şükela:  tümü | bugün soru sor
  • normalde kendilerinde harmanladıkları sosyalizm benzeri duyguları sürekli burada her fırsatta dile getiren , halkın herşeyi direk devletin elinden alması gerektiğini savunan, serbest piyasayı eleştiren, haksız kazanca küfürler savuran bizim tatlı su solcuları arkadaşlar devletin kendi eliyle getirdiği kısmi sosyalizme kendileri küfürler ediyorlar. insan gerçekten hayret ediyor, bu insanlar nasıl oluyor da bu kadar dönek bu kadar pervasız ve bu kadar kendini bilmez oluyor. devlet birebir fırsatçılarla yarışıyor farkında değil misiniz hem de bunu çok akıllı bi yoldan yapıyor. bu biranda savunmaya başladığınız pazarcı manavcı tayfanın yazın kur dalgalanmalarında nasıl fiyatları bir haftada iki katına çıkardıklarını nasıl da unutuyorlar ? gerçekten şaka gibisiniz , gerçekten bazen aklım almıyor beyinlerinizin içinde neler olduğuna... bi insan topluluğu ancak bu kadar dönek olabilir ve maalesef ekşi platformunda bunların sayısı bir hayli fazla.

    not : desteklediğim herhangi bir parti bulunmamakta.

    edit:imla
  • yıllarca sol kesimi "kuyruk"la vurmaya çalışıp şimdi kendin 1 kilo hıyar için 3 kmlik kuyruğa girdiysen o eleştiriyi de yemen gayet doğal.
  • ya afedersiniz de ben bu ülkenin sağcısını solcusunu akçısını bokçusunu üst üste koyup düzeyim.ulan ömrünüzde okuduğunu şeyin dışına çıkamayan boş beleş neyin ne olduğunu idrak edememiş insanlarsınız dünya nüfusun da boşa yer kaplıyorsunuz hepiniz!
  • bu sosyalizm olsa idi devlet sana yani her vatandaşa haftalık 2 kg domates verir fazlasını ihraç ederdi.
  • tanzim satış, geçmişte uygulanmış olan solcuların fikri.

    eleştirmeye gelince de bugün doğalgaz, elektrik, oto yol ücretleri, mazot gibi temel giderlere ilişkin sessiz kalmak, iktisadi basiretsizliği haldeki komisyoncuda aramak.

    halkın, ucuz ve kaliteli gıda ihtiyacını karşılaması önemli, daha da önemlisi ise neden buna muhtaç kaldığını sorgulayacak akla sahip olmasıdır.
  • "tanzim satış" ne demek, emin değilim. ama kastedilen, "bir araçta yedi çeşit sebze olması gereken fiyata yakın satılıyor diye vatandaşın üçer kilo satın almak için soğukta üç saat kuyruğa girmesi" ise, evet söyleyecek sözüm var o solcu olarak.

    eğer bu müdahaleci düzenleme, çiftçiden sebzeyi yine sattığı fiyata alıp, devletin imkânları ile aracısız ve ucuza transfer edip, mevcut pazarların komple devlet denetiminde bu sözde ucuz (ki aslında olması gereken tavan fiyattır ancak o fiyatlar) fiyatlardan kurulması olsaydı mesela, evet çokça müdahaleci, biraz despotik bir sosyalist benzeri uygulama olurdu belki ama şahsen desteklerdim.

    yine müdahaleci devlet mesela marketleri denetleseydi, "enflasyonla topyekûn mücadele için %10 indirim yapın firmanızı 'ak' listemize ekleyelim" kampanyası değil, denetim hani, bilmem hatırlar mısınız böyle bir kavram, işte serbest piyasayı eleştiren biri olarak mesela, desteklerdim.

    sonra 5,3 liralık dolar kuru için "kur eski hâline dönmüştür ama bunlar fiyatları düşürmüyor" demek yerine, mesela kuru 2,4 olan birkaç yıl öncesine düşüren (ya da iktidar değişmediğine göre o noktadan hiç yükseltmeyen) bir ekonomi politikasını, müdahaleci dahi olsa, desteklerdim.

    bak vergide sağlam müdahaleci ama evet, haklısın. ama sosyalist benzeri mi? eh o vergiler fakir olan benden alınıp şirket patronlarına af olarak dönmeseydi de, zengin olandan alınıp mesela öğrenciye burs, fakire hizmet olarak dönseydi, belki.

    şimdi sen bana diyorsun ki "yarın işten çıkınca 2 saat yol gidip (bu arada belirtmek isterim ki otobüs yolcuğu gidiş dönüş 5 lira) 3 saat soğukta kuyruk bekleyerek 3 liraya patates almaya güle oynaya gitmiyorsan ne biçim solcusun?". gitmiyorum çünkü kredi kartı limitim ayın ilk haftası zaten -1500 lirayı buldu. gülüp oynamıyorum, çünkü daha o kadar delirmedim. ama yakındır, merak etme.

    ek not: siz nasıl diyorsunuz, hah, hayatım boyunca hiçbir partiye oy vermedim, ben aslında vatandaş da değilim, başka gezegenden geldim. sadece bunları nasıl göremediğinizi dışarıdan bir göz olarak merak ediyorum, yoksa hiçbir tarafla işim olmaz.
  • turp yiyerek trump'ı, kola dökerek israil’i protesto ettiğini zanneden zihniyetin hezeyanı olan başka bir açıklama. türkiye siyasi tarihinde en vahşi ve en piyasacı kapitalizmi uygulayan mevcut iktidar partisini sosyalist olarak yorumlamayı ancak bu zihniyet gerçekleştirebilirdi.

    bir de bu zihniyet kalkıp sosyalizm dersi veriyor ya, gerçekten pişkinliğin bu kadarına pes dedirtiyor. zaten en basitinden sosyalizme dair birazcık bilgisi olan bir kimse bunun sosyalist bir düşünce mantığı ile yapılmadığını, hükümetin halkı yoksullaştıran politikaların bir sonucu olarak seçim döneminde belediyeler aracılığıyla yapmış olduğu küçük ölçekli bir propaganda olduğunu bilir.

