şükela:  tümü | bugün
  • bir nevi sevisme sanatidir. bu yolla (go filminde de gorulebilecegi gibi) orgazmi geciktirebilir, ve en onemlisi uzun surdurebilirsiniz.
    (bkz: tantra)
  • (bkz: tantric)
  • american pie 2'de finch'in, stifler's mom`in odasinda gordugu kitap sonucu merak saldigi, acayip meditasyonlar ve kiyafetler esliginde, hatunu etkilemek icin calisip cabaladigi uzak dogu felsefesi, ki bu terane finch'i sonunda cicek sularken orgazm olacak hale falan gelir.
  • uzakdoğu'dan başka biryerde ortaya çıkması oldukça güç olan öğreti.

    her buluşun ihtiyaçlardan kaynaklandığı fikrinden hareketle, bamya kadar çük sahibi bir milletin ahvadından önemli olan boyutları değil işlevi türevi söylemlerden fazlasını beklemek çok fazladır.

    işe yarıyor, o ayrı.

    aksini düşünelim: bir japon kadını (hataşio) bir afrikalı adamla (nbamwe) beraberdir...

    nmamwe: hataşio'm, bak şöyle bir teknik buldum, boşalmadan paso üç hafta takılıyorum.

    hataşio: boşver tekniği kılı tüyü nbamwe'm..koca malafatlım benim... eskisi gibi takıl sen... iyi böyle devam et
  • bırakın hint biraderler takılsın istedikleri gibi bi bildikleri vardır herald dedirten, meraktan yarısına kadar okuduğum kitapta "aslında insanlar boşalmamalı yoksa her seferinde yaşam enerjileri azalıyo, vücut çetrefil anında fazla kımıl olmasın, usul hareketler patates çuvalı misali" filan diyen, aklım sırrım ermedi hint seviş sanatı.
  • cinselliğin özüdür.temelinde simyasal bi durum yatar.çünkü tohum enerjisini dışarı salmamak (ki dışarı salınan tüm yaşam enerjileri karadeliğe girmiş gibi sonsuza dek kaybolur) ve içerde mikrokozmik yörüngede döndürmek suretiyle karşı cinsin de aynı çalışmayı gerçekleştirmesi ve bunun sonuncunda gerçekleştirilen bir cinsel birleşme saatlerce ve hiç yorulmadan aksine hazların en büyüklerini tatmaya sebebiyet verir.tantranın taocu sevişmenin özü budur.orgazm a küçük ölüm denmesi boşuna diildir.o yapışkan kokulu beyaz şey* sandığınızdan daha kıymetlidir.tantrik sevişmenin,sacred sex'in,cinsel majinin özünde yatan budur: tohum enerjisinin atılmaması ve dönüştürülmesi.

    mantak chia nın taocu sevişme sırları dharma yayınlarından en pratik ve teknik bilgiyi verir.kadınlar için ayrı erkekler için ayrı kırmızı ve yeşil iki kitaptır.
  • (bkz: dandrik seks)
  • ozellikle bati dunyasinda tantranin derin gizemlerinde aranilan rituelistik sextir. bu konuya the typhonian trilogy adli kitabiyla occultist kenneth granth ciddi aciklamalar getirmistir. grant'a gore orientin kutsal cicegi lotus ruhsal enerjinin ve disi genitalyasinin sembolu olarak ele alinir. bu nedenle usareleri buyulu rituellerde tilsim olarak kullanilmak uzere toplanir. nilufer ciceginin endokrin salgilari, insanin kendi salgilarindan daha saf ve daha etkili olmasi gunumuzde organoterapide kullanimi ile ispatlanmistir. buna mukabil kadin salgilari mistik aciklamaya gore ana tapinaginda kurulu kutsal guc labaratuarinda insanin ihtiyaci kadar uretilir. ( burda kadin vucudu ve salgilari kast ediliyor ) ve bu onemli uc salgi sirasiyla idrar en gucsuz ve onemi az olani. menstural salgi ve en onemlisi bindhu henuz bati dunyasinca bilinmiyor ve sadece shakta tantra ve benzerlerince mogolistan, tibet, cin, peru ve mexico yerlilerince binlerce yildir biliniyor. soylenime gore bindhu nun inanilmaz genclestirme gucleri var. yazarin arastirmalarina gore tantric sistemde 16 degisik salgi kullaniliyor. 16. salgi sadhakya kala en gizemli olaniymis.
    ve bu salgilarin sadece ondordu bati bilimcilerince kabul edilmis. ve fakat bu salgilarin tantric rituellerde nasil ve ne sekilde kullanildigi hic bir sekilde aciklanmiyor. bu sir yalnizca tantric tarikata mensup uyelerce tatbik ediliyor ve cok gizli tutuluyor. grant calismalarinda bu tarikatlara mensup bireylerle temasa geciyor priapus ve ayana kultleri grant'in bahsettigi gizli tarikatlardir. uyelerinin cok yasli olmalarina ragmen fiziki genclikleri, 18 yasinda sandigi kadinin 30 yasinda torunu olusu grant i cok sasirtmis. butun cabalarina ragmen grant tantric sexin asil amacini kesfetmekte malesef basarili olamamis. bu arada eksi sozluk' un cok degerli yazari ribbons'in nazilerin tibet e yaptiklari arastirma gezilerinde belirtmis oldugu nedenlerin en onemlilerinden biri de budur.
  • komşu seçiminde göz önünde bulundurulması gereken bir faktör. şöyle ki, komşularınız tantrik sekse gönül vermiş insanlarsa, özellikle de olayı biraz bağlamını şaşırmış bir şekilde gerçekleştiriyorlarsa unutun uykuları, unutun chi yükseltmeyi, unutun normel komşuluk ilişkilerini.

