şükela:  tümü | bugün
  • çalışanlarının, gerek çalışma ortamı ve gerekse üstlenilen sorumluluk açısından, en stresli işlerden birini hatta birçoğunu yapmalarına ve diğer kamu çalışanları arasında en az maaş ile çalışmalarına rağmen yine de kimseye yaranamadıkları kurum.
  • ümraniye, beykoz gibi hızla yapılaşan ilçelerde kapısından girmenin neredeyse imkansız olduğu devlet dairesi
  • sürekli "çok yavaş işliyor, bir boku beceremiyorlar" şeklinde veryansınlara maruz kalan müdürlüklerdir. insanlar sanarlar ki sadece kendilerine özeldir bu uzun işlemler işkencesi, "para vermedim ya ondan yapıyorlar böyle uzun" diye anlatırlar arkadaş ortamlarında. ama bilmezler oradaki çalışanlar bu veryansınları yapanların mallarına onlardan daha fazla sahip çıkarlar. herhangi bir fesat olmasın işlemlerde diye ince eleyip sık dokurlar. yine haberleri olmaz ama her ay en az 1-2 tane sahte belgeyle işlem yapmaya çalışan dolandırıcıları yakalarlar. sizin hiç haberiniz olmadan sizin malınızı başkasına satamaya çalışanları yakalarlar yani.

    ayrıca yine kimsenin bilmediği bir şey vardır burada çalışanlarla alakalı. kimisi çocuklarına "eğer ileride bana bir şey olursa mirasımı kabul etme" der olur ya hatalı bir işlem yıllar sonra ortaya çıkar da altından kalkamazlar diye. bunlar ve bunların türevi gibi riskleri düşünmek lazım tapu müdürlüklerinde çalışanlara bok atmadan önce. peki bu riskler rüşveti meşrulaştırır mı? asla!
  • rüşvet ve avanta olayında icra dairelerini hatta ticaret sicil müdürlüklerini dahi sollayan devlet dairesi.
  • kameralı cep telefonlarıyla çalışanlara harçlık verilen anlar kayıt altına alınmasın diye yasaklar getiren tedbirli kurum... iki kuruş para kazanacak benim memurum onu da kaydedip televizyonlara neyim satıyor pis vatandaşlar..
  • anladığım kadarıyla iş akışı şu şekilde olan kurum:

    öncelikle müdürün odasına gidip kendisinden havale alıyorsunuz. havale, işinizin hangi memur tarafından yapılacağının, müdürce elinizdeki evrağa yazılması anlamına geliyor. yani müdür evrağı ve dolayısıyla sizi o memura havale ediyor. fakat sn. müdür, sizi havale edeceği memurun adını öyle bir yazıyor ki siz, kağıttaki hiçbir şey anlaşılması mümkün olmayan mürekkep izlerinden bir çıkarsama yaparak;

    "pardon, ercan bey'e mi gideceğim şimdi?" diye sorduğunuzda, müdür elinizdeki evrağı hışımla alıp
    "ne ercan'ı kardeşim. bak ne yazıyor burda, semra hanım yazıyor, demek ki semra hanım'a gideceksin" diyerek tapu müdürlüğü'ne hoşgeldin demiş oluyor.

    siz bu komutu duyar duymaz, işlemini yaptırmak için gelen vatandaşın üst üste durduğu fakat bankonun diğer tarafındaki memurların rahatlıkla çift pota maç yapacağı bir yer olarak tasarlanan odaya doğru yol almaya başlıyorsunuz. abartmıyorum odanın durumu aynen bu. vatandaşların duracağı bölüme 10 kişinin sığması mümkün değil. fakat bankonun diğer tarafında memurlar için yayla gibi geniş bir çalışma alanı söz konusu. bu arada, benim gibi bankonun diğer tarafına geçmeye çalışanlara karşı da "hişt, alo, nabıyon" şeklinde oldukça etkili bir savunma mekanizması geliştirilmiş durumda. o yüzden bankonun bu tarafından, semra hanım'a ulaşmak zorundasınız. fakat tabi öncelikle bankoya ulaşmanız lazım. zira bir kısım vatandaş bankoya kıçını, diğer kısım da gövdesini dayadığından, memurla iletişim kurma ve evrak alışverişi yapma bölgeniz olan alana yani bankoya varmanız epeyce uzun ve sancılı oluyor.

    bankoya ulaştıktan sonraki aşama ise semra hanım'ı bulup aranızda, müdür beyin havale yapmak suretiyle uygun gördüğü bir ilişki olduğunu kendisine beyan etme zorunluluğu. fakat gerek sizin semra hanım'ı tanımamanız, gerekse de semra hanım'ın "aman efendim ben de sizi bekliyordum, alayım evrakınızı, ne söyleyeyim ne içersiniz" gibi ütopik ama bir o kadar da şık davranış biçimi olmadığından, öncelikle semra hanım'ın eşgalini tespit etmeniz gerekiyor.

    bu nedenle, allahın her günü orada olduğunu, memurlarla girdiği: "şşş, hilmi abi naber, nasıl koyduk akşam sizin takıma" gibi sohbetlerle belli eden kaşar muameleciye "semra hanım hangisi birader" diye sormanız gerekiyor.

