şükela:  tümü | bugün
  • 23.04.2021 tarihli düzenleme: bu okuma listesini ilk kez burada paylaştıktan sonra üzerinde düzenlemelerime devam ettim. bugün itibarıyla son şeklini verdim. umarım faydalanabilirsiniz. şunu bilmenizi isterim ki ortaya koymaya çalıştığım şey üzerinde yıllarca çalıştım ve halen çalışıyorum. ilerde daha da kitap okudukça, dilimize yeni ve önemli çeviriler ve kitaplar eklendikçe, kitap araştırdıkça eklemeler elbette yapacağım.
    bu düzenlemede eskiye göre ne yaptım peki? öncelikle bütün kitapların açıklamalarını detaylandırdım. başlıkları yeniden düzenledim. açıklama kısımlarında büyük oranda kitap tanıtım bülteninden, içeriğinden yararlandım. ayrıca çok sevdiğim kitapların açıklamalarını kendim yaptım. bazı kitapları da listeden çıkararak aynı konuyu anlatan daha güzel olduğunu düşündüğüm farklı kitaplar ekledim. 14 başlıkta kitapları gruplandırdım. tabii ki bazı kitaplar birden çok gruba dâhil edilebilir ancak ben özellikle ilişkili olduğu gruba katmaya özen gösterdim. osmanlı tarihini tek grupta topladım örneğin. dili biraz ağır olduğu için ilk listeye eklemekten çekindiğim çok sevdiğim reşad ekrem koçu’nun birçok kitabını listeye eklemeye karar verdim. mitolojiyi, eski çağ tarihinden ayırarak dinler tarihi ile birleştirdim. türk ve islam tarihini ayrı başlıklarda işledim. bu başlıklarda zaman kavramını en ön planda tutmadım. eksik gördüğüm konularla ilgili de yeni ve çok güzel kitaplar araştırıp ekledim. bunlar gibi buraya hepsini yazamadığım, olumlu olacağını düşündüğüm düzeltmeler yaptım. aynı zamanda sadece ekran görüntüsünü paylaştığım kitapları gelen bazı iyi niyetli uyarılar üzerine iletime eklemeye karar verdim. şimdilik bu kadar. sağlıklı, mutlu ve kitapla kalın…
    ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    merhabalar, hatırı sayılır bir zaman ve emek sonucunda tamamen tarih kitaplarından oluşan bir okuma listesi hazırladım. naçizane bu listeyi sizlerle de paylaşmak istedim. belki genç arkadaşlarımıza, meraklılarına bir faydası olur diye ümit ediyorum. her türlü öneri ve eleştirilerinize açığım. hazırladığım listenin word'den aldığım ekran görüntülerini paylaşıyorum. daha pratik bir paylaşım metodu aklıma gelmedi maalesef, bu sebepten affınıza sığınıyorum. (eksiup'ta yüklediğim herhangi bir fotoğrafı açtığınızda, septimius severus sekmesine tıkladığınızda tüm yüklenenler tek bir sayfada görüntülenebilir.)

    sözlükte daha önce bu konuyla ilgili açılan başlıklara baktığımda, tam olarak vermek istediğimle ilgili bir başlık olmadığı için yeni bir başlık açtım. öncelikle hazırladığım listeyle ilgili birkaç bilgi vermek istiyorum. listeye tarihin hemen hemen her dönemini, bölgesini ve uygarlığını anlatan, ilginizi çekmesi ümit edilmiş 300'e yakın kitap eklenmiştir. (son düzenleme ile 400 civarı) kitaplarla ilgili fikir sahibi olabilmeniz için kitaplar gruplandırılmış ve açıklama kısımlarına yer verilmiştir. açıklama kısımları kitap tanıtım bültenlerinden ve içeriğinden derlenmiştir. listede yer alan kitapların %90'ından fazlası tarafsız ve doğru tarih öğreniminin bir gereği olan akademik nitelikli araştırma-inceleme kitabıdır. tarihi romanlara, sözlü tarih çalışmalarına daha az yer verilmiştir. birçok kitap dünyanın ve türkiye'nin çeşitli üniversitelerinde ve bölümlerinde ders kitabı olarak okutulmuş ve halen okutulmaktadır. listedeki kitaplar oxford, yale, harvard, cambridge, sorbonne ve daha nice üniversitelerde ders vermiş ve halen ders vermekte olan dünyanın en iyi tarihçileri kabul edilen kişilerin kaleminden çıkmadır.

    listedeki birçok kitabı okurken sıkılabilirsiniz, bir solukta roman tadında okuyamayabilirsiniz fakat şundan emin olunuz ki ufkumuzu açmanın, empati kurabilmenin, kendimizi, geçmişimizi ve çevremizi tanımanın, asri olmanın, geleceğimizi şekillendirmenin en iyi yolu "tarih"i anlamak ve bilmektir.
    son olarak, eski mısır'da kütüphanelerin girişinde "ruhlara ziyafet" yazarmış. bunu gerçekleştirebilmeniz dileğiyle iyi okumalar...
    -------------------------------------------------------------------------------
    tarih yöntembilimi ve tarihçilik

    tarih yöntembilimi ve tarihçilik - 1

    ---------------------------------------------------------------------------------

    insanlık ve uygarlık tarihi
    (insanın evrimi, genel dünya tarihi, sanat, düşünce, bilim, siyaset, ekonomi)

    insanlık ve uygarlık tarihi - 1

    insanlık ve uygarlık tarihi - 2

    insanlık ve uygarlık tarihi - 3

    insanlık ve uygarlık tarihi - 4

    insanlık ve uygarlık tarihi - 5

    ----------------------------------------------------------------------------

    ilk çağ uygarlıkları
    (mezopotamya, mısır, iran, anadolu, yunan, roma)

    ilk çağ uygarlıkları - 1

    ilk çağ uygarlıkları - 2

    ilk çağ uygarlıkları - 3

    ilk çağ uygarlıkları - 4

    ilk çağ uygarlıkları - 5

    ilk çağ uygarlıkları - 6

    --------------------------------------------------------------------------------

    mitoloji ve dinler tarihi

    mitoloji ve dinler tarihi - 1

    mitoloji ve dinler tarihi - 2

    mitoloji ve dinler tarihi - 3

    mitoloji ve dinler tarihi - 4

    -----------------------------------------------------------------------------------

    ortaçağ tarihi (5. yüzyıl – 15. yüzyıl)

    ortaçağ tarihi - 1

    ortaçağ tarihi - 2

    ortaçağ tarihi - 3

    ortaçağ tarihi - 4

    ---------------------------------------------------------------------------------------

    yeni çağ ve yakın çağ dünyası
    (erken modern dönemden (15. yüzyıl) 20. yüzyıla)

    yeni çağ ve yakın çağ dünyası - 1

    yeni çağ ve yakın çağ dünyası - 2

    yeni çağ ve yakın çağ dünyası - 3

    yeni çağ ve yakın çağ dünyası - 4

    -----------------------------------------------------------------------------------------------

    20. yüzyıl dünyası
    (savaşlar, diktatörler, devrimler, anılar)

    20. yüzyıl dünyası - 1

    20. yüzyıl dünyası - 2

    20. yüzyıl dünyası - 3

    20. yüzyıl dünyası - 4

    20. yüzyıl dünyası - 5

    20. yüzyıl dünyası - 6

    -------------------------------------------------------------------------------

    ilk türkler’in tarihi
    (mitoloji, kültür, coğrafya, yaşam, bilim, – ayrıca moğol ve timur devletleri tarihi)

    ilk türkler’in tarihi - 1

    ilk türkler'in tarihi - 2

    ilk türkler’in tarihi - 3

    ilk türkler’in tarihi - 4

    ilk türkler’in tarihi - 5

    ---------------------------------------------------------------------------------------------

    islam tarihi ve müslüman türk devletleri tarihi

    islam tarihi ve müslüman türk devletleri tarihi - 1

    islam tarihi ve müslüman türk devletleri tarihi - 2

    islam tarihi ve müslüman türk devletleri tarihi - 3

    islam tarihi ve müslüman türk devletleri tarihi - 4

    islam tarihi ve müslüman türk devletleri tarihi - 5

    -----------------------------------------------------------------------------------

    osmanlı devleti tarihi

    osmanlı devleti tarihi - 1

    osmanlı devleti tarihi - 2

    osmanlı devleti tarihi - 3

    osmanlı devleti tarihi - 4

    osmanlı devleti tarihi - 5

    osmanlı devleti tarihi - 6

    osmanlı devleti tarihi - 7

    osmanlı devleti tarihi - 8

    osmanlı devleti tarihi - 9

    osmanlı devleti tarihi - 10

    osmanlı devleti tarihi - 11

    osmanlı devleti tarihi - 12

    osmanlı devleti tarihi - 13

    osmanlı devleti tarihi - 14

    osmanlı devleti tarihi - 15

    osmanlı devleti tarihi - 16

    osmanlı devleti tarihi - 17

    osmanlı devleti tarihi - 18

    osmanlı devleti tarihi - 19

    -----------------------------------------------------------------------------------------------

    osmanlı'dan cumhuriyet'e değişim

    osmanlı'dan cumhuriyet'e değişim - 1

    osmanlı'dan cumhuriyet'e değişim - 2

    osmanlı'dan cumhuriyet'e değişim - 3

    osmanlı'dan cumhuriyet'e değişim - 4

    -----------------------------------------------------------------------------------------------

    20. yüzyıl türkiye tarihi
    (milli mücadele, atatürk ve dönemi, yakın tarihimiz)

    20. yüzyıl türkiye tarihi - 1

    20. yüzyıl türkiye tarihi - 2

    20. yüzyıl türkiye tarihi - 3

    20. yüzyıl türkiye tarihi - 4

    20. yüzyıl türkiye tarihi - 5

    20. yüzyıl türkiye tarihi - 6

    20. yüzyıl türkiye tarihi - 7

    20. yüzyıl türkiye tarihi - 8

    20. yüzyıl türkiye tarihi - 9

    ---------------------------------------------------------------------------------------------

    biyografiler
    (liderler, kâşifler, bilginler, peygamberler)

    biyografiler - 1

    biyografiler - 2

    biyografiler - 3

    biyografiler - 4

    biyografiler - 5

    -----------------------------------------------------------------------------

    halklar ve yerler
    (mekanlar, şehirler, bölgeler, ülkeler, kıtalar tarihi)

    halklar ve yerler - 1

    halklar ve yerler - 2

    halklar ve yerler - 3

    halklar ve yerler - 4

    halklar ve yerler - 5

    halklar ve yerler - 6

    halklar ve yerler - 7

    halklar ve yerler - 8

    -------------------------------------------------------------------------------------

    tarih yöntembilimi ve tarihçilik

    tarihin peşinde modern tarih çalışmasında hedefler, yöntemler ve yeni doğrultular - john tosh

    tarih bilimine giriş niteliğinde bir eser. tarih nedir? araştırma yöntemleri nelerdir? tarih yazıcılığı, kaynak kullanımı ve tarihin faydaları gibi konular işlenmektedir. birçok üniversitede ders kitabı olarak da okutulmaktadır.

    tarih savunusu veya tarihçilik mesleği - marc bloch

    annales ekolünün kurucularından marc bloch’un “tarihçilik”in mahiyetine dair kaleme aldığı bu eser, tarihin “ne” olduğu üzerine 20. yüzyılda yazılmış birkaç önemli başlıktan biri olma sıfatını hakkıyla taşıyor. marc bloch’un ölümünden sonra ilk defa lucien febvre tarafından yayımlanan tarih savunusu veya tarihçilik mesleği, tarih eğitimi, “tarihçilik mesleği” ya da sadece tarih merakını gidermek açısından okunması gereken bir başyapıt.

    tarih araştırmalarında usul - mübahat kütükoğlu

    eser daha çok tarih öğrencileri için kaleme alınan bir eser olmakla birlikte, aslında bilimsel araştırma yapmak isteyen herkesin başvurabileceği bir kitap. tarihin tanımı, faydalanılan bilim dalları, geçmişten günümüze tarih yazıcılığı, kaynak kullanımı, tarihin araştırma yöntemleri gibi konular bu kitapta işlenmiştir. mübahat hanım cumhuriyet tarihimizin en değerli tarihçilerindendir.

    tarih notları bir orta doğu tarihçisinin notları - bernard lewis

    orta doğu ve islam tarihi konusunda uzman tarihçi bernard lewis'in otobiyografik eseri. kitap lewis'in tarih yazımı konusundaki düşünceleri ve deneyimleri bu alana ilgi duyan ve tarihçiliği bir meslek olarak seçen herkes için ufuk açıcı bir nitelik taşıyor. gayet sürükleyici bir anlatımının da olduğunu belirtmem gerek.

    tarih-lenk kusursuz yazarlar, kağıttan metinler - y. hakan erdem

    "aksak tarih" ünlü tarihçilerin ele aldığı tarihi konularda yaptıkları hatalarla ilgili. ayrıca doğru bildiğimizi sandığımız olayların gerçekleri de anlatılmış. eleştirel bir gözle kaleme alınan kitabı sıkılmadan okuyabilirsiniz. “sadeleştirme incileri ve incelikleri”, “referans verme ve referanssız metinlerin sorunları”, “aynı yazarlar, değişik metinler: muhtelif edisyonlar” bölümlerden sadece birkaçı.

    şarkiyatçılık - edward said

    18. yy’dan bu yana batı kültürünün kendi gücünü ve iktidarını sağlamlaştırmak için şark fikrini ve dolayısıyla şarkı kendi karanlık gizemli ötekisi olarak nasıl mülk edinmeye çalıştığını anlatan şarkiyatçılık, kültürel araştırmalar alnında öyle bir etki yapmıştır ki yirmi yıl önce yayımlanan kitap hala tartışılmaktadır, üzerine onlarca kitap yazılmış, pek çok lisansüstü ve doktora tezine konu alınmıştır.

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    insanlık ve uygarlık tarihi
    (insanın evrimi, genel dünya tarihi, sanat, düşünce, bilim, siyaset, ekonomi)

    kemirgenlerden sömürgenlere insanlık tarihi - alaeddin şenel

    eser dünyanın, cansız ve canlı organizmaların oluşumu ve insanın evrimi ile başlıyor. tarihöncesi insanın yaşamı ve mezopotamya’da uygar toplumun kuruluşu ile devam ediyor. mısır, hint, çin, ortaçağ islam ve hristiyan uygarlıkları, yeni dünya uygarlıkları ve endüstri uygarlığına geçiş gibi konular işleniyor. çok hacimli olan bu eser unesco'nun çok ciltli ‘history of humanity’ yayını doğrultusunda, insan odaklı bir bakış açısıyla, tek ciltte anlatılmaya çalışılıyor. ülkemizden çıkan en önemli eserlerden.

    dünyanın en güzel tarihi - joel de rosnay, dominique simonnet, hubert reeves, yves coppens

    nereden geliyoruz? neyiz? nereye gidiyoruz? yaşadığımız gezegeni ötekilerden ayıran özellik ne? dünya’nın suyu nereden geliyor? ilk insanın afrika’dan çıktığından kesinlikle emin miyiz? insanoğlu sadece maymunlardan ve bakterilerden değil yıldızlardan ve galaksilerden mi türedi? insan dünya’yı nasıl ele geçirdi ve daha ne kadar dünya’da yaşamayı sürdürebilecek? dünya’nın ömrü ne zaman sona erecek? 15 milyar yıl önce yaşanan büyük patlama ile ortaya çıkan dünya’nın ve insanın tarihi. dünyamıza daha birkaç milyar yıl ömür biçiliyor ama biz mirasçılar onun yaşamından sorumluyuz. dünya’nın güzel tarihinin sürmesi için...

    insanın kökeni - richard leakey

    ünlü paleoantropolog ve insanın evrimi konusunda birçok önemli eser vermiş olan leakey, evrim sürecinde insanı insan yapan unsurları araştırıyor ve modern insanın toplumsal örgütlenme, kültür ve kişisel davranışları nasıl ve neden geliştirdiğini irdeliyor. leakey, 1984 yılında yüzyılımızın en önemli fosil keşiflerinden birini yaptı: doğu afrika'daki turkana gölü kıyısında, 1,5 milyon yıl kadar önce yaşamış olan ve bugün homo erectus dediğimiz erken insan türüne ait bir erkek çocuğun iskelet kalıntılarını buldu. leakey, insanı insan yapan nedir sorusunu yanıtlarken evrim konusundaki son sözünü de söylüyor: insangil atalarımızdan birisi iki ayağı üzerinde dik yürümeye başlar başlamaz, modern insanın evrimi olanaklı ve belki de kaçınılmaz olmuştur. modern insanın toplumsal örgütlenmeyi, kültürü ve kişisel davranışları nasıl ve neden geliştirdiğini irdeleyen yazar sanatın, dilin ve insan bilincinin evrimdeki rolünü daha iyi kavramamızı sağlıyor.

    kendini yaratan insan insanın çağlar boyu gelişimi - gordon childe

    eser, eski çağlardan günümüze insanın kökenini, gelişimini anlatıyor. çağımızın 340.000 yıl öncesinden başlayarak insanın gelişiminin değerlendirilmesi ele alınmış. insanın ateş yakabilme, kaba taşları yontup alet oluşturma yetenekleriyle yaşamını sürdürebildiği günlerden bu yana, bu gelişim izlenmiştir. kitapta insanın ekin üreticisi olarak başlayan, kentleşme ve devletleşme evrimlerinden, dış ticaret ve kentsel devrime varan uygarlık çizgisi anlatılmıştır.

    tarihte neler oldu? araçların öyküsü - gordon childe

    eser, arkeoloji ve tarih, paleolitik yabanıllık, neolitik barbarlık, uygarlığın yayılışı, eski çağ uygarlığının yayılışı ve çöküşü gibi konu başlıklarından oluşmaktadır. eser birçoklarınca ilk insandan günümüze kadar insanın nasıl geliştiğini anlatan bir başyapıt kabul ediliyor.

    insanın hikâyesi taş devrinden bugüne tarihimiz - james c. davis

    yazarımız sunuş kısmında kitap için şöyle diyor: “kitap, ilk göçer insan topluluklarının yerleşik yaşama geçişlerini ve kentler kuruşlarını, komşularını fethedişlerini, dinlerini biçimlendirişlerini, kim olduklarını, bazı iyi ve çok fazla kötü şey yapışlarını, gelişmelerini ve uzaya gidişlerini anlatıyor.”

    hayvanlardan tanrılara sapiens insan türünün kısa bir tarihi - yuval noah harari

    kitap, homo sapiens’in afrika’dan dünyanın diğer bölgelerine nasıl yayıldığını, nasıl hayatta kalmaya çalıştığını, tarımsal üretime geçişinin insan yaşamında ortaya koyduğu değişiklikleri, imparatorlukların, inançların insanları nasıl bir araya getirdiğini, 16. yüzyıldan itibaren cahil olduğunu kabul eden insanın bilimsel olarak ortaya koyduğu sınırsız gelişmeleri anlatıyor. sürükleyici ve anlaşılır dili, vermiş olduğu enfes bilgileri ve harika tespitleriyle herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

    homo deus yarının kısa bir tarihi - yuval noah harari

    harari, homo deus’ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. insanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu bilim, tarih ve felsefe ışığında incelediği bu çalışmasında, insanın bambaşka bir türe, homo deus’a evrildiği bir gelecek kurguluyor. harari’nin tüm kitapları okumaya değer.

    21. yüzyıl için 21 ders - yuval noah harari

    harari bu kitapta, yüzyılımızın eşi benzeri görülmemiş teknolojik ve ekonomik kırılmalarıyla ve yaşanan aralıksız değişimlerle başa çıkabilmek için elzem soruları tartışmaya açıyor. ayrıca siyasi, teknolojik, toplumsal ve varoluşsal zorluklara açıklık getiriyor.

    kadeh ve kılıç geçmişimiz geleceğimiz - riane eisler

    tarih öncesi dönemden, ilk medeniyetlere insanın kültürel köklerinin hikâyesi. daha iyi bir geleceğin mümkün olabileceğini savunan bir kitap.

    üçüncü şempanze insan türünün evrimi ve geleceği - jared diamond

    jared diamond muhtemelen okuduğum en ufuk açıcı yazar. onun da diğer bazı belirttiğim yazarlar gibi tüm kitaplarının okunması taraftarıyım. yazarımız bu kitapta insan türü büyük memelilerin sıradan bir türüyken kısa bir süre içinde dünya fatihi olmak üzere nasıl değişti ve tüm bu ilerlemeyi bir gecede geriye çevirme kapasitesini nasıl kazandık? gibi sorulara sürükleyici bir anlatımla cevap arıyor.

    tüfek, mikrop ve çelik - jared diamond

    "neden avrupalılar amerika'yı keşfetti de amerikalılar avrupa'yı keşfetmedi?" bu basit sorunun ardında insanlığın mö 11.000'den günümüze tarihi gizli. yazar tarımın başlamasından yazının bulunuşuna, dinlerin ortaya çıkışından imparatorlukların kuruluşuna, tarihin seyrini belirleyen pek çok önemli adımı ayrıntısıyla inceliyor. insan toplulukları arasındaki farklılıkların, eşitsizliklerin nedenlerini, temellerine inmeye çalışarak sorguluyor; günümüz dünyasını biçimlendiren etkenlerin izini sürüyor. tam bir başucu kitabı. mutlaka okunması gereken kitapların başında geliyor kanımca.

    düne kadar dünya eski toplumlardan ne öğrenebiliriz? - jared diamond

    düne kadar dünya, milyonlarca yıllık insan geçmişinin büyüleyici görünümünü ilk elden ortaya koyuyor ve geçmişimizle günümüz arasındaki farklılıkların bugünkü hayatlarımız için ne gibi bir anlam taşıyor olabileceğini irdeliyor. özel mülkiyet, ilk ticari ilişkiler, devlet, hukuk, sağlık, din gibi konulara değiniyor.

    çöküş toplumlar başarısızlığı ya da başarıyı nasıl seçerler? - jared diamond

    geçmişin büyük uygarlıklarından bazılarının yıkılmasına neden olan şey neydi? yıkılan bu kadim uygarlıkların kaderlerinden neler öğrenebiliriz? şaşırtıcı miktarda kaynaktan elde ettiği yeni kanıtları derleyip toplayıp bir yapbozun parçalarını bir araya getirir gibi işleyerek toplumların kendilerini yok etmeyi tercih etmelerinin nedenlerini sorgulayan çöküş, atalarımızın mahrum olduğu bir şeyi; geçmişimizden nasıl yararlanabileceğimizi ve hayatta kalmak için neler yapabileceğimizi gözler önüne seriyor.

    yükseliş krizdeki uluslar için dönüm noktaları - jared diamond

    ulusların krizlerle nasıl başa çıktığına dair merak uyandıran aydınlatıcı bir yolculuk. diamond, yakın geçmişe yaptığı bu sürükleyici yolculuğunda, altı ülkenin nasıl hayatta kaldığını karşılaştırmalı olarak ele alıyor: tuğamiral perry’nin donanmasının japonya’nın dış dünyaya açılmasındaki etkisi neydi? sovyetlerin finlandiya’yı işgali nelere mal oldu? şili’nin acımasız pinochet rejimi nasıl bir tahribat yarattı? endonezya’daki kanlı darbe ve karşı darbenin sonuçlarıyla nasıl yüzleşildi? ikinci dünya savaşı’ndan sonra almanya ve avustralya nasıl bir dönüşüm sürecine girdi? bu altı ülkenin beşinde bizzat yaşamış ve onların dillerini öğrenerek kültürlerine nüfuz etmiş olan diamond bu ülkelerin tarihlerini bizzat tespit ediyor.

    dünyaya neden batı hükmediyor şimdilik - ian morris

    tarih öncesi dönemden yakın tarihe doğu ve batı medeniyetlerinin karşılaştırılması, önemli olayları ve batı'nın doğu'ya göre neden daha fazla gelişmişliği üzerine bir kitap. jared diamond, niall ferguson gibi çok önemli isimlerin de önerdiği kitap, görseller, haritalar ve grafiklerle de zenginleştirilmiş.

    büyük güçlerin yükseliş ve çöküşleri 16. yüzyıldan günümüze ekonomik değişim ve askeri çatışmalar - paul kennedy

    tarih boyunca neden bazı ülkeler güç kazanırken bazıları güç kaybetmektedir? bu soru, tarihi anlamak açısından olduğu kadar, yeni bir yüzyılın eşiğine gelmiş olan günümüz dünyasını anlamak açısından da ilgi çekicidir. çünkü geçmişteki büyük imparatorluklar nasıl serpilip gelişmiş ve çökmüşlerse, günümüzün ve yarının imparatorlukları da onlar gibi yükselip çökeceklerdir. paul kennedy, ekonomik güç ve askeri güç arasındaki kritik ilişki üzerinde durup, bu ilişkinin imparatorlukların yükselişi ve çöküşlerine olan etkisini araştırıyor. incelemesine 1500’lü yıllardan başlayan paul kennedy, kitabının son bölümlerini 1945 ve 2000 yılları arasındaki büyük güç politikalarının analizine ayırıyor. kennedy sadece bu dönemin önde gelen devletlerinin askeri yetenekleri ve politikaları üzerinde durmakla kalmıyor; birleşik devletler, sovyetler birliği, batı avrupa ülkeleri ile yakın zamanlarda ortaya çıkan çin ve japonya gibi asyalı güçlerin önemini de vurguluyor. yakın tarih üzerine yazılmış en önemli politik incelemelerden biri olan büyük güçlerin yükseliş ve çöküşleri hem politikayı belirleyenler hem de kamuoyu için bir tarih kitabının çok ötesinde değer taşımaktadır.

    dünya tarihi - william h. mcneill

    dünya tarihi ile ilgili genel bir bilgi sahibi olmak isteyen herkes için okunası bir eser. insanlığın ilk dönemlerinden 2000’lere kadar geliyor. sadece batı avrupa halkları değil, dünya tarihine yön veren tüm bölgelerin halklarının tarihi söz konusu. dünya tarihini -okunabilir kalınlıkta- tek bir cilde sığdırmasıyla ün kazanan bu yapıt, üç kronoloji tablosu, kırk bir haritası, insanın kültürel gelişmesini sanat yapıtlarında izleme olanağı veren yetmiş beş fotoğrafıyla, farklı kuramlara dayanan inanılmaz zenginlikte ve çeşitlilikte kaynak yapıtlar listeleriyle gerçek bir genel kültür hazinesidir.

    büyük dünya tarihi - andrew marr

    “büyük dünya tarihi” bizim hikâyemiz. yeryüzünün ilk uygarlıklarından günümüze dek süren bu serüvenin başkahramanları, yaptıklarıyla günümüz dünyasını şekillendirmişlerdir. yüzyıllar boyunca yapılan savaşların, büyük zaferlerin ve yenilgilerin, yaşanan doğal afetlerin, salgınların, önemli icatların ve önemsiz gibi gözüken daha pek çok ayrıntının, tüm insanlığı nasıl etkilediğinin kısa bir hikâyesi. kitap bbc tarafından “büyük dünya tarihi” adıyla 8 bölümlük bir belgesel şeklinde de yayınlanmıştır.

    uygarlıkların grameri - fernand braudel

    uygarlığın tanımı, uygarlığın coğrafyaları, islam uygarlığı, afrika, asya, avrupa ve amerika uygarlıklarına dair, genel bir dünya tarihi kitabı gibi. tarihin biliminin en önemli isimlerinden olan fransız tarihçinin kaleminden.

    maddi uygarlık (cilt ı – gündelik hayatın yapıları) - (cilt ıı – mübadele oyunları) - (cilt ııı – dünyanın zamanı) - fernand braudel

    braudel'in otuz yılını verdiği bu çalışma, esas olarak bir iktisat tarihidir. ama üstadın yaklaşımını bilenlerin kavradığı üzere, iktisat onun gözünde diğer "bütün"lerden daha ayrıcalıklı bir yere sahip değildir; o halde bu kitap aynı zamanda kültür, toplum ve zihniyet tarihi de olmaktadır ve zaten braudel'in küresel tarih yaklaşımı açısından bunlar, ayrı ayrı değil de, kesişme terimleri içinde incelenmeleri gereken, insani tarihin oluşturucu kesimleridir. birinci cilt, insanların gündelik hayatlarına, yani en yavaş değişenin alanına; ikinci cilt onun deyimiyle ekonomiye, yani mübadeleye, pazara ve nihayet sonuncu cilt de en hızlı değişmekte olan kapitalizmin alanına ayrılmıştır.

    ulusların düşüşü - daron acemoğlu, james a. robinson

    ulusların düşüşü, tarih boyunca ulusların, özellikle de birbirine benzeyen ulusların ekonomik ve politik gelişmeleri arasında neden büyük farklılıklar olduğuna dair bir tartışma yürütüyor. yazarlar kısaca “neden bazı ülkeler zenginken bazıları yoksuldur?” şeklinde bir soru ortaya atıp, köleci toplumlar, feodalizm, sömürgecilik, kapitalizm ve sosyalizm uygulamaları arasında ilginç ve çok öğretici bir yolculuğa çıkıyorlar.

    uluslar ve ulusçuluk - ernest gellner

    milliyetçilik incelemelerinde çığır açan, konu hakkındaki ilk bilimsel yapıt! uluslar ve ulusçuluk, 1990'lara kadar sosyal bilimler tarafından neredeyse hiç incelenmeyen milliyetçilik konusu hakkındaki ilk ciddi çalışmadır. tarım toplumu, sanayi toplumu, ulus nedir? ulusçuluk ve ideoloji gibi alt başlıklardan oluşan kitap, ilber ortaylı'nın kesinlikle kitapları okunması gereken bir yazar dediği gellner'in kaleminden.

    medeniyetler çatışması ve dünya düzeninin yeniden kurulması - samuel p. huntington

    yazar medeniyetlerin geçmişini ele alarak, geleceğe yönelik senaryolar hazırlıyor. batı'nın politikalarını şekillendiren ve üzerine onlarca makale yazılmış bir kitap. günümüzde de hala tartışılan bir eser.

    savaş sanatı tarihi - john keegan

    önde gelen savaş kuramcılarından john keegan, bu çalışmasında taş devrinden nükleer çağa savaşın tarihini inceliyor. keegan'a göre, insanlığın başlangıcından çağdaş dünyaya varışına dek geçen süre içinde gösterdiği değişim ve gelişimler savaşın tarihini oluşturmaktadır. bu nedenle; savaşın tarihi uygarlığın tarihi olmaksızın düşünülemez. bu kapsayıcı bakışla keegan, clausewitz'in, savaşın politikanın kaçınılmaz sonucu olduğuna dair görüşüne karşı, savaşın kültürel karakterine vurgu yapıyor. keegan'a göre, tüm uygarlıklar başlangıçlarını savaşçılara borçlu olmasına karşın, küresel varlığımızı sürdürebilmemiz ancak yıkıcı şiddet eğilimimizi kısıtlamamıza bağlıdır. savaş sanatı tarihi, günümüzdeki sonuçlarıyla birlikte savaşın 4000 yıllık tarihini bir çırpıda anlamamızı sağlayan çığır açıcı bir çalışma.

    paranın tarihi - catherine eagleton, jonathan williams

    kitapta, bilinen ilk ödeme kaydından günümüzün elektronik parasına dek, mezopotamya'dan mısır'a, islamiyet'ten 19. yy'a dünya genelinde paranın tarihi incelenmektedir. british museum’un uzman küratörlerinden oluşan bir ekip tarafından kaleme alınan kitap, paranın tarihi’ne hayat veren 500’ü aşkın sikke, banknot resmi, illüstrasyonlar ve haritalarla zenginleştirilmiştir.

    siyasal düşünceler tarihi tarihöncesinde, ilkçağda, ortaçağda ve yeniçağda toplum ve siyasal düşünüş - alaeddin şenel

    kitap, hocamızın ankara üniversitesi siyasal bilgiler fakültesi’ndeki ders notlarının yeniden düzenlenmiş halidir. birçok üniversitede ders kitabı olarak okutulmuştur. uygar toplumun doğuşu ve yayılması, belli başlı eskiçağ uygarlıklarında (mezopotamya, anadolu, hint, çin, mısır, roma, eski yunan vs.) toplumsal gelişmeler ve siyasal düşünüşler, orta ve yeni çağ’da toplumsal gelişmeler ve siyasal düşünüşler konuları kitapta işlenmiştir.

    bilimler tarihi - stephen f. mason

    mezopotamya ve mısır’da bilimin gelişimi ile başlayan kitabımız, yunan, roma dönmelerindeki bilimsel gelişmelerden sonra orta çağ avrupası ve doğu’da bilim’i inceliyor. 16 ve 17. yy’larda copernicus, descartes gibi isimlerden ve çok daha fazlasından bahsediyor. son olarak 20. yy’a kadar olan geniş bir çerçevede bilim tarihi ele alınıyor.

    dünya tarihine yön veren en etkin 100 - michael h. hart

    hz. muhammed listenin zirvesinde, bunun yanında cengiz han, beethoven, zerdüşt, darwin gibi tarihin gidişatını etkileyen kişilerin öyküsü var kitapta. michael m. hart’ın bu listeyi hazırlarken en önemli ölçüsü; tarihte en bilinen değil, en etkili ve milyonların kaderini belirlemiş insanları bir araya toplamak.

    efsanevi yerlerin tarihi - umberto eco

    belki tam olarak bir tarih kitabı değil ama tarihten, sözlü kültürden beslenen bir içerik. homeros'un toprakları ve dünyanın yedi harikası, atlantis, mu, alamut, romanlardaki yerler gibi bölümlere sahip resimlerle, haritalarla ve minyatürlerle desteklenmiş bir kitap. basım kalitesi de çok iyi. yazarını tartışmaya dahi gerek yok.

    dünya sanat tarihi - hugh honouri, john fleming

    insanlığın ilk dönemlerinden günümüze uygarlıkların sanat anlayışları, eserleri, sanat akımları. sanatın gelişimini, dünya tarihinin en önemli olaylarıyla birlikte antik dünyadan bugüne uzman değerlendirmeler ve renkli resimlerle önümüze sunuyor.

    sanatın öyküsü - ernst gombrich

    bilinen ilk mağara resimlerinden, günümüzün deneysel sanatlarına kadar uzanan geniş bir dönemi ele alan kitap, yayımlandığı günden beri rakipsizdir. harika bir baskı, mükemmel görseller ve açıklamalarla zenginleştirilen kitap tam bir başyapıttır.

    ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    ilk çağ uygarlıkları
    (mezopotamya, mısır, iran, anadolu, yunan, roma)

    tarih - herodotos

    mö 484-mö 425 yılları arasında yaşayan herodotos "tarihin babası" olarak kabul edilir. kitabın tek kaynağı, yer yer alıntılar yapmış olduğu homeros dışında, yalnız kendisi. başvurabileceği yazılı bir şey yok. "tarih'in babası" olduğunu da bilmiyor doğal olarak. 9 kitaptan oluşan eser mö 550'den mö 430'a değin antik yunanlıların, perslerin, ön asya'nın ve mısır'ın tarihini anlatıyor.

    tarih sümer'de başlar - samuel noah kramer

    gerçekten müthiş bir kitap, tek kelimeyle ufuk açıcı. kitap 39 ilk öyküden oluşuyor. nuh tufanının ilk örneğinden, ilkokullara, ilk meclisten ilk yasalara, ilk özdeyişlerden ilk edebi örneklere her şey bu kitapta. okuduğumuz için şanslı hissedeceğimiz kitaplardan. bazı bölümleri okurken belki sıkılabilirsiniz ama bazı bölümlerde de emin olun keşke tabletin bu kısmı kırık olmasaydı da burayı da bilebilseydik diyeceksiniz. son bölümde giriş kısmında verilen ‘çivi yazısının gelişimi’ bölümünün açıklaması verilirken de büyük haz alacaksınız.

    sümerler tarihleri, kültürleri ve karakterleri - samuel noah kramer

    bu müthiş medeniyeti daha yakından tanımamız için bu alanda belki de gelmiş geçmiş en iyi yazar ve sümerolog’dan harika bir eser daha. kramer, sümer tarihinin ana hatlarını çizip şehirlerini, dinlerini, edebiyatlarını, bilimsel başarılarını ve sosyal yapılarını betimlemekte, son olarak da sümerler’den antik ve modern dünyaya kalan mirası sorgulamaktadır.

    babil - joan oates

    antik dünyanın yedi harikasından biri olan asma bahçeleri’yle ünlü ve kutsal kitaplarda yahudilerin sürüldüğü yer olmasıyla bilinen bu eski kentin gerçek öyküsü. oates eserinde, agadeli sargon’dan, yönetiminde mö 18. yüzyılda kentin ününün doruğa ulaştığı büyük kanun yapıcı hammurabi’ye, mö 6. yüzyılda nabukadnezar ve nabonidus hükümranlığında babil’in en büyük imparatorlukları dönemine ulaşmasını ve gerileyip sonunda yıkılışını anlatıyor.

    eski mezopotamya tarihi başlangıcından perslere kadar - kemalettin köroğlu

    kitap, en eski dönemlerden yeni babil krallığı'nın yıkılışına kadar, mezopotamya'da gelişen uygarlıkları, kronolojik bir biçimde ve tarihsel bir bakış açısıyla tanıtmaktadır. burada, bölgede yaşayan toplumların önemli kültürel varlıkları, belirgin özellikleri ve mezopotamya uygarlığına kazandırdıkları öne çıkarılmaya çalışılmıştır. eski mezopotamya konusunda bilgi almak isteyenler için eser giriş niteliğindedir. çok fazla detaylara girilmeden, akıcı bir şekilde kaleme alınmıştır.

    eski iran tarihi medler, persler, partlar - ekrem memiş

    ekrem memiş eski çağ tarihi alanında değerli bir tarihçidir. bazı kitapları üniversitelerimizde okutulmaktadır. yazarımız bu eserinde de antik çağ’da iran’da hüküm sürmüş imparatorlukları siyasi tarihlerinin yanında toplumsal, kültürel tarihlerine de değinmiştir. eser alanında türkçe yazılan nadir eserlerdendir.

    eski çağ’da yakındoğu (mö 3000-mö 330) (ıı cilt) - amelie kuhrt

    eser kendi alanındaki en önemli başvuru kaynaklarından biridir. en eski yazılı belgeler ile büyük iskender’in fetihleri arasında kalan bu uzun ve insanlık tarihi açısından can alıcı dönemi, son arkeolojik bulgulara, metin çözümlemelerine, eksiksiz denebilecek bir bibliyografyaya dayanarak anlatan kuhrt, ayrıca çeşitli yorum ve metodoloji sorunlarını da mercek altına alıyor. 1. cilt mezopotamya uygarlıklarının, mısır’ın, anadolu’nun, doğu akdeniz’in tarihini mö 1000’lere kadar getiriyor. 2. cilt yine aynı gölge uygarlıklarının perslerin yıkılışına değin olan tarihini anlatıyor.

    eski mısır mö 3000'den kleopatra'ya bir uygarlığın tarihi - toby wilkinson

    toby wilkinson dünyanın en eski uygarlıklarından birinin bu etkileyici öyküsünü ı. sülalenin kurucusu narmer’den makedon hanedanının son hükümdarı kleopatra’nın hazin sonuna dek çok çarpıcı bir üslupla anlatıyor. antik mısır’a dair en önemli kaynaklardan.

    iskenderiye kütüphanesi antik dünya'nın öğrenim merkezi - roy macleod

    roy macleod bu kitapta bize, yok olmadan önce yunan, ibrani ve mezopotamya yazınından binlerce parşömen tomarının yanı sıra antik mısır'dan yapıntılar da barındırmış olan bu büyük kurumu yeniden hayata döndürmek için önemli araştırmacıların yazılarından bir seçki sunuyor. bu yazılar, bu kütüphanenin çağdaş ününün iskenderiye şehrinin antik dünyanın her yerinden devlet ve bilim adamlarının kendisine çeken bir merkez haline gelmesine, yunan, roma, yahudi ve süryani kültürleri için bir çekim alanı yaratmasına nasıl katkı sağladığını göstermektedir.

    mısır, yunan ve roma antik akdeniz uygarlıkları - charles freeman

    antik akdeniz uygarlıkları ve onlar arasındaki kültürel etkileşimin çağdaş dünyaya yön veren baskın bir vurguya sahip olduğu savından hareket eden bu kitap, sadece bu kültürel ve toplumsal ortak paydadan değil, aynı zamanda bu uygarlıkların da kendi içinde çözümlendiği başlıca bir kaynak olma niteliğini taşıyor. iö 3200 tarihiyle başlayan kitap doğu roma'nın yükselişiyle sona eriyor. mısır, yunan ve roma medeniyetlerinin tarihi kitapta işleniyor.

    anadolu arkeolojisi - veli sevin

    en eski dönemlerden başlayıp (paleolitik dönem) kronolojik olarak anadolu’da tarih öncesi yerleşimler, mimari, geçim kaynakları, kullanılan aletler vb. konular işleniyor. sonrasında anadolu’da devletleşme süreci ve hitit, urartu, frig ve lidya devletleri anlatılıyor. çok yoğun bir görsel kullanımı söz konusu kitapta. kitap tüm bu dönemleri anlatan bir özet niteliğinde. ayrıntılı okuma için diğer kaynaklara yönelmek gerek.

    anadolu kültür tarihi - ekrem akurgal

    anadolu kültür tarihi, ülkemizin yetiştirdiği en önemli arkeologlardan olan ekrem akurgal’ın 60 yılı aşkın süreyle, yabancı dillerde avrupa’da yayınlanmış olan araştırmalarının sonuçlarını ana çizgileriyle vermektedir. bu kitapta, dünya’nın kültür mirasına sayısız katkı yapan anadolu uygarlıklarının tarih öncesi dönemlerden ilkçağa kadar olan öyküsünü, kronolojik ve görsellerle desteklenmiş bir biçimde bulacaksınız.

    anadolu'nun tarihi coğrafyası - veli sevin

    troas, thrakia, bithynia, lykia, karia, galatia gibi birçok bölgelerin ve halkların tarihi işlenmiş kitabımızda. yazar ülkemizin yetiştirdiği en önemli eski çağ uzmanlarındandır ve eserleri birçok üniversitede başvuru kaynağıdır. haritalarla da zenginleştirilen kitap, çok geniş bir kaynakçaya da sahiptir.

    geographika kitap xıı-xııı-xıv- antik anadolu coğrafyası - strabon

    eser, mö 1. yy'da amasyalı strabon'un yazdığı 17 kitaplık "geographika"nın yurdumuzun tarihi coğrafyasıyla ilgili xıı, xııı ve xıv. kitaplarını içermektedir. eser roma’da augustus döneminde kaleme alınmıştır. strabon gezdiği yerlerin tarihleriyle ilgili de bilgiler vermektedir. bu eser eski çağ tarihi ile ilgili bir ansiklopedi, coğrafyanın felsefesi niteliğindedir.

    galat’lar - fernand lequenne

    bu kitap mö 278’de avrupa’dan anadolu’ya üç büyük kol halinde göç eden kelt akıncılarının hikâyesidir. bir roman gibi zevkle okunacak bu yapıt mö 3. yy anadolu tarihini belleklerden silinmeyecek bir canlılıkla dile getirmektedir. (ekrem akurgal’ın önsözünden kısaltılmıştır.)

    ege ve yunan tarihi - arif müfid mansel

    mö 3000'lerden itibaren ege ve yunanistan bölgesinin coğrafi durumu, girit uygarlığı, aka'lar, dor göçleri, yunan şehir devletleri, felsefe, edebiyat, büyük iskender ve helenizm gibi konuları en ince ayrıntısına kadar anlatan akademik bir kitap. birçok üniversitede ders kitabı olarak da kullanılıyor.

    peloponnesos savaşları - thukydides

    atinalılar ile spartalılar arasındaki mö 431- 404 yılları arasındaki peloponnesos savaşları’nı çok ayrıntılı ve akıcı bir biçimde aktaran öğretici tarih yazıcılığının kurucusu thukydides, öncüllerinden farklı olarak kronolojiye önem vermesi, olayların neden-sonuç ilişkilerini ortaya koyması ve doğaüstü¨ güçlere eserinde yer vermemesi sayesinde yepyeni bir tarih anlayışının kurucusu olmuştur. eser sadece yaşanan bu savaşı değil, o dönemde yaşayan insanların da yaşamını gözler önüne seren ilk ağızdan bir kaynak.

    anabasis -onbinlerin dönüşü- - ksenophon

    eser, pers prensi kyros’un iktidarı ele geçirmek için ağabeyi ıı. artakserkes’e karşı açtığı sefere katılan yunanlı askerlerin savaş ve yurda dönüş macerasını anlatır. ksenophon’un (mö 432-mö 355) anı ve deneyimlerini aktardığı anabasis, çoğu anadolu’da geçen büyük bir askerî seferin güncesidir.

    ateş geçitleri - steven pressfield

    öncelikle bu kitap bir roman. perslere karşı savaşan üç yüz spartalı'nın destansı romanı. bildiğiniz malum filminden çok farklı. eğer konuya biraz merakınız varsa bir solukta bu kitabı okuyacaksınız. tarafsız bir anlatımı söz konusu. konusunu thermopylae geçidi’ndeki destansı mücadele. okuduğum en iyi ve sürükleyici tarihi romanlardan biri.

    hellenistik dünya tarihi mö 323-30 - r. malcolm errington

    hellenistik dünya tarihi büyük iskender’i takip eden dönemin yeni ve güvenilir bir tarihini sunuyor. net bir anlatım ve kapsamlı belgelerle kitap hellenistik dönem’in çok karmaşık siyasi tarihini anlatıyor. seleukoslar, ptolemaioslar, helenistik dönem avrupa ve batı asya’sı ve daha fazlası bu kitapta.

    eski yunan ve roma tarihine giriş - oğuz tekin

    bu kitapta yaklaşık 3500 yıllık bir dönemin tarihi ele alınmaktadır. “polis” denen yunan kent devletlerinin kurulmaya başlaması, demokrasi ve demokratik yönetim biçiminin ortaya çıkışı, herodotos ve thukydides ile tarihçiliğin gelişimi, edebiyat, felsefe, büyük iskender ve hellenistik krallıklar, roma’da krallık, cumhuriyet ve imparatorluk dönemleri, imparatorluğun ikiye bölünmesi ve batı roma’nın yıkılması gibi antik çağ tarihine damgasını vuran olaylar ve kişiler ayrıntılı bir şekilde sunuluyor.

    roma tarihi'nin ana hatları ı. kısım cumhuriyet devri - sabahat atlan

    sabahat atlan tarafından roma tarihi dersi gören öğrenciler için kaleme alınan roma’nın en eski zamanlarından, kuruluş efsanelerinden başlayarak; sınıfsal mücadeleler, kartaca harpleri, roma’nın genişlemesi, julius caesar dönemi ve augustus’un imparatorluğuna kadar olan süreçteki gelişmeleri anlatan nadir güzellikteki eserlerimizden biri.

    eski roma bir imparatorluğun yükselişi ve çöküşü - simon baker

    bbc’nin eski yunan ve roma ile ilgili ünlü belgesellerini hazırlayan simon baker'dan dünyanın en büyük imparatorluklarından birinin öyküsü. kitap kuruluşundan çöküşüne değin roma tarihinin özeti niteliğinde. sadece kitabın çevirisinde küçük çaplı sorunlar mevcut ancak okumada büyük problemler yaratmıyor.

    spqr antik roma tarihi - mary beard

    cambridge üniversitesi’nde öğretim üyesi olan profesör mary beard, bbc'de roma tarihine yönelik belgesellere imza atmıştır. eser roma tarihine yönelik yazılan en iyi kitaplardandır, dili çok sade ve verdiği bilgiler gayet doyurucudur. kitap roma’nın kuruluş efsanelerine değinerek başlıyor romulus ve remus ile aeneas’ın öyküsüyle. kronolojik olarak krallık dönemi, mö 509’da başlayan cumhuriyet dönemi ve imparatorluk dönemleriyle devam ediyor. tabii ki ilk iki dönem çok daha yüzeysel işlenmiş. kaynakların azlığıyla da ilgili olsa gerek. augustus dönemi biraz daha ön planda olmakla beraber kitap ms 212 caracalla dönemine değin geliyor. kitap sadece askeri ve siyasi tarihten ibaret değil. roma toplumundan, senatodan, eyaletlerdeki yaşamdan, hristiyanlardan ve birçok konudan el verdiğince bahsediyor.

    eski roma yaşantısında bir gün - hilary j. deighton

    “eski roma yaşantısında bir gün” şu soruyu yanıtlamayı amaçlıyor: eski roma'da yaşam gerçekten neye benziyordu? bu kitap çok etkileyici bir biçimde gösteriyor ki, romalıların da çamaşırhaneye götürecek giysileri, yiyecek yemekleri ve oynayacak oyunları vardı. kitap sıradan romalı bir ailenin günlük yaşamını izliyor ve bu kurgu çerçevesinde roma şehir yaşantısının bütününü canlandırıyor. -sabah, öğleden sonra, akşam- şeklinde düzenlenen üç bölümde, roma dönemi günlük yaşamı yeniden kurgulanıyor. yazar yazılı kaynaklardan ve arkeolojik verilerden geniş ölçüde yararlanmıştır; mektuplar, duvar resimleri, hatta yemek tariflerine yer vermektedir.

    gladyatörler tarihin en ölümcül sporu - fik meijer

    amsterdam üniversitesi'nde eski çağ tarihi profesörü olan fik meijer, gladyatörlerin nasıl ortaya çıktığını, gündelik yaşamlarını, okullardaki fiziksel eğitimlerini, ne yediklerini içtiklerini, arenalardaki mücadelelere nasıl hazırlandıklarını, belgelere ve arkeolojik buluntulara dayalı olarak akıcı bir üslupla anlatıyor.

    roma savaş sanatı - publius flavius vegetius renatus

    4. yüzyılda yaşamış romalı yazarın roma ordusunu, özelliklerini, savaş taktiklerini anlattığı kitaptır. roma’nın zayıflama döneminde yazılan eser, roma’daki askeri problemlere çözümler aramaktadır. yazar roma ordusunda reform gerçekleştirmek için gerekli hususları bir talimname formunda bir araya getirmiştir. orijinal adı “de re militari” olan kitap ortaçağ ve yeniçağ avrupası’nın en çok okunan askeri kitaplarındandır.

    roma imparatorluğu'nun gerileyiş ve çöküş tarihi (vııı cilt) - edward gibbon

    kitap, 18. yüzyılda (1776-1788) altı cilt halinde basılan, ingiliz tarihçi edward gibbon tarafından yazılmış roma tarihine ve roma ile ilişkili devletlere (germenler, franklar, türkler, bulgarlar, macarlar, araplar vs.) yönelik çok önemli bir çalışmadır. roma'nın yükselişi, gerileyişi ve çöküşü müthiş bir dille anlatılmaktadır. aynı zamanda ortaçağ avrupa ve islam tarihi de kitapta detaylandırılmaktadır. ünlü yazar ısaac asimov “vakıf” serisini bu kitaptan esinlenerek yazmıştır. not: ındie kitap tarafından 8 cilt halinde basılacak eserin 8. cildi henüz yayınlanmamıştır.

    germania - cornelius tacitus

    tacitus’un tarihi bilgileri güçlü retoriğiyle süslediği ve is 98 yılında kaleme aldığı “de origine et situ germanorum” adlı eseri, germania halklarının kökenini ve yaşadıkları coğrafyanın sınırlarını çizen ve bu halkların ilginç yaşam tarzlarını ayrıntılarıyla betimleyen önemli bir etnografik incelemedir. romalı bir aydının kaleminden yabanıl toprakları, sert iklimi, kaba bir kültürü ve görüntüsü olan ‘ülke'yi ve bu ülkenin "mavi gözlü, kızıl saçlı" insanlarını bütün canlılığıyla aktarırken, aynı zamanda romalının kendisinden olmayan başka bir halka bakışını da tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

    ben, claudius - robert graves

    graves 1934 yılında yayımlanan “ben, claudius”ta, augustus, tiberius ve caligula dönemlerini roma’nın dördüncü imparatoru claudius tarafından yazılmış gibi anlatır. yazar gerçek olayları roman kurgusuyla kaynaştırırken, yapıtının tarihsel gerçeklerle uyumlu olmasına özen göstermiştir. “ben, claudius”, modern library ve time dergisi tarafından hazırlanan ingiliz dilinde yazılmış en iyi yüz roman listelerinde yer almıştır. kekemeliği, topallığı ve utangaçlığı yüzünden ailesi tarafından sosyal hayattan uzak tutulan ve bu özelliklerinden dolayı uzun bir süre zihinsel yetilerinden kuşku duyulan claudius, hakkındaki yaygın kanaatin aksine zeki ve donanımlıydı. zamanını yunanca eserler yazmakla ve okumakla geçirmiş, meslekten tarihçi olarak yetişmişti. graves, iktidar hırsının sınır tanımadığı, türlü entrika, düzen ve cinayetin kol gezdiği roma imparatorluğu’nda sağ kalmasını zararsız bir geri zekâlı sanılmasına borçlu olan claudius’tan okurun empati kurabileceği iyi yürekli ve sevimli bir karakter yaratıyor.

    tanrı claudius - robert graves

    eser “ben, claudius”un devamı niteliğindedir. graves tanrı claudius’ta hikâyeye kaldığı yerden ve yine claudius tarafından yazılmış gibi devam ediyor. o güne dek hayatta kalmasını zararsız bir geri zekâlı sanılmasına borçlu olan claudius, şaşırtıcı ölçüde başarılı iktidar dönemini; ordunun ve halkın sadakatini kazanarak selefi caligula’nın yol açtığı hasarı nasıl onardığını, çocukluk arkadaşı yahudi kralı herodes agrippa ile ilişkilerini ve britanya’yı istila edişini anlatıyor. ve mutlak iktidarın olmazsa olmaz eşlikçileri olan komplo ve ihanetleri atlatsa da, kaçınılmaz sona doğru giderek ilerleyişini… graves, yer yer mizahi bir anlatımla ete kemiğe büründürdüğü claudius’un kişisel öyküsü aracılığıyla roma’nın skandallarla ve şiddetle dolu bir dönemini bütün canlılığı, ihtişamı ve çöküşüyle gözlerimizin önüne seriyor. robert graves’in bu muazzam eseri 1976’da 13 bölümlük mini bir dizi şeklinde “ı, claudius” adıyla yayınlanmıştır.

    on iki caesar'ın yaşamı - gaius suetonius tranquillus

    suetonius’un “on iki caesar’ın yaşamı” adlı yapıtı julius caesar’dan domitianus’un ölümüne dek (mö 100 ms 96) roma tarihine yön veren imparatorların yaşamlarını anlatırken, roma devletinin yapısı, işleyiş biçimi, toplumun durumu, olaylar ve çeşitli konular hakkında oldukça ayrıntılı bilgi vermektedir. bu nedenle kitap eskiçağ tarihi çalışmalarına büyük bir katkıda bulunmaktadır. suetonius, gaius julius caesar’ın ve ardılı imparatorların yaşamlarını, dış görünüşlerini, doğumları ve ölümleri ile ilgili kehanetleri, ailelerini, biyografi yazım türünün geleneğine uyarak belli bir düzen içinde anlatmıştır.

    aryanlar hint-avrupa kökenlerine dair bir inceleme - gordon childe

    arkeolojiye marksist bir bakış açısı getiren avustralyalı yazar bu eserinde hint-avrupa dilleri üzerine çalışmalar yapmış ve hint-avrupalıların tarih sahnesine ilk kez çıkışlarını, aryanların kökenini ve tarihteki rollerini anlatmıştır. teknik detaylara fazla girilmeden başlıca ihtimaller özetlenmiş ve okur daha detaylı okumalar için temel kaynaklara yönlendirilmiştir.

    ilkçağ tarihi - 1 ortadoğu, uzakdoğu, eski yunan - vladimir diakov, sergei kovalev

    iki ciltlik eserin bu ilk cildinde ilkel topluluk düzeninden başlayarak, insanlığın uygarlığa ilk adımlarını oluşturan sümer, akad, babil, mısır, iran ve çin gibi doğu uygarlıkları incelendikten sonra eski yunan'a geçiliyor. eski yunan uygarlığı, ekonomik yapı, üretim ve bölüşüm ilişkileri, devlet yapısı bakımından olduğu kadar bilim, kültür, felsefe ve sanat açısından inceleniyor. kitap akıcı bir dil ve materyalist bir bakış açısıyla yazılmıştır.

    ilkçağ tarihi - 2 roma - vladimir diakov, sergei kovalev

    bu ciltte insanlık tarihinin karakteristik bir dönemini oluşturan roma uygarlığı inceleniyor. antik yunan uygarlığının yıkılmaya yüz tutmasından başlayarak roma imparatorluğunu tüm yönleriyle mercek altına alan bu kitapta, cumhuriyetin doğuşu ve yıkılışı, monarşinin yükselişi, kitlesel köle ayaklanmaları, kültürel bunalım ve hıristiyanlığın doğuşu, onu yıkılışa götüren bunalım ve çelişkiler de irdeleniyor.

    antik dünya ilk kayıtlardan roma'nın dağılmasına - susan wise bauer

    bauer’in hem yalın hem de mükemmel bir dille yazdığı antik dünya, bizi sürükleyici bir tarih anlatısıyla buluşturuyor. ilk yazılı kayıtlardan roma’nın çöküşüne kadar olan dönemdeki tüm dünya uygarlıklarının hikâyesine özenle hazırlanmış çok sayıda harita, fotoğraf ve her bölümün sonundaki zaman çizelgeleri eşlik ediyor.

    bellek ve akdeniz tarih öncesi ve antikçağ - fernand braudel

    ölümünden on üç yıl sonra okuyucuyla buluşabilen bu eserde anlatı tarihöncesinden, hatta akdeniz tabanının ve çevresindeki dağların oluşumundan başlıyor. insanın diğer türlerden ayrılarak insanlaşmasının öyküsüyle devam eden eserde tarım, yazı, deniz yolculuğu, ticaret ve imparatorlukların doğuşuna yol açan büyük güçler parlak bir üslupla açıklanıyor, bölgenin coğrafyasının ve ikliminin binyıllar içinde yarattığı etkiler ayrıntılarıyla gözler önüne seriliyor. fenikelilerin, etrüsklerin, yunanlılar ile romalıların, mezopotamya ile mısır'ın kuruluşlarını, birbirleriyle ilişkilerini ve sönüp kayboluşlarını tutkulu bir dille anlatan yazar, çalışmalarını yürüttüğü dönemdeki son arkeolojik bulguları da işin içine kattığı bu son derece canlı ve kapsamlı çalışmasıyla, akdeniz'de insanlık tarihinin başlangıcına yeniden hayat kazandırıyor.