    (bkz: https://resim.tc/…7-0dc4-417b-8487-2e225785242a.jpg)
  • bugun gazetede gördüğüm resim bana 1980 lerin romanya'sini hatırlattı. bukreste, iki sokak kosesini donen kuyruğu görünce rahmetli babam, allah askına su kuyruğun ucunu bulalım demisti. kuyruğun ucunda, bir masada minicik elmaları, her gelenin filesine bir ufak kovayla boca eden bir adam calisiyordu. kimse bir ufak kovadan fazlasını alamadı, biz beklemeye devam ettik, elmalar bitti, adam masaya sogan doktu, kuyruğun kalani elma yerine sogan almaya devam ettiler. sanki kimse ne alacagini bilmiyor da ne gelirse bahtımıza der gibiydiler. biz daha fazla bekleyemedik. zaman olsa babam kesin bekler, sogandan sonra ne satacaklar görelim isterdi. bu hikaye her zaman benim kalbine dokunur.
    ben de aygaz, yağ, seker kuyruklarında bekledim. almanya'da calisan kuzenimizin getirdiği kahveyi el değirmeninde çekip ictik. ama bir sebebi vardi. kibrisa gitmiştik, dünya ambargo uyguluyordu. tamamen vatan uğruna sikinti çekiyorduk, ama hiç sebze, meyve alamaz hale gelmemiştik. nasıl bu hale geldigimizin sorgulanması gerekmiyormu? sagcisinin da, solcusunun da eleştirip, düşünüp, anlayıp care bulunmasını istemek gerekmez mi?
    niye bu haldeyiz? niye yas sebze meyve ithal etmek zorunda kalıyoruz? turkiye gibi, allah vergisi topraklarına parmagini eksen yeserecekken niye? nerede hata yapiliyor? gıda gibi hayati bir kalemde disa bagimlilik kabul edilebilir mi? yerli tohum kullanmak, saklamak, satmak niye yasak?
    vatandasini doyurmak, ısıtmak, eğitmek, sağlık hizmeti almasını garantilemek devletin gorevi değilmi? devlet, onun basında ki, ceo pozisyonunu alan hükümet niye bu kararların altını imzalıyor? yazik degimi bunca insana, karda kista?
    chp belediyeciligi doneminde tanzim satis magazalari vardi, bir çok genc yazar arkadas hatırlamaz, ama tansas marketleri hatirlar. hah iste, tanzim satislarin ismi sonradan tansas olmustu. derken belediye, hükümet marketci olurmu diye tansaslari sattılar. kime sattiklarinin vs hiç onemi yok, geldigimiz nokta, sebebi ne olursa olsun, turkiye cumhuriyeti devletinin onlarca yıl geriye gittigidir.
    bunun nedenlerini sorgulamak, cozum aramak, niye aranmadiginin pesine düşmek her turk vatandasinin vazifesidir.
    hangi dis guclerse, hangi stokcuysa, hangi firsatciysa, hangi insan dusmaniysa, onlarla bas edecek kuvvet ve kudret damarlarimzida ki asil kanda mevcuttur.
  • devrimsel degil reformist bir hareket oldugu icin hakli olan solcudur. baska sebeplerden elestiriyorsa ayranim dokulmesin tatsiz olaylar da yasanmasin diyen sosyal devletci garip bir libostur zaten.
  • sanırım solcular tanzim satış merkezleri oluşturulmasına değil de tanzim satış çadırları kurulmasına gülüyorlar, üzülüyorlar, sinirleniyorlar.
    siz, oluşturduğunuz kooperatifler veya benzeri yapılar vasıtasıyla, üreticiden aldığınız ürünleri, halka ulaştıracağınız merkezler kurarsanız, solcu buna karşı çıkmaz.
    ama, siz seçime 1-2 ay kala, genelde hububat ve bakliyat toplayan tarım kredi'ye, 3-5 çeşit düşük kalite sebze alımı yaptırıp, bunları 2 büyükşehirde belediye şirketleri aracılığı ile, halkı uzun kuyruklara sokup, çadırlarda satmaya kalkışırsanız bu akla uygunluğu bile tartışılır yönteme solcu olan karşı çıkar.
    hele bunu, bu yolla fiyatları düşüreceğim, iddiasıyla yaparsan sana güler.
    köprülerin zararını, vergilerle halkın cebinden alması yetmezmiş gibi, o köprülerden geçen nakliye kamyonlarının ödediği ücretler nedeniyle, fiyatları biraz daha artan gıda maddeleri için, cebinden ikinci kez para çıkan halkımıza ,hükumetimizin büyük hizmeti; tanzim satış çadırları, gülmeyip ne yapacaksın ?