şükela:  tümü | bugün
  • tarihçi olma ideali doğrultusunda severek ve azimle okuduğum tarih bölümünden mezun olmamla birlikte içinde bulunduğum durum. çalışılan pozisyonlar ve maaşları başlığındaki çevresinden dolayı torpilli özel sektör bebelerinin, mühendislerin veya tıpçıların dolgun maaşlarını (bir kısmı sallamasyon da olsa) gördükten sonra bir anda kendimi sorgulamaya başlayınca bu başlığı açma ihtiyacı hissettim.

    efendim, öncelikle bu bölüm mezunlarının akibeti fen-edebiyat fakültesinin herhangi bir mezunuyla aynıdır:

    * hatırı sayılır bir mezuniyet ortalaması, ales ve yabancı dil (yds, toefl) puanı elde ederek akademinin serin sularına kendini bırakmak,

    * askeriyenin kadro alımlarını takip ettikten, sınav ve mülakatı geçtikten sonra (geçilebilirse tabii) tsk'ya kapağı atmak,

    * gerekli kıstasları sağladıktan sonra polis akademisinde 6 aylık hızlandırılmış bir programın sonunda polis olmak,

    * ülkenin doğusunda, zorlu yaşam şartlarında 2000-3000 tl arası bir maaş uğruna, 2-3 yıl boyunca kitaplara ve dersanelere binlerce lira yatırarak ve kendisi dahi kazanamamış kişilerden alan bilgisi dersi alarak kpss adı verilen hayal istismarcısı sınava hazırlanmak,

    * etüt merkezlerinde veya özel okullarda düşük ücretlerle, saatlerce çalışmak suretiyle öğretmenlik yaparak "cep harçlığını" çıkarmak.

    fen-edebiyat fakültesi'nin diğer bölümlerinden mezun olan kişilerden farklı olarak:

    * şans veya çevre faktörü vesilesiyle müzelerde iş kapmak (bunun için de belli başlı sınavlar olabilir, tam bilmiyorum).

    * osmanlı türkçesi'ne ve dolayısıyla arap-fars alfabesinin rik'a, divani ve siyakat gibi yazı şekillerine tam anlamıyla hakim olup, kpss'den 60 üzeri bir puan aldıktan ve ankara'daki mülakatları geçtikten sonra osmanlı arşivlerinde 2500-3000 civarı bir maaş ile işe başlamak. tabii torpillilerin arasından sıyrılmak için de bu işte gerçekten iyi olmak gerekiyor.

    * 4 yıllık lisans sürecinde ingilizce'yi ileri düzeyde öğrenmek kaydıyla kültür ve turizm bakanlığı'nın ara sıra açtığı "hızlandırılmış turizm rehberliği" kurslarını takip ederek 7-8 aylık bir zaman diliminin sonucunda kokartlı turizm rehberi olmak.

    bu saydıklarım dışında ne yazık ki tarih bölümü mezunları için bir iş yok (son üç maddede iş sahibi olan tarihçilerin oranı da binde bir, hatta onbinde bir diyebiliriz). tabii bütün bunların dışında bir iş arıyorsanız, sizi herhangi bir lise mezunuyla aynı kefeye koyacak olan satış danışmanlığı, tezgahtarlık, kasiyerlik, garsonluk vs. gibi meslek dallarını da sayabilirim.

    son olarak tarih bölümü mezunlarına naçizane tavsiyem:

    * asker veya polis olmak için bu bölüme gelmeyin. bu üçü için bölümü tercih edenler yüzünden her sene sıralamalar düşüyor, öğrenci kalitesi yerlerde sürünüyor ve üstüne bir de bölüme taleple doğru orantılı olarak gözünü para bürümüş üniversite yönetimleri tarafından kontenjanlar artırılıp bölümün ikinci öğretim programları açılıyor.

    * bol bol okuyup alansal olarak kendinizi geliştirin.

    * "sen nasıl tarihçisin?" sorusuna hazırlıklı olun. çünkü millet tarih okuyan birinin herşeyi bildiğini zannediyor.

    * kendinize bir çalışma alanı (genel türk tarihi, ortaçağ, yakınçağ, türkiye cumhuriyeti vs.) belirleyin ki sevdiğiniz işi yapasınız.

    * dört yıllık uzun bir lisans sürecinde ingilizce öğrenin ki yüksek lisans-doktora dönemlerinde alanınıza yönelik farklı dilleri öğrenmeye başlayabilesiniz.
  • günümüzde gereksizdir. hem anadolu'daki birçok hocanın çapsızlığı, hem de öğrencilerin vasıfsızlığı ortada iken boşa kürek çekmektir.

    bu alanda geçmişte çok saygıdeğer akademisyenler yetişmiş iken, günümüzde kafası ancak osmanlı tuğrası, üç hilal ve sivri burun ayakkabıya çalışan mezunlar vermektedir.