    genellikle odanın en köşe, en uç ve ulaşılması en zor kısmında konuşlanmış olan semra hanım’a kendinizi fark ettirme çabanız, doğa belgesellerinde izlediğiniz “erkeğin dişiye kur yaptığı” sahnelerden farklı olmuyor. gerek el kol işaretiyle, gerekse de garip sesler çıkararak semra hanım’ın dikkatini çekebilirseniz ne ala. bu şekilde dikkat çekemezseniz, mecburen başka bir vesile ile semra hanım’ın bankoya gelmesini veya banko yakınlarından geçmesini bekleyeceksiniz demektir.

    yaklaşık 10 dakika kadar full konsantrasyon semra hanım’la göz teması sağlamaya çalışıp bunu başaramadıktan sonra, sizi fark eden diğer memurlara semra hanım’ı işaret edip “söyle de az buraya baksın” gibilerinden garip hareketler yaparak kendinize deli muamelesi yaptırabilirsiniz. bu yüzden semra hanım’dan başkasına bakmayın. sizin muhatabınız o ve kendisiyle her an göz göze gelebilirsiniz.

    semra hanım’nın en fazla 1 saat içinde banko yakınlarından geçeceğini bilen sağduyulu bir vatandaş olarak göz temasını koparmadığınız sürece, bu sabrınızın ödülünü alacaksınız. aha da semra geliyor diyerek panikle o yöne yardırıp bankonun vatandaş tarafındaki insanları ezmeye gerek yok.

    ve işte beklenen an. semra sizi fark etti, geldi ve “sizin ne vardı?” şeklindeki güzide sorusunu sordu. işte bu an çok önemli. çünkü fazla zamanınız yok. en fazla 6 saniye içinde semra hanım’ı ikna edecek açıklıkta ve kısaca derdinizi ifade etmelisiniz. eğer yeterince kısa sürede ve açıkça ifade edemezseniz semra hanım sizden kıllanır ve “sizi biraz bekleteceğim” dedikten sonra başka birine dönüp “sizin ne vardı?” sorusunu ona yöneltir. işte o an bittiğiniz andır. tüm prosedüre yeniden başlamak zorundasınız. geçmiş olsun
  • torbalı şubesinin tapu birleştirme işlemin bir aydır gerçekleştiremediği müdürlük.
  • bu müdürlüklerden birinde çalışan biri olarak, kuramsal olarak olmasa da işlevsel açıdan devlet aygıtının işleyişindeki arızalar gözünüze sokulmaktadır.
    lisans ve yüksek lisansını kamu yönetiminde yapmış biri olarak,devlet teorisi ve somut yönetsel örgütlerin iç işleyişleri konusunda hakim bir bilgi birikimine sahiplikten öte bu örgütsel şemadaki beşeri envanterin kalitesini bilerek içselleştiren ve türk kamu yönetimi konusunda tapu sicil müdürlüğü özelinde makro fotoğraflar çekme kalibresindeki biri olarak şaşırtan bazı özellikleri mevcut.
    en başta akçal konularda personeline vebalı gibi bir davranış seti mevcut.baktığımızda özelleştirme rekorları kırılan bir dönemde dahi devlet hala hatırı sayılır bir işverendir.bu işverenin çalışanları olarak beklentilerimiz nedir?çalışanlarına adil davranmasıdır.devletin varlık nedeni nedir?kuramsal bir tarışmaya girmeden, marx ve hegel'i gözardı ederek şöyle bir cevap verebiliriz.devlet vatandaşın gündelik hayatının işleyişinde çeşitli haklarını kullanırken karşısına çıkan ve hizmet sunumunda bulunan erk gücüne sahip bir aygıttır.örneğin tapu sicil müdürlüğü olarak devlet vatandaşına nasıl görünür?vatandaşın en temel ve kutsal haklarından olan mülkiyet hakkını koruyarak.vatandaş için bundan daha önemli bir devlet görüntüsü varmıdır?dahası var mı mülkiyet hakkını koruyor.ama bilindiği gibi devlet soyut bir kavram onu somutlaştıran insan kim tapu sicil müdürlüğünde çalışan memur.vatandaşı için var olan ve vatandaşın en temel ve hayati hakkını koruyan tapu memuruna devlet,en düşük memur maaşını ödüyor ve bu memur iş yapmaktan başını kaldıramıyor ama diğer tarafta uçuş saatlerini boş bir excel sayfasının iki satırına yazmakla mükellef devlet hava meydanları çalışanı biri, nerdeyse tapuda çalışan birinden iki kat fazla maaş alıyor.burdaki işveren kim yine türkiye cumhuriyeti devleti,yani başka bir ülkenin devleti olsa napalım deriz onun işverini daha fazla veriyor deriz geçeriz.ama aynı işverinin yönetiminde ve denetiminde çalışan bu iki örgütün çalışanları arasında işin niteliği,özgülüğü,ağırlığı,sorumluluğu yönünden bariz makas varken akçal açıdan tam tersi bir açık mevcut ve bu durum yıllardır düzelmiyor.
    hasılı; biri çıksın desin ki,devletin,vatandaşlık eksenindeki tanımından hareketle gündelik hayatın işleyişi ve temel hak ve özgürlükler açısından, şu kurum tapu sicil müdürlüğünden daha hayati bir işlev ifa ediyor.o yüzden daha çok maaş alıyor.
  • sorun çıkarmak için oluşturulmuş bir kurum.

    adamlar efsane olma yolunda hızla ilerliyorlar.

    en son bombaları, kıbrıs mahkemeleri'nden alınmış, izmir mahkemeleri tarafından tanınmış olan veraset ilamını kabul etmemek.

    adamlar mahkeme kararını tanımıyor arkadaş. ötesi var mı?

    (bkz: bornova tapu sicil müdürlüğü)