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    mitoloji ve dinler tarihi

    ilyada - homeros

    azra erhat’ın harika çevirisiyle troya savaşı. “akhilleus’un öfkesi” ile başlayan eser, hektor’un cenaze merasimine dek geliyor. eser yunan mitolojisinin temel kaynaklarındandır. mitolojiye meraklı herkes için okunması gereken ilk kitaptır kanımca.

    odysseia - homeros

    ‘odysseia’, tanrısal odysseus’un ‘çileli’ hikâyesi. yine harika bir çeviri azra erhat ve a. kadir’den. ilyada’dan daha sürükleyici olduğunu düşünüyorum bu kitabın. epey de bir duygusal. kitabı okurken troia savaşının kahramanlarından bahsedildiği bölümde ve savaşa dair bilgilerin verildiği bölümde duygulanmamak elde değil. azra erhat odysseia için şöyle diyor: ‘göze görüneniyle film, kafaya değineniyle romandır.’

    theogoniaişler ve günler - hesiodos

    ilyada ve odysseia ile birlikte yunan mitolojisini oluşturan temel eserdir. theogonia, evrenin yaratılışı, tanrıların doğuşu, tanrıların ve tanrısal varlıkların soyları gibi yunan kozmolojisini kuran meseleler ile belli başlı yunan efsanelerini konu alan epik bir eserdir. yunan didaktik şiirinin ilk örneği kabul edilen işler ve günler'de ise ozan, insanlık tecrübesine adalet, erdem, çalışma, cömertlik, hak, hukuk, düzen ve doğruluk gibi kavramların "gerçeğini" söyleyerek dokunur; tarım, denizcilik işlerine dair işlevsel bilgiler sunar. yine azra erhat’ın muhteşem çevirisiyle.

    mitoloji sözlüğü - azra erhat

    kitap, başta anadolu efsaneleri olmak üzere, yunan ve roma mitolojisini açık seçik bir dille okuyucuya sunmaktadır. ansiklopedi tarzında yazılan kitapta azra erhat, efsaneleri hem bilimsel bir gözle incelemeye, hem de dünya yazın ve sanatındaki yerlerini, eşsiz bir eserin kaynağı olarak değerleriyle canlandırmaya çalışıyor.

    yunan mitleri (2 cilt) - robert graves

    robert graves muazzam bir kaynak yelpazesinden faydalanarak tamamladığı bu kapsamlı çalışmasında yunan mitlerinin tamamını basit bir anlatı formunda, maddeler halinde bir araya getiriyor, onları tarihteki çeşitli mit yazarlarının farklı anlatımlarıyla ve farklı kültürlerin mitolojileriyle ilişkilendirerek aktarıyor. her bir maddeye düştüğü kendi ayrıntılı notlarında, mitlerin yorum sorunlarını, zaman içinde uğradıkları değişimleri tarihsel, politik ve antropolojik açılardan ve çağdaş araştırmalar ışığında eleştirel bir incelemeye tabi tutuyor. yunan mitolojisini konu alan ilk modern ansiklopedik çalışma olarak kabul edilen iki ciltlik yunan mitleri ilk yayımlandığı tarihten bu yana çevrildiği yirmiye yakın dilde alanın uzmanları kadar mitolojiye ilgi duyan okurlar için de klasikleşmiş bir kaynak haline gelmiştir.

    yunan mitolojisi - richard buxton

    kitap, şimdiye kadar anlatılmış en zengin, en derin ve en etkili masalları açıklamaktadır. tanrıların, ölümlülerin ve onların çocuklarının birbirleriyle ilişkilerini berrak bir biçimde gözler önüne sermektedir. tanrıların ve kahramanların ayrıntılı soyağaçlarını içermektedir. yunan mitlerinin rönesans'tan bugüne kadar yazarlara ve sanatçılara nasıl esin kaynağı olduğunu göstermektedir. eserin basımı ve kullanılan görseller gayet tatmin edicidir.

    klasik mitler - jenny march

    klasik çağlar uzmanı jenny march bu kitapta, tanrılar ile titanların çarpışmasından troya’nın üşmesine kadar, bütün zamanların en önemli efsanelerini berrak bir dille yeniden anlatıyor. odysseus ve aeneas’ın destansı yolculukları; atina ve roma’nın kurulması; iason’un altın post’u araması, prometheus’un ateşi tanrılardan çalma maceraları ve klasik medeniyetin diğer bütün kahramanları, canavarları, tanrıları, tanrıçaları… klasik mitler, eski yunan’ın ve az da olsa roma’nın mitlerini içeriyor.

    aeneas - vergilius

    bu destan roma imparatoru augustus döneminde yazılmıştır. on iki kitaptan oluşan bu ünlü destan, yakılan troya kentini terk edip doğaüstü bir yol göstericinin peşinde, yeni bir kent kurmak için batıya doğru yola çıkan troyalı aeneas'ın lavinium’u (sonraki alba longa ve roma kentlerinin yerinde ilk kurulan kent) kurmasını anlatır.

    digenes akrites anadolu'nun büyük destanı - barış baysal (çevirmen-derleyen)

    basileios digenes akrites destanı, anadolu’dan günümüze ulaşan tek bizans destanıdır. destan basileios digenes akrites’in soyunu, kahramanlıklarını, evliliğini, vahşi hayvanlara karşı verdiği mücadeleyi anlatır. destan iki kısımdan oluşmaktadır. ilk kısım “emir’in türküsü”, ikinci kısım ise “digenes’in hikâyesi diye adlandırılmaktadır. “digenes akrites” destanının en önemli özelliği, hem ulusal bir kimlik, aynı zamanda da filolojik, dilbilimsel, folklorik ve tarihsel açıdan bir değer taşımasıdır. ünlü türk halk destanı olan “köroğlu destanı”ndaki ulusal kahraman köroğlu da digenes akrites’in bir modelidir.

    mezopotamya mitolojisi - jean bottéro, samuel noah kramer

    dünyaca ünlü iki yazar, bilinen en eski uygarlıklara beşik olmuş mezopotamya’da keşfedilmiş en eski mitlerden günümüze gelebilmiş elli miti derlediler, çevirdiler ve yorumladılar.

    gılgamış hikâyeleri - anonim

    gılgamış hikâyeleri yarı tanrı sümer kralı gılgamış’ın hikâyelerini içeriyor. bu hikâyeler gılgamış destanı teşekkül etmeden önce yazıya geçirilmiş, yer yer ona kaynaklık eden kısa gılgamış hikâyelerinden oluşmaktadır. “gılgamış ile agga” “gılgamış ile enkidu ve öte dünya”, “gılgamış ile huwawa”, “gılgamış ile gök boğası”, “gılgamış’ın ölümü” ile bâbilce yazıya geçirilmiş “gılgamış’ın mektubu”nun tam metinleri bu kitapta.

    sümer kral destanları enmerkar – lugalbanda - anonim

    eser, sümer kral listesi’nde uruk kentini kurduğu ve 420 yıl boyunca hüküm sürdüğü rivayet edilen enmerkar ile ur kent devletinin hâkimiyetine girmeden önce ülkeyi 36 yıl boyunca yöneten son kral lugalbanda’nın destanlarını içermektedir.

    iskandinav mitolojisi - neil gaiman

    kitapta yazar önemli iskandinav tanrılarını tasavvur ederken mitlerin aslına sadık kalıyor: odin, yüceler yücesi, bilge, cüretkâr ve kurnaz. thor, odin’in oğlu, muazzam kudretine rağmen tanrıların en bilgesi olduğu söylenemez. ve loki, odin’in kan kardeşi, oyunbaz ve önünde kimsenin duramadığı bir düzenbaz. gaiman, eski çağa ait bu hikâyeleri tıpkı bir romancı gibi ele alıyor; hikâyeler efsanevi dokuz âlemin yaratılışından başlıyor ve tanrıların, cücelerin, devlerin maceralarıyla devam ediyor. thor’un çekicinin nasıl çalındığından, içenlere şairane ilhamlar veren bal şarabının kaynağının ne olduğuna kadar pek çok mit gaiman’ın nüktedan cümleleriyle yeniden hayat buluyor.

    kahramanın sonsuz yolculuğu - joseph campbell

    kitabın amacı, pek de karmaşık olmayan bir örnekler yığınını bir araya getirip kadim anlamın kendi kendini ortaya çıkarmasını sağlayarak dinsel ve mitolojik figürler altında çarpıtılmış bazı gerçekleri aydınlatmaktır. mitler üzerine yazan en tanınmış yazarlardan biri olan joseph campbell bu klasik yapıtında, dünyanın bütün mitolojilerinde "kahraman"ın yolculuğunu ve dönüşümünün izini sürerek tek bir arketipik kahramanın varlığını ortaya koyuyor. ortadoğu'dan hindistan'a, güney afrika'dan sibirya'ya yayılmış insan coğrafyası üzerinde gılgamış, buddha, odysseus, thor, cuchulainn hep aynı işlevi yerine getirir: insanı benzerleri arasında kendisi olacağı bir yolculuğa hazırlamak. kahramanın sonsuz yolculuğu günlük düşler ile mitsel öyküler arasındaki çakışmaları sergileyerek, çağdaş dünyada toplum ile birey arasındaki çatışmanın insan olmadaki özel önemini vurgulayan bir kitaptır.

    hint sanatı ve uygarlığında mitler ve simgeler - heinrich zimmer

    eser columbia üniversitesi’nde ders verirken beklenmedik bir şekilde ölen zimmer’in ders notlarından ve çalışmalarından derlenerek joseph campbell tarafından oluşturulmuştur. eğer hint kültürüne, mitolojisine, dinine ilgi duyuyorsanız. bu eser şiirsel anlatımıyla ilginizi karşılayacaktır.

    kral ve hortlak ruhun kötülüğü yenmesine dair hikâyeler - heinrich zimmer

    heinrich zimmer kral ve hortlak'ta doğu ve batı edebiyatından derlenmiş hikâyeleri, kötülüğün güçleriyle ezeli ve ebedi karşıtlık bağlamında bir araya getiriyor. binbir gece masalları, kadim kelt efsaneleri, irlanda masalları, ortaçağ hıristiyanlığı anlatıları, kral arthur ve yuvarlak masa romansları ve hindu yaratılış mitlerinden etkileyici örnekler sunuyor. bu masalları yeniden anlatan zimmer simgelerin anlamlarını yaratıcı bir zekâyla çözümlüyor ve bunlara hâkim olan felsefi bütünlüğü ortaya çıkarıyor. zimmer'in bu kitabı hem keyif veren bir derleme hem de yetkin bir akademik çalışma olarak okunabilir. zimmer'in çözümleyici yöntemi her okuyucu için ufuk açıcı olacaktır. eser yine joseph campbell tarafından yazarın ölümünden sonra derlenerek yayınlanmıştır.

    çin ve japon mitolojisi - donald a. mackenzie

    bu kitapta çin ve japon mitleri ele alınmakta ve bunların, uygarlığın temeline ve doğuşuna ve pek çok değişik yaşam biçimi ile ilişkili karmaşık düşüncelerin geniş yayılımı konularına ışık tuttukları gösterilmektedir. çin ve japon mitolojisi'nde donald mackenzie, uzakdoğu mitoslarının kökenlerinin ve evrimini, ayrıca bu öykülerin çin'den japonya'ya kadar nasıl yayılmış olduğunun izlerini araştırıyor. taoculuk, konfüçyüsçülük, budacılık ve şinto dinindeki öykülerden yola çıkan mackenzie, okyanusun ejderha kralının oğlundan mikado'ların düşüşüne kadar, çin ve japonya'daki efsane ve tarih mozaiğini tartışıyor.

    dünya mitolojisi büyük destan ve söylenceler antolojisi - donna rosenberg

    dünya mitolojisi sümer, hitit, babil ve eski mısır uygarlıklarından yunan, roma ve kuzey avrupa’ya; britanya adaları’ndan pasifik adaları’na; uzakdoğu halklarından eskimolar’a; afrika’dan kuzey ve güney amerika’ya kadar, yeryüzünün farklı kültürlerine ait 59 büyük söylen ve destanı içeriyor. bütüncül bir mitoloji okuması için birebir.

    dinler tarihine giriş - mircea eliade

    eliade'nin dinler tarihine giriş'i tek tek dinleri ele alıp inceleyen bir kitap değil, "ilkel" ve "gelişmiş" din biçimlerini eşzamanlı olarak inceleyerek tüm dinlerdeki ortak öğeleri ortaya koyan ve insanın kutsal ile ilişkisini çözümleyen bir çalışma. bu kitap bize dinsel inançlar ve düşünceler tarihine nasıl yaklaşmamız gerektiğini öğretiyor.

    dinsel inançlar ve düşünceler tarihi (ııı cilt) - mircea eliade

    20. yüzyılın en önemli din tarihçilerinden mircea eliade tarafından kaleme alınan üç ciltlik bu eser, eski çağlardan yakın zamanlara kadar insanoğlunun dinsel evrenine nüfuz etmemiz ve yalnızca dinsel inançları değil, hayatı anlamamız için değerli bir rehber. bu kitap bize dinler tarihinin oldukça faydalı bir özetini veriyor... izlediği yöntem sayesinde sistematik düşüncelerin tarihi çerçevesi çizilebiliyor. dinler tarihinin gelişimini takip etmek isteyen herkes tarafından mutlaka okunmalı.

    şamanizm ilkel esrime teknikleri - mircea eliade

    mircea eliade'nin bu kitabı şamanizm’i bir bütün olarak, genel dinler tarihi çerçevesinde ele alan ilk yapıttır. öncelikle şamanizm ile ilgili genel kavramların ve ritüellerin anlatıldığı kitapta şamanlık ve gelişimi bölgelere göre karşılaştırmalı bir şekilde ele alınmıştır. eser bu konuda temel başvuru kaynağıdır.

    kur'an incil ve tevrat'ın sümer'deki kökeni - muazzez ilmiye çığ

    asırlık çınarımız ve kıymetlimiz bu kitapta sümer dini ve edebiyatından yahudilik, hıristiyanlık ve müslümanlığa; bu dinlerin kutsal kitaplarına ulaşan etkileri ve konuları, belgeleriyle ve karşılaştırmalı olarak sunmaktadır. birçok dinsel hikâyenin kaynağının sümer olduğunu öğrendiğimizde sizler de çok şaşıracaksınız.

    tanrı'nın tarihi islam, hristiyanlık ve yahudiliğin 4000 yıllık tarihi - karen armstrong

    karen armstrong, toplumların tek tanrı inancına olan mutlak sadakatini ve bunun yarattığı pek çok çelişkili görüşü inceliyor. karşılaştırmalı, sıra dışı bir ibadet ve savaş öyküsü olan tanrı’nın tarihi bizi hayatımızın en temel gerçeğiyle yüzleştiriyor.

    dine karşı din - ali şeriati

    sizi rahatsız etmeye geldim diyor iranlı yazar. kitap ali şeriati'nin çeşitli konuşmalarından oluşuyor. şiilik ve sünnilik arasındaki farklılar, dinin geçmişteki ve günümüzdeki yorumu gibi konularda yazılmış ufuk açıcı bir eser.

    -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    ortaçağ tarihi (5. yüzyıl – 15. yüzyıl)

    ortaçağ dünyası roma imparatoru büyük constantinus'un hıristiyanlığı kabul etmesinden 1. haçlı seferi'ne - susan wise bauer

    ortaçağ dünyası sadece doğu ve batı avrupa’daki büyük mücadeleleri değil, kuzey afrika, ortadoğu, uzakdoğu, orta asya ve amerika kıtalarındaki muazzam güç çekişmelerini de birlikte ele alarak, ortaçağ dünya tarihini yalın ve mükemmel bir dille anlatıyor. roma ve konstantinopolis arasındaki büyük bölünmeden sang hanedanı’nın yükselmesine, muhammed peygamber’den charlemagne’nın taç giymesine, hindistan’ın kutsal savaşlarından haçlı seferleri’nin başlamasına kadar kralların, imparatorların, generallerin ve yönettikleri insanların şiddet dolu hikâyesini anlatıyor.

    rönesans dünyası aristoteles'in yeniden keşfinden konstantinopolis'in fethine - susan wise bauer

    birinci haçlı seferini takip eden inişli çıkışlı günlerde başlayan “rönesans dünyası” geçiş dönemindeki bir dünyanın bütün çelişkilerinin izini sürüyor. papalar haçlı seferleri vaazlarına devam ederken, hristiyan bir imparatorluk ümidi konstantinopolis duvarları içinde kanlı bir sona yaklaşıyor. engizisyon güç kazanırken bir yandan da aristotelesçi mantık ve yunan ussallığı gelişiyor. krallar ve imparatorlar kendi ilahi hakları üzerinde ısrar ettikçe, halklar tüm dünyada iktidarı ele geçiriyor. osmanlılar küçük bir türk köyünden zuhur ederken moğollar dünyayı ateşe vermek üzere doğu’dan yola çıkıyorlar. bu çığır açan olayların yarattığı kaosta dünya biçimlenmeye başlıyor. harikulade bir şekilde araştırılmış ve zekice anlatılmış “rönesans dünyası” sadece isimler, tarihler ve olguları değil, 1100 ve 1453 arasındaki yılları aydınlatan unutulmaz karakterleri de sunuyor.

    ortaçağ batı uygarlığı - jacques le goff

    yirmiden fazla dile çevrilen bu kitap, ortaçağ’ın ruhunu keşfetmek isteyenler için yol gösterici bir rehber niteliğinde. annales okulu’nun ünlü temsilcisi jacques le goff, burada derin bir zihniyet okumasına girişir. sözü edilen dönem, tümüyle bir “karanlıklar çağı” mıdır? le goff, zamanın ve mekânın gerçek boyutlarından eksiltilemeyeceğini tarih yazımındaki ustalığıyla kanıtlar. ortaçağ, keşişleri, ruhbanları, savaşçıları, köylüleri, zanaatkârları ile bir yandan yaşam mücadelesi verirken öte yanda köy, şato ve kentler çevresinde bir araya gelmeyi başarmış, dünyevî koşulların ürettiği bilince ortak olmuş, makineyi, saati, üniversiteyi ve ulusları keşfetmiştir.

    ortaçağ tüccarları ve bankerleri - jacques le goff

    xı. ve xııı. yüzyıllar arasında, avrupa ortaçağı büyük öncüleri tüccar ve bankacılardan oluşan gerçek bir ticari devrime tanıklık eder. bu dönem, uzak mesafelere yolculuk yapmayı mümkün kılan bir barış zamanıdır, fakat aynı zamanda önemli bir demografik büyümenin de zamanıdır. her şeyden önce kentlerin yeniden doğuşu ve canlanışı söz konusudur. floransa, rouen, brugge, cenova veya amiens’teki büyük ortaçağ fuarlarında kentsel gelişimin ilk izleri, belirli bir serbestiyet, dinî vesayetten kurtuluş ve sanatsal faaliyetlerin desteklenişi görülür. le goff, bu çalışmayı toplumsal tarihin akışını açıkça etkilemiş belli bir özneler grubu ve özneleşme sürecini ele alarak yapmıştır. üstelik bu metinde toplumların geçirdiği zihinsel/kültürel dönüşüm sürecini ülke ülke ele alınan belli kişiler, aileler ve hanedanların özyaşam öyküleri üzerinden açıklamıştır.

    ortaçağda entelektüeller - jacques le goff

    aydınlanma aklı, kendi zorba yanlarını gizlemek ve tarihin “kötü”den “iyi”ye doğru bir “ilerleme” olduğunu kanıtlamak için ortaçağı “karanlık bir çağ” olarak gösterir. bu kitap, ortaçağın da diğer zamanlar kadar “karanlık” ve “aydınlık” olduğunu göstererek bu yanılgıyı yıkan, bugün yenilik diye adlandırdığımız kimi düşünsel tavırların geçmişteki kökenlerine işaret eden bir tür “karşı-tarih” çalışması, bir tür ezber bozmadır. ortaçağda entelektüeller’de batı aydınının doğuş koşulları ve evrimi anlatılırken, modern kültürün temellerini oluşturan “hümanizma”, “doğa” ve “akıl”ın tarihsel kökenleri de eleştirel bir biçimde sorgulanır. günümüzün çokça tartışılan kurumlarından biri olan üniversite’nin batı ortaçağındaki kökleri de jacques le goff’un bu keyifli incelemesinin en ilginç yönlerinden birini oluşturuyor.

    ortaçağ avrupa'sının ekonomik ve sosyal tarihi - henri pirenne

    roma imparatorluğu'nun sonundan on beşinci yüzyılın ortalarına kadar, avrupa'nın ekonomik ve sosyal değişiminin nedenlerini inceleyen kitap klasikleşmiş kaynaklardan birisidir. belçikalı ortaçağ tarihçisi henri pirenne, batı avrupa’nın ekonomik ve toplumsal evriminin nitelik ve genel doğrultusunu ana hatlarıyla çizmeye çalışmıştır.

    ortaçağ (4 cilt) - umberto eco editör

    umberto eco’nun danışmanlığında hazırlanan ve toplam dört ciltten oluşan ortaçağ ansiklopedisi, birçok akademisyence dönemiyle ilgili en iyi kitap olarak gösteriliyor. eser ortaçağ’a dair bütüncül bir yapıt. eco kitabın yazarı değil editörü. 4 cilt de alanında uzman kişilerin makalelerinden oluşuyor. ilk cilt barbarlar, hristiyanlar, müslümanlar adını taşıyor. ikinci cilt katedraller, şövalyeler, şehirler; üçüncü cilt şatolar, tüccarlar, şairler; dördüncü cilt de keşifler, ticaret, ütopyalar adını taşıyor. dört cilt de tarih, felsefe, bilim ve teknik, edebiyat ve tiyatro, görsel sanatlar ve müzik ana başlıklarından oluşuyor ve kronolojik olarak ilerliyor.

    feodal toplum - marc bloch

    feodal toplum’da avrupa tarihini şekillendiren temel olaylar ve kurumlar yansıtılmaktadır. büyük göç dalgaları, barbar istilaları, imparatorlukların yükselişi ve parçalanışı, krallıklar, vassal-senyör ilişkileri, soylu sınıflar, şövalyeler, edebiyat, din, hukuk, ticaret ve kültür hayatı birbirinden kopuk ögeler olarak değil, geniş konu yelpazesi içerisinden, nedenleri ve sonuçlarıyla birlikte okuyucuya sunulmaktadır.

    gotlar - peter heather

    got halkları ms 1. ve 7. yüzyıllar arasında avrupa boyunca baltık denizi’nden atlantik kıyılarına kadar uzanan coğrafyada binlerce kilometre yol kat ederler. ilk başlarda kimsenin farkına varmadığı önemsiz halk topluluklarıdır. zaman geçtikçe roma imparatorluğu’nun önemli bir silahlı gücü haline gelip kendi devletlerini bile kurarlar. bu kitabın amacı, daha önce hiç ele alınmamış yazılı ve arkeolojik bulgulardan yola çıkarak gotların dramatik tarihlerini yeniden ele almak ve got kimliğinin değişik zaman ve kullanım alanlarında ne anlama geldiğini araştırmaktır. kitap üç bölümden oluşuyor. her bölüm got tarihindeki ana evrelerden bahsetmektedir: ilk bölüm 1. yüzyıldan 4. yüzyıla kadar olan dönemdeki got tarihini, ikinci bölüm hunların gelişiyle got halkının yaşadığı hareketlenmeyi, son bölüm de gotların kurdukları ve batı roma imparatorluğu’nun devamı olan devletlerin tarihini ele alıyor.

    bizans'ın gizli tarihi - prokopius

    prokopios, imparator justinianus (527-565) zamanını anlattığı bizans’ın gizli tarihi’nde daha önceki kitaplarında zamana uydurmak zorunda kaldığı, işin içyüzünü açıklamayı göze alamadığı, sessizce geçiştirilmiş olayları apaçık ortaya koyduğunu belirtir.

    bizans (ııı cilt) - john julius norwich

    3 ciltten oluşan eserin ilk cildi “erken dönem (ms 323-802)” adını taşımaktadır ve büyük constantinus'un 12 mayıs 330 günü bizans imparatorluğu’nu kuruşundan, 800 yılı noel'inde charlemagne'nin taç giyişiyle hıristiyan rakibi kutsal roma imparatorluğu’nun başlamasına kadar olan dönemi kapsamaktadır. ikinci cilt “yükseliş dönemi (ms 803-1081)” makedon hanedanının gücü ele geçirişiyle başlayıp, bulgarkıran lakabıyla anılan ıı. basileios hâkimiyetinde yükseliş dönemiyle devam edip ve tarihindeki üç büyük yenilgisinin ilki olan 1071 yılında malazgirt sonrası kritik ve zor döneme girmesine kadar geliyor. son cilt “gerileme ve çöküş dönemi (ms 1082-1453)” ise, bu bozgunun taşıdığı hayati önemi, imparatorluğun anadolu'daki çoğu toprağını ve dolayısıyla asker gücünü de kaybedişini ve imparatorluğu yüz yıl sonra meydana gelecek dördüncü haçlı seferi saldırılarına karşı koyamayacak kadar zayıflatmasını anlatıyor. sonrasında, vııı. mikhael palaiologos'un muzafferane dönüşüyle sona eren elli altı yıllık latin hâkimiyeti dönemi, ilk bakışta nahoş bir ara verme gibi görünse de, esas itibarıyla bizans imparatorluğu’na etkisinden asla kurtulamayacağı ikinci darbeyi vurmuştur. son iki yüz yıllık tarihi ise osmanlıların giderek artan gücü karşısında engellenemez çöküşünü anlatmaktadır. bu nadide eserin her cildi haritalar ve görsellerle daha da açıklayıcı hale gelmiştir. 3 cildi de bir hikâye kitabı okur gibi okuyacağınıza kuşkunuz olmasın.

    bizans bir ortaçağ imparatorluğunun şaşırtıcı yaşamı - judith herrin

    judith herrin bu kitabında, üzerinde yaşadığımız topraklarda yerleşmiş, esasında fazla belirgin olmayan "bizans imgesi"ne ışık tutuyor. bir tarihçinin gözünden ama aynı zamanda da bir hikâyecinin dilinden, zafer ve hezimetlerin tarihini değil, "bizans nedir?" sorusunun yanıtını anlatıyor.

    bizans devleti tarihi - georg ostrogorsky

    eser hemen hemen bütün dillere çevrilmiştir. yazıldığı dönemde (1. baskı 1940) bizans tarihi ile ilgili en derli toplu kitap olarak addedilirdi. birçoklarına göre bu unvanı büyük oranda korumaya devam ediyor. bizans’ın gelişmesi, iç ve dış siyaset değişmeleri yıkılışına kadar işlenmiştir. kitabın içerisinde aynı zamanda birçok renklendirilmiş büyük boy harita mevcuttur.

    haçlı seferleri tarihi (3 cilt) - steven runciman

    1096'dan 1270'lere kadar süren, haçlı seferleri’nin bütünüyle tasvir edildiği kapsamlı bir çalışma. muhtemelen seferlere dair en detaylı eser. seferlerin nedenleri, türklerin direnişi, seferler sırasında kurulan krallıklar ve daha fazlası. döneme ışık tutan bir eser.

    haçlı seferleri - thomas asbridge

    thomas asbridge, hristiyanlar ve müslümanlar arasındaki destansı mücadelenin tarihini hem hristiyanlar hem müslümanlar açısından bakarak sürükleyici ve renkli bir anlatımla sunuyor. kitap, haçlı seferleriyle özdeşleşmiş selahaddin eyyubi ve aslan yürekli richard gibi kahraman hükümdarların yanı sıra franklar, abbasiler, selçuklular, memlukler gibi büyük güçlerin bu mücadeledeki rolü hakkında ayrıntılı bilgiler veriyor.

    arapların gözünden haçlı seferleri - amin maalouf

    semerkand, afrikalı leo, doğu'nun limanları gibi kitapların yazarı maalouf’un 1983 tarihli bu yapıtı, 11. yüzyılın sonundan 13. yüzyılın başına kadar devam eden haçlı seferleri'ni egemen tarih anlayışının yerine "öteki"nin gözünden anlatıyor. bu kitap çok basit bir fikirden yola çıkıyor: haçlı seferleri'nin tarihini ‘öteki cephe’de, yani arapların tarafında görüldüğü, yaşandığı ve hikâye edildiği biçimde anlatmak. kitabın hemen hemen tüm içeriği, o çağın arap tarihçilerinin ve vakanüvislerinin tanıklıklarına dayanıyor.

    ıv. haçlı seferi kronikleri - geoffroi de villehardouin, henri de valenciennes

    haçlıların istanbul'u yağmaladığı ıv. haçlı seferi'nin tarihi. seferin kronolojik olarak anlatıldığı eser bizzat sefere katılan fransız şövalye villehardouin tarafından yazılmıştır. valenciennes'de imparator henri tarihini anlatmaktadır.

    lanetli kule akka kuşatması ve haçlı çağının sonu - roger crowley

    1291’deki akka kuşatması haçlıların kutsal topraklar uğruna yaptıkları son savaştı. kuşatılan kalenin, çaresizlik içinde geçen altı haftadan sonra memluklere teslim olmasıyla haçlıların ortadoğu’daki iki asırlık serüveni de son buldu. sürükleyici tarih kitaplarıyla ün kazanan roger crowley bu eserinde kuşatmaya uzanan yolun capcanlı anlatımının yanında çarpışmanın tüm teferruatlarını ortaya koyuyor. haçlı çağı’nın dramatik son anlarının sürükleyici bir tasviri olan eser, dünya tarihinde çok önemli bir dönüm noktasına yeni ve önemli bir bakış açısı sunuyor.

    italyan şehir cumhuriyetleri - trevor dean, daniel waley

    kırk yılı aşkın bir süredir kesintisiz basılarak pek çok dile çevrilen ve ortaçağ tarihi üzerine yazılan en başarılı eserlerden biri olan italyan şehir cumhuriyetleri, konuya kısa bir giriş yapmak isteyenlerin başucu kitabı niteliğindedir. yazarlar, daniel waley ve trevor dean, merkezi güçlerin baskılarına rağmen pek çok italyan şehrinin, 11. yüzyıldan itibaren siyasal bağımsızlıklarına nasıl kavuştuğunu ve tiranların çoğu şehirde hâkimiyeti ele geçirdiği 14. yüzyıla kadarki serüvenlerini anlatıyor. döneme ait çok çeşitli belge ve edebi malzemeden yararlanarak, hem yurtseverlik ve vatanseverlik kavramlarını hem de komünleri birbirinden ayrı düşüren hizip kavgalarını irdeliyorlar. şehir sakinlerinin toplumsal yaşam ve sanat üzerine bitmez tükenmez tartışmalarının, erken dönem rönesans'a nasıl katkı sağladığını gösteriyorlar.

