin?neden hala izin veriyorsun?’’diye sordum.’’aslında bakarsan insan v.1 savaşmaması gerektiğini bilmeliydi.yüklemiştim bu bilgiyi.bilmediğini biraz geç fark ettim.v.2 için de biraz geçti.karışmadım artık.’’dedi.ne desem bilemedim.sonuçta insan neydi ki sadece bir oyuncak.oyun hamuru…

    ’’aslında haklısın.hepsi oyundu.hala da öyle ama düşündüğün kadar az önemsemiyorum.seviyorum bu oyunu oynamayı.arada yeni kurallar ekliyorum.eskiden ölüme daha fazla izin verirdim.yeni kurallarla bunu azalttım.insanları kurban etme törenleri sona erdi artık.ama sıkılırsam tekrar getirebilirim.sonuçta senin dediğin gibi bu sadece bir oyun.’’ diye devam etti.

    ’’haklısın’’ dedim.’’peki o zaman niye tek tek insanlarla konuşuyorsun?’’diye sordum.’’yalnız olduğumu biliyorsun.sadece oyunu izleyerek zaman geçmiyor.melekler çok sıkıcılar zaten.arada insanlarla konuşurum.bazen kim olduğumu söylemem bile.’’dedi.’’peki niye ben?’’ diye sordum.’’hiçbir özelliğin olmadığını söyledim.hani en çok sen kendinle konuşuyorsun demiştim ya,yalandı o.bir çok kişi senin kadar konuşuyor kendisiyle.ben yalnızım.ne tesadüf sen de yalnızsın.bundan sonra senin adın yalnız kemal olsun.’’dedi.gülümsedim biraz.’’göndermeler tamam da yerinde güzel sanki.bir de en çok merak ettiğim şey şeytan.nasıldır?ne yapıyor şu an?’’diye sordum.’

    ’o konuya gelince’’ dedi ‘’aslında şeytan diye biri hiç var olmadı.ben uydurdum onu.insanları kötülüğe ya da iyiliğe yönelten hiç kimse yok.benim dışımda tabi.madem konuya girdik.dört büyük melek falan da yalan.insanların gördüğü o beyaz ışık nedir inan ki bilmiyorum.evet,bilmediğim bir şey var.merak ettim bir defa insan olarak doğdum.evet tahmin ettiğin hikaye.düşündüğümden daha erken ölümle tanışacaktım.insan vücudumu yaktılar ama hayır bir şey göremedim.en azından ilk defa birinci ağızdan kuralları ilettim.ama eğlenceliydi biliyor musun.özellikle meryem.bakire olanı değil diğeri.neyse bu konulara girmesem daha iyi olur.ben artık gideyim.sen de uyu.senden ibadet etmeni istemeyeceğim.ama bayramları da kutlamayacaksın.tamam bu da şakaydı.istediğini yap.fark etmez benim için.’’dedi.

    üzülmüştüm biraz.bu saatte biriyle konuşmak iyi gelmişti.gitme diyecektim nerdeyse.son anda aklıma geldi konu.’’son bir şey sormak istiyorum.müzik dinlemeden uyumaya çalışınca duyduğum o sesler ne?geçecek mi bu?’’diye sordum.’’hayır.’’ dedi.’’geçmeyecek.bu seslerle yaşamayı öğrenmen lazım.’’daha farklı bir cevap bekliyordum.böyle düz bir cevap beklemiyordum.’’tamam.’’ dedim.’’bir daha görüşemeyiz herhalde.oldu o zaman güle güle.’’uykum gelmişti baya.gelecekle ilgili bir şey sormamıştım.spoiler olmasın diye,doctor who yüzünden herhalde.’’belli olmaz belki bir gün yine gelirim.bu arada, sorabilirdin.’’dedi.gülümsedi yine.’’iyi geceler.’’ dedi ve gitti.

    işte böyle oldu ilk karşılaşmamız.bir daha konuşur muyuz bilmiyorum.

    edit:okumakla ilgili sorunu olanlar için paragraflar oluşturuldu.
  • - paragraf icat oldu lan!
    + vay amk..
  • yaptığı iddia edilen 3 insan, bugünlerde yaşanan çoğu ölümü meşrulaştırmıştır.
  • (bkz: şizofreni)
  • utanır konuşamam.
  • (bkz: psytrance)
  • narsist bir şizofren olduğunuza delalet eder. gaipten duydunuz diye hemen tanrıyla konuştum tribine giriyorsunuz.