şükela:  tümü | bugün soru sor
  • tedavi etmekte oldugu kisinin bir diger kisiye önemli veya tehlikeli bir sekilde zarar verecek oldugunu ögrendigi zaman; doktorun zarar görecek kisiye haber vermesi gerektigini bildiren mahkeme karari..
  • tarasoff ilkesi olarak da bilinen etik kod.

    1969 yılında california'da vuku bulan bir olay üzerine oluşturulmuştur. prosenjit poddar isimli bir üniversite öğrencisi, tatiana tarasoff isimli bir başka öğrenciye ilgi duymaya başlar. tarasoff'la bir süre takılırlar. ancak tarasoff bir ilişki istememektedir. poddar bunu kabullenemez ve tarasoff'u takip etmeye başlar. o dönemdeki ruhsal sorunları için terapiste başvurur.

    terapist psikotik belirtiler saptar. podjar, tarasoff'u öldürme niyetini terapiste açınca, terapist bunu polise bildirir ancak podjar gözaltına alındıktan kısa süre sonra salıverilir.

    bundan bir süre sonra tarasoff'u bıçaklayarak öldürür.

    bunun üzerine açılan davada mahkeme terapisti de suçlu bulur, kişiye karşı spesifik tehdit durumunda sadece yasal mercilerin değil, kişinin kendisinin de uyarılması gerektiği kararı çıkar.

    bir psikiyatrist/psikolog böyle bir durumda ruh sağlığı etiğinin en önemli özelliği olan gizliliği göz ardı edip, tehlikedeki kişiyi muhakkak uyarmalıdır.
  • tıp etiği derslerinde tartışılması klasikleşmiş bir vaka.

    olay kısaca şöyle cereyan ediyor:

    "poddlar adlı adam, 27 ekim 1969 tarihinde, sevdiği ancak bu sevgisine karşılık
    bulamadığı tarasoff’u öldürür. olayın kahramanları poddlar ve tarasoff, kaliforniya
    üniversitesi’nde öğrencidirler. olaydan bir yıl önce bu kişiler, bir dans kursunda tanışırlar ve tarasof bir yeni yıl partisinde poddlar’ı öper. bu öpücükten sonra, poddlar, tarasof ile ciddi bir ilişki yaşadıklarına inanır. daha sonra, tarasoff poddlar’a onunla ilgilenmediğini ve başka erkek arkadaşının olduğunu söyler. bu sözler üzerine poddlar depresyona girer, çalışmaları ile sağlığını önemsememeye ve kendi kendine konuşmaya başlar. bir arkadaşına tarasoff’un odasını bombalayacağını anlatır. poddlar bir süre sonra arkadaşları tarafından ikna edilerek öğrenci sağlık merkezine gitmeye başlar. dokuzuncu görüşmesinde, poddlar, psikolojik danışmana tarasoff’u yaz tatilinden sonra öldüreceğini söyler(bu arada hastaya paranoid şizofreni tanısı konulur, ama ilaç başlanıldı mı ya da herhangi bir teröpatik önlem alındı mı bilinmiyor- en azından okumadım böyle bir şey-). psikolojik danışman, kampüs polisine haber verir, poddlar tutuklanır ve polis olayı soruşturmaya başlar. soruşturma sonrasında polis poddlar’ın, kızı öldürmeyeceğine ikna olur ve tarasoff’tan uzak duracağına ilişkin söz alır. sağlık merkezi bakanı, poddlar’ın tedavi görmesi ve hastanede yatması için ikna edilmesini ister. ikna çabalarından sonra poddlar, psikolojik danışmayı terk eder. bir süre sonra da poddlar, tarasoff’un evinde onu bıçakla öldürür, ardından polise haber vererek teslim olur. daha sonra 1974 ve 1976 yıllarında iki kez duruşma yapılır. duruşma sonunda verilen kararda, danışan ile birlikte hem sorgulayan polisler hem de psikolojik danışman suçlu bulunur"

    bu vakada dövüşen kavramlar hasta-hekim gizliliği ve 3. şahısların güvenliği. vakadan da anlaşılacağı üzere hekim gerekli gördüğünde 3. şahısları korumak için gizlilik ilkesini bozmalıdır(diyorlar). sadece güvenlik kuvvetlerine değil, riskli şahıslara da iletmelidir bu durumu.

    bu gereklilik bu vakadan sonra ortaya atılmış ama ek bilgi olarak bu hikayede çok ilginç noktalar var: 1) hasta, polise doktor raporuyla sevk edildikten sonra polisler neden önlem almayıp serbest bıraktı? 2) hastayı rapora rağmen karakoldan saldıysan neden kızı öldürdükten sonra hasta muamelesi yapıyorsun adama tekrar? ( bu arada mahkeme poddlar'a hapis cezası vermemiş, sınır dışı etmek kaydıyla serbest bırakmıştır.)

    tartışmaya açık, aslında günlük psikiyatri uygulamalarında eşine rastlanabilecek bir vaka olması açısından yararlı bir vakadır. kıza yazık olmuş tabi.