şükela:  tümü | bugün
  • büyük olasılıkla, "tanınıyor muyum?" diye merak eden bir sözlük yazarının veya tanıdğı bir okurun ismini yazarak ego tatmini sağlamayı amaçlayan yazarın verdiği ukte. **
  • uzun sure klinikte yatmış bir manik depresif olduğunu hiç belli etmeyen, olanca parasızlığıyla bütün parasını kitaplara yatırmış, dort roman dosyası ile yayınevlerini dolaşan ve bazi dergilerde oykuleri yayınlanmış iyi niyetli edebiyatçı.
    (bkz: baykus)
  • "1969'da ankara'da doğdu. antalya'da akdeniz'e baka baka büyüdü. gazetecilik eğitimi aldı, fakat hiç yapmadı. çocukluğundan beri uçurtma uçurmadı. 25 senedir misket oynamadı."

    kendisini yukarıdaki gibi tanımlayan tarhan gürhan'ın 2007 aralığında yasakelma öykü dizisinden basılan yeni kitabı "oyuncaklar görmesin" sonunda görücüye çıktı. bu kıpkısa öykülerde herkes -özellikle de belli bir kuşak- kendinden, kendi geçmişinden bir şeyler bulacaktır. ilgilenenlere:

    http://www.ideefixe.com/…p?sid=mnvhohl0h2orfo70fv4g
  • oyuncaklar görmesin adlı kısa öykülerden oluşan kitabı, istanbul mephisto, ankara dost ve imge kitabevlerinde gecikmeli olarak piyasaya çıkan yazar.
  • "ya delirecektim ya durumumla dalga geçecektim başka çarem yoktu; ben de dalga geçmeyi denedim önceleri. ziyaretime gelenlerle kafa buluyordum, onları eğlendiriyordum; ağlasalar mı gülseler mi bilemiyorlardı. benimle aynı revirde yatan ve aynı koğuşu paylaşacağımızı düşünen müebbetlik bir adam vardı ikinci gün dayanamayıp beni uyardı; “kardaş bütün konuları burada zayi edersen, içerde zaman nasıl geçecek?”

    ama sanırım kabullenemedim. zamanla delirdim. herkesin çok uzaklarda olduğu bir yaz akşamı içmeye oturdum. ben babamdan öyle görmüştüm. bu kadar küskün, bu kadar hayali kırık içen bir o vardı benim çocukluğumda. o içerken ben büyüdüm, o ölünce ben içmeye başladım. gece, nâralarla gelirdi babam. bütün dünyayla kavgalıydı sanki. bitmek bilmez, sürekli kabaran bir öfke. konuşamazsın, soru soramazsın, fikrini söyleyemezsin, sürekli bir tedirginlik… evin içindeki şiddet sokaktakinden fazlaydı. bu yüzden ben en tehlikeli sokaklarda hiç korkmadan yürürdüm. annemden, sızmış babamı yatağa taşımayı öğrendim en çok. babamdan, sızana kadar içmeyi."

    http://t24.com.tr/yazi/kendini-bitirme-tezi/5778
  • süper babanın senaryo asistanlığını da yapmış kişi.
    bu işe başlama hikayesi gariptir;
    istanbul'da yaşadığı ilk zamanlarda iş bulması gerekiyormuş, bir şekilde o zamanlar süper baba'nın yönetmeni olan yavuz turgulun şoförü olmak için bir arkadaşından aldığı iş fırsatını değerlendirmek için sete gittiğinde oradaki executive producer ile şoförlüğü konuşurken senaristlerden birinin gelip "bırakıyorum bu işi" diyerek elindeki senaryo tomarlarını yere fırlattığında oradaki hanımefendi "senaryo yazabilir misin?" diye sormuş ve gürhan da bu şekilde işi almıştır.
  • gerçekten yaşayan, yaşayarak yazan iyi edebiyatçı, mütevazı yazar.