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------

    yeni çağ ve yakın çağ dünyası
    (erken modern dönemden (15. yüzyıl) 20. yüzyıla)

    erken modern dönemde avrupa (1450-1789) - merry e. wiesner-hanks

    avrupa tarihinin matbaa makinesinin icadından fransız devrimi’ne kadar geçen bölümünü kapsayan bu kolay okunan, sürükleyici kitap, erken modern dönemde insanların hayatlarındaki çeşitliliği ve avrupa’daki gelişmelerin nasıl bir küresel bağlam içine oturduğunu yeni bir yaklaşımla anlatıyor. doğuda osmanlı imparatorluğu’na, kuzeyde isveç’e, güneyde portekiz’e kadar avrupa’nın tümünü, denizaşırı sömürgelerle birlikte ele alan metin, 1450-1600 ve 1600-1789 olmak üzere iki kronolojik bölüme ayırdığı dönemi, belirli temalar üzerinden karşılaştırmalı bir bakış açısıyla inceliyor. mö 600’den günümüze kadar bütün avrupa tarihini kapsayan “cambridge avrupa tarihi” dizisi içinde yer alan bu kitap, erken modern dönem avrupa tarihine getirdiği özgün yorumlarla tarih bölümü öğrencileri için olduğu kadar, tarihe meraklı okur açısından da önemli bir boşluğu dolduracak bir başvuru eseri niteliğini taşıyor. haritalar, illüstrasyonlar, kronolojiler, orijinal metinlerin ve özel konuların yer aldığı kutularla zenginleştirilmiş metin, tarihi düşünerek, sorular sorarak öğrenmenin keyfini paylaşıyor.

    rönesans'tan bugüne modern avrupa tarihi - john merriman

    eser yazarın yale üniversitesi’nde verdiği dersler için ders kitabı olarak hazırlanmıştır. devlet politikalarını, halk hareketlerini, ekonomik ve sosyal değişimlerin sebep ve sonuçlarını, avrupa’nın dünyanın geri kalanıyla etkileşimlerini ele alan yazar john merriman, rönesans, reform, avrupa'da din savaşları, ispanya ve ingiltere'nin yükselişleri, avrupa'da devrimler gibi konuları ayrıntılarıyla ele alıyor. kitap 1914'e kadar geliyor.

    rönesans avrupası türkiye'nin batı medeniyetiyle özdeşleşme süreci - halil inalcık

    eser hocamızın, ankara üniversitesi'nde anlattığı "avrupa tarihi" ders notlarından oluşmaktadır. rönesans ve reform süreçlerinde, osmanlı imparatorluğu’nun avrupa tarihini nasıl etkilediğini vurgulamasıyla, benzerlerinden oldukça farklı bir çalışma. bir yandan bizans’tan avrupa ülkelerine iltica ederek hümanizmin önünü açan bilim adamlarının öykülerini gerçeklik zeminine oturturken, bir yandan da osmanlıların siyasi dengeler üzerinden, bu süreçte doğrudan ve nasıl önemli bir pay sahibi olduğunu gözler önüne seriyor. çalışmanın ikinci bölümü, türkiye’nin batı medeniyetiyle özdeşleşme süreci ise, rönesans’ın ve hümanizmin osmanlı-türk tarihindeki yansımalarına odaklanıyor: fatih sultan mehmet’in italya ve hümanizm öncüleriyle yakın ilişkisi, bu ilişkinin ıı. bayezid ile zayıflayışı, batılılaşmanın osmanlı imparatorluğu’nda topçuluk ve denizcilik gibi pratik alanlarda süregelişi, lâle devri ile batı üstünlüğünün kabul edilişi, tanzimat ile hukuk ve idarede güçlü bir batılılaşma sürecinin başlayışı ve nihayet atatürk devrimleriyle tam batılılaşma hedefinin millî bir kültür dönüşümü haline gelişi... halil inalcık bu eserinde, batılılaşma hareketinin yakın tarihimizdeki gelişim sürecini, tanınmış sosyologların analizleriyle de değerlendirerek son gelişmelere ışık tutmaya çalışıyor.

    hükümdar - niccolo machiavelli

    siyaset kuramcısı, tarihçi, yazar ve bir devlet adamı olan machiavelli’nin (1469-1527) en ünlü yapıtı olan hükümdar’da temel düşüncesi ülkesinin işgalden kurtulması ve tek egemenlik altında toplanmasıdır. bu düşünce etrafında güçlü bir iktidarın nasıl oluşturulabileceği ve ne şekilde sürdürülebileceğini ele alır. egemenlik, askeri güç, ruhban sınıf, bağımsızlık, devlet-birey-özgürlük ilişkilerini irdeleyen politik bir başyapıt olarak dikkati çeken hükümdar, aynı zamanda “italya’yı barbarların elinden kurtarmaya çağrı”dır.

    sömürgecilik tarihi - raimondo luraghi

    sömürgecilik sorununa ve geçirmiş olduğu sürece eleştirel gözle bakmak, beş kıtanın son beş yüz yıllık tarihini gözden geçirmek, yalnız sömürenlerin değil sömürülenlerin de tarihini irdelemektedir. daha düne kadar batılı klasik tarihçiler için sömürü "ötekine" "uygarlık götürme" olarak gösterilmiştir. oysa avrupa kral ve kraliçelerinin yeni güç ve iktidar alanlarına ihtiyaçları vardı. bilinmeyene yolculuk, efsanelerde ve masallarda işitilen, hep ağız sulandıran o görkemli hazineler, altın yollar, değerli madenler için başladı. yeni yerlerin bulunması batılı ülkelerin iştahlarını daha da kabarttı. ve sermaye birikimi her geçen gün artan gücüyle, her sistemin dinamiğini oluşturan ve eş zamanlı olarak değerleri de yok eden yıkıcı bir süreci başlattı: uygarlıkların talanı, kültürlerin yıkımı ve soykırımı...

    dünyanın çehresini değiştiren seyahatler - peter aughton

    insanoğlu tarihin her döneminde dünyanın henüz keşfedilmemiş bölgelerine ilgi duymuştur. ya yeni yerleşim yerleri bulmak amacıyla ya da sadece macera tutkusuyla ufkun ötesine yelken açmak istemiştir. dünyanın çehresini değiştiren seyahatler, insanlığın bilgi birikiminin artmasına, coğrafi keşiflerin yapılmasına ve dünya haritasının çıkarılmasına katkıda bulunmuş büyük seyahatlerin hikâyelerini anlatıyor. seyahatler ve keşifler hakkındaki çok satan kitaplarıyla tanınan peter aughton, fenikelilerden polinezyalılara, bartholomeu dias’dan vasco da gama’ya, amerika’nın keşfinden dünyanın çevresinin ilk kez dolaşılmasına, francis drake’in golden hind gemisiyle yaşadığı maceralardan gerçek robinson crusoe’nun öyküsüne, darwin’in beagle ile seyahatinden scott, amundsen ve shackleton’ın kutuplardaki keşiflerine kadar dünyanın çehresini değiştirmiş pek çok seyahati ve kahramanlarını konu alıyor. seyyahların da günlükleri ve seyir defterleri aracılığıyla anlatıya doğrudan katıldıkları, haritalar ve çeşitli görsel malzemelerle zenginleştirilmiş dünyanın çehresini değiştiren seyahatler, sürükleyici üslubuyla bir solukta okunabilecek bir kaynak kitap.

    imparatorluk britanya'nın modern dünyayı biçimlendirişi - niall ferguson

    kitap öncelikle britanya’nın sömürgecilik yarışına nasıl girdiğini, ispanyolları, portekizlileri nasıl geçtiğini; hollandalılarla olan ticari rekabetini; ardından fransızlarla olan siyasi rekabeti kazanması sonucunda nasıl dünyanın dörtte birine hâkim olduğunu anlatıyor. tabii bunlar detaylı, anlaşılır bir dille yapılıyor. sömürge yönetimleri de özellikle detaylı bir şekilde anlatılıyor. kölelik, misyonerlik, amerika’nın bağımsızlığı, sanayi devrimi sonrası büyüme değinilen diğer konular. sonrasındaysa 300 yıl dünyaya hükmeden imparatorluğun nasıl çatırdamaya başladığı ve yıkıldığı anlatılıyor. şunu özellikle belirtmek isterim kitap inanılmaz ufuk açıcı nitelikte, okurken hoşuma giden ve merak uyandıran çokça detay oldu. kitabın harita, tablo ve fotoğraflarla da desteklendiğini belirteyim bu arada. ‘üzerinde güneş batmayan imparatorluk’ denen britanya imparatorluğunu merak eden herkesin zevkle okuyacağını düşünüyorum.

    turquerie 18. yüzyılda avrupa’da türk modası - haydn williams

    kitap 18. yüzyılda avrupa’da türk modasının kilit unsurlarını saptamak üzere, çok sayıda dağınık kaynağın tarandığı titiz bir araştırmanın ürünü olan ilk örnektir. sanat tarihçi haydn williams bu kitapta 18. yüzyılda avrupa’da ortaya çıkan türk modasının farklı yerlerde değişik tepkileri harekete geçiren bir tema olduğunu gösteriyor. konu 1453’te istanbul’un fethinin ardından avrupa ile osmanlılar arasındaki ilk temaslarla başlayan, 18. yüzyılda türk modasının müthiş zenginleşmesiyle süren ve oryantalizm gibi başka yorumların kökleştiği 19. yüzyılda noktalanan bir kronolojik çerçevede tematik yaklaşımla irdeleniyor. resim, mimari, iç mekân ve tiyatroyu da kapsamak üzere belirli kategorilere odaklanan turquerie bu tuhaf avrupa fantezisinin ilginç bir dökümünü sunuyor.

    fransız devrimi’nin kısa tarihi - albert soboul

    sorbonne üniversitesi’nde fransız devrim tarihi başkanlığı yapmış yazardan devrimin 200. yılına özel olarak basılan bir eser. avrupa tarihi ve dünya tarihine yönelik yazılan kitaplarda fransız devrimine dair kullanılan kaynaklardan biri. eser fransız devrimini doğuran nedenleri, devrimi ve 1799’a kadar meydana gelen gelişmeleri anlatıyor.

    devrim çağı (1789-1848) - eric j. hobsbawm

    ingiliz marksist tarihçi hobsbawm’ın bu eseri, ‘çifte devrim’ adı verilen olguyu —1789 fransız devrimi ile çağdaşı olan (ingiliz) endüstri devrimi’ni— ilgilendirdiği ölçüde, 1789 ile 1848 arasında dünyanın uğradığı dönüşümün izini sürmektedir.

    sermaye çağı (1848-1875) - eric j. hobsbawm

    bu kitabında hobsbawm, ekonomiden sanata, bilimden laikliğe burjuva dünyasının yerleşikleşme sürecini, anlatıyor. dönemin en çarpıcı yanı, kapitalizmin bütün dünyaya yayılması, ilk kez ingiltere’nin egemenliğinde uluslararası tek bir ekonominin ortaya çıkmasıydı. endüstrileşme ve kentleşme, en büyük ivmelerini bu dönemde kazandı. demokrasi ve milliyetçilik, muhafazakârların ve monarşilerin karşı duramayacakları tarihsel güçler haline geldi.

    imparatorluk çağı (1875-1914) - eric j. hobsbawm

    hobsbawm, bu üçüncü ve son kitabıyla, uzun sürmüş 19. yüzyılın tarihine noktayı koymaktadır. burjuvazi tarafından burjuvazi için yaratılmış bir çağı sona erdiren 1914 yılının yarattığı aşılması olanaksız uçurumun karşı tarafından bakıldığında, batı dünyasında benzersiz bir barış çağını temsil eden imparatorluk çağı, üst ve orta sınıflar açısından bir kayıp cennettir. öte yandan, aynı ölçüde benzersiz bir dünya savaşları çağına yol açan bu dönem, lenin'den roosevelt'e, keynes'ten adenauer'a kadar yirminci yüzyılın şekillenmesinde büyük payları olan simaların yetiştiği, yüzyılımızın en azından üçte ikilik bölümüne damgasını vuran, bugün bile hala bir parçamızı oluşturan bir alacakaranlık kuşağıdır. yirminci yüzyılın sonuna niteliğini veren pek çok olgunun kökeni, birinci dünya savaşı'ndan önceki son otuz yılda yatmaktadır.

    19. yüzyıl siyasi tarihi (1789 - 1914) - fahir armaoğlu

    ömrünü hem türk hem de dünya siyasi tarihine adamış bilim insanlarımızdan fahir armaoğlu bu devasa eserinde fransız ihtilali’nden önce avrupa’nın ve osmanlı imparatorluğu’nun genel durumu, ihtilalin siyasî ve toplumsal getirileri, 1815-1848 yılları arasında etkisi gittikçe hissedilen mutlakiyetçilik, hürriyetçilik ve milliyetçilik gibi fikir akımlarının neticeleri, avrupa’da yaşanan 1830 ve 1848 ihtilalleri, osmanlı imparatorluğu ile avrupa diplomasisi arasında yaşananlar, avrupa siyasetinin iki yeni unsuru olan italya ve almanya kuruluş aşamaları, alman üstünlüğüyle gelen üçlü ittifak ve 1877-1878 savaşı’ndan balkan savaşı’nın sonuna dek osmanlı imparatorluğu’ndaki askerî ve siyasî gelişmeler, amerika ve uzakdoğu’daki bağımsızlık mücadeleleri gibi konuları işliyor. 19. yüzyıl siyasî tarihi (1789-1914), öğrencisinden eğitimcisine herkes için özel bir kaynak…

    kırım son haçlı seferi - orlando figes

    osmanlı, ingiltere, fransa ve piyemonte koalisyonu ile rusya’yı karşı karşıya getiren kırım savaşı’nın devasa çapı ve yol açtığı büyük insan kaybı daha sonraki iki dünya savaşıyla gölgelenmiştir. üçte ikisi rus olmak üzere en az 750 bin askerin çarpışmalarda ya da hastalıklar yüzünden hayatını kaybettiği bu savaş, beraberinde getirdiği sivil kayıplar, katliamlar ve sürgünlerle ilk topyekûn savaştı. kırım savaşı ayrıca yeni sanayi teknolojilerinin, modern tüfeklerin, buharlı gemilerin, demiryolu ve telgraf gibi yeni lojistik ve iletişim biçimlerinin devreye girdiği, savaş muhabirleri ve fotoğrafçıların doğrudan sahnede yer aldığı modern savaşın ilk örneğiydi. rusya üzerine çalışmalarıyla tanınan ingiliz tarihçisi orlando figes bu kitabında kırım savaşı’nı, yalnızca katılanlar üzerinde büyük etkiler yapan bir büyük güçler çarpışması olarak değil, ihmal edilen yanıyla bir din savaşı olarak da ele alıyor. savaşın ingiliz, fransız, rus ve osmanlı kaynaklarının yanı sıra unutulmuş askerlerin, hemşirelerin, gazetecilerin tanıklıklarına da dayanan etkileyici bir anlatım sunuyor.

    insanlığın yıldızının parladığı anlar on dört tarihsel minyatür - stefan zweig

    tam olarak bir tarih kitabı değil. fakat kitap zweig’ın akıcı anlatımıyla 14 kısa tarihsel denemeden oluşuyor. ispanyol fatihlerce büyük okyanus’un keşfi, bizans’ın fethi, müzisyen ve besteci handel’in hayatından kısa bir kesit ve ingilizlerin atlas okyanusuna telgraf hattı döşemesi (bu kısım en etkileyici bölümü kitabın bana göre) gibi olaylar anlatılıyor. akademik kitaplardan sıkılıp tarihe ilgi duyanlar için zevk alınarak okunacağını düşünüyorum.

    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    20. yüzyıl dünyası
    (savaşlar, diktatörler, devrimler, anılar)

    birinci dünya savaşı tarihi - basil liddell hart

    tarihin bu ilk endüstriyel topyekûn savaşına bizzat katılarak önemli bir rol oynayan ve 20. yüzyılın en kendine özgü askeri tarihçi ve düşünürleri arasında sayılan basil liddell hart, ilk halini barışın tesisinden kısa süre sonra kaleme aldığı bu kitabında birinci dünya savaşı’nın bir askeri tarihini sunuyor. entelektüel bir askerin analitik yaklaşımı ile kendi tecrübelerini birleştirdiği yorumunda makineli tüfek, uçak, zehirli gaz, denizaltı ve geliştirilmesinde bizzat rol oynadığı tank gibi devrimsel yeni icatların etkisini; makineleşmiş orduların tarihteki bu ilk karşılaşması sırasında etten kemikten insanların çektikleri azabı ve oluşan çıkmazı aşmaya çalışan stratejistlerin kararlarını masaya yatırıyor.

    hazin savaş 1914 - 1918 - niall ferguson

    the times’ın “kuşağının en parlak tarihçisi” olarak tanımladığı niall ferguson’a göre savaş her şeyden önce korkunçtu, yanı sıra da kaçınılmazdı. ferguson, ‘hazin savaş’la, birinci dünya savaşı’na geleneksel ve büyük oranda kendi cephelerinden bakan askeri tarihçilerin ve iktisat tarihçilerinin yaklaşımını birleştirmeyi hedefliyor ve bunu başarıyor. “militarizm, emperyalizm ve silahlanma yarışı nedeniyle savaş kaçınılmaz mıydı?”, “almanlar savaş kumarına niçin girdi?”, “savaş sahiden de halk tarafından coşkuyla karşılandı mı?”, “cephede şartlar bu kadar kahırlıyken insanlar savaşmaya neden hâlâ devam etti?” ferguson’un hazin savaş’ta yanıtlamaya çalıştığı on temel sorudan bazıları bunlar. en önemli ve sonuncu soru ise sizi bu kitabı okumaya davet ediyor: “barışı kim kazandı, daha kesin bir ifadeyle, sonunda savaşın bedelini kim ödedi?”

    avrupa'da son yaz - david fromkin

    1914’te savaş patlak verdiğinde avrupa’da insanlar son yılların en güzel yaz mevsiminin tadını çıkarıyordu. aradan yüzyıl geçmesine rağmen tarihçiler avrupa’yı şaşkınlığa uğratan bu savaşın nedenlerini tartışıyor. kimileri franz ferdinand’ın suikastini işaret ederken, kimileri de savaşın kaçınılmaz olduğunu söylüyor. avrupa’da son yaz’da david fromkin farklı bir cevabın izini sürerek savaşın perde arkasını sürükleyici bir anlatımla, titizlikle araştırılmış detaylarla gözler önüne sürüyor.

    dünyayı sarsan on gün - john reed

    “dünyayı sarsan on gün”, 1917 sovyet devrimi'ni olanca canlılığıyla yansıtan bir anlatıdır. devrimi günbegün izleyen amerikalı gazeteci john reed bir tarihçi titizliğiyle, belgelere dayanarak kurar yapıtını. bu kitabı eşsiz kılan, başkaldırının açığa çıkardığı yaratıcı enerjiyle kaleme alınmış olmasıdır. öyle ki baş döndürücü bir ivmeyle gelişen onca olay; gazete haberleri, polemikler, telgraflar, çağrılar ve bildiriler bir solukta okunmaktadır. umutlu bir anlatıdır dünyayı sarsan on gün. delik ayakkabılar içinde üşüyen ayakların umudu, isten kararmış izbelerin kararlılığı, aç midelerin cesareti üzerinedir. işçi sınıfı tarih sahnesine bir kez daha çıkar: ancak bu kez muzaffer özne olarak... tarih çizgisinin kırıldığı bu noktada, john reed'in okurları da sarsıntıya tanık olmaktalar.

    rus devrimi 1917 - rex a. wade

    kitap, rusya toplumunu devrime götüren nedenleri son derece akıcı bir şekilde aktarırken aynı zamanda kadınlar, köylüler, cephedeki askerler ve azınlıkların devrimde oynadıkları rollerin ayrıntılı bir panoramasını çiziyor.

    zapata ve meksika devrimi - john womack jr

    john womack’ın kaleme aldığı bu önemli toplumsal tarih çalışması, meksika devrimi ve özel olarak da 1914 tarihli emiliano zapata’nın önderliğinde morelos eyaletindeki köylü ayaklanmaları üzerinde duruyor. özellikle 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında hızla gelişen kapitalist tarım işletmelerine ve o zamana kadar yöre halkının olan toprakların bu işletmelere geçişine karşı ayaklanan köylülerin başına geçen general zapata 1914’te muzaffer bir komutan olarak başkent mexico city’ye girer ama onun amacı iktidar değildir. ayrıntılı bir meksika tarihi, devrim ve zapata kitabı olması yanında, bu çalışma aynı zamanda hem yazarı hem de anlattığı başkarakteriyle, bir tutkunun, bir aşkın, kendini bir işe, davaya adamanın da ürünüdür.

    weimar cumhuriyeti'nin kısa tarihi - colin storer

    weimar cumhuriyeti, birinci dünya savaşı’nın bitişinden hitler’in iktidara gelişine kadar varlığını sürdüren alman demokrasi deneyiminin adı olarak tarihe geçti. 1933’e gelindiğinde savaş, yenilgi, devrim, karşı devrim, hiperenflasyon, yabancı işgali, işsizlik ve sokaklarda şiddet vardı. oysa aynı dönem içinde weimar deneyimi sanat, kültür, edebiyat, bilim ve toplumsal cinsiyet alanlarında sonraki kuşakların yaratıcılığını ve entelektüel dünyasını besleyecek muazzam örnekleri de yaratmıştı. bu nedenle weimar cumhuriyeti, cumhuriyete sahip çıkan cumhuriyetçilerle demokrasiye inanan birey ve kurumların eksikliğinin nelere mal olduğunu gösteren en önemli örneklerden birisidir.

    demokrasinin ölümü hitler’in yükselişi ve weimar cumhuriyeti’nin çöküşü - benjamin carter hett

    nazi partisi’nin iktidara yükselişi… weimar cumhuriyeti’nin acizliği… öngörüsüz alman siyasetçilerin bu durumu kolaylaştıran kararları… fazla iyimser planlarla yetki verilen hitler’in almanya’yı korkunç bir diktatörlüğe dönüştürmesi… demokrasinin ne kadar kırılgan olduğunun ve nihayetinde öldüğünün sarsıcı ve sürükleyici hikâyesi…

    nazi imparatorluğu doğuşu-yükselişi-çöküşü (3 cilt) - william l. shirer

    kitabın yazarı amerikalı ünlü bir gazeteci. 1926-1941 yılları arasında radyo muhabiri olarak almanya’da muhabirlik yapmış. eser büyük oranda berlin’in işgali sonrasında müttefik devletlerin eline geçen nazi belgelerinden oluşmuş. 3 cilt halinde kaleme alınan bu eserin 1. cildi hitler’in yaşamını ve yükselişini, nazilerin iktidara gelişini ve 2. dünya savaşına giden süreci anlatıyor. 2. cilt 2. dünya savaşının başlangıcından fransa’nın çöküşüne kadarki olayları anlatıyor. 3. cilt de işler iyi giderken 1943’ten itibaren nasıl kötü gidişin başladığını ve nazi imparatorluğu’nun çöktüğünü anlatıyor.

    hitler ve stalin ikinci dünya savaşı ve tiranlar - laurence rees

    laurence rees’in otuz yıllık emeğinin doruk noktası olan hitler ve stalin dünya tarihinin en dehşetengiz savaşı olan ikinci dünya savaşı sırasında almanya ile sovyetler birliği arasındaki mücadeleyi ve iki tiranı inceliyor. rees, amansız rakipler olmalarına rağmen hitler ve stalin’in esasen aynı madalyonun iki farklı yüzü olduğunu gösteriyor. rees, kızıl ordu ve wehrmacht gazilerinin, savaş sırasında acı çeken sivillerin ve iki tiranı da şahsen tanıyan kişilerin daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış olan çarpıcı tanıklıkları ve ifadeleri ışığında eserini ortaya koyuyor.

    karanlıkta fısıldaşanlar stalin rusya'sında özel yaşam - orlando figes

    rusya’nın her tarafından stalin teröründen sağ kurtulanların gizli çekmecelerde ve döşek altlarında sakladığı mektuplara, günlüklere, fotoğraflara, kişisel belgelere ve sözlü tanıklıklara dayanılarak kaleme alınan “karanlıkta fısıldaşanlar” birçok sovyet ailesinin gizli geçmişini açığa çıkarırken, stalin’in zorba yönetimi altında yaşayan sıradan insanların iç dünyasına daha önce yapılmadığı ölçüde ışık tutuyor. stalin terörünün kişisel ve ailevi yaşam üzerindeki etkisini derinlemesine inceleyen bir ilk kitap.

    ikinci dünya savaşı tarihi - basil liddell hart

    20. yüzyılın ünlü askeri ve askeri tarihçisi ve savaş teorisyeni basil liddell hart, ölümünden kısa süre sonra basılan, 20 yıldan fazla emek verdiği bu belki de en ünlü kitabında, ikinci dünya savaşı’nın askeri tarihini yıl yıl ve cephe cephe ele alıyor. birçoklarınca bu savaşa dair en iyi kitap olarak gösteriliyor.

    ikinci dünya savaşı - john keegan

    bu kapsamlı çalışmasında ingiliz askeri tarihçi john keegan, ikinci dünya savaşı’na savaş tipleri, savaş temaları ve liderlerin siyasal hedefleri ile kararları açısından bakmamızı ve böylece yöntemli bir okuma yapmamızı sağlıyor. her biri belli bir muharebe tipini temsil eden altı önemli savaşa odaklanıyor: britanya hava muharebesi, girit hava indirme muharebesi, midway uçak gemisi muharebesi, falaise tank muharebesi, berlin şehir muharebesi ve okinawa çıkarma muharebesi. öne çektiği savaş temaları ise ikmal, üretim, işgal, stratejik bombardıman, direniş ve gizli silahlar. keegan daha sonra merceği liderlerin karşı karşıya kaldıkları stratejik ikilemlere tutuyor, aldıkları kararların savaşan insanların hayatlarını ve savaşın gidişatını nasıl etkilediğini başarıyla aydınlatıyor.

    stalingrad - antony beevor

    antony beevor, bütün kitapları gönül rahatlığıyla okunabilecek bir tarihçi. ikinci dünya savaşı’na dair dünyadaki en yetkin isimlerinden. bu kitabında da ikinci dünya savaşı’nın kaderini değiştiren bir muharebeyi tüm çıplaklığı ve akıcılığıyla anlatıyor. ıı. dünya savaşı’nın doğu cephesinde stalingrad kenti için savaşan kızıl ordu’yla mihver orduları arasındaki destansı muharebenin öncesi ve sonrasıyla anlatıldığı stalingrad, tarihin en karanlık olaylarından birine ışık tutuyor. beevor’ın anlatısı, stalingrad muharebesinin azametini, liderlerin megalomanlığını ve yaşanan katliamın akıl almazlığını fevkalade bir berraklıkla aktarıyor.

    berlin'in düşüşü 1945 - antony beevor

    eski sovyet dosyalarından yeni elde edilen belgelerin yanı sıra alman, amerikan, ingiliz, fransız ve isveç arşivlerinden de yararlanan beevor, ‘’berlin’in düşüşü 1945”te üçüncü reich’ın can çekiştiği bir dönemde sıkışıp kalan milyonlarca insanın farklı deneyimlerini yeniden inşa eder. intikamcı kızıl ordu ile kuşatılmış nazi güçlerinin son kez çarpıştığı 1945 ocak’ında yaşanan sarsıcı olayların sokak düzeyinde ve sürükleyici bir portresini sunar. vahşet ve kuşatma altındaki bir şehrin umutsuzluğunu bütün sahiciliğiyle ortaya koyarken, az rastlanan olağanüstü insanlık ve kahramanlık anlarını da sergilemeyi ihmal etmez.

    kardeşler takımı normandiya’dan hitler’in kartal yuvası’na 101’inci hava indirme tümeni, 506’ncı alay, e bölüğü - stephen e. ambrose

    bu kitap, ülkemizde genellikle kardeşler takımı dizisiyle tanınan easy bölüğü’nün hikâyesini, diziye temel olan orijinal kaynağından türk okuyucusuna sunuyor. kimi zaman askerlerin kendi ağızlarından, kimi zaman günlüklerden ve benzeri birincil kaynaklardan faydalanılarak kaleme alınmış olan bu eser, akıcı ve samimi diliyle okuyucuyu, sanki âdeta askerlerin arasındaymışçasına, normandiya’dan hitler’in kartal yuvası’na uzanan nefes kesici bir maceraya çıkarıyor. ambrose’un bölüğün gazileri ile bizzat yaptığı röportajlar, mektuplar ve günlükler üzerine inşa edilen bu eser, birleşik devletler’de ve tercüme edildiği diğer ülkelerde çok satanlar listelerini uzun müddet altüst etti. öyle ki, 2001 yılında aynı isimle tv’ye uyarlanan ve başyapımcılığını steven spielberg ile tom hanks’in üstlendiği kardeşler takımı, böylelikle tüm zamanların en çok izlenen savaş dizisinin de kaynağı oldu.

    d-day 6 haziran 1944 ıı. dünya savaşı'nın nefes kesen mücadelesi - stephen e. ambrose

    d-day, ıı. dünya savaşı'nın kaderini ve gidişatını değiştirecek normandiya çıkarması'nın yapıldığı gündür. dünya tarihinin en önemli olaylarından birinin gerçekleştiği bugün, pek çok belgesele, filme, araştırmaya ve kitaba konu olmuştur. ıı. dünya savaşında bizzat bulunmuş 1400 kişiden dinlenen tarihi öykülere göre, 6 haziran 1944'teki fransa çıkarmasının karmaşık planının, ilk kurşunun atıldığı anda dahi, hemen vazgeçebilecek bir durumda olduğunu ilk kez, bu kitap gözler önüne sermektedir. d-day'in gerçek öyküsü, ambrose'un belirttiği gibi, küçük rütbeli subaylar ve gönüllü askerlerin öyküsüdür. hitler'in atlantik duvarı'nı yıkmak için inisiyatifi ele almışlar, hiçbir şeyin kendilerine anlatıldığı gibi olmayacağını da çok iyi anlamışlardı...

    hiroşima - john hersey

    tıpkı holocaust gibi, atom bombası da 2. dünya savaşı’nın yeni barbarlıklarındandır. insanlık tarihinin gördüğü en büyük imha aracıdır ve ilk defa bu savaşta kullanılmıştır. elinizdeki kitap bu bombanın atıldığı kentten sağ kurtulan altı insanın yaşadıklarını betimliyor. okurken büyük bir ihtimalle gözleriniz yaşaracak ve tüyleriniz diken diken olacak. bu kitabın içeriğini oluşturan metin, ilk defa 1946’da new yorker dergisinde yayımlandı. dergi ilk kez hicivsiz, karikatürsüz, edebiyatsız, şiirsiz ve alışveriş tavsiyesiz bir sayı çıkarıyordu. amerikan gazetecilik tarihinde eşi görülmemiş bir sansasyon yaşandı: dergi, piyasaya verilişinden birkaç saat sonra tükendi. yazının kısaltılmış bir versiyonu abc tarafından dört bölüm halinde radyoda okundu. toplamda elli kadar amerikan gazetesi yazının tefrika yayın haklarını aldı. a. einstein derginin bu sayısından bin nüsha sipariş etmişti. bbc, yazıyı o sırada yeni kurulmuş üçüncü program’da dört bölüm halinde yayımlamak için gerekli izinleri aldı.

    gece - elie wiesel

    elie wiesel, 1944’te ailesiyle beraber auschwitz, ardından birkenau’ya gönderildiğinde henüz 16 yaşındaydı. gece, onun bu hatıralarının kitabıdır. bir daha hiç görmeyeceği annesi ve küçük kız kardeşinden ayrılışı, babasıyla açlığı, soğuğu, darbeleri ve işkenceyi paylaştığı kamplar… ve insan onurunu kaybetmenin utancı. almanların yahudilere uyguladığı soykırıma maruz kalmış bir insanın gerçek yaşam öyküsü.

    auschwitz bir doktorun görgü tanıklığı - miklos nyiszli

    naziler 1944 yılında macaristan’a saldırdıklarında, orada yaşayan hemen hemen tüm yahudileri auschwitz’e gönderdiler. yahudi bir tıp doktoru olan mahkûm dr. miklos nyiszli ölümden kurtulmayı başarsa da, daha korkunç bir yazgının eline düştü: ismi "ölüm meleği"ne çıkan dr. josef mengele’nin emrinde, kamptaki diğer mahkûmlara "bilimsel araştırmalar" yapmakla görevlendirildi ve kitabında bu dehşet verici öyküsünü bizlerle paylaşabildi. ‘auschwitz, bir doktorun görgü tanıklığı’, nazi ölüm kamplarının vahşetini okuyuculara tüm açıklığıyla sunan, bir görgü tanığının kaleme aldığı ilk kitaplardan biri.

    anne frank'ın hatıra defteri - anne frank

    13 yaşındaki anne frank ve ailesinin nazilerce suçu yahudi olmaktı. baskılar üzerine amsterdam’a göç ettiler. naziler 2. dünya savaşı’nda burayı da işgal edince iki yıl boyunca ailesiyle birlikte anne frank bir çatı katında saklandı ve günlük tutmaya başladı. sonrasında ihbar edildiler ve tutuklanıp toplama kampına gönderildiler. maalesef anne frank 1945’te tifüs hastalığından öldü. anne frank’ın anılarını okurken boğazınız düğümlenecek, isyan edeceksiniz ve bu yazılanların 13 yaşındaki bir kıza ait olduğuna inanamayacaksınız.

    dünün dünyası bir avrupalının anıları - stefan zweig

    bu kitabın sadece edebi bir değeri ve yanı yok kanımca. her ne kadar zweig’ın otobiyografisi olsa da kitap 20. yüzyıl tarihi için de çok önemli bilgiler sunuyor. üstelik bu döneme zweig gibi bir yazarın gözünden bakabilmek bize tarihi bir roman okuyormuşuz hissi veriyor. dünün dünyası, bir yazarın kişisel anılarının çok ötesinde bir yapıt: “anlatacaklarım sadece benim yazgım değil, bütün bir neslin yazgısı,” diyen zweig, 20. yüzyılın ilk yarısında, aşırılıkların ve yıkımların orta yerinde, düşün dünyasında yaşananları bütün canlılığıyla gözler önüne seriyor.

