şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sürekli olarak "siz cehape dönemini bilmezsiniz, o tüp, şeker kuyruklarını yaşamadınız" diyen eskilerin*, tarım ülkesi* türkiyesinde şu sıralar 3'er kilo domates, biber, patlıcan, patates, soğan vs. için girdikleri kuyruk. adamlar ya alzheimer ya da bildiğin geri zekalı.
    bahse konu tüp kuyrukları 1977 yılı ecevit hükümeti döneminde gerçekleşmiştir. bu eski kafalıların bilmesi gereken şudur:
    türkiye enerji kaynakları bakımından dışa bağımlıdır. kendi üretimi kendine yetmiyor. ne doğalgazı, ne petrolü... mecburen dışarıdan satın alıyor. yani ülkede üretilen enerji kaynakları bize yetmiyor. dolaysıyla ele mahkumuz.
    hem arap israil savaşları sırasında, batı'nın ve abd'nin israil'in yanındayız açıklamaları sonrası arapların "o zaman biz de nah petrol satarız" demeleri üzerine dünya çapında yaşanan petrol krizi hem de ecevit'in, tüm avrupalı devletlerin ve abd'nin karşı çıkmasına rağmen kıbrıs barış harekatını başlatması nedeniyle türkiye'ye uygulanan ambargo nedeniyle türkiye bir dönem tüp, şeker, yağ kuyruklarını yaşamıştır. buradaki iki sebepten biri dış kaynaklı, diğeri de dik duruşun bedelidir.

    gelelim günümüze...
    türkiye, bir tarım ülkesi olmasına rağmen; avrupa'daki birkaç devletten daha büyük sulanabilir/sulanan ovalara sahip olmasına rağmen, uygulanan yanlış tarımsal politikalar nedeniyle bugün halkı sebze/meyve kuyruklarına girmiş bir ülkeye dönmüştür. biz bu ürünleri zaten üreten hatta satan ülkeyken, üretemez hale geldik, dolayısıyla kuyruklar kaçınılmaz oldu.

    kuyruklara giren bu eski kafalılar hem bu kıyaslamayı yapamıyorlar hem de sebze fiyatlarının neden arttığını sorgulamıyorlar.
    -ulan geçen sene elektrik, su, doğal gaz faturan ne kadar geliyordu bu sene ne kadar geliyor be ahmak?
    -geçen sene veya daha önceki senelerde çiftçi/üretici gübreye, ilaca, mazota ne kadar ödüyordu bu sene ne kadar ödüyor be ahmak?
    bunları sormadan, düşünmeden "market sahipleri, manavlar, aracılar hep fiyat yükseltiyor" dersen müstahaksın bu kuyruklara. hep derler ya bunlar daha iyi günleriniz. ecevit'i eleştirenler bugün erdoğan'ı el üstünde tutuyor. ahmaklığın, körlüğün, aptallığın, cahilliğin bu kadarına da pes!
  • bu kuyruklar ve süreç hakkında söylenecek çok şey var. bu söyleyeceklerimi zaten aklı başında bir çok yazar dile getirmiş, ben farklı bir yorum katayım.

    bu tanzimlerde satılan sebzelerin yerli üretim olup olmadığını merak eder, bir de hepsinin bir laboratuvarda koruyucu kimyasal madde testine tabi tutulmasını isterim. sonucunu gerçekten merak ediyorum çünkü yurt dışından ucuza halka satmak için getirilen tonlarca etin zehirli olduğunu unutmadım.
  • önce poşet konusu şimdi zamanında dalga geçtikleri kuyruklar. çok canını yakacak bu iki konu ama 31 mart 2019 tarihine kadar unutulur mu bilemeyiz.
    adam gibi marketleri pazarları halleri ve aracıları denetleseniz iş bu noktaya gelmezdi..
  • aklıma ecevit dönemine tüp sırası diye bok atıp akpyi övenleri getirdi. şimdi karnını doyurmak için tarım ülkesinde sebze meyve sırası bekliyorlar. beter olun.
  • o kuyruklar muhalefetin 17 yılda anlatamadığını anlatıyor. çok değerli kuyruklardır.
  • eski kuyruklar amerikan ambargosu yüzündendi, zaten petrolü kesti mi ülkende yetişen şeyleri de taşıyamıyorsun.

    şimdi amerikanın kucağındayız, rahibi de bir laflarıyla hemen iade ettik bu neyin kuyruğu? üstelik kendi ülkemizde yetişen şeyler için kuyruğa giriyoruz. bu arada köylüler kabzımal esnaf falan da hep akpli.
  • 15 temmuz kızılay milli irade meydanındaki bütün parkı kaplayacak boyuta ulaşmıştır. 5 dakikalık gözlemlerime göre kuyruğa girenlerin %90 ı 50 yaş üzeri ve pek azı muhalif. yakından geçen gençlerde ibret olsun diye işkence edilen insanlara bakar gibi bakıp söylenmektedir. manzara garip. sonumuz hayrolsun.
  • birçok aşka, güzel dostluklara, nice paylaşılmışlıklara ev sahipliği yapan kışın soğuğuna inat sıcacık kuyruklar. pardon kuyruk değil sıra.