    üst kat komşularımızın bağlamı şaşırmış olması da tabii, amerikada olduğumuzdan, normal karşılanabilirdi. sonradan kafayı toparlamış ya da iyice uçmuş, artık bilemiycem ama mesela müslüman olup mısıra yerleşmiş eski hipilerin “kaliforniya paganizmi” dedikleri türden bi çerçeve yoksunluğundan söz ediyorum. hint illerine ilk giden oryantalisterin tantrizmden klasik hinduizmi bozan, aykırı bir element olarak söz etmeleri, neo-oryantalistlerinse kendisini yüceltmeleri (dün baktığım wikipediyanın yalancısıyım) bağlamın batı için ne kadar oynak olduğu bağlamında ele alınabilir. batılıların süfizmi de nasıl değerlendirdiğini düşünecek olursak -eşcinsellikle neredeyse özdeşleştirip bu bağlamda bi yüceltip bi yerin dibine batırmaları babında- bu öğretilerin, pratiklerin kendisini de etkileyecek zorlu bir bağlam yitimi olduğu söylenebilir. bir sınavdır belki bu pratikler için.

    ama bizim için de sıkı bi sınav olduğu kesin! her ne kadar savaş karşıtı falan olarak puan da toplasalar -bumper stikır* siyasaaası- kendileri de bütün arkadaşları hayret bi şekilde beyaz olan komşularımız işte, böyle bir şekilde hayatlarını dolduran bireyler. kâh “seni yiyceeeeeem” sesiyle mantralarını saatler buyunca bağırarak dile getimeler, kâh her gece tekrarlanan ve en az bir saat süren sevişme seanslarıyla hayatımıza yeni bir renk kattılar. birinci kısmı her ne kadar kulağıma kötü telaffuz gibi gelse de -yok vatandaş ingilizce konuş ilkesi uyarınca ibadetlerini ingilizce yapıyolar da ben yapış şekillerinin fransız kalmasından söz ediyorum- bir nevi enteresan dahi bulmaktayım. ama geceler yok mu geceler...

    söylemeyi unutuyodum az kalsın, tantrik seks her ne kadar bizler -ben- için tantrizmin doğal bir uzantısı gibi gelse de sekse verilen önemin fazla olduğu gruplar meğer tantrizm içinde pek marjinal imiş. ama tantrizm falan pek takar görünmeyen komşu hanım için kocasının faaliyetlerini katlanılabilir kılan tek şey gibi gözüküyor o yüzden komşumuz için pek marjinal bir faaliyet değil. hiç değil. dedim ya her gece, bir saat. gerçi kocasının “seni yiyceeem” olayını hanfendi de sevişmelerinin bütün ayrıntılarından tüm mahallenin haberdar olması şeklinde yansıtarak tantrik seksin değil belki ama fransızların illet oldukları gürültücü amerikalının ne demek olduğunu güzeeel bi şekilde anlatmakta.

    hayır ben de oldukça gürültücü bi komşuyum esasen. kimi zaman yüksek sesli, eviçini duygularına hakim olma mekanı olarak görmeyen biri. ilahi takdirin de bir rolü olmalı yani bu komşuluk ilişkisinde. hem bu komşular da benim aksime pek barışçıl gözüken insanlar normal hayatta da, her ne kadar ben isabetli olduklarından emin olmasam da tantrik öğretiler işe yarıyor galiba. ama yok, neresinden tutarsam tutayım gecenin üçünde uyanmak zorunda kalıp bir saat de geri uyuyamamak tahammül edilebilir, komşulara karşı en ufak bir anlayış bırakabilir gibi değil...

    biz de söyledik tabi önceleri, bak böyle olmuyo falan diye. sonra yaşlı çiftler şeklinde tavana süpürge vurmalar falan... elemanlar tabi surat yapıyo mütemadiyen. sevgili eşimin deyişiyle, “ulen biz burada tantrik seks yapıyoruz, alemlerden alemlere akıyoruz siz tavana süpürgeyle vuruyosunuz” diye düşünmüş olacaklar...

    şu an benim temennim, bir gün efendiden hintli olsun endonezyalı olsun bir adamın, ailenin falan bu elemanlara komşu olması. önce john'un beraber bira içelim falan tekliflerini kabul edip -gerçi jingi chiye dönüştürecem diye her gece her gece seviş, boşalma, zonra da bira iç chini düşür, pek mantıklı diyil ama (ben hala süpürgede mantıktayım ya)- kalplerini kazanıp, sonra da kendi haliyle tavrıyla bu iş böyle olmaz yavrucum, bak ben de çok dindar bi insanım ama senin benim dindarlığım konusunda bi fikrin var mı ha falan şeklinde ayar vermesi. çok iyi düşündüm ben onu.