    soğuk savaş pazarlıklar, casuslar, yalanlar, gerçek - john lewis gaddis

    soğuk savaş, ıı. dünya savaşı’nın sona ermesiyle abd ile sscb arasında yaşanan siyasi çekişmeyi birçok yönüyle ele alıyor. tarih profesörü john lewis gaddis, ıı. dünya savaşı’ndan sonra güç dengesinin oluşmasını ve süper güçlerin mücadelesi sonucunda birçok ülkede yaşanan dönüşüm sürecini çözümleyici bir bakış açısıyla anlatıyor. olayların yanında olguları ve tutumları da tartışan kitap, uluslararası ilişkilerde güdümün oynadığı rolü, daha sonra komünist rejimlerin çöküşünü ve özerkliğin doğuşunu irdeliyor. john lewis gaddis’in soğuk savaş’ı, dünyanın nükleer savaşın eşiğinden dönmesi, marshall planı ve türkiye’nin dış siyasetine etkisi gibi, yakın tarihin önemli süreçlerini açıklayan kapsamlı bir çalışma.

    ispanya'da devrim ve iç savaş - pierre broue, émile temime

    1936 temmuz'undan 1939 mart'ına kadar ispanya'da geçen olaylar, çok önemli bir siyasal sınavı belirlemekle kalmadı, altı yıl boyunca dünyanın bir yarısını öbür yarasıyla karşı karşıya getiren ıı. dünya savaşı'nın da genel bir provası oldu. her şeyden önce, askeri bir darbeye karşı toplumsal bir başkaldırma görünümüyle ortaya çıktı. bu başkaldırma, p. broue ve e. temime'in kitabında yalnız olanca şiddetiyle değil, ama yarattığı umutlar, az da olsa gerçekleştirdikleri, düşleri ve üzerine damgasını vuran anarşist hareketin etkileriyle incelenmektedir. sonucunda ise general franco, başrolleri hitler, mussolini, chamberlain, blum ve stalin tarafından oynanan bu savaştan zafer kazanmış olarak çıkacaktır.

    faşizmin anatomisi - robert o. paxton

    bu kitap faşizm olgusunu, çeşitlerini ve karmaşıklığını da hesaba katan bir biçimde ortaya koyma yolunda bir girişimdir. faşizmin nasıl işlediğini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. dolayısıyla da normalde yapılanın aksine faşistlerin söylediklerinden çok yaptıklarına odaklanmaktadır. robert paxton, faşizmin anatomisi’nde faşist parti ve hareketleri italya ve almanya başta olmak üzere ele alıyor. her ülkede çeşitli korku ve kriz durumlarına karşı teyakkuzda bulunan faşizmin “birinci aşama”sıyla iktidara giden yolda siyasi merkezin, toplumun ve fikirler dünyasının faşizmin meşruiyetini tesis ettiği “ikinci aşama” örnekleri ayırıyor ve faşizmi “iş başında” ya da kenarda hazır beklerken tahlil ederek okurlarını uyarıyor: “ön uyarılara karşı hassaslaşırsak, gerçek bir faşizmi ortaya çıkma aşamasındayken fark edebiliriz belki.”

    filistin meselesi ve arap-israil savaşları (1948-1988) - fahir armaoğlu

    “filistin neresidir?” sorusuyla başlayan filistin meselesi ve arap-israil savaşları (1948-1988); herzl ve sultan ıı. abdülhamid görüşmeleri, osmanlı’nın son yılları, balfour deklarasyonu, israil’in kuruluşu, 1948-49 arap-israil savaşı, 1956 süveyş savaşı, 1967 arap-israil savaşı, 1973 arap-israil savaşı, camp david, yeni barış planları, batı şeria, beyrut, lübnan, sabra ve şatila katliamı gibi, “meselenin” en kritik noktalarına temas eden bir başucu kitabı. ülkemizin siyasî tarih alanında en tanınmış simalardan biri olan prof. dr. fahir armaoğlu’nun kaleminden 19. yüzyıldan günümüzde paylaşılamayan toprakların tarihi…

    modern filistin tarihi tek ülke iki halk - ılan pappe

    israil doğumlu yazar ingiltere exeter üniversitesi sosyal bilimler ve uluslararası çalışmalar fakültesi'nde profesör. yazar özellikle israil-filistin sorununa yönelik çalışmalarıyla alanındaki en önemli uzmanlardan biri olarak değerlendiriliyor. bu eserde de pappe 19. yüzyıldan günümüze filistin tarihini inceliyor. önce 19. yüzyılın ortalarından osmanlı egemenliği altındaki filistin’den başlıyor, birinci dünya savaşı dönemi, ingiltere mandası altında geçen dönem, israil’e karşı verilen 1948 savaşı, filistin kurtuluş örgütü’nün kurulması, altı gün savaşı, intifadalar ve oslo süreci gibi konular işleniyor. bu kitap filistin halkının öyküsünü anlatmaktadır. şu ya da bu ideoloji adına diğer bir insan grubuna eziyet eden bir grup insan, bu kitapta birçok kötülüğün ve gerçekten çok az sayıdaki iyiliğin kaynağı olarak gösterilmektedir. insanların bitip tükenmeyen hırsları, filistin'e istilalar, işgaller, sürgünler, ayrımcılık ve ırkçılık getirmiştir. bundan dolayıdır ki, bu kitabın kahramanları, bu felaketlerin kurbanları olan kadınlar, çocuklar, işçiler, barış yanlıları ve insan haklarını savunan eylemciler olmuştur.

    kısa 20. yüzyıl 1914-1991 aşırılıklar çağı - eric j. hobsbawm

    çağımızın önemli tarihçilerinden eric hobsbawm’ın, kendine özgü bakış açısıyla 1914-1991 yılları arasındaki dünya meselelerini irdelediği kısa 20. yüzyıl kitabı birinci dünya savaşı’nın başlangıcından, sscb’nin çöküşüne kadar olan dönemi ayrıntılı bir şekilde anlatıyor. eser günümüzde yaşananların anlaşılmasına yardımcı olacak, başucunda bulundurulması gereken bir kaynak.

    20. yüzyıl siyasi tarihi (1914-1995) - fahir armaoğlu

    siyasi tarih alanındaki çalışmalarıyla önemli bir yer edinmiş isimlerin başında gelen prof. dr. fahir armaoğlu, bu kitabıyla dünyanın dört bir yanında cereyan eden 20. yüzyılın en önemli siyasi ve sosyal olaylarını derli toplu bir şekilde, kronolojik olarak anlatmıştır. armaoğlu, 19. yüzyıldan başlayarak 20. yüzyıla dek gelen süreci, birinci dünya savaşı sonrasında şekillenen dünyayı, dünya tarihinin seyrini değiştiren olayları ve kişileri birinci elden ingilizce, fransızca ve türkçe yüzlerce kaynak ve belge kullanarak aktarmaktadır. dünya tarihinin bu “uzun yüzyılı” boyunca yaşanmış olan savaşlar, siyasi krizler ve diplomatik hamleler armaoğlu’nun titiz çalışmasıyla okuyuculara sunulmaktadır. bilhassa bugün dahi etkileri süren kıbrıs meselesi, sovyetler birliği’nin dağılması ve orta doğu’da 1980-1995 arası yaşanan olayların içyüzünün belgeleriyle aktarımı bu kitabı daha değerli kılmaktadır.

    yeni türk cumhuriyetleri tarihi - mehmet saray

    eserde azerbaycan, kazakistan, kırgızistan, özbekistan ve türkmenistan’ın coğrafyası, ekonomisi, eğitim ve kültür politikalarıyla, türk hâkimiyetinden 1991’de bağımsızlıklarını elde etmeleri dâhil tarihleri ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. aynı zamanda son bölümde bu ülkelerin türkiye ile olan ilişkilerine değinilmiş. eser o dönemin cumhurbaşkanı turgut özal’ın isteği ile yazılmıştır.

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    ilk türkler’in tarihi
    (mitoloji, kültür, coğrafya, yaşam, bilim, – ayrıca moğol ve timur devletleri tarihi)

    türk mitolojisi kaynakları ve açıklamaları ile destanlar (2 cilt) - bahaeddin ögel

    büyük devlet hayatı yaşamış türkler ile dağlar, vadiler, hatta tundralar arasında sıkışıp kalmış türkler arasında, bazı gelişme ve değişmeler olmuştur. bunları, önemle göz önünde tutmak gerekmiştir. ancak her konuda anadolu, başlıca çıkış ve dönüş noktamız olmuştur. proto-türk düşüncenin derinliklerine inip, en eski izlerini arama, başlıca amacımız haline gelmiştir. bunun için de, dış kültür tesirlerini ayıklamak gerekmiştir. bunun yanında, altaylar gibi soyutlanmış türk bölgelerinde, sonradan girmiş hurafeler de ayıklanmıştır. çünkü türk düşüncesi, gerçekçi çizgiden, pek ayrılmamıştır. türklerin yazılı ve sözlü olarak köklü ve zengin bir mitolojisi vardır. bu zenginliklerin tespiti, kayda alınması ve sonraki nesillere ulaştırılması son derece önemlidir. prof. dr. bahaeddin ögel’in ömrünü vererek iki cilt olarak hazırladığı eseri gerçek anlamda geçmişe ve geleceğe ışık tutmaktadır.

    eski türk mitolojisi - jean paul roux

    ünlü fransız türkolog bu eserinde türk tarihine ve mitolojisine yönelik kavramları açıklıyor. bir sözlük niteliğinde de değerlendirebileceğimiz eser öncelikle türk tarihinin kaynaklarına yönelik bir açıklamayla başlıyor ve sonrasında da alp er tunga, balbal, ay gibi onlarca kavramı açıklıyor. konuya giriş kitabı niteliğinde. ayrıntılı okuma için bahaeddin ögel’in türk mitolojisi öne çıkıyor.

    `tarihçinin kayıtları’na (shi ji) göre hunlar` - pulat otkan (çevirmen)

    çin tarihinin abide eseri olarak kabul edilen “tarihçinin kayıtları (shi ji )”, hem çin hem de çin’le ilişki kurmuş tüm bölge ve dünya tarihi açısından büyük önem taşır. sima qian’ın mö 91’de tamamladığı bu başyapıtı, yazılı kaynakların kısıtlı olduğu hun tarihi ve genel anlamda türk tarihi açısından da mevcut en önemli eserlerden biri olarak görülür. tarihçinin kayıtları (shi ji ), çin tarih yazımında model olarak alınmış ve yüzyıllar boyunca bütün resmi hanedan kayıtları bu model üzerine inşa edilmiştir. türkiye’nin yetiştirdiği en önemli sinologlardan pulat otkan’ın uzun yıllar üzerinde titizlikle çalıştığı eserin giriş bölümünde hunlarla ilgili yazılmış bölümler, devamında ise shi ji ’de yer alan hunlarla ilgili en önemli monografilerin çevirisi yer almaktadır.

    gökbörü’nün izinde kadim türklerin topraklarında - ahmet taşağıl

    20 yılı aşkın bir zamandır eski türklerin adım attığı istisnasız her yere gitmiş ve araştırmalar yapmış olan ahmet taşağıl; okuyacağınız sayfalar boyunca sizi bozkırın rüzgârı eşliğinde altay dağları'na götürecek. orhun bölgesinde tüm gizemini dinlerken kendinizi bir anda çin seddi'nin yeşim taşı kapısı'ndan girerken bulacaksınız. hanbalık'ta dinlenip, pekin'den doğu türkistan'a ulaşırken kadim bir tarihi yaşadığınızı fark edeceksiniz. urumçi, kaşgar, fergana ve en sonunda maveraünnehir derken, türk tarihinin derinliği karşısında hayret duygunuzu genişleteceksiniz. türk, kimlere denildiğini, türklerin nereden geldiklerini, inançlarını, en ilginç geleneklerini, asırlar boyunca taşıdıkları karakteristik özelliklerini, tüm dünyanın imrendiği teşkilatlanma ustalıklarını ve her koşulda nasıl başarılı olabildiklerini tüm boyutlarıyla öğreneceğiniz bu kitapta, kendinizi sibirya, moğolistan, kuzey ve orta çin, doğu türkistan, kırgızistan, kazakistan, özbekistan, türkmenistan ve afganistan topraklarını geçerken hissedeceksiniz. her detayı görerek ve tekrar yaşayarak... eser ahmet taşağıl'ın son derece lezzetli üslubuyla adeta bir seyahatname tadında.

    avrupa hunları - ali ahmetbeyoğlu

    uzun bir tarihi süreç içerisinde asya bozkırlarında yaşayan türkler, hunlar ile birlikte farklı bir coğrafya olan doğu avrupa sahasına yönelmeye başlamışlardır. hunların avrupa içlerinde görülmeleri: sabarlar, avarlar, kumanlar, hazarlar, bulgarlar, peçenekler gibi çeşitli türk boylarının da buralara ilerlemelerine basamak ve temel teşkil etmiştir. avrupa hunları, ıv. yüzyılın sonlarında avrupa önlerinde görünmelerinden, dağılış devreleri olan v. yüzyılın ikinci yarısına kadar avrupa tarihinde derin izler bıraktılar. bu sebeple avrupa hun tarihinin aydınlatılması, daha sonraki devirlere de ışık tutacaktır. bu eser de avrupa hunlarının tarihini orijinal kaynaklar yardımıyla aydınlatmaya çalışmaktadır.

    attila'nın sarayı'nda bir romalı grek seyyahı priskos'a göre avrupa hunları - ali ahmetbeyoğlu

    priskos, imparator ıı. theodosius (480-450) tarafından avrupa hun imparatoru attila’ya gönderilen elçilik heyetinde yer almıştır. priskos’un tarihî eseri v. asır avrupa türk ve bilhassa attila devri hun tarihinin yegâne ana kaynağı durumundadır. ayrıca kitabın sonunda ammianus marcelinius’un ve jordanes’in de türklere dair verdiği bilgiler mevcut.

    gök-türkler (3 cilt) - ahmet taşağıl

    göktürk devleti tarihi 3 cilt aynı kitapta toplanmıştır. bu eser alanında yazılan en kapsamlı ve ayrıntılı eserlerdendir. göktürklerin menşei, devletin kuruluşu ve yükselişi, ardından ikiye ayrılışı ve 2. göktürk devleti tarihi eserde işlenmektedir. daha çok askeri ve siyasi tarih üzerinde durulmaktadır. çin kaynakları haliyle eserin temel kaynağıdır.

    eski türkler - lev nikolayeviç gumilev

    rus yazar islamiyet öncesi türk tarihinin en önemli araştırmacılarından biridir. ona göre türkler insanlık tarihinde çok geniş ve önemli bir yer tutmuştur. “eski türkler” adlı eser de yazarın doktora tezidir. yazar bu eserinde her yönüyle türk (göktürk) devletini incelemektedir. aynı zamanda uygurlar da eserde bahsedilen konulardandır.

    orhon yazıtları - erhan aydın

    kitapta, türk runik harfli eski türk yazıtlarının, satır sayısı bakımından en hacimli, içerik bakımından en değerlilerinden olan kül tegin, bilge kağan, tonyukuk ı, tonyukuk ıı, ongi ve küli çor yazıtlarının türk runik harfli metni, yazı çevrimi (transkripsiyon) ve günümüz türkçesine çevirisi bulunmaktadır.

    kök tengri'nin çocukları avrasya bozkırlarında islam öncesi türk tarihi - ahmet taşağıl

    ahmet taşağıl ilk türk devletlerine dair araştırmalarıyla tanınır. alanında en iyi tarihçilerdendir. bu kitabında da ilk türklerin tarihine dair her şey var. hunlar, göktürkler, uygurlar, avrupa’da kurulan ilk türk devletleri, hazarlar, kıpçaklar ve daha fazlası… islam öncesi türk tarihini bütüncül olarak tek bir kaynaktan okumak istiyorsanız bu kitap işinizi fazlasıyla görecektir. ayrıca kültür ve medeniyet konuları da mevcut. kitaba getirebileceğim tek eleştiri hiçbir görsel ya da haritanın olmaması. fakat kaynak kullanımı, bilimselliği takdire şayan. alanında önemli bir eksikliği dolduruyor.

    stepler imparatorluğu attila, cengiz han, timur - rene grousset

    steplerde kurulan attila, cengiz han ve timur imparatorlukları, asya ve avrupa steplerinin tamamına hâkim olmuştur. yakınlarındaki çin, hint, avrupa ve diğer medeniyetleri kısa sürede hâkimiyetleri altına alan bu imparatorluklar, topun icadına kadar avrasya’da hüküm sürmüştür. türk ve moğol tarihi açısından büyük önem taşıyan eser, iki bin beş yüz yıllık avrasya tarihinin çok önemli kısımlarını gözler önüne sermektedir. fransız tarihçi rene grousset tarafından kaleme alınan ve ilk defa 1939’da basılan kitap, bugün hala güncelliğini korumaktadır. güçlü bir üsluba sahip olan stepler imparatorluğu, büyük türk tarihçisi halil inalcık tarafından aynı üslupla türkçe’ye tercüme türk milli kültürüedilmiştir. eser “bozkır imparatorluğu” adıyla reşat uzmen çevirisiyle ötüken neşriyat’tan da basılmıştır.

    orta asya tarih ve uygarlık - jean paul roux

    türkolog jean-paul roux bu incelemesinde yalnızca türklerin, tibetlilerin, moğolların, baktralıların, kuçanların, hotenlilerin, turfanlıların, moğolların, arapların, çinlilerin ve diğer halkların değil, tüm bu halkların oluşturduğu orta asya'nın tarihini anlatıyor. tarihin yanı sıra kültürel olgulara da özel bir önem veren roux, renkli dili ve zengin kaynakçasıyla doyurucu bir çalışma sunuyor.

    oğuzlar (türkmenler) tarihleri - boy teşkilatı - destanları - faruk sümer

    oğuzlar’a dair en muhteşem eser. uzman tarihçi faruk sümer bu abidevi eserinde oğuzların menşeilerine, yurtlarına, yaşayışlarına, adetlerine, inançlarına, islamiyet’e geçişlerine, oğuz yabgu devleti’ne, selçuklu ve moğol istilaları dönemindeki yaşayışlarına, boy adlarına, destanlarına, yani kısacası onlara dair her şeye değiniyor. kendi tarihimize dair en önemli eserlerden.

    türk milli kültürü - ibrahim kafesoğlu

    türk adının kökeni, orta asya'da kurulan türk devletleri, halkaların yaşamı, ekonomileri, dinleri, türk-islam döneminde devamlılığı gibi konular ayrıntılı bir biçimde işlenmiştir. eser alanında ülkemizde hemen hemen her tarih bölümünün başvuru kitabıdır. "her millet maddî imkânları ve manevî değerleri ile bir kültür bütünüdür. bir millet yaşamakta ise, onun bir kültürü olacaktır. biz de takriben 4000 yıllık tarihe sahip türk milletinin kültürünü araştırdık. asya bozkırlarında gerçekleştirilen bu kültürü çeşitli cepheleri ile belirtmeğe çalıştık. kültür unsurlarının da zamanın ve çevrenin şartlarına uygun bazı değişiklikler gösterdiği, fakat ana vasıflarını daima koruduğu gerçeğinden hareket ederek yaptığımız iş, bütün yönleri ile türk milletince ortaya konup geliştirilmiş kültürün çatısını kurmak ve onun yüzyıllarca karakterini muhafaza eden özelliklerini tespit etmek gayretinden ibarettir.”

    türklerde devlet anlayışı - bahaeddin ögel

    türklerde cihan hâkimiyeti anlayışı, kut inancı, kurultay, türk töresi, türk ordusu gibi konularda kaleme alınan bu konudaki en ayrıntılı kitaplardan biri. bahaeddin ögel, batının “erken devlet” tanımında belirleyici olan coğrafî mevki, nüfus, dış ilişkiler, ekolojik şartlar gibi hususları dikkate alarak, türk toplumunun tarihî, içtimaî ve kendi iç dinamiklerine dayanan bir devlet tanı¬mını yapmak gayretindedir. türk devlet yapısı ve geleneğinde belirleyici olan her şeyden önce türk toplum yapısının özünü teşkil eden aile, halk, toprak, kağan, töre ve kut gibi mücerret ve müşahhas mefhumlardır. bu maksatla prof. dr. bahaeddin ögel türk devlet geleneğini, bozkır, uzakdoğu ve is¬lâm kültür çevreleri ışığında tetkik etmekte ve türk devlet anlayışının tarihî menşeini, bu kültür daireleri etrafında incelemektedir.

    moğol istilasına kadar türkistan - v. v. barthold

    islamiyet'in ortaya çıkışı ve bölgeye yayılmasından itibaren maveraünnehir bölgesinin coğrafi özellikleri, şehirleri, karahitaylar, harzemşahlar, karahanlılar, gazneliler gibi devletlere değinip 1269 moğol istilasına kadar olan dönemi anlatan kitap. doktora tezi olarak hazırlanan ve 1900 yılında yayınlanan eser yayınlanmasından bu yana epey bir zaman geçmesine rağmen hala sahasının tek eseri olarak önemini korumaktadır.

    türklerin ve moğolların eski dini - jean paul roux

    türkoloji alanının önemli ismi jean-paul roux bu kıymetli eseriyle türkler ve moğolların çin, hindistan, mezopotamya, suriye, mısır ve doğu avrupa’ya kadar yayılan hâkimiyet dönemleri içinde nasıl bir dini anlayışları olduğunu inceliyor. şamanizm’in ve şaman rahiplerin toplum içindeki pozisyonları nasıldı, büyük gök tanrı’yı nasıl anlıyor, evren tasavvurları hangi esaslara dayanıyordu, ölüm ve ölümden sonrasına nasıl hazırlanıyor, gelenekleri nasıl şekilleniyordu? 6 ve 16. asır arasındaki dönemden pek çok kaynağa dayanarak hazırlanan çalışma hala önemini koruyor.

    moğol imparatorluğu tarihi - jean paul roux

    nasıl ki gökte tek tanrı varsa yerde de tek han vardır. moğolların tarihleri boyunca bütün istila ve savaşlarında bu temel ilkeye dönük hareket ettikleri söylenebilir. mevcut dünyanın tamamına hâkim olmak gayesi tam olarak gerçekleşmese de, bugün için moğolların ve imparatorluklarının dünya tarihine yaptıkları büyük etki, sonuçları açısından hâlâ önemlidir. jean paul roux, bu imparatorluğun tarihini kendine has bir üslupla ilgililere sunuyor. kendi cümleleriyle söylersek: “bu kitap, büyük doğubilimci pelliot’nun ‘dünyanın tanıdığı en olağanüstü hikâye’ olarak adlandırdığı hikâyeyi anlatmaktadır: bu, hiç yoktan yeryüzündeki en büyük imparatorluğun temellerini atan bir adamın, eserine yardım eden ve onu tamamlayan yakınları ve ardıllarının hikâyesidir.”

    moğolların gizli tarihi - ahmet temir (çevirmen)

    ahmet temir’in “moğolların gizli tarihi hakkındaki araştırmalara umumî bir bakış” başlıklı girişiyle başlayan eser, moğollar hakkında -efsanevî menşeden başlayarak ögeday zamanına kadar- en eski bilgileri içine alır. yazarı meçhul olan eser 1240 yılında tamamlanmıştır. bu hâliyle 700 yıldan fazla bir geçmişe sahiptir. eserde kaydedilen hadiselerden birçoğu görülerek ve yerinde tespit edilmiştir. kitap, kendisinden sonra yazılan birçok moğolca eserin kaynağı durumundadır.

    kayıp aydınlanma arap istilasından timur’a kadar aydınlanma çağı - s. frederick starr

    görsellerle zenginleştirilmiş bu sürükleyici kitap orta asya’nın orta çağdaki karanlıkta kalmış olan aydınlanma çağı’nı tarihi sıralamaya sadık kalarak ama kuru bir anlatımdan çıkartarak ortaya koyuyor. dönemin en büyük zihinlerinin maceralı hayatları, büyüleyici başarıları ve modern dünyanın oluşumunu nasıl hazırladıklarını açık bir dille anlatan eser, olup biteni sebep-sonuç dairesi içinde okura sunarak zihinlerdeki sorulara cevap veriyor. kitap bugün kazakistan’dan afganistan’a ve sincan’a kadar uzanan orta asya’da türkî ve iranî halkların nasıl büyük medeniyetler inşa ettiklerini gözler önüne seriyor. kayıp aydınlanma 800 ilâ 1200 seneleri arasında en büyük ve gelişmiş kentlere, en zarif sanata ve hemen her alanda en ileri bilgi ve teknolojiye sahip olan orta asya’nın dünya ticaretini ve ekonomisini nasıl yönlendirdiğini anlatıyor. “kayıp aydınlanma” tarihin unutulmuş bir devrinin izini sürmekte, asya’nın aydınlanma çağı’nın yükselişini anlatmakta ve neden sona erdiğine ilişkin farklı teorileri değerlendirmektedir. geniş bir kaynak ve arşiv yelpazesinden istifade edilerek yazılan kitap akıcı üslubundan dolayı herkese hitap etmektedir.

    timurlular orta asya’nın parlak devri - ismail aka

    15. yy’dan itibaren tarih sahnesine çıkan timurlular devletine dair her şey. timur ve devletine dair ülkemizdeki en yetkin tarihçi olan ismail aka’nın kaleminden. 15. yüzyılın henüz başında dünyanın en kuvvetli imparatorluklarından biri sayılan timurlular, 16. yüzyıla gelindiğinde neden bir felaket devri yaşadılar? tek gayesi imparatorluk sınırlarını genişletmek olan timur’un gerek devlet teşkilatında gerek imar faaliyetlerinde tarihi anlamda ne gibi müspet yönleri vardı? timur’dan sonraki hâkimiyet mücadelelerinde neler yaşandı, kimler ön plana çıktı ve haleflerin devrinde neler gerçekleşti? bu ve daha birçok sorunun cevabı bu eserde.

    türk devletleri’nde şahıs adları (ıı cilt) - faruk sümer

    bu eser, hayat boyu şahıslarla ilgili olarak alınmış notların kendi eliyle kitaplaştırılmış şeklidir. yazarımız bu kitapta türklerde ad koyma geleneğinden bahsederek giriş yaptıktan sonra kronolojik olarak göktürkler, uygurlar, karahanlılar, oğuzlar, safeviler ve memluklerde şahıs adlarının, unvanların anlamlarını alfabetik olarak açıklıyor. sözlük ya da bir ansiklopedi niteliği taşıyor eser daha. alıp bir çırpıda okumaktan ziyade belli konularda başvurmak için kullanılması daha makul görünüyor. eser 2 ciltten oluşuyor. 2. cildi incelemek için maalesef kitabı bulamadım.

    ibn fadlan seyahatnamesi - ramazan şeşen

    bulgar hükümdarı almuş, 920-921'de abbasi halifesi muktedir billah'a bir mektup götüren elçi gönderdi. bu mektupta hükümdar halifeden islam’ı öğretecek âlimler ile islami binaları inşa edecek ustalar istedi. halife bu isteği kabul ederek bir elçi heyeti yolladı. heyette ibn-i fadlan’da vardı. elçilik heyeti 2 nisan 921'de bağdat'tan hareketle horasan üzerinden yetmiş günde itil bulgarları ülkesine vardı. ibn fadlan, bağdat'a döndükten sonra seyahati ve bulgar ili'nde bulunduğu günleri anlatan bir eser yazmış ve o devir bulgar tarihi için eşsiz bilgiler bırakmıştır. ibn fadlan seyahatnamesi'nde, itil bulgarlarının o devirdeki tarihi ve sosyal durumunu yansıtan pek çok kayıtların yanı sıra batı türkistan sahasında yaşayan türk boyları hakkında da bilgi vermektedir.

    türklerin tarihi pasifik’ten akdeniz’e 2000 yıl - jean paul roux

    jean-paul roux, bu eserinde sibirya ormanları’ndan bozkırlara, pasifik’ten akdeniz’e geniş bir coğrafyaya yayılan bir milletin tarihini, akademik titizlikten taviz vermeden anlatıyor. hunlar, göçebeler, uygurlar, hazarlar, kırgız ve moğol tecrübeleri, selçuklular, timur, beylikler, osmanlılar ve türkiye cumhuriyeti… bütün bu aşamaların hem siyasi hem de kültürel tarihi okuyucuya sunuluyor. asırlara ve kadim dünyanın her köşesine yayılmış bir tarih tüm cepheleriyle veriliyor. türklerin tarihi, klasik bir tarih kitabı değil, daha çok bir milletin hedefleri ve hayal kırıklıklarını, başarı ve başarısızlıklarını ve bu yolda yaşadığı dönüşümleri ele alan çağdaş bir destan.

    türk giyim kuşam ve süslenme sözlüğü - reşad ekrem koçu

    “bu sözlüğün kıymeti, bu konuda milli kütüphanemize konulan ilk eser oluşudur. giyim kuşam ve süslenme ile ilgili türk sanatları ve türk kumaşları üzerine değerli eserler vardır. fakat giyim kuşam ve süslenme konusunda bir araştırma yapacak olanlar ancak türkçe dil sözlüklerine ve ansiklopedilere müracaat durumundadırlar. işte şu anda elinizde bulunan bu kitap, böyle bir durumda kalmış bir yazarın duyduğu ihtiyaç ile vücut bulmuştur.” reşad ekrem koçu, neredeyse elli yıldır alanında biricikliğini koruyan bu eserinde, yüzlerce yıllık türk giyim kuşam ve süslenme tarihinin madde madde dökümünü çıkarıyor. hem de istanbul ansiklopedisi’ni aratmayan bir seçim ve yaklaşımla. öyle ya, “bağır yeleği”ni, “sine perçemi”ni, hatta “açık saçık gezme yasağı”nı başka tarih kitaplarında ve sözlüklerde bulabiliriz belki, ama “arı resmi nakışlı amele kazakları”nı asla! üstadın her zamanki tercihi doğrultusunda, “el ile yapılmış şirin resimler”le…

    türk kültür tarihi türk kültüründen türkiye kültürüne ve evrenselliğe - şerafettin turan

    şerafettin turan’ın “türk kültür tarihi” adlı yapıtı, "kültür nedir, türk kültürünün tarihsel değişim ve gelişimi, dil, yazı, din, bilim, giyim kuşam, sanat, şehir hayatını etkileyen başlıca toplumsal kurumlar" ana başlıklarıyla kültür tarihimizi bütünüyle ele alan ilk yapıtlardan biridir. türk kültür tarihi'nin "türk kültüründen türkiye kültürüne ve evrenselliğe" uzanan gelişimini saptayan bu kapsamlı yapıtı, başta öğrenciler ve öğretmenler olmak üzere, tüm okurlar için önemli bir kaynak kitap.

