*

şükela:  tümü | bugün
  • ozel mulkiyet konusu olan tasinmazlara iliskin mulkiyet hakki ile yasa ve tuzuk hukumlerine gore serh ve tescili gereken butun haklar ve yukumluluklerin yer aldigi, tasinmazlarin hukuki durumlarini aciklayan ana defter.
  • bazı tapu müdürleri kaybediyor bunu.
    eksik söyledik.
    tüm devlet dairelerini olduğu gibi tapu dairelerini de hallaç pamuğu gibi atıp vasıfsız ne idüğü belirsiz bir takım adamları getirip yeni eleman, yeni müdür diye tapu dairesine koyuyor iktidar sahibi yöneticiler.
    sonra o nereden ve nasıl yeni görevine getirildiği meçhul müdür tapu kütüğünden habersizmiş meğersem..

    olay şöyle vuku buluyor.
    a kişisi bir dairesini satmış bir kaç yıl önce ve sonra da hakkın rahmetine kavuşmuş.
    şimdi falanca ilçenin tapusundan bir "görevli" a'nın eşini arıyor.
    daireyi satın alan c kişisi daireyi satmak istemiş, satamamış çünkü daire tapuda hala a üstüne görünüyormuş.
    tapu görevlisi açıyor telefonu a'nın eşine,
    diyor ki,
    - siz kalkın istanbul'dan gelin, satışı bir daha yapalım.
    a'nın eşi:
    - efendim olur mu öyle şey? bir daire iki kere satılır mı?
    - evet ama daire hala eşinizin üzerine görünüyor. hiç değilse noterde daireyi sattığınıza dair belge verirsiniz.
    - iyi de c'nin tapusu yok mu?
    - var.
    - varsa daha ne? devletin tapusunu tanımıyorsunuz da şeriye mahkemesi yürütür gibi şahitlik mi arıyorsunuz?
    - ?!!.. (anlamıyor kendisine ne söylendiğini..) tapusu var da işte defterde hala eşinizin üstüne görünüyor.
    - tapusu var diyorsunuz, tapuyu tanımıyorsunuz, nasıl iş bu efendim? devletin tapusundan daha sağlam belge mi olur? o zaman tutuklatın adamı madem elindeki tapudan şüpheniz varsa, öyle ya.. siz müdürünüze öyle söylersiniz, bir mal iki kere satılmaz, suçtur bu.
    - müdür benim. ben müdürüm. ne yapalım öneriyorsunuz peki?
    - hasbinallah. müdür bey, bana mı soruyorsunuz, tapuya müdür olmuşsunuz, benden işinizi öğretmemi istiyorsunuz.
    - hakaret etmeyin ama..
    - hakaret etmiyorum efendim, olanı söylüyorum. müdür bilmez mi ne yapılacağını da soruyor.. benden yol göstermemi bekliyorsunuz. kütükte kayıtlıdır. kütüğe niçin bakmıyorsunuz?
    - kütükte yok, öyle görünüyor (gibi bir şeyler geveliyor ki mümkün değil..).
    - müdür bey, siz kendiniz mi baktınız kütüğe?

    bu noktada adam yine geveliyor. ne dediği belli değil. belli olan, kütükten habersiz olduğu veya tapu kütüğünün öneminden bihaber bulunduğu, bir takım tuhaflıklar vs..
    a'nın eşi diyor ki:
    - siz kütüğe bakın kütüğe. orada yazar. kütük zimmetli değil mi müdür bey, nerede olduğunu nasıl bilemiyorsunuz? tapu sicil muhafızlığı diye boşuna mı demişler? kütük her şeydir, bir yere kaybolamaz. siz onun muhafızı değil misiniz, efendim?
    - vırt.. zırt.. tırt.. tiling.. tilong.. (teneke tonkurtusu, anladın sen onu.)

    bir süre önce bu ilçenin tapu dairesine savcılık el koymuş, inceliyor.
    bir kısım incelemeyi bitirmişler.
    bir kısım devam ediyor.
    bu arada tutuklanan memurların tamamına yakını serbest bırakılmış bir şey çıkmadığı için.
    bu arada bütün memurları değiştirmişler.
    yeni gelenler dünyadan habersiz.
    işleri yürütmeyi bilmedikleri gibi tapu dairesini mahvetmişler, rezil etmişler, her şeyi birbirine katıştırmışlar.
    belki de kütük savcılıkta.
    bu müdür bozuntusu da artık neyse sıkıntısı,
    savcılığa soramıyor veyahut da sormuyor, ne olduğu meçhul.

    işbu örnek, bugün bir çok devlet dairesinin durumunu özetler niteliktedir.
    bugün artık bir çok devlet dairesi cemaatçi ve/veya bir takım imam hatip mekteplerinden çıkma işlevsiz, niteliksiz, dünyadan habersiz memurlarla doldurulmuş vaziyette.
    başlarına da yine niteliği noksan yöneticiler atanıyor.
    bu kişiler iş yürütmeyi bilmiyor, temayül bilmiyor, kanun ne diyor, bilmiyor.
    bilmediği için çok yerde eskilerden meslek adamı veya işi bilenlerden bir kaç kişi bırakıyorlar ve zannetmeyin ki bu liyakat sahibi eski memurlardan bir şey öğreniyor yeni gelenler...
    hayır efendim,
    yeniler o kadar niteliksiz ki bir takım kişilik bozuklukları, makul iş ahlakı dışına taşan diskurları ve tuhaf, gülünç, vahim uygulamalarla öyle duruyorlar.
    işleri çoğunlukla yine işte o üç beş memur yürütmeye çalışıyor.
    onlar da kaçmaya bakıyor zaten ve en nihayetinde emeklilikleri geldiğinde geriye kalan bu yeni nesil memur ve bürokratlarla sonumuzun ne olacağını herkes kendi takdir etsin bakalım..
  • bir taşınmazın üstündeki hak ve yükümlülüklerin yazıldığı resmi kütük, tapu sicili.