    çıkıp da iş bulamamaktan şikayet etmek yerine okuyup kafalarını geliştirmelerini öneriyorum.

    her alanda olduğu gibi bu alanda da eğitimin içine ettiler.
  • bakarken gözlerimin kamaştığı, keşke ben de bu bölümü okuyabilseydim dediğim beşeri bilimlerin temellerinden biri olan bölümden lisans düzeyinde diploma almaktır. maaş gelir kaygısı olmasa kesin seçeceğim bölüm olurdu. bakmayın eğitiminin kalitesiz falan olduğuna, diğer bölümler de atom parçalamıyor her gün. olay her bölümde olduğu gibi kendinizi geliştirmeye bakar. sizin ulaşabildiğiniz/ulaşabileceğiniz bilgilere dünya üzerinde çok az insan erişim sağlayabilir, o da siz tarihçiler sayesinde.
    bir araştırma için osmanlı arşivlerine gittim, çalışma konum şişli etfal hastanesinde tedavi görmüş, felçli (serebral palsi) cocuklardı. bundan sonrasını arşiv uzmanları bana anlattı, bir çoban çocuk dağda bir ot bulup yiyor, yediği ottan dolayı felç geçiriyor, hastanede tedavi görüyor ve o ot konusunda köylünün bilinclendirilmesi hakkında arzuhal yazılmış, yaparken en çok keyif aldığım araştırmaydı, o çocuk kim bilir ne oldu öldü mü kaldı da coluga çocuğa mı karıstı bilinmez ama ben o ana bir tarihçi sayesinde tanık oldum. var olun
  • saygı duyulmalı. ingilizce okunuyorsa, güzel öğrenilmişse ve kafa çalışıyorsa uber saygı duyulmalı.
  • insanın ufkunu oldukça geliştiren, gel gelelim ülkemizde pek bir şey ifade etmeyen mezuniyet hadisesi.
  • osmanlıca dersi olmasa severek okuduğum bölümdür. bütün derslerden net bir şekilde geçtiğim halde bu dersten kalıyorum. çünkü ilgimi çekmiyor. ne yapacağım dedemin mezar taşını okuyarak, mars a gitmenin şifrelerimi yazıyor? hiç olmazsa seçmeli yapılsaydı bu ders.
  • tarih bölümü okuyup ne yapacagim ölü bir dili mezar taşı mı okuyacağım diyen malları bünyesinde barındıran bilim dalı.puanı yetmeyen adamların edebiyat fakültesi öğrencisi olduğu bir ülkede tabii ki şaşırmıyorum
  • (derslere katılım ve hocayla etkileşime bağlı olarak) osmanlıca ve tarih araştırma teknikleri öğrenilerek lisans eğitimini tamamlamaktır. çünkü tarih bölümü size bu iki alanda donatır. bilgiyle kuşanmak tamamen sizin arzu ve kapasitenizle doğru orantılıdır. bunun yanı sıra iş sahası olarak bir de şöyle bir gerçek var:
    - akademisyen olmak (zorun ötesi)
    - öğretmen olmak (zorun az acılısı)
    - arşiv uzmanı olmak (zorun çok acılısı)

    yukarıda da belirtildiği üzere;
    hayaller ilber,
    hayatlar biber.
  • adam tarih okuyor ve ölü dili niye öğretiyorlar diye gelmiş sözlükte ağlıyor. okuduğu bölümden zerre haberi yok, muhteviyatının farkında değil.

    tarih geçmişle ilgilidir, günümüzde olmayanla yani. ölü insanlar, devletler, kültürler, gelenekler, diller, vs.

    bir de dedemizin mezarı esprisi yapmış utanmadan. kardeşim sen sıradan bir türkiye cumhuriyeti vatandaşı değilsin ki, tarih bölümü öğrencisisin. elif görse mertek sanan adamdan tarihçi mi olur allah aşkına?

    kimse senden osmanlıca uzmanı olmanı beklemiyor. tutup da rik'a ile yazılmış devlet arşivlerini günümüz türkçesine falan çevirmeyeceksin. dd-cc gibi notlarla geç yeter. burada saçmalayacağına biraz çalışsan en azından geçecek kadar öğrenirsin. yok onu da yapamam diyorsan farklı bir bölüm seçebilirsin.
  • adam tarih anlatıyor ama tarihi sadece osmanlılardan ibaret sanıyor. tarih geçmiş kültürleri incelemek araştırmaksa neden sadece osmanlı yı çözelim. ben göktürkleri, uyguları, hunları yani asıl atalarımı araştırmak istiyorum. neden okulda göktürkçe ve uygurca öğretilmiyor? hem bu arada neyi öğrenmek isteyip istemediğimi buraya yazamazmıyım? hayat çok garip gerçekten osmanlı hayranları, bedevi düşkünleri falan filan.

    zorunlu edit:ekşi sözlüğün, bu kadar mal dolu olduğunu bilmiyordum. ben diyorum ki osmanlıca neden zorunlu ders? neden en eski türk alfabeleri mesela göktürkçe yada uygurca öğretilmiyor? türk tarihi sadece osmanlı dan mı ibaret? bu sayılan dersler seçmeli olsa, isteyen istediği alana yönelse olmaz mı? malın biri yazmış sen daha osmanlıca yı öğrenemiyorsun, göktürkçe yi nasıl öğreneceksin? andaval herif sanki türkolog kendisi. çatır çatır göktürkçe konuşuyor. mesele zorluk değil belki eski türk dilleri daha çok ilgimi çekecek, zor olmasına rağmen içimdeki hevesle ilgiyle öğreneceğim olamaz mı sayın mal? bir de osmanlı türkçesi ölü dil değil demiş.ölü dilden kastım kullanılmayan dil. evet osmanlıca konuşma dili değil ama bir yazı dili. arap, fars harfleri ve osmanlıların kendi ekledikleri harflerle oluşturulan yazı dili. şu an kullanılıyor mu? hayır. ag sanki osmanlıca bulunduğu dönemin, dünyada ortak çalışma diliydi. osmanlıca iki kelime konuş desen mal mal yüzüme bakar . meselenin özü koskoca türk tarihini sadece bir devlet ve dilden ibaret görmemek. değindiğim konu bu. ama sen yazdığımı okuyup idrak etmekten yoksunsan ben ne yapayım?