    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    islam tarihi ve müslüman türk devletleri tarihi

    islam’ın serüveni (3 cilt) - marshall g. s. hodgson

    ilk kez yayımlandığı 1975 yılından günümüze islam çalışmaları ve uygarlık tarihi alanlarında bir klasik eser haline gelmiş olan islam’ın serüveni, islam uygarlığına aşina olanlar kadar bu tarihe ve kültüre aşina olmayanlara da hitap etmesi; islam toplumlarının barındırdığı zenginliği, pek bilinmeyen ilginç ve çarpıcı ayrıntılar üzerinden ortaya koyması dolayısıyla mutlaka okunması gereken kitaplar listesindedir. 1. cilt olan islamin klasik çağı’nda islamiyet’in doğuşundan 945’te büveyhilerin bağdat’ı almalarına kadar olan olaylar anlatılmaktadır. ayrıca kitap siyasi tarihle birlikte islam dini, mezhepler, hadisler, şeriat, islam felsefesi, edebiyat, tarih yazımı vb. konularda da önemli bilgiler içiren bütüncül bir islam tarihi sunuyor. 2. cilt olan orta dönemlerde islam’ın yayılışı’nda 1500’e kadarki süreç, 3. cilt olan barut imparatorlukları ve modern zamanlar’da da 20. yy’ın ortalarına değin islam tarihi anlatılmaktadır.

    islam toplumları tarihi hz. muhammed’den 19. yüzyıla cilt ı - ıra m. lapidus

    kitap cambridge university press tarafından iki cilt halinde hazırlanmış daha kapsamlı bir araştırmanın ıra m. lapidus tarafından özenle elden geçirilmesi sonucu yine aynı yayınevi tarafından tek cilt olarak yayımlanmıştır. kitaba asıl değerini veren nokta, sadece siyasî ya da ekonomik tarihi ele almaması, islâm toplumlarının toplumsal, kültürel, felsefî üretimlerine ve tartışmalarına siyaset ya da ekonomi kadar yer vermesidir.

    islam toplumları tarihi 19. yüzyıldan günümüze cilt ıı - ıra m. lapidus

    islam toplumları tarihi’nin ikinci cildi, 19. yüzyıldan başlayarak günümüze değin müslümanlığın farklı ülke ve bölgelerdeki gelişimini anlatıyor. 19 ve 20. yüzyıl iran’ındaki değişim, osmanlı’nın çöküşü ve modern türkiye’nin kurulması, sömürge altında yaşayan arap devletleri, afrika, asya ve batılı ülkelerdeki müslümanların yaşamları gibi konular bu ciltte işleniyor.

    peygamberden sonra sünni-şii bölünmesinin epik hikâyesi - lesley hazleton

    islamiyet’te şii-sünni ayrımı ilk olarak hz. muhammed’in ölümü üzerine başlar. halifenin kimin olması gerektiği mevzusuyla. şiilerce hz. ali olmalıdır, çünkü aralarında kan bağı vardır ve hz. muhammed onu vekil bırakmıştır. sünnilerce ise hz. muhammed ölümüne yakın namaz kıldırma görevini hz. ebubekir’e vermiş bu da onu yerine bıraktığının bir göstergesidir. aynı zamanda islam’ın ileri gelenlerinin seçimiyle hz. ebubekir halife olmuştur. ilerde yaşananlar bu ilk ayrımı daha da derinleştirecektir. hz. osman’ın halifeliği ve katledilmesi, hz. ali ile hz. ayşe ve muaviye arasındaki mücadeleler ve sonrasında yezid tarafından hz. hüseyin’in kerbela’da şehit edilmesi… işte tüm bu olaylar ve ayrımlar hikayevi bir anlatımla farklı bir gözden bu kitapta yer alıyor.

    tanrı yoktur allah'tan başka islam'ın kökeni, gelişimi ve geleceği - reza aslan

    aslan, son yıllarda yaşanan olayların islam'ın modern kültürdeki konumundan nasıl etkilendiğini analiz ediyor; orta doğu'da demokrasi talep eden popüler gösterilerin bölgede islam'ın geleceği açısından ne anlama geldiğini, internet ve sosyal medyanın islam'ın evrimini nasıl etkilediğini, terörle savaşın ve usame bin ladin'in öldürülmesinin orta doğu'da jeopolitik güç dengesini nasıl değiştirdiğini ele alıyor. ayrıca çağdaş müslüman kadın hareketine dair bir güncelleme, avrupa'da örtünme tartışmalarına dair görüşler, cihatçılığın tarihine dair açıklamalar ve kuzey amerika ve avrupa'da yaşayan müslümanların islam'ın yüzünü nasıl değiştirdiklerini açıklayan bir bakış sunuyor. iyi bir zamanlamaya ve ikna edici bir dile sahip olan “tanrı yoktur allah vardır”, muhteşem, ancak yanlış anlaşılmış bir inancı açıklayan, incelikle kaleme alınmış bir anlatım.

    müslüman toplum - ernest gellner

    ernest gellner, ilber hoca’nın “çok büyük bir tarihçi” dediği kişilerden. bu eseri islam üzerine sosyolojik değerlendirmelerden oluşan makalelerinin birleşiminden oluşuyor. kuzey afrika’daki islam toplumları biraz daha ön planda tutulmuş. kendi deyimiyle kitaptaki temel fikirler dört büyük düşünürden; ibn haldun, david hume, robert montagne ve edward evans-pritchard’dan alınmıştır.

    müslüman türk devletleri tarihi - erdoğan merçil

    tolunoğulları, karahanlılar, selçuklular, harzemşahlar, anadolu beylikleri, hindistan’da kurulan türk devletleri dâhil 48 beylik ya da devletin tarihi incelenmektedir. eser giriş mahiyetinde olup çok fazla detay içermemekte, doyurucu ve gerekli bilgiler vermektedir. birçok üniversitede ders kitabı olarak da kullanılmaktadır.

    büyük selçuklu devleti - erdoğan merçil

    büyük selçuklu devleti’nin tarihini konu alan bu ders kitabında devletin kuruluşundan yıkılışına kadar olan olaylar gözden geçirilmiştir. kitapta önce selçuklu ailesinin menşei ve tarih sahnesine çıkışı incelenmiş, bunu devletin kuruluşu ve tuğrul bey dönemi izlemiştir. tuğrul bey devri selçukluların iran üzerinden hızla batıya doğru yayılmasını aynı zamanda da islam dünyası ile temasını sağlamıştır. sultan alparslan ile beraber selçuklu devleti yükselişe geçmiş ve bizans’a karşı malazgirt savaşı’nın (1071) kazanılması türklere anadolu’nun kapılarını açmış ve burayı yurt edinmelerine imkân vermiştir. sultan melikşah döneminde en parlak dönemlerini yaşayan selçukluların hâkimiyet alanı, o öldüğünde kaşgar’dan boğaziçi’ne, kafkaslardan yemen ve aden’e kadar uzanıyordu. melikşah’ın ölümüyle bir “fetret devri” yaşanmışsa da sultan sencer’in başa geçmesi ile “ikinci yükseliş devri” başlamıştır. ancak soydaşları oğuzların istilası büyük selçuklu devleti’nin yıkılışına sebep olan başlıca olaylardan biridir. siyasi tarihin yanı sıra kısa da olsa kitabın sonuna eklenen bölümde devlet teşkilatının zikredilmesi okuyucuya bir fikir vermesi bakımından ayrıca faydalı olacaktır.

    selçuklular tarihi ve türk-islâm medeniyeti - osman turan

    osman turan selçuklu devleti ile ilgili akla gelen ilk isimlerden. kitapta büyük selçuklu devleti merkez olmak üzere, orta asya coğrafyası, ilk türk devletleri, gazneliler, karahanlılar, islam medeniyetinin yükselişi ve çöküşü ile ilgili bilgiler yer alıyor. kitapta genel olarak dönemin islami kaynakları kullanılmış. bu kitabı listeye eklememin nedeni birçok tarihçi tarafından bu kitaba atıflarda bulunulması ve temel kaynaklardan biri kabul edilmesi. ancak ben yazarın bazı noktalarda tarafsızlığını kaybettiğini düşünüyorum, siz okuyun siz karar verin. doyurucu bilgiler elde edeceğimiz kesin.

    selçuklular ve selçuklu tarihi üzerine araştırmalar - ibrahim kafesoğlu

    selçuklu tarihçiliğinin akla gelen ilk isimlerinden biri olan prof. dr. ibrahim kafesoğlu meslekî hayatının on beş yılını selçuklu tarihine ve kalan yirmi beş yılını da selçuklulardan önceki ve sonraki türk tarihini selçuklular üzerinden birbirine bağlayarak, türk tarihinin kesintisiz bir süreklilik arz ettiğini göstermeye hasretmiştir. eser iki ana bölümden oluşuyor: birinci bölüm selçuklular tarihini kuruluşundan yıkılışına kadar siyasî, iktisadî, içtimaî ve fikrî aşamalarıyla ele alırken; ikinci bölüm ise, “nizâmü’l-mülk ve siyâsetnâmesi”nden “büyük selçuklu imparatorluğu’nun dünya tarihindeki rolü”ne kadar merak uyandıran birbirinden farklı selçuklu araştırmalarını içeriyor.

    siyasetname - nizamülmülk

    alp arslan ve melikşah dönemlerinde vezirlik yapan ünlü devlet adamı nizamülmülk'ün devlet yönetimine dair tavsiyelerini ve uyarılarını içeren bir kitap. hükümdarlar için kaleme alınan bu eserde örnek hikâyeler üzerinden nasihatler verilmektedir. yazıldığı döneme rağmen gayet akıcı ve anlaşılırdır.

    anadolu'nun fethi selçuklular dönemi - ali sevim

    anadolu’nun niçin ve neden fethedildiği, nasıl bir türkiye haline getirildiğini anlatan eser anadolu’ya ilk türk akınları, selçuklular devrinde anadolu fetihleri ve birinci beylikler dönemindeki fetihler üzerinde durmaktadır. prof. dr. ali sevim alanının sayılı tarihçilerindendir.

    selçuklu devletleri tarihi siyaset, teşkilat ve kültür - ali sevim, erdoğan merçil

    bu eserde selçuklular'ın kurmuş oldukları büyük selçuklu devleti'nin yanı sıra ırak selçukluları, kirman selçukluları, suriye selçukluları ve türkiye selçukluları'nın siyasi tarihleri gözden geçirilmektedir. ayrıca bu devletlerin genel nitelikte olmak üzere teşkilat ve kültür tarihleri hakkında da bilgi verilmektedir. ayrıntılara girmeden kaleme alınan bu kitap; meraklı tarih okuyucusunun, tarih öğrencilerinin ve öğretmenlerin kolaylıkla okuyabilecekleri bir dille yazılmış olup selçuklu devletleri hakkında toplu bilgi vermektedir.

    anadolu beylikleri ve akkoyunlu, karakoyunlu devletleri - ismail hakkı uzunçarşılı

    kösedağ savaşı sonrası kurulan tüm ikinci anadolu beylikleri ve akkoyunlu, karakoyunlu devletlerinin tarihi. söz konusu devletlerin sadece siyasi tarihi değil kültür, sanat, ekonomi ve dinleri de incelenmiştir. bu eser türk tarihinin ana hatları eserinin bir parçası olmakla birlikte 1937’de ilk kez ayrı bir kitap olarak da basılmıştır. kitabın sonunda epey bir görsel malzeme de kullanılmıştır.

    alexiad malazgirt’in sonrası imparator alexios komnenos döneminin tarihi - anna komnena

    tarihte en önemli noktalardan biri de empati, tarafsızlık ve olaylara karşı tarafın bakış açısından da bakabilmektir. bu kitabı, imparator alexios kommenos'un, çağına göre olağanüstü eğitimli ve bilgili kızı anna komnena, akıp giden zaman'a karşı bir yengi anıtı dikmek için yazmış. türk, bizans, haçlılar tarihlerinin kesişme dönemini (1071-1118) anlatmaya girişirken, öncelikli amacının, imparator babasının başarılarını çağlar ötesine duyurmak olduğunu saklamıyor. anna, dönemin olaylarını entrikalarını, savaşlarını, ünlü kişilerini, istanbul'daki sarayı ve oradaki yaşantıyı, zamanın toplumsal kurumlarını, geleneklerini anlatıyor. haçlıların anadolu'dan geçişini, türklerle yapılan savaşları, büyük selçuklu sultanlığı ile anadolu selçukluları arasındaki ilişkileri, sürtüşmeleri, çatışmaları, çok ayrıntılı olarak anlatıyor.

    fedailerin kalesi alamut - vladimir bartol

    sürükleyici, harika bir tarihi roman. hasan sabbah’ın, alamut kalesi’nin, fedailerin ve cennet bahçelerinin hikâyesi… bir tarafta hasan sabbah’ın yeryüzü cennetiyle yeni tanışan güzel köleler, diğer tarafta onun en güvenilir savaşçıları olan fedailer. sabbah’ın yarattığı cennetin içinde gözleri açıldığında hepsinin hayatı hiç umulmadık bir şekilde değişir. hikâye 11. yüzyıl iranı’nda, kendini peygamber ilan eden hasan sabbah’ın, seçilmiş bir grup insanı intihar suikastçısına dönüştürerek bölgede hâkimiyet kurmak için çılgınca ve aynı zamanda zekice bir plan tasarladığı alamut kalesi’nde geçmektedir. güzel kadınların, yemyeşil bahçelerin, şarap ve haşhaşın göz boyadığı sanal bir cennet yaratan sabbah, genç savaşçılarını emirlerine uydukları takdirde bu cennete gidebileceklerine inandırır. kendilerini onun yoluna adayan, ölmeyi de öldürmeyi de göze almış olan bu küçük orduyla hükümdar sınıfına gözdağı verebileceğini düşünür. sabbah kendi deyimiyle insanların saflığını kullanıp dine adanmışlığı politik emellerine alet eder. artık kapılar onun için ardına kadar açılmıştır.

    haşhaşiler islam'da radikal bir tarikat - bernard lewis

    bernard lewis, bu kitabında, şia mezhebi içerisinde yer alan haşhaşiler tarikatının köklerinin izini sürmekle kalmayıp, hem tarikatın öğretilerinin hem de gizemli önderi dağın şeyhi (şeyhü’l-cebel) hasan sabbah’ın efsanevî yaşamının güncesini tutuyor.

    babailer isyanı aleviliğin tarihsel altyapısı yahut anadolu'da islam-türk heterokdosisinin teşekkülü - ahmet yaşar ocak

    ahmet yaşar ocak’ın bu titiz çalışması, ilk baskısı yıllar önce yapılmasına rağmen, hâlâ önemini koruyan bir başvuru kaynağıdır. kitap, türkiye’de bugün de tartışılmaya devam eden alevîlik, bektaşilik, tarikatlar gibi meselelerin tarihsel zemininin aydınlığa kavuşmasında önemli yerini muhafaza etmektedir. babai isyanının nedenleri, isyanın sosyal tabanı ve ideolojisi, baba ilyas ve baba ishak’ın kişilikleri, isyanın derinlemesine tahlili ve sonraki dönemlere etkilerini inceleyen kitap sadece 13 ve 14. yüzyıl anadolusu’na değil günümüze de ışık tutmaktadır.

    gerçi rum isek de, rumca bilmez türkçe sözleriz karamanlılar ve karamanlıca edebiyat üzerine araştırmalar - evangelia balta

    1924’teki türk-yunan zorunlu nüfus mübadelesi çerçevesinde, ortodoks kilisesine bağlı oldukları için yunanistan’a gönderilen, türkçe konuşan anadolu rumları –yani karamanlılar– ve onların kültürüne, geçmişine dair. eser adını 1896’da basılan bir şiirin ilk dizelerinden almaktadır. görsellerle ve orijinal metinlerle de desteklenen eser ilber hocamızın da tavsiye ettiği kitaplardandır.

    --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    osmanlı devleti tarihi

    bizanslı gözüyle türkler - georges pachymeres

    ıv. yüzyılın ikinci yansında başlayan ve xv. yüzyılın ikinci yansına kadar devam eden bizans imparatorluğu ve türkler arasındaki ilişkiler, türk tarihi için çok önemli bir dönemi kapsamaktadır. pachymeres’in 1255-1308 yılları arasında anadolu'da cereyan eden olayları anlatan ve bu dönemi de içine alan ‘‘relations historiques" adlı eserinde türklerle ilgili birçok bilgi bulunmaktadır, pachymeres 27 temmuz 1302’de gerçekleşen bafeus savaşında osmanlı devletinin kurucusu olan osman bey’den bahseden ilk tarihçidir. eserde kıpçak hanları batu, berke ve tokta’yla komutan nogay’dan: selçuklu sultanları gıyaseddin keyhüsrev, izzettin keykavus, oğulları mansur ve mesut, kardeşi rükneddin kılıçarslan'dan; dobruca'daki sarı saltuk’a; ilhanlı hanları abaka, argun, geyhatu, gazan ve olcaytu’ya ayrıca karesi, germiyan, menteşe, osmanlı beyliklerine kadar tarihimiz için birçok değerli bilgiden de bahsedilmektedir. bu bilgilerin yanı sıra eserde başka kaynaklarda bulunmayan veya diğer kaynaklardaki bilgileri tamamlayan önemli kayıtlar bulunmaktadır. yazar anlattığı dönemi bizzat yaşamış ve yaşadığı olayları özenle kaleme almıştır.

    osmanlı imparatorluğu klasik çağ 1300-1600 - halil inalcık

    bir sınır beyliğiyken dünyanın en güçlü devletine dönüşen osmanlı imparatorluğu'nun hikâyesi... merhum halil inalcık’ın uluslararası akademik çevrelerde tanınmasına vesile olan, birçok dile çevrilen ve alanında temel kaynak olarak kabul edilen dev eser... 1973’te ingilizce yazılan eser sonrasında dilimize çevrilmiştir. klasik çağ tabirini tarih literatürüne kazandıran inalcık bu eserinde osmanlı imparatorluğu’nun 1300-1600 yılları arasındaki siyasi gelişmelerini, devlet yönetimini, iktisadi örgütlenmelerini ele almakta, meseleye özellikle kurumlar üzerinden bakmaktadır. osmanlı imparatorluğu klasik çağ (1300-1600), osmanlı tarihine ilgi duyan herkes için vazgeçilmez bir başyapıt…

    devlet-i aliyye ı klasik dönem (1302-1606) siyasal, kurumsal ve ekonomik gelişim - halil inalcık

    devlet-i ‘aliyye, osmanlı tarihçiliğinin çağımızdaki en büyük isimlerinden merhum halil inalcık’ın yarım yüzyılı aşan çalışmalarının bir ürünü. eserin bu ilk cildi, osmanlı devleti’nin bir beylikten orta-doğu ve balkanlar’ı hükmü altına alan güçlü ve köklü bir imparatorluk haline gelişine odaklanıyor. inalcık osmanlı klasik dönemi’ni sadece siyasi tarih olarak ele almıyor. siyasi tarihin toplumsal–ekonomik altyapısını, yani nüfus hareketleri, göçler, kitlelerin temel ihtiyaçları, tarım ve ticaretin bu ihtiyaçları karşılama şekilleri ve şehirleşme konularında da analizler yapıyor. tarihsel sorunları açıklamada geçmişten gelen geleneksel zihniyet ve kurumlar çerçevesinin tespitine girişiyor. geç selçuklu döneminden ı. ahmet’in saltanatının başlangıç yıllarına uzanan üç yüzyıllık süreye dair araştırmalarını elden geçirerek bütünleştirdiği bu cilt, osmanlı devleti’nin bir parçası olduğu avrupa devletler sistemi’nin girdiği büyük ekonomik bunalımla sonlanıyor.

    devlet-i aliyye ıı tagayyür ve fesad (1603-1656) bozuluş ve kargaşa dönemi - halil inalcık

    belki de osmanlı tarihi üzerine araştırma yapanlar arasındaki en önemli kişi olan halil inalcık’ımızın muhteşem eserlerinden biri. gayet akıcı, anlaşılır bir dille yazılan bir kitap. bu ciltte osmanlı’nın nasıl eski gücünü kaybettiğini, kurumlardaki, şahıslardaki bozulmaları, yenilen rüşvetleri o kadar güzel anlatmış ki hocamız 2. selim ve 3. murat’la başlayan bu bozulmayı, köprülüler dönemine dek getirmiş. her şey kaynak ve kanıtlarıyla. bu arada ‘harem sultanları’ kısmı o kadar sürükleyici ki sanki bir polisiye roman gibi. ama maalesef bunlar bizim tarihi gerçeklerimiz. o kadar güzel anlatmış ve işlemiş ki halil inalcık insan diline, anlatımına hayran kalıyor. kitapla ilgili getirebileceğim naçizane tek eleştiri belli başlı bilgiler farklı bölümlerde tekrar edilmiş. mesela merkezi otoriteyi bozan nedenler, yeniçeri sipahi çekişmesi, sekbanlarla ilgili bilgiler sürekli karşımıza çıkıyor. tabii ki bunlar o dönemde bu unsurların ne kadar önemli ve etkin olduğunu gösteriyor. belki de sıkça tekrarlar bu bilgileri hafızamıza kazıyor.

    devlet-i aliyye ııı köprülüler devri - halil inalcık

    devlet-i ‘aliyye’nin üçüncü cildi, merkezi devlet otoritesinin yeniden kurulduğu köprülüler dönemini mercek altına alıyor. bir yandan bu dönemde yaşanan mali krizi avrupa’da yaşanan “fiyat devrimi” ile ilişkili olarak değerlendirirken, diğer yandan da orta-avrupa’da habsburglarla süren uzun iktidar mücadelesini ayrıntılarıyla ele alıyor. bu büyük meselenin yanı sıra venedik’le akdeniz ve ege’de, fransa’yla cezayir’de süren ihtilafları da inceliyor. mali ve siyasi bunalıma karşı çözüm arayışları ve bu çerçevede yazılan ıslahat layihalarını mercek altına alıyor. bu cilt, hem macaristan’daki bir buçuk yüzyıllık osmanlı hâkimiyetinin sonunu hızlandıran, hem bu yöredeki en önemli müttefik olan kırım hanlığıyla ilişkilerin kaderini belirleyerek rusya’nın yeni bir güç olarak bölgede ortaya çıkışının ilk belirtilerinin görülmesine yol açan ikinci viyana seferi’yle sonlanıyor.

    devlet-i aliyye ıv ayanlar, tanzimat, meşrutiyet - halil inalcık

    devlet-i ‘aliyye’nin dördüncü cildi, osmanlı devleti’nin geçirdiği askeri ve mali dönüşümü mercek altına alarak başlıyor. 18. yüzyılda güç kazanan ayanların kurduğu düzene karşı merkezi otoritenin yeni yöntem arayışlarıyla devam ediyor. aynı dönemde osmanlı bürokratlarıyla fikir adamlarının batı karşısında yaşanan mevzi, güç ve nüfuz kaybına karşı arayışları, bu arayışların patrona halil isyanı ile kesintiye uğrayışına rağmen tanzimat ve meşrutiyet çizgisiyle devamı ayrıntısıyla inceleniyor. bu süreçte tanzimat’ı tasarlayan, uygulanmasında yaşanılan güçlüklere karşı çözüm geliştirerek değişen dünyada ayakta kalmak için fikir üreten osmanlı devlet ve düşünce adamlarının çabalarının, birinci dünya ve kurtuluş savaşları sonunda türkiye cumhuriyeti’nin kurulmasına uzanan sonuçları kesintisiz bir bütünün parçaları olarak ele alınıyor.

    1453 son büyük kuşatma - roger crowley

    “1453” kuşatmayı karşı tarafın bakış açısından, tarihsel gerçekliklere uygun (ancak bazı rivayetleri de kullanarak) ve akıcı bir anlatımla sunuyor. fetih bir roman tadında anlatılmış. kesinlikle sıkılmadan okuyacaksınız. fethe dair en iyi kitaplardan.

    fatih sultan mehmed - reşad ekrem koçu

    fatih sultan mehmed: atalarının en büyük hayalini gerçekleştirip istanbul’u fetheden kudretli padişah, osmanlı devleti’ni imparatorluğa dönüştüren büyük asker… diğer yandan avni mahlasıyla şiirler yazan, sanatçı ve âlimlerin dostu bir hükümdar. fatih sultan mehmed’in çarpıcı yaşam öyküsünü bir de reşad ekrem koçu’nun usta kaleminden okuyun…

    fetih ve kıyamet 1453 - feridun m. emecen

    ülkemizin önde gelen tarihçilerinden olan prof. dr. feridun m. emecen bu eserinde istanbul’un fethine dair rivayetleri, fatih’in hükümdarlığını ve istanbul’un fethini akıcı bir üslup ve bilimsel veriler ışığında anlatıyor.

    sultanın casusları 16. yüzyılda istihbarat, sabotaj ve rüşvet ağları - emrah safa gürkan

    osmanlıca kaynakları avrupa arşivlerindeki italyanca, ispanyolca, fransızca, portekizce, almanca ve latince binlerce belgeyle harmanlayan bu kitap, osmanlıların yeniçağ’daki istihbarat faaliyetlerini, rakipleri habsburg ve venediklilerle karşılaştırmalı bir şekilde ele almaktadır. cihanşümul bir imparatorluk olan osmanlıların avrupa ve akdeniz’e yolladığı casusların sahadaki faaliyetlerinin yanı sıra, osmanlı istihbaratının kurumsal yapısı, osmanlı karşı istihbaratı, osmanlı paşa ve elçilerinin haber alma kaynakları, istihbari bilginin siyasi fonksiyonu ve osmanlı karar alma süreci gibi konuları titizlikle irdelemektedir.

    sultanın korsanları osmanlı akdenizi’nde gaza, yağma ve esaret, 1500-1700 - emrah safa gürkan

    yakınçağ akdeniz’inde istihbarat, korsanlık, kölelik, ihtida ve dinler ötesi diplomasi gibi alanlarda araştırmalar yapan doç. dr. emrah safa gürkan'ın tarihsel kategorileri altüst eden serhad kahramanlarını incelediği bu ikinci eseri, osmanlı bahriye tarihinin en gizemli sayfalarını aralamakla kalmıyor; osmanlı korsanlarını akdeniz ve dünya tarihindeki iktisadî, siyasî ve teknolojik gelişmelerin ışığında analiz ediyor.

    bunu herkes bilir - emrah safa gürkan

    kitap osmanlı tarihine yoğunlaşan fakat bunu aynı anda diğer gelişmiş ülkelerle karşılaştırarak yapan, nerede yanlış yaptığımızı, nerede geri kaldığımızı ya da nasıl ileri gittiklerini anlatan bölümlerle başlıyor. sonrasında tarihimizden ilgi çekici, yanlış bilinen ya da bilinmeyen, es geçilen, kasten uydurulan bir takım olayları açıklıyor. kitabın görsellerle zenginleştirilmesi anlatılanların çok daha iyi pekişmesine neden oluyor. dili gayet anlaşılır ve akıcı. olaylar açıklanmaya çalışılırken farklı tarihçilerin ve kimselerin görüşleriyle olayı farklı açılardan değerlendirmeniz sağlanıyor. yazarımız enteresan bilgilerin yanında bazen bizlere acı verici istatistikler sunuyor. (okuma yazma bilenlerin oranı- kitaplara harcadığımız para- üniversitelerdeki kitap sayıları vb.) durup düşünmemiz gerek ve bir şeyleri değiştirmemiz.

    yavuz sultan selim - feridun emecen

    doğrudan arşiv belgelerine ve çağdaş kaynaklara yaslanan yavuz sultan selim, ilk osmanlı halifesinin siyasi hayatını biyografik bir bağlamda titizlikle inceliyor. emecen, bu incelemeyi yaparken saf bir nakilcilikten uzak duruyor. olayları "kişi, muhit, çevre" üçgeninde inceliyor, hayranlık yerine deneysel verileri esas alıyor ve analitik çözümlemelere başvuruyor. bilimsellikten taviz vermezken, aynı zamanda yavuz sultan selim'in hayat hikâyesini edebî bir üslupla aktarmayı başarıyor.

    osmanlı habsburg ilişkileri kanuni-şarlken-busbecq - yusuf yıldız

    kitapta osmanlı-habsburg ilişkileri, kanuni dönemi, şarlken ve kutsal roma germen imparatorluğu ile habsburg elçisi busbecq'in osmanlı-habsburg ilişkilerindeki rolü anlatılmış. gayet kolay okunabilen ve değerli bilgiler içeren bir kitap.

    imparatorların denizi akdeniz - roger crowley

    tarih 16. yüzyıl... osmanlı imparatorluğu'nda kanuni sultan süleyman, ıı. selim. ispanya'da v. karl ve ıı. felipe... ingiltere’de vııı. henry ve ı. elizabeth... rusya'da korkunç ıvan... vatikan'da ıv. ve v. pius... mağrip'te barbaros ve oruç kardeşler, turgut ve uluç ali reisler... venedik'te tüm zamanların en fırsatçı ve becerikli diplomatları… kıyılara korku salan azılı ve acımasız korsanlar... ve tüm bu güçlerin, üzerinde rekabete tutuştuğu, bilinen dünyanın merkezi; akdeniz. roger crowley bu çalışmasında büyük imparatorlukların egemenliğini kabul ettirme ve arada kalan küçüklerin var olma savaşına yine bir romancı gibi yaklaşıyor, kalemini kesinliği tartışılmaz kaynaklarla destekliyor.

    tarihi tersten okumak - zeynep dramalı

    eser yazarın zamanında murat bardakçı liderliğinde yayınlanan hürriyet tarih dergisi için yazdığı makalelerini bir kitapta toplamasıyla oluşmuş. içerik olarak gayet akıcı, ilgi çekici ve eğlenceli hikâyelerden oluşuyor. kazıklı voyvoda, napolyon az daha abdullah paşa oluyordu, cezayir korsanları fransızları topa koyup attılar, yazarın anlattığı hikâyelerin sadece birkaçı. bunlara benzer elliye yakın hikâye var kitapta.”

    forsa halil - reşad ekrem koçu

    reşad ekrem koçu’dan, deyiş yerindeyse, bir “tarihi polisiye.” 16. yüzyıl sonlarında, sultan ııı. murad zamanında “şehr-i şehîr” istanbul’da, çok sayıda esrarengiz kayıp olayı gerçekleşir. şehrin seçme zenginleri, bazen bütün aile üyeleriyle beraber, ansızın sırra kadem basmaktadır. art arda cesetler bulunur ve olaylar yavaş yavaş aydınlanırken, işin arkasından şeytani bir planlar zinciri çıkar. reşad ekrem koçu, bu müthiş macerayı tarihi ayrıntıları titizlikle işleyerek ve tam bir polisiye roman kurgusuyla anlatıyor.

    dağ padişahları - reşad ekrem koçu

    osmanlı anadolusu xvı. yüzyıl sonları ve xvıı. yüzyıl başlarında, nüfus yapısını bile önemli ölçüde değiştiren "celalî ayaklanmaları"na sahne oldu. reşad ekrem koçu, ilk kez 1962'de yayımlanan ‘dağ padişaları'nda bu ayaklanmaların en önemlilerine ve bunların başaktörlerine yer veriyor. ayaklanmaların altında yatan nedenler, ayaklanma önderlerinin hedefleri, ayaklanmaların boyutları ve gelişimleri... "eşkıyanın dünyaya" niçin hükümdar olamadığını anlatıyor koçu.

