şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • halil inalcık'ın mezar taşına düşülen tarihle yadımıza da düşen, divan şiriimizin en güzel motiflerinden biri. osmanlı yüksek kültürünün en incelikli, en zarif zeka oyunları içeren örnekleri tarih düşürmelerdedir.

    efendim bilindiği üzere arap alfabesinde her harfin bir sayısal değeri vardır. elif bir, be iki vs diye gider.

    aruzla yazılan tarih beyit ve kıtalarında, son mısrada kullanılan harflerin ebced değeri hicri ölüm tarihini verecek şekilde kurgulanır. aruzla yazmak zor, düşünün ki hem kafiye uyacak, hem vezin uyacak, hem bağlam uyacak, hem de son mısradaki harflerin sayısal değerlerinin toplamı ölüm tarihi verecek. herhalde en ilginç ve başarılı örnekleri süruri'ye aittir:

    "gemalmazzâde el-hac ibrahim efendi
    inkizasıyla ehibbanı nalan etti
    yetmişinden sonra şaha kalktı
    gemi azıya aldı, dört nala cennete gitti!"

    adam gemalmazzade'nin aile ismiyle dalga geçmek için son mısrada gemi azıya aldı diyor.

    farklı tarih düşürme metodları var elbette. mesela hesap zorlaşınca yalnızca noktalı harflerle yahut noktasız harflerle kurgulananlar da var. genellikle şair noktalıların sayılmayacağını vurgular. böyle olmayanlara "tarih-i tam" denir. bazen de matematik hesabı yaptırır, şu değeri çıkar der ama bunu da edebi bir üslupla yapar elbet. en güzeli, mehmet akif'in ölümüne düşülen tarih:

    mum gibi yandı ciğer çünkü vatan türküsünü
    hep geçen kapkara günlerde terennüm etti
    çıktı kırklar bir ağızdan dediler tarihin:
    içimizden vatanın şairi akif gitti

    "çıktı kırklar" dediği, batıni geleneğimizdeki kırklar motifi, yani evliyalar söyledi bu tarihi diyor. ancak aynı zamanda "çıktı kırklar bir" ifadesi, 41 sayısının toplam değerden çıkarılması gerektiğini söylüyor. "içimizden vatanın şairi akif gitti" mısraının değeri 1396, bundan 41 çıkarınca 1355 hicri yılı, akif'in ölüm yılı olarak karşımıza çıkıyor.

    bahsettiğim süruri, tarih düşürmeleriyle ünlü. en güzeli de kedisine yazdığı:

    nice kendi gibi iri sıçanı
    bir ısırmakla iki böldü kedi
    kuyruğu dikdi dedim tarihin
    farenin hasretinden öldü kedi

    "farenin hasretinden öldü kedi" mısraının ebced değeri toplanınca hicri 1213 yılı farenin ölüm tarihi olarak karşımıza çıkıyor. kedisinin ölümüne böyle hem tebessüm ettiren, hem de acısını dile getiren muzip bir tarih düşürme işi de ancak süruri'ye yakışırdı. o süruri ki, meşhur sümbülzade vehbi ile atışınca ve vehbi "süruri ihtiyardır, oğlumun süt anasıyla evlidir" bahanesiyle meydandan çekilince,

    "oğlumun süt anasın aldı süruri der imiş
    vehbi-i lafzenin kizbine hayran kalırım
    tutalım gerçek imiş dörde kadar caizdir
    kaynana üvey ana öz anasın da alırım" demiş adam.

    her ne ise, ne kadar şık bir hareket osmanlı'yı anlamada en ileri giden türklerden birine böyle zarif bir tarih kıtası yazarak mezar taşına nakşetmek:

    "kutb-ı aktâb-ı müverrîhîn idi
    cümle âsârı buna muhkem delîl
    rıhletiyle artık öksüzdür ilim
    böyle emretti bunu nazm-ı celîl
    şimdi mutlak fatih’in bağrındadır
    fethi ondan dinliyorken biz melîl
    hüzn içinde söyledim tarih-i tâm
    kalbi yıkdı hicr göçdü mîr halîl"

    1437