    kösem sultan - reşad ekrem koçu

    osmanlı tarihinin en görkemli kadınlarından kösem sultan… ahmet’in haseki sultanı, ıv. murad ile ibrahim’in annesi, ıv. mehmet’in babaannesi olarak yıllar boyu osmanlı sarayının temel direklerinden biri. müthiş bir güç odağı ve evlat katili! reşad ekrem koçu, kösem sultan’ın entrikalarla dolu yaşamının son derece renkli bir tasvirini sunuyor okurlara. çıplak ayaklı rum kızının dünyanın en güçlü ve zengin kadınlarından birine dönüşmesinin hikâyesi koçu’nun kalemiyle bambaşka bir tat kazanıyor.

    binbirdirek batakhanesi cevahirli hanımsultan - reşad ekrem koçu

    altmışını aşmış, “biri baba, üçü koca, dört vezirin mirasına konmuş” cevahirli esma hanımsultan… istanbul’un zenginlerini tatlı dille kaçırıp batakhaneye kapatan ve ailelerinden para sızdıran azılı bir çete. padişahın sarayından görkemli fazlıpaşa sarayı… her şeyin göbeğinde güzeller güzeli bir çerkez kadını… reşad ekrem koçu ‘cevahirli hanımsultan’da bir macera romanı gibi heyecanla okunan, hoş bir 17. yüzyıl hikâyesi anlatıyor.

    aşk yolunda istanbul'da neler olmuş - reşad ekrem koçu

    reşad ekrem, eski meddah defterlerinde bulduğu, “bir kahvehanede veya bir konakta, sinema ve tiyatronun, gazetenin ve dolayısıyla tefrika yazılarının bulunmadığı devirde birkaç gece boyunca anlatacak meddahlara basit bir not şeklinde kaydedilmiş” dört meddah hikâyesi anlatıyor. sürprizlerle dolu bu hikâyeleri, eskinin “one-man show” yıldızlarının çalışma tekniklerine dair, defterlerden aktardığı ilginç notlarla da zenginleştiriyor.

    erkek kızlar - reşad ekrem koçu

    kalın perdelerin ardında gizlenmiş kadınlar sokağın cezbedici çağrısına uyduklarında başka bir varoluşa adım atarlardı. savaş meydanlarının, arka sokakların ürkütücü karanlığında büründükleri erkek bedeni, hayatın bir başka yüzünü gösterirdi onlara. kadınların hiç bilmediği yaşantıların hüküm sürdüğü bu hayat, evlerin sokağa bakmayan avlularında özene bezene muhafazaya alınmış hayattan ne kadar da farklıydı. reşad ekrem koçu’dan büyüleyici bir osmanlı öyküsü daha.

    kafes arkası günahkârları - reşad ekrem koçu

    “kışın süleymaniye’deki konağında, yazın istinye’deki yalısında oturan silahşör kızı rabia hanım, yaşı altmışı aşmış, biri bey, biri ağa, biri paşa üç koca eskitmiş fakat cennet hurileri misali güzelliğinin kuş gibi uçtuğunu bir türlü kabul edememiş, gözü ve gönlü daima oynaşta bir nazenindi. oynaşı erkekleri de hep ayaktakımından seçiyordu… nazenin hanımın pençesinden kurtları, parsları andıran vahşi delikanlılar bile kurtulamamıştı.” rabia hanım ile arzularının arka sokaklarında gezinmekten kaçınmayan başka kadınların tehlikeli maceraları… reşad ekrem koçu’dan gizemli, tutkulu ve başrolde hep kadının olduğu öyküler.

    koçi bey risaleleri - koçi bey

    çocuk yaşta devşirilerek istanbul'a getirilen arnavut kökenli devlet adamımız koçi bey hakkında çok az bilgiye sahibiz. topkapı sarayı'nın kalbinde, enderun'da eğitilip yetiştirilmiş, bilim ve siyaset alanlarında bilgili, zamanının seçkin kişilerinden biriydi. küçük yaşta tahta çıkan sultan ıv. murad'a 1631 yılında sunduğu devlet idaresi ve saltanat işlerindeki sorunlara geçmişteki örneklere dayanarak önerdiği tedbirleri içeren ünlü risalenin sahibidir. bu küçük, ama değerli eserinde sunduğu açık sözlü ve dürüst öneriler sayesinde ıv. murad'ın yakın dostu olup onunla bağdat seferi'ne çıkmıştır. ıv. murad'ın ölümünden sonra tahta çıkan ı. ibrahim'e de devlet teşkilatı hakkında ikinci bir risale sunmuştur. yüzyıllar öncesinden gelen bilgilerin ve önerilerin özetlendiği bu kitabı okuduktan sonra aradan neredeyse 400 yıl geçmiş olmasına rağmen osmanlıdan günümüze devlet idaresindeki ana sorunlarda pek bir değişiklik olmadığı hissine kapılacaksınız...

    viyana kuşatması - john stoye

    kitap, osmanlı ve avrupa tarihi için bir dönüm noktası olan 1683 tarihli ıı. viyana kuşatmasını onların gözünden anlatıyor. kuşatma öncesi ülkelerin siyasi ve ekonomik durumlarının yanında, kuşatma sırasındaki mücadeleleri, viyana’nın kuşatmadan sonraki durumu gibi konulara değinmiş. sadrazam kara mustafa paşa, kont starhemberg, jan sobieski gibi etkileyici kahramanlarıyla renkli ve doyurucu bir tarih anlatısı.

    felaket seneleri (1683-1699) - ahmed refik altınay

    altınay, türkiye’de popüler tarihçiliğin kurucusu ve en başarılı kalemi sayılır. yazdığı bine yakın makale ve yüze yakın kitapta bilgi ve belgeleri gerektiğinde öyküleştirerek anlattığından “tarihi sevdiren adam” olarak tanınmıştır. altınay’ın “felaket seneleri” olarak tanımladığı dönem, 1683’te vuku bulan ikinci viyana kuşatması ile başlar ve osmanlı’nın fiilen çöküşünün başlangıcı olan 1699’daki karlofça antlaşması’yla sonlanır. olayların baş aktörü olan merzifonlu kara mustafa paşa’nın karakterini okurlarına tanıtarak başlayan altınay, osmanlı siyasi hayatındaki çalkantılar ve ordunun uğradığı bozgunlardan bahsederek devam eder. dördüncü mehmet’in tahttan indirilmesi ve mevzubahis olayın faillerine değinen altınay, “felaket” olarak nitelenebilecek birçok olay hakkında okurunu bilgilendirerek döneme ışık tutan bir eser ortaya çıkarmıştır.

    esircibaşı lale devri’nde bir aşk romanı - reşad ekrem koçu

    osmanlı istanbulu’nda kölelik ve kölecilik xıx. yüzyıl ortalarında tartışılmaya başlamış, ancak xıx. yüzyılın sonuna doğru tamamen ortadan kalkmıştır. bu yüzyıldan önce köle alım-satımı imparatorluğun en kârlı ticaretlerinden birini oluşturmakta ve son derece geniş bir coğrafyayı derinden etkilemekteydi. reşad ekrem koçu, ilk baskısı 1944'te yapılan esircibaşı'nda, işte bu ticaretin zirvesindeki bir kişinin yaşamını hikâyeleştiriyor. bir buçuk asırdan beri güzel insan alım satımıyla geçinen bir ailenin servet ve görgü mirasına konmuş olan esircibaşı muhsin çelebi’yi ve onun çingene kızı bal’a aşkını anlatıyor. reşad ekrem koçu’nun usta kaleminden lale devri’nde geçen ve patrona halil isyanı’yla yarıda kalan acıklı bir aşk hikâyesi.

    paris'te bir osmanlı sefiri yirmisekiz mehmet çelebi'nin fransa seyahatnamesi - yirmisekiz mehmet çelebi

    haziran 1721… paris sosyetesi, kralı ve saraylıları bir kenara bırakıp yeni bir meraka düşmüştür: ııı. ahmet’in xv. louis’ye yolladığı elçi ve eşliğindeki heyetin iftar sofrası. elçi yirmisekiz mehmet çelebi ve heyeti, bu ilgiye yabancı değildir. fransa’ya ayak bastıkları andan itibaren, halk onları seyretmek için geçtikleri yerlere akın etmektedir. çelebi, fransızların savaş meydanlarındaki izlenimler üzerinden yarattıkları türk imgesini alt üst eder: kültürü, yaşam tarzı, edebi bilgisi bu imgenin eksik kalan taraflarını bütünler. ülkemizde batı kültürüyle tanışmada öncü kabul edilen çelebi, avrupa’da turquerie’nin yolunu açmış; bu akımla modadan mimariye, müzikten resme pek çok alanda türk tarzı ürünler verilmiştir. eser, lale devri’nin kültür ve düşünce dünyasına ilk elden tanık olmamızı sağlıyor.

    patrona halil - reşad ekrem koçu

    ürgüp’ün muşkara köyünden ibrahim’in, lale devri’nin aydınlanmacı veziri nevşehirli damat ibrahim paşa oluşunun hikâyesi. sultan beyazıt hamamı’nın tellaklarından 19 yaşında arnavut civanı patrona halil’in “acı hayat hikâyesi ve kanlı büyük macerası”; yadigârbey kızı atlıases fatma hanım’ın ibrahim ve halil başta olmak üzere lale devri’nin ve patrona halil isyanının hemen bütün aktörleriyle kesişen aşk ve macera dolu hayatı; külhanbeylerinin ortaya çıkışı, ayinleri ve argosu... reşad ekrem koçu’nun kıvrak kaleminden.

    eski istanbul'da meyhaneler ve meyhane köçekleri - reşad ekrem koçu

    reşad ekrem koçu, ilk kez 1947’de yayımlanan bu kitabında, 16. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına kadar istanbul meyhanelerini ve meyhane köçeklerini –kendi deyişiyle– “kalem diline veriyor.” vezir hanı’ndan saraç hanı’na gedikli meyhaneler, fesli türklerin giremediği eftalipos, koltuk meyhaneleri, ayaklı meyhaneler ve ilk birahaneler... ahmed rasim, çaylak tevfik ve ahmed midhat efendi’den meyhane tasvirleri... gedikli meyhanelerde oynatılan, uğurlarına kavgalar edilen, kan dökülen köçekler. renkli ve canlı bir gündelik yaşam tarihi…

    haşmetli yosmalar - osmanlı tarihinde yasaklar - reşad ekrem koçu

    koçu’dan iki kitap bir arada. ilkinde troya savaşı’nın çıkmasına neden olan güzel helena’dan sappho’ya, kleopatra, messalina, theodora ve lucrezia borgia gibi iktidar sahibi kadınlardan “sahte ispanyol dansözü ingiliz kızı lola montez”e, 18 “aşk kadını” anlatılıyor. ikincide ise osmanlı tarihinden içki, tütün, afyon, esrar ve kahve yasakları gibi çok bilinenler yanında “hamama giden gayrimüslimlere nalın giyme yasağı”, “umumi yerlerde ve bilhassa kahvehanelerde devlet sohbeti yasağı”, “ay-yıldız yasağı” ve hatta “evlerde yemek çeşidi yasağı” gibi pek bilinmeyen ilginç yasaklar yer alıyor.

    kabakçı mustafa bir serserinin romanlaştırılmış hayatı - reşad ekrem koçu

    osmanlı tarihi, son iki yüzyılında, ilerleme ve aydınlanma çabalarına karşı kurulu düzeni sürdürme yanlılarının önayak olduğu isyanların tarihidir. lale devri’nin aydınlığını 1730’da patrona halil isyanı karartmıştı. fransız devrimi’nin yapıldığı 1789 yılında tahta oturan ııı. selim’in yenileşme çabalarıyla ve “türlü iç ve dış gailelerle” geçen on sekiz yıllık dönemini de “kabakçı vakası” denilen kanlı bir ayaklanma kapadı (1807). reşad ekrem koçu “türkiye’de devlet gücüne indirilen en ağır darbelerden biri olan” bu isyanı ve başlıca aktörlerini tarihçi titizliği, romancı yaratıcılığıyla ele alıyor. yalınayak bir "laz uşağı"nın, imparatorluğun kaderini belirleyen bir konuma yükselişinin öyküsü.

    türk zaferleri - reşad ekrem koçu

    reşad ekrem koçu, türklerin rumeli’ye geçişi, osmanlı’nın önemli kara ve deniz savaşları, çanakkale zaferi, kurtuluş savaşı ve kore türk tugayı’nın askeri başarılarını anlattığı türk zaferleri‘ni şu sözlerle sunuyor: “milli kütüphanemizde büyük bir boşluğu doldurma yolunda naçiz kalemimin armağanı olan bu eser, sağlam bilgimize dayanarak fakat en küçük âlimane iddia güdülmeden kaleme alınmıştır; ordumuzu vücuda getiren evlatlarımıza, sadece okuma yazma bilen vatandaşlarıma büyük türk zaferlerini bir sohbet diliyle anlatmak istiyorum.”

    tarihimizde garip vakalar - reşad ekrem koçu

    osmanlı tarihi kimi eğlenceli, kimi dokunaklı nice garip vakalarla dolu: dalkavukların hayli ayrıntılı fiyat tarifesinden “maymun fuhşa alet olur” diye biçare hayvanları astırarak idam ettiren “maymunkeş” abdülkerim efendi’ye, kaşıkçı elması’ndan bahriyelilerin maaşlarının gemi enkazı olarak ödenmesine, başına içi saman, talaş, hasır parçaları veya ziftli paçavra dolu bir kap koyup tutuşturarak padişaha “ateş istidası” veren dertlilerden devlet memurlarının yazlık evlerine gidiş tarihlerini düzenleyen “yalıya çıkma nizamı”na, mezarında başı kesilen şehzadeye varıncaya kadar pek çok garip vaka. reşad ekrem koçu’nun bilgilendirirken eğlendirmeyi de ihmal etmeyen usta kaleminden.

    tarihimizde kahramanlar - reşad ekrem koçu

    reşad ekrem koçu, ‘tarihimizde kahramanlar’ı şu sözlerle sunuyor:
    “bu kitap zaferlerle dolu şanlı tarihimizin şehitler ve gaziler timsali mehmetçik’in şanındadır. (...) tarih kaynaklarımızın sayfaları arasında unutulmuş kahramanların isimleri üstündeki tozu gözyaşlarımla sildim ve onları büyük, parlak şöhretlerin yanında alfabe sırasına koydum; mareşallerden neferlere, hiçbir rütbe, kademe gözetmedim. bu kitabın sayfalarında kahramanlarımız omuz omuza bir saftadırlar.

    topkapı sarayı - reşad ekrem koçu

    reşat ekrem koçu’nun bir mihmandar performansı sergilediği kitabında, kitap okumanın ötesine uzanan bir heyecanın içinde bulacaksınız kendinizi. sanat, kültür tarihçisi ve sarayın magazin servisi kimliklerini kişiliğinde birleştiren koçu’yla unutulmaz dakikalar yaşayacaksınız. adımlarınız bu serüvenin bittiğini haber verircesine yavaşladığında tarihin en mahrem sırlarını anlatan sesin yitip gitmesini istemeyeceksiniz hiç…

    yeniçeriler - reşad ekrem koçu

    yeniçeri ocağı kimler tarafından ve niçin kuruldu? nasıl gelişti? bu asker ocağının teşkilatı, âdetleri nelerdi? kışlalarında nasıl yaşadılar, gazalara nasıl gittiler, ihtilalleri nasıl çıkardılar, neler yaptılar? reşad ekrem, yeniçeri ocağı’nı, kuruluşundan “şehir eşkıyası”na dönüp kaldırılışına kadar, bütün tarihi içinde ele alıyor. yeniçeri ocağı, “bıyığını balta kesmez” yeniçeri ağaları, kazan kaldırmayla başlayan kanlı isyanlar, yeniçeri şairler, yeniçeri kahvehaneleri ve daha nicesi…

    osmanlı toplumunda zındıklar ve mülhidler yahut dairenin dışına çıkanlar xv-xvıı. yüzyıllar - ahmet yaşar ocak

    yazarımız daha çok osmanlı ve selçuklu dönemi kültür, zihniyet, din ve tasavvuf tarihine, islam’a dair çalışmalarıyla tanınıyor. alanının ülkemizdeki en yetkin isimlerindendir. bu kitapta yazar osmanlı’nın 15-17. yy arasındaki birçoğunun sonu idamla biten sapkınlık ve dinsizlik hareketlerini tarihsel temelleriyle inceliyor. ideolojiye, düzene karşı çıkan kişiler ya da “dairenin dışına çıkanlar.”

    osmanlı imparatorluğu'nda paranın tarihi - şevket pamuk

    prof. dr. şevket pamuk, osmanlı arşivlerindeki titiz araştırmalarla desteklenen çalışmalarında osmanlı para düzenini bir bütün olarak ele alıyor. geniş osmanlı coğrafyasında tedavül eden sikkeleri, osmanlı ekonomi politikalarını, tağşişleri, enflasyonu, kredi ve finans kurumlarını, para piyasalarını, ayrıca bunların yerel gelişmeler ve küresel güçlere bağlı olarak evrimini inceliyor. ayrıca kitapta birçok resim bulunmaktadır. kitabın sadece kaynakça kısmı bile başlı başına bir kitap.

    şair ve patron patrimonyal devlet ve sanat üzerinde sosyolojik bir inceleme - halil inalcık

    türk edebiyatı sahasında çığır açıcı bu risâlede halil inalcık, osmanlı divan şairlerini ve şiirini sosyolojik bir yaklaşımla ele almakta, en eski arşiv malzemelerini kullanarak patronajın bu sanat tarzı üzerinde belirleyici etkisini analiz etmektedir. osmanlı imparatorluğu’ndaki sanat ve iktidar ilişkisini max weber’in patrimonyal devlet yapısı tanımlamasından yola çıkarak inceleyen inalcık, patrimonyal bir yapıya sahip toplumlarda bilim adamı ve sanatçının üretimini “mutlak egemen bir hükümdar”ın nasıl belirlediğini açıklamaktadır.

    has bağçede ‘ayş u tarab nedimler, şâirler, mutribler - halil inalcık

    “has-bağçede ‘ayş u tarab: nedîmler, şâîrler, mutrîbler” osmanlı sarayında padişahların has-bağçede geçirdiği hoş vakitleri ve bu âdetin islam öncesi iran imparatorluğundan emevî, abbasî ve timurî saraylarına uzanan köklü geleneğini, o dönemlerde yazılmış değerli kaynaklardan derleyerek sunan bir çalışma. padişah işret meclisi adıyla anılan bu eğlencelere yakın adamları olan nedimlerle birlikte katılır; şiir, musikî ve raks sanatlarının en seçkin örnekleri eşliğinde eğlenirdi. bu meclisler, hükümdarın ve imparatorluktaki seçkin sınıfların zevklerini ve yaşam tarzlarını hem yansıtır, hem yeniden biçimlendirirdi. çiçek bahçeleri, havuzlar, fıskiyeler, su kanalları, nahiller, buhurdanlar arasında, genç sâkîlerin içki sunduğu bir mecliste şiir okuyan, saz çalan, şarkı söyleyen usta sanatkârlar eşliğinde sürülen zevk u safa, tüm ortadoğu saraylarında vazgeçilmez bir gelenekti. emevî ve abbasî dönemlerinden beri bu meclisler levâzim-i saltanat yani hükümdarlığın vazgeçilmez bir âdeti olarak kabul edilirdi. osmanlı sosyal-kültürel tarihine bir katkı olarak hazırlanan bu eser, sarayın ve ona bağlı zarîfler denilen yüksek sınıfın kendine has geleneksel kültürü ile yaşamının az bilinen bir yanına ışık tutmaya çalışıyor.

    harem-i hümayun osmanlı imparatorluğu'nda hükümranlık ve kadınlar - leslie p. peirce

    hürrem sultan, nurbanu sultan, kösem sultan, turhan sultan... osmanlı imparatorluğu'nun yönetiminde söz sahibi olmuş kadınlar. kanuni sultan süleyman'ın saltanatının başından 17. yüzyıl ortasına kadar, osmanlı hanedanının ileri gelen kadınları daha önce sahip olduklarından ve daha sonra olacaklarından da büyük bir politik güce kavuştular. imparatorluk tarihinin bu dönemine hem popüler hem de bilimsel edebiyatta "kadınlar saltanatı" denir. harem-i hümayun kadınları, özellikle de saltanat süren sultanın annesi ve hasekileri, saray duçarlarının ardında bile olsalar, politik gücü doğrudan kullanabiliyorlardı. ayrıca hükümranlık kültürünün halka yönelik kısmı olarak adlandırılabilecek olaylarda, yani saltanata meşruiyet kazandırıcı kamusal ritüellerde ve anıtsal binaların inşası ve sanatsal üretimin saltanat himayesi altına alınmasında merkezi rol oynadılar. leslie p. peirce, padişah kadınlarının elindeki politik gücün kaynaklarını ve bu gücün 16. ve 17. yüzyıllarda artış nedenlerini inceliyor.

    osmanlı devleti'nin saray teşkilatı - ismail hakkı uzunçarşılı

    ilk saraylardan, topkapı’ya; şehzadelerden, padişah ailelerine; tahta çıkış törenlerinden, hükümdarlık sembollerine; enderun’a, saray görevlilerine, kısacası osmanlı sarayına ve teşkilatına dair her şey, tarihin usta kaleminden.

    osmanlı devletinin ilmiye teşkilâtı - ismail hakkı uzunçarşılı

    ilk osmanlı medreselerinden sahn-ı seman’a ve süleymaniye’ye, medreselerde okutulan derslerden müderrislere, kadılığa, kazaskerliğe, şeyhülislamlığa ve tarihsel gelişimlerine dair çok önemli bir isimden çok önemli bir kaynak.

    osmanlı tarihinde islamiyet ve devlet - halil inalcık

    eser halil inalcık hocamızın dine ve devlete dair çeşitli dönemlerde yaptığı araştırmaların birleştirilmesinden oluşuyor. hocamız, osmanlı tarihinin geçmişe uzanan köklerini de göz ardı etmeden, 600 yıl boyunca devlet ve islamiyet arasındaki değişken ilişkinin bir dökümünü bu kitapta sunuyor. kutadgu bilig’deki devlet anlayışından başlayarak, uc’larda bir yanda gâzî beylerle, bir yanda dervişlerle başlayan kuruluş öyküsünü anlatıyor. devlet kurumsallaştıkça uc’ların, gâzîlerin ve dervişlerin önemlerini kaybedişini, bu arada yeni kurumların ve anlayışların yükselişini gözler önüne seriyor. fatih kanunnamesiyle örfün hukuk alanına resmen girişinin, ulemanın devlet yapısındaki diğer unsurlardan giderek ayrışmasının uzun zamana yayılmış öyküsünü ayrıntılarıyla sunuyor. 17. yüzyılda avrupa’daki tasfiyeci akımlarla aynı sıralarda ortaya çıkan selefî kadızâdelilerin hem toplum hem de devlet ve islâmiyet üzerindeki etkilerini mercek altına alıyor. 18. yüzyılda başlayan batılılaşma eksenli modernleşme hareketinin cumhuriyet’in kuruluşuna dek uzanan seyrini takip ediyor. osmanlıların kuruluş yıllarından beri süren hıristiyanlık islâm tartışmalarını da bu çerçevede ele alıyor.

    osmanlı imparatorluğunda devlet ve ekonomi - mehmet genç

    osmanlı devleti, hâkim olduğu coğrafyanın genişliği, kontrol altına aldığı kültürlerin çeşitliliği, kapsadığı zaman diliminin uzunluğu ile yalnız türk ve islam tarihinde değil, aynı zamanda dünya tarihinde de müstesna mevkii ile dikkati çeken bir büyük tecrübedir. bu tecrübenin mimarları ona "devlet-i aliyye-i ebed-müddet" yani ebediyen yaşayacak yüce devlet adını vermişlerdi. oluşturdukları devlete bu adı sadece bir temenni olarak mı düşünüyorlardı, yoksa dayandıkları gerekçeleri de var mıydı? osmanlı tarihçiliğinin esas meselesi bu sorunun cevabını bulmaktır. bu cevabın ekonomi ile alakalı olanlarını araştırmanın da iktisat tarihinin temel meselesi olduğunu düşünen mehmet genç'in sorduğu ve cevaplandırmaya çalıştığı sorular şunlardır: osmanlılar ekonomiye nasıl bakıyorlardı? belirli bir iktisadi dünya görüşleri var mı idi? bu alanda neler yaptılar, neler yapmadılar? mehmet genç eserinde bunları araştırdı ve buradan hareketle osmanlıların kendilerine verdikleri iddialı adın dayanaklarını teşhise çalıştı. çeyrek yüzyıllık çalışmasının sonuçları bu kitaptadır.

    osmanlı'nın sosyo-kültürel ve iktisâdî yapısı - mübahat kütükoğlu

    osmanlı toplumunu oluşturan unsurlar, iskân politikası, osmanlı lonca sistemi, vakıf sistemi, sosyal ve toplumsal nitelikli isyanlar, osmanlı’da resmi kutlamalar, düğünler, kahvehaneler, osmanlı’da giyim, salgın hastalıklar ve alınan tedbirler, osmanlı maliyesi (vergiler, gelir kaynakları, borçlar) gibi konularda doyurucu bilgiler veren önemli bir tarihçinin elinden çıkma, güzel bir eser.

    osmanlı zanaatkârları imparatorluk döneminde zanaatlar ve loncalar - suraiya faroqhi

    değerli tarihçi suraiya faroqhi bu kitaptaki kendi deyimiyle “sıradışı” çalışmasında, osmanlı imparatorluğu çerçevesinde sultanları, paşaları, ulemayı ya da tacirleri değil, osmanlı tarihinin ihmal edilmiş bir zümresini, zanaatkârları anlatıyor. demirciler, çiniciler, ipek ve halı dokumacıları, fesçiler, camcılar, hatta berberler, imparatorluğun hem toplumsal hem de ekonomik kalbinde yer alıyorlardı. çalışma, zanaatları ve zanaatkârları 16. yüzyılın başından 20. yüzyılın başına kadar izlerken tarih, siyaset ve kültüre odaklanıyor. titiz bir çözümlemeyi osmanlı zanaatkârlarının bazen hiç görmediğimiz güzelim eserlerinin anlatımıyla birleştiren kitapta üretim yöntemleri, lonca teşkilatı ve osmanlı ekonomisinin yapısı mercek altına yatırılıyor. faroqhi bu çalışmasında loncaların osmanlı dünyasının ekonomisinde, kültüründe ve toplumunda ne kadar eşsiz bir rol oynadığını gözler önüne sererken müslüman, hıristiyan ve yahudi gruplarının yanı sıra kadıların, yöneticilerin ve tacirlerin etkilerini inceliyor.

    farklılıklar imparatorluğu osmanlılar bir karşılaştırmalı tarih perspektifi - karen barkey

    karen barkey imparatorluğun başarılarının ve nihayetinde çöküşünün hikâyesini yeniden anlatırken, osmanlı tarihini karşılaştırmalı tarih ve tarihsel sosyoloji literatürüne çok başarılı bir biçimde yerleştiriyor. osmanlı örneği imparatorluklar hakkında süren tartışmalarda hak ettiği yeri artık alacaktır. bu kitap imparatorlukla ilgili akıllıca tartışmalar yürütmek için mutlaka okunması gereken bir kitap olma niteliği taşıyacaktır.

    imparatorluğun en uzun yüzyılı - ilber ortaylı

    kitap, 19. yüzyılda osmanlı imparatorluğu'nda modernleşme sürecini, siyasi, toplumsal ve kültürel değişiklikleri ele alıyor. eser 19. yy osmanlısını anlatan en önemli kitaplardan biri kabul edilir. “osmanlı modernleşmesi otokratik bir modernleşmesidir, iç ve dış gelişmeler, hayatının son kırk yılında imparatorluğu bu otokratik modernleşmeden anayasal bir monarşiye kadar sürükledi, imparatorluk genç cumhuriyete parlamento, siyasal parti kadroları, basın gibi siyasal kurumları miras bıraktı. cumhuriyetin tabipleri, fen adamları hukukçu, tarihçi ve filologları son devrin osmanlı aydın kadrolarından çıktı. cumhuriyet ilk anda eğitim sistemini, üniversiteyi, yönetim örgütünü, mali sistemini imparatorluktan miras aldı. cumhuriyet devrimcileri bir orta çağ toplumuyla değil, son asrını modernleşme sancıları ile geçiren imparatorluğun kalıntısı bir toplumla yola çıktılar. cumhuriyetin radikalizmini kamçılayan öğelerden biri de yeterince radikal olamayan osmanlı modernleşmesidir. bugünkü türkiye’nin siyasal-sosyal kurumlarındaki sağlamlık ve zaafın bilinmesi, son devir osmanlı modernleşme tarihini iyi anlamakla mümkündür. 19. yüzyıl bütün osmanlı camiasının en hareketli, en sancılı, yorucu, uzun bir asrıdır; geleceği hazırlayan en önemli olaylar ve kurumlar bu asrın tarihini oluşturur.”
    ilber ortaylı

    osmanlı imparatorluğu'nda alman nüfuzu - ilber ortaylı

    osmanlı imparatorluğu'nun batı dünyasına açılış çağında, cermen kültürünün özel bir yeri olmuştur. birinci dünya savaşı'nda, iki imparatorluğun da çöküşünü hazırlayan kader birliği yolunda, yalnızca siyasal ve askeri alanlarla sınırlı kalmayan ortaklıklar göze çarpar. ilber ortaylı, hem titiz ve geniş ufukta tarihçiliğini, hem de tadına doyum olmaz üslupçuluğunu işe koştuğu bu kitabında, osmanlı dünyasında alman etkisinin bütün boyutlarını olağanüstü bir sürükleyicilikle ortaya koyuyor. eser ilber hoca'nın doçentlik tezidir.

    yeni osmanlı düşüncesinin doğuşu - şerif mardin

    şerif mardin bu kitabında, türkler arasında modern siyasi fikirlerin öncüllerini, türk toplumunun dokusundaki değişmeleri geleneksel osmanlı dünya görüşünün modern batılı görünümle ne kadar bütünleşebildiğini inceliyor. osmanlı imparatorluğunda modern aydın hareketinin önce ittifak-ı hamiyyet adıyla bilinen gizli örgüt aracılığıyla sonra jön türk bayrağı altında olgunlaşmasını anlatıyor.

    abdülhamid gerçeği “kanuni olmak kolaydır abdülhamit olmak zor” - orhan koloğlu

    günümüzün en çok tartışılan isimlerindendir abdülhamit. bu doğrultuda bu kitap olabildiğince tarafsız anlatımıyla detaylı bir abdülhamit portresi sunuyor: kızıl sultan mı, ulu hakan mı? "abdülhamid'i konu alan kitaplar arasında en mükemmeli. sultan abdülhamid bu eserde, lehinde veya aleyhinde söz edilmeden, “olduğu gibi”, yani tarafsız “önemli bir türk devlet adamı” kimliği çerçevesinde anlatılmıştır.’’ murat bardakçı

    jön türkler ve osmanlı'da milletler ermeniler, rumlar, arnavutlar, yahudiler ve araplar - feroz ahmad

    türkiye tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen prof. feroz ahmad, “jön türkler ve osmanlı’da milletler” adlı bu önemli çalışmasında, osmanlı imparatorluğu’nda yaşayan ermenilerin, rumların, yahudilerin, arnavut ve arapların, ıı. meşrutiyet’in ilanı ile birlikte hızlanan ulusal hareketlerini; tarihsel geçmişlerini, dinî ve siyasal örgütlenmelerinin yarattığı sonuçları tüm boyutlarıyla ele alıyor. prof. ahmad bunu yaparken, söz konusu ulusların osmanlı toprakları içinde cemaat yapılanmalarıyla birlikte siyasal örgütlenmelerini, bir ulus hareketi oluştururken kullandıkları araçları, uluslararası ilişkilerini, dönemin hâkim siyasal hareketi ittihat ve terakki ile bağlarını ve bu hareketleri kendisine yönelik tehditler olarak niteleyen osmanlı devleti’nin bunlara karşı yürüttüğü politikayı nesnel yorumlarla tahlil ediyor. bu hareketlerin öncülüğünü yapan kişilerin, örgütlerin ve osmanlı meclis-i mebusanı’nda görev yapmış ermeni, rum, yahudi, arnavut ve arap mebusların ulusal hareketler içindeki işlevlerini yorumlarken; birinci dünya savaşı’nın başlangıç ve sonrası gibi çok önemli bir dönemde büyük güçlerin söz konusu hareketlerle olan ilişkilerini, milli mücadele’ye ve türkiye cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadar uzanan bir süreç içinde inceliyor. feroz ahmad’ın kitabı özellikle bu alanda yerleşmiş kimi önyargıları, kalıplaşmış bakış açılarını kıracak özellikler taşıyor. nesnel yorumları, konuları ele alış biçimi, zengin kaynakçası ve biyografik bilgileriyle öne çıkan “jön türkler ve osmanlı’da milletler, ermeniler, rumlar, arnavutlar, yahudiler ve araplar” şimdiden temel bir başvuru eseri olmaya hak kazanıyor.

    jön türkler ve ittihat ve terakki - sina akşin

    “ıı. meşrutiyet, cumhuriyetimizin siyaset laboratuvarıdır” demişti, tarık zafer tunaya. cumhuriyeti anlamak için önce 1908-1918 dönemine bakmak gerekiyor. bu çerçevede, jön türkler kimdi, neler yaptılar? ittihatçılar kimlerdir, neleri başardılar, neleri başaramadılar? bu kitapta, jön türkler ile ittihat ve terakki konusunda aradığınız temel bilgileri ve bu soruların yanıtlarını bulacaksınız.

    makedonya’dan orta asya’ya enver paşa (3 cilt) - şevket süreyya aydemir

    birinci cilt 1860-1908, ikinci cilt 1908-1914, üçüncü cilt 1914-1922 yılları arasındaki dönemleri anlatır. bu kitap, bir insanın değil, bir devrin hikâyesidir. bu devir ne zaman başlar? nerede biter? bunu belirtmek güçtür. çünkü tarih içinde devirlerle, bu devirlere müdahalesi olan kahramanlar, daha öncelerden gelişen birtakım şartların, oluşların mahsulüdürler. onları bu şartlar ve bu oluşlar hazırlar. onları bu şartlardan, bu oluşlardan kesin sınırlarla ayırmak mümkün değildir. bir devri ve kahramanlarını, kendilerinden evvelki devrin doğum ağrılarından kopardığımız zaman, bu devir ve bu şahsiyetler, köksüz ve havada kalır.

    enver - murat bardakçı

    istanbul’da mütevazı bir ahşap evde başlayıp hürriyet kahramanlığına ve imparatorluğun en güçlü adamlığına uzanan ama ardından idam mahkûmluğuna ve sürgünlere kadar giden, 1922’de uzak diyarların haritalarda bile yer almayan ücra bir tepesinde rus süvarisinin namlusundan çıkan domdom kurşunu ile noktalanan 41 senelik macera dolu bir hayat… murat bardakçı’nın, paşa’nın ailesi tarafından doksan küsur sene boyunca muhafaza edilen ve şimdiye kadar yayınlanmamış özel evrakı ile sivil ve askerî arşiv belgelerine dayanarak kaleme aldığı enver, tarihimizin bu çok önemli ismini her yönü ile ortaya koyarken, onun hakkında yanlış bilinen birçok konunun gerçeğini de gözler önüne seriyor.

    balkan savaşı - aram andonyan

    balkan savaşı, gazeteci-yazar aram andonyan'ın 1912-1913 yıllarında istanbul'da basılan, ermenice badgerazart ıntartzag badmutyun balkanyan baderazmin [balkan savaşı'nın resimli mufassal tarihi] adlı eserinin zaven biberyan tarafından kısaltılarak yapılmış çevirisi. balkan savaşı'nın sürdüğü tarihlerde, istanbul'da bir gazeteci olarak, iç ve dış kaynaklardan yararlanıp, yabancı ajans, gazete ve dergilerle bağlantı kurarak olayları yaşayan andonyan, günü gününe, savaşın içinde yazdığı eserini, bol fotoğraf ve haritayla zenginleştirdi. yazar, eserinde sadece savaşı değil, yüzyıllar boyunca söz konusu topraklarda ve avrupa'da süregelen siyasi olayları inceleyerek, savaşa nelerin yol açtığı konusuna ışık tutmaya çalışmış, bunu yaparken de osmanlı, balkan ve avrupa ülkelerinin siyasi ve diplomatik tarihlerini, sosyal, ekonomik ve dini şartlarını göz önünde bulundurmuştur. osmanlı imparatorluğu'nun çalkantılı son yıllarına da büyük ölçüde ışık tuttuğu eserinde andonyan, çöküşü hızlandıran nedenleri, hataları tanımlamaya çalışırken, devleti kurtarmanın yollarını da arıyor.

    osmanlı'nın çöküşü ortadoğu’da büyük savaş 1914-1920 - eugene rogan

    yüzyıllarca hükmetmiş muazzam bir imparatorluğun birinci dünya savaşı’yla beraber içine girdiği çöküş sürecini ele alan eugene rogan, osmanlı’nın kaderini belirleyen savaş boyunca mücadele ettiği tüm cepheleri ayrıntılarıyla inceliyor. sarıkamış yenilgisinden çanakkale zaferine, kudüs’ün düşmesinden kafkas cephesine uzanan geniş bir savaş meydanında, savaşan tarafların planlarını, stratejilerini ortaya koyarken ortadoğu’daki büyük savaş’ın batı cephesi’ni nasıl etkilediğine de değiniyor. topyekûn savaşın ve seferberliğin yol açtığı açlık ve yoksulluğun yanı sıra, osmanlı imparatorluğu’nda yaşayan ermenilerin, rumların ve diğer azınlık unsurların savaştaki durumları ve akıbetlerini de hem belgelerle hem de ilk ağızdan tanıklıklarla gözler önüne seriyor.

    1915 osmanlı ermenilerine ne oldu? çarpıtılan-değiştirilen tarih - guenter lewy

    yayınlandığı günden beri ermeni meselesi üzerine en çok tartışılan kitaplardan biri haline gelen lewy'nin kitabı şimdiye dek yayınlanan eserlerden birçok açıdan farklı. öncelikle 1915 ve öncesinde yaşananları kronolojik olarak ele alan yazar, iki tarafı da tarafsız bir hakem gibi eleştirmekte, tarafların ileri sürdükleri kaynakları bir dedektif titizliğiyle incelemekte ve bunu yaparken her iki tarafın da duygusal deneyimlerine saygıyla yaklaşmakta. lewy, almanya, abd ve ingiltere gibi devletlerine resmî arşivlerinde ve çeşitli yayınlar üzerinde yaptığı kapsamlı araştırmalardan elde ettiği bulguları bir araya getirerek 1915-16 yıllarına yeni bir bakış açısıyla yaklaşmakta. kitapta soykırım iddialarına temel oluşturan belgeleri masaya yatıran lewy, yaşananların önceden planlandığı iddialarını çürütürken, ölümlerin, dönemin şartları ve savaş ortamının yokluğu içerisinde gerçekleştiğini kanıtlarıyla ortaya koyuyor. ermeni meselesiyle ilgili akılda kalan birçok sorunun cevabının bulunabileceği eser, osmanlı imparatorluğu'nda neler yaşandığını merak eden okurlar için çok yönlü bir araştırma.

    ermeni soykırımı - raymond kevorkian

    tarih’te en önemli noktalardan biri de olaylara karşı tarafın gözünden bakmaktır. tarafsız olmaya çalışmaktır. bunun için de bizler için çok hassas bir konu olan ermeni olaylarına, ermenilerin bakış açısından bakan bir kitap eklemek istedim listeye. kaynakları değerlendirip bir senteze ulaşmak yine bize kalmış. raymond kevorkian, yıllar süren araştırmalara dayanan büyük eseri ‘ermeni soykırımı’nda bu konuda yapılmış en geniş kapsamlı incelemeyi sunuyor. osmanlı ermenilerinin yaşadığı bölgelere, sosyal, ekonomik ve kültürel durumlarına dair ayrıntılı bir döküm ortaya koyan kevorkian, farklı arşivlerdeki belgelerin ve yayımlanmış araştırmaların yanı sıra, çeşitli yazışma, hatırat, konsolosluk raporu, telgraf, gazete haberi ve tanıklığa dayanarak, tehcir güzergâhlarını, kıyımların gerçekleştiği vadilere kadar olayların yaşandığı alanları, katliamların nasıl organize edildiğini tek tek anlatıyor. 1915’te neler olduğunu son derece canlı biçimde gözler önüne seriyor.

    sarıkamış beyaz hüzün - ismail bilgin

    sarıkamış harekâtı, her türlü imkânsızlıklar içinde, kırık bir ümidi gerçekleştirmeye yönelik, sonu hazinle biten bir harekâttır... bu harekâtta askerimiz rus’tan çok tabiat ile mücadele etmiştir. bu topraklarda yaşayan herkesin ya bir akrabası ya da bir yakını bu harekâttan etkilenmiştir. binlerce şehit kâh ruslarla çarpışarak kâh iklimle, karakışla, imkânsızlıklarla mücadele ederek vatanı savunmuştur... bu kitap; okurları tarihin acılarla dolu bir sayfasına, bütün olanaksızlıklara ve karakışa rağmen osmanlı askerinin vatanını korumak için inançla ve azimle savaşmasına tanıklığa davet eden bir hüznün hikâyesidir. sarıkamış/beyaz hüzün'de bir hüznün hikâyesini, 90 yıldır unutulanları okurken kâh gururlanacak, kâh ağlayacaksınız...

    çanakkale hatıraları (3 cilt) - kolektif

    hatıratlar tarihçiler için en önemli kaynaklardandır. arma yayınları da 3 ciltlik bu harika eserinde çanakkale savaşı’na dair en önemli hatıraları bir araya toplamaktadır. ‘çanakkale hatıraları'nın 1. cildinde; mustafa kemal paşa'nın anafartalar hatıraları, selahattin adil paşa'nın çanakkale hatıraları, 27.alay komutanı miralay şefik aker bey'in çanakkale-arıburnu savaşları ve 27. alay kitapları ile tam bir vatansever olan rum kökenli osmanlı aydını ihtiyat zabiti sokrat incesu'nun birinci dünya savaşında çanakkale-arıburnu hatıralarım adlı kitaplar yer almaktadır. çanakkale hatıraları'nın 2. cildinde; cemil conk paşa, liman von sanders paşa ve fahrettin altay paşa'nın çanakkale savaşlarıyla ilgili çok önemli hatıraları bulunmaktadır. çanakkale hatıraları'nın 3. cildinde, ruşen eşref ünaydın'ın 1918'de anafartalar kumandanı mustafa kemal ile yaptığı mülakat, 26. alay 3. tabur kumandanı mahmut sabri bey'in seddülbahir muharebesi hatıraları, emekli güverte albayı şakir tunççapa'nın çanakkale muharebeleri hatıraları, şükrü fuad gücüyener'in çanakkale'de kumkale muharebesi ve intepe topçuları, birinci dünya savaşında tanıdığım kahramanlar serisinden çanakkale ile ilgili binbaşı şevki bey, taşköprülü aloş, bursalı mehmet onbaşı, çerkeşli ömer, aydınlı ethem çavuş kitapçıkları, mucip kemalyeri'nin çanakkale ruhu nasıl doğdu? ve münim mustafa'nın cepheden cepheye kitapları yer almaktadır.

    gelibolu günlükleri kendi anlatımlarıyla anzakların gün gün hikâyesi - jonathan king

    “gelibolu günlükleri” 240 gün süren seferin sıcağı sıcağına yazılmış birçok günlük ve mektuptan derlenen ilk kroniğidir. her an ölebileceklerini bilen askerler, günlüklerine ve mektuplarına (kimi zaman hemen öldürülmeden önce) cephede yaşadıklarını yazdılar. kimi yazarak kendini rahatlattı, belki korkularını paylaştı ya da aklını yitirmemeye çalıştı. kimi ise sadece, savaşların ne kadar korkunç olduğunu yakınlarına anlatmak istedi. “gün içinde yiyecekleri karşılıklı olarak siperin çıkıntısına koyuyor ve gönderiyorduk. bu sabahın ilk saatlerinde türklerle bizim arkadaşlar arasında sıradışı bir dostlukla değiş tokuş yapıldı. bizim çocuklardan bazıları doğruca düşman siperlerine gidip konserve, reçel, sigara vb. takas ettiler. yapılanlar her şeyiyle çok güzeldi ve buradaki savaşın ne kadar gereksiz olduğunu gösteriyordu.” üsteğmen cozens, 178.gün

    diriliş çanakkale 1915 - turgut özakman

    tarihin en eski milletlerinden birinin dirilişi… ateşten geçerek, kan içinde, bir daha uyumamak, benliğini unutmamak, kandırılmamak, sömürülmemek, ezilmemek, ölmemek üzere çığlık çığlığa dirilişi… “kendi tarihini çarpıtan, abartan, küçülten, yalanlarla kirleten yazarlar, aydınlar yeryüzünde yalnız bizde bulunuyor.” diyen turgut özakman’ın büyük emek ve araştırmalara dayalı “diriliş çanakkale 1915” belgesel romanı, akıcı bir dille anlattığı savaşın her dakikasını, iliklerimize kadar hissettiriyor. bu savaşa dair en önemli kaynaklardan biri. mutlaka okunmalı.

    allahaısmarladık çanakkale savaşı'nda bir şehidin günlüğü - ibrahim naci

    çanakkale savaşı'nda 71. alay 10'uncu bölükte görevli teğmen ibrahim naci'nin tuttuğu ve şehit düştükten sonra da komutanının yazmaya devam ettiği günlük tam 98 yıl sonra ortaya çıktı. 20 yaşındaki genç teğmenin 24 mayıs 1915'te başlayan günlüğü, 21 haziran'da ibrahim naci'nin şahadetiyle son buluyor.

    ... yeni gelen emirde, 5 günde akbaş iskelesi'ne gidilecek, oradan da vapur ile anadolu'ya geçecekmişiz.
    ... ben siperde düşmanla karşı karşıya olmalıyım. çünkü çarpışmak, boğuşmak istiyorum. hem ben, kendimin ne olduğunu anlayayım, hem düşman...
    ... şimdi düşünüyorum. şehit olursam bende mi böyle solgun yapraklı bir kaç kel ağacın dibine gömülüp terk edileceğim?
    …muharebeye girdik. milyonlarla top ve tüfek patlıyor… şimdi birinci onbaşım yaralandı.

    allah’a ısmarladık...

    medine müdafaası ve fahreddin paşa - süleyman beyoğlu

    tarihi büyük hadiselerle dolu olan milletlerin hafızaları bazı kahramanlarını yeterince algılayamaz. çünkü onlar büyük tarih içinde birer ayrıntıdır. bilinmelidir ki, aslında bu ayrıntılar tarihin ta kendisidir. dikkatle incelendiğinde kahramanların faaliyetlerinin olayları nasıl yönlendirdiği görülebilir. işte tarihimizin az bilenen simalarından biri de medine müdafii fahreddin paşa’dır. fahreddin paşa, ı. dünya savaşı’nda ingilizlerle işbirliği yapan şerif hüseyin isyanına karşı islam’ın mukaddes beldesi medine’yi 2,5 yıl büyük fedakârlıklarla arap-ingiliz ortak güçlerine karşı her türlü yokluğa katlanarak savunmuş ve teslim etmemiştir. hatta 30 ekim 1918’de imzalanan mondros mütarekesi’nden sonra da medine’yi teslime razı olmamıştır. ancak emrindeki bazı subayların kendisine karşı direnişi üzerine araplara teslim olmak zorunda kalmıştır. medine müdafaası, türk-islam âlemi nazarında türk milleti’nin vatan saydığı mukaddes yerleri savunmadaki kararlılığı ve titizliği göstermesi bakımından ı. dünya savaşı içinde müstesna bir yere sahiptir. bu kitap bu büyük müdafaayı ve onun komutanı fahreddin paşa’yı anlatmak amacıyla kaleme alınmıştır.

    zeytindağı - falih rıfkı atay

    ‘zeytindağı’, insanın kanını donduran tarihi bir süreci, “bir imparatorluğun çöküşünü” o zamana göre en duru türkçe ile karşımıza getiriyor. kitapta mehmetçik’in yemen’de, aden’de, kanal’da, gazze’de, arap çöllerinde nasıl kırıldığını, yenilgiden sonra bir vagon dolusu “mecidiye altınını” bile nasıl bıraktığımızı hayretler içerisinde okuyacaksınız. cemal paşa’nın emir subayı olarak, o günlerde en yakınında olan falih rıfkı, zeytindağı kitabıyla tarihimize bir ibret belgesi bırakırken, her biri bir destan olabilecek, askerlerin günlükleri ve âdeta kumar masasında kaybedilen ahmetlerin, mehmetlerin hikâyeleri tüylerinizi ürpertecek.

    osmanlı padişahları - reşad ekrem koçu

    kronolojik olarak tüm osmanlı padişahlarının hayatlarının eğlenceli bir dille ve hikayevi tarzda anlatıldığı kitap. reşad ekrem’in dili biraz ağır olmasına rağmen verdiği bilgiler çok değerlidir. onun kitapları herkese yönelik akıcı bir üslupla yazılmıştır. en önemli amacı tarihi sevdirmektir. ilginç hikâyeler, kıyıda köşede kalmış bilgiler onun eserlerinde kaynaklara dayandırılarak işlenmiştir. onun eserlerini okurken birçok değerli bilgi edinirsiniz.

    bu mülkün sultanları - necdet sakaoğlu

    en değerli osmanlı tarihi kaynaklarındandır bu kitap. osmanlılığı temsil eden 36 -şayet fetret beyleri emir süleyman ve musa çelebi de sayılırsa 38- padişahın yaşamöyküsü, tarihseverlerin ilgiyle okuyacakları tarzda ve beşeri yönleri olabildiğince öne çıkartılıp arada kaynak yapıtlardan kısa alıntılara da yer verilerek anlatılmış; hepsinden yansıyan davranışlar, soy atası ertuğrul ile son halife abdülmecid'in yaklaşımlar ve olaylarla da hanedan hakkında genel bir fikir verilebilmesi düşünülmüştür.

    bu mülkün kadın sultanları - necdet sakaoğlu

    harem özellikle başlarda şarkiyatçılığın en gözde dışavurumu olmuştur. anlatılarda, gezi kitaplarında, resimlerde güzel hurilerin çocuklarıyla cennet misali bir yaşam sürdüğü bir ortam olarak tasvir edilmiştir. cariyelerin evlerinden, yurtlarından kopartılan insanlar oldukları çok sonraları hatırlanmıştır. osmanlı’nın otuz altı padişahı ile bir halifenin toplam 297 eşi ve 267 kızın tamamı ilk kez bir kitapta ele alınıyor. padişahlardan her birinin aileleri için kısa açıklamalar yapıldıktan sonra önce eşlerinin, sonra kızlarının konum, kıdem ve yaş sıraları dikkate alınarak yaşamöyküleri anlatılmış; yönetimi, hatta siyaseti etkileyebilenler ile sıradışı yaşamları olanların öyküleri anlatılmıştır. ünlü valide sultanlarla kimi sultanefendilerin yaşamöyküleri, roman hacimlerini doyuracak zenginlikler sunduğundan bunlara daha fazla yer ayrılmıştır.

    osmanlı tarihi cilt ı - anadolu selçukluları ve anadolu beylikleri hakkında bir mukaddime ile osmanlı devleti’nin kuruluşundan istanbul’un fethine kadar - ismail hakkı uzunçarşılı

    türk tarih kurumu tarafından basılan eser alanındaki en önemli çalışmalardan birisi ve okuyucuya bütüncül bir osmanlı tarihi sunuyor. eserin ilk beş cildi ismail hakkı uzunçarşılı; son beş cildi de enver ziya karal tarafından hazırlanmıştır. ismail hakkı uzunçarşılı ise bu alanda ülkemizin yetiştirdiği en önemli simalardan. unutulmaması gereken bu döneme dair kaynaklarımız çok az ve birçok kaynak rivayetlerden oluşuyor. dönemi anlatan osmanlı kaynakları 15. yüzyılın ikinci yarısında yazılmış. arapça, bizans ve venedik kaynakları da bu eserde kullanılmış.

    osmanlı tarihi cilt ıı - istanbul’un fethi’nden kanuni sultan süleyman’ın ölümüne kadar - ismail hakkı uzunçarşılı

    ıı. mehmet dönemi siyasi ve askeri gelişmeleri, ıı. bayezid ve cem sultan mücadelesi, yavuz sultan selim’in iran ve mısır seferleri, sultan süleyman dönemi askeri ve siyasi olayları, 15. yüzyıl ortalarından 16. yüzyıl ortalarına kadar osmanlı’nın asya ve avrupa devletleriyle münasebetleri, osmanlı saray ve askeri teşkilatı, ilmiye teşkilatı gibi konular derinlemesine işlenmiştir.

    osmanlı tarihi cilt ııı 1. kısım - ıı. selim’in tahta çıkışından 1699 karlofça antlaşması’na kadar - ismail hakkı uzunçarşılı

    bu cilt olayların çokluğu nedeniyle iki kısma ayrılmıştır. birinci kısım karlofça antlaşması ile sona ermiştir. eserde kıbrıs’ın fethi, inebahtı deniz savaşı, kanal projeleri, iran seferleri, bu dönemde tahta geçen padişahlar, devlette yaşanan bozulmalar, köprülüler devri ve kutsal ittifak savaşları gibi konular ve çok daha fazlası işlenmiştir.

    osmanlı tarihi cilt ııı 2. kısım - xvı. yüzyıl ortalarından xvıı. yüzyıl sonuna kadar - ismail hakkı uzunçarşılı

    bu kısım daha çok kırım hanlığı, mekke emirliği, erdel, eflak ve boğdan voyvodalıklarından başlayarak osmanlı’nın avrupa ve islam devletleriyle olan münasebeti ile devletin askeri, bahri, idari ve mali teşkilatından, fikir hareketleri ile bazı ilim ve devlet adamlarından, güzel sanatlarla iktisadi durumdan ve padişahların şahsiyetlerinden bahsetmektedir.

    osmanlı tarihi cilt ıv 1. kısım - karlofça antlaşması’ndan xvııı. yüzyılın sonlarına kadar - ismail hakkı uzunçarşılı

    bu ciltte, xvııı. yüzyıl başlarında devletin genel durumu, ııı. ahmet, ı. mahmut dönemleri. xvııı. yüzyıl başlarında avrupalı devletlerin genel durumu, 1768-1774 osmanlı-rus savaşı, 1787-1792 osmanlı- rus ve avusturya savaşları gibi konular işlenmiştir.

    osmanlı tarihi cilt ıv 2. kısım – xvııı. yüzyıl - ismail hakkı uzunçarşılı

    xvııı. yüzyılda osmanlı’nın diğer devletlerle münasebetleri, xvııı. yüzyıl osmanlı sadrazamları ve şeyhülislamları, bu dönemde yetişen bazı ilim ve fikir adamları gibi konular işlenmiştir.

    osmanlı tarihi cilt v – nizam-ı cedid ve tanzimat devirleri (1789-1856) - enver ziya karal

    türk tarih kurumu'nun hazırlattığı osmanlı tarihinin son beş cildini yazmıştır. bu ciltte enver ziya karal, ismail hakkı uzunçarşılı'nın eserini bıraktığı 18. yy sonundan başlar, ııı. selim devri, 2. mahmut devri, abdülmecit dönemi gibi konuları işler ve ıslahat fermanı’nın sonuna dek gelir.

    osmanlı tarihi cilt vı – ıslahat fermanı devri (1856-1861) - enver ziya karal

    paris antlaşması (1856) ve sonrasında ortaya çıkan ıslahat fermanı, abdülmecit döneminde yapılan ıslahatlar, bu dönemde ordu, eğitim, ekonomi gibi konular bu cildin içeriğidir.

    osmanlı tarihi cilt vıı – ıslahat fermanı devri (1861-1876) - enver ziya karal

    abdülaziz devri; bu dönemde yaşanan iç isyanlar, yapılan ıslahatlar, eğitim, ordu, donanma, maliye, ticaret, siyasi olaylar ve v. murat devri gibi konular bu cildin içeriğini oluşturmaktadır.

    osmanlı tarihi cilt vııı – birinci meşrutiyet ve istibdat devirleri (1876-1907) - enver ziya karal

    ıı. abdülhamit dönemi siyasi olayları, 93 harbi, 2. abdülhamit devri osmanlı müesseseleri, ordu, eğitim, basın, maliye, ekonomi, jön türkler gibi konular bu ciltte işlenmiştir.

    osmanlı tarihi cilt ıx – ikinci meşrutiyet ve birinci dünya savaşı (1908-1918) - enver ziya karal

    1908 devrimi, 31 mart isyanı, ittihat ve terakki iktidarı, trablusgarp ve balkan savaşları, birinci dünya savaşı’nda osmanlı ve mondros ateşkes antlaşması son cildin konularını oluşturmaktadır.

    osmanlı ve modern türkiye - halil inalcık

    büyük çoğunluğu halil inalcık hocamızın doğu-batı dergisinde 90’lı yıllarda yayımlanan makalelerinden oluşan kitap. çifthane, devşirme, tahrir sistemi, ahilik, osmanlı’da ekonomi, kapitülasyonlar, atatürk ve atatürkçülük, ziya gökalp konularında makaleler mevcut.

    işgal altında istanbul 1918-1923 - bilge criss

    istanbul’un 1. dünya savaşı’ndan sonra ingiliz, fransız ve italyan kuvvetlerinin işgali altında geçirdiği yılların toplumsal ve siyasi panoraması... kitabın odağında, bütün yönleriyle, istanbul’da yürütülen direniş hareketi var. sadece türkleri içermeyen çok odaklı ve çok eksenli güçlü yapısıyla bu direniş hareketi, zamanında işgal güçlerince küçümsendiği gibi, cumhuriyet döneminde de resmî tarih yazımınca dikkate alınmamıştır. criss’in çalışması, bu gölgeli sahayı aydınlatıyor.

    şahbaba - murat bardakçı

    son padişahın tarihteki rolü yıllarca tartışıldı... murat bardakçı’nın titiz bir araştırmayla topladığı ve bugüne kadar hiçbir yerde yayımlanmamış belgelere dayanarak kaleme aldığı şahbaba sadece sultan vahideddin’in değil, ailesinin ve yakın çevresinin de hikâyesi. hükümdarın kızı sabiha sultan’ın ifadesiyle, “masalı andıran bir hayat yaşayıp baş döndürücü iniş-çıkışlar ve taşkın fırtınalar atlattıktan sonra pek de kolay olmayan bir şekilde ayakta kalabilen insanların” öyküsü...

    son osmanlılar osmanlı hanedanı'nın sürgün ve miras öyküsü - murat bardakçı

    kadın, erkek ve çocuk, 155 kişiydiler... osmanlı hanedanı bu 155 kişiden ibaretti ve 1924 martı’nda, hepsi türkiye dışına çıkartıldı... ellerine ikişer bin ingiliz lirası ve bir yıllık ama dönüşü olmayan pasaport verildi. mal varlıkları tasfiye edildi… türkiye’ye girmeleri ve transit geçmeleri yasaklandı... artık ne vatanları, ne de gelirleri vardı... macera dolu bir sürgün yaşadılar... geçinebilmek için her türlü işte çalıştılar... kimisi mezar bekçiliği yaptı, kimisi kapı kapı dolaşıp sabun sattı... sürgün, hanedanın kadın mensupları için 28, erkekleri için 50 yıl devam etti. 1974’te, ailenin tamamının türkiye’ye dönebilmesine izin verildi. bir kısmı döndü, bir kısmı yıllardır yaşadığı ülkelerde kaldı. gazeteci murat bardakçı’nın, dünyanın hemen her tarafına dağılmış olan osmanlı hanedanının mensuplarıyla görüşerek hazırladığı bu kitap, ortadoğu’ya ve avrupa’nın bir bölümüne yüzlerce yıl boyunca hükmetmiş bir aileden bugüne kalanların öyküsünü anlatıyor... konusundaki ilk ve tek eser olan bu kitap, bir yerde, osmanlılar’ın tarih sahnesinden çekilmelerinden sonraki tarihidir...

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    osmanlı'dan cumhuriyet'e değişim

    türkiye'de geri kalmışlığın tarihi - ismail cem

    ilk bölüm kendi kendine yetebilen, kendilerince gelişmiş kolektif toplumların dışa açılmaları, kendilerinden daha gelişmiş bir toplumla etkileşime girmeleri ya da dışa açılmaya zorlanmaları sonucunda nasıl bireyciliğe dönüldüğünü, klasik üretim tarzının nasıl aksadığını, ihtiyaçların nasıl değiştiğini harika tespitlerle anlatıyor. 2. bölümde osmanlı’nın klasik dönemde (1300-1600) neleri doğru yaptığını anlatıyor. genelde tımar sistemine dayanan üretim ve yönetim anlamındaki merkeziyetçi uygulamaların uyumu, miri toprak sistemi üzerinde duruyor. sonraki bölümde 19. yy’da osmanlı’nın nasıl batı’nın açık pazarı haline geldiğine, batılılaşma adı altında getirilen düzenlemelerin osmanlı’da açtığı yaralara dış borçlara ve uğradığımız ekonomik sömürülere dair. cumhuriyet’in ilk yıllarında da geri kalmışlığın yenilemediğinin vurgulandığı bölüm bu başarısızlığın nedenleri üzerinde duruyor. 2. dünya savaşı sonrası ekonomik bağımsızlık konusunda abd ve batı’ya verilen tavizler, yapılan yanlışlar, kaynakların doğru kullanılamaması anlatılıyor. kitap 1970 yılına kadar olan süreci anlatmasına rağmen bugün de değişen pek bir şeyin olmadığını maalesef acı bir şekilde görüyoruz.

    değişim sürecinde türkiye osmanlı’dan cumhuriyet’e sosyo-ekonomik bir değerlendirme - mahfi eğilmez

    avrupa, imparatorlukların dağılmasıyla ulus devletlere dönüşür ve aydınlanmanın ardından sanayi kapitalizmine geçerken osmanlı imparatorluğu hep bir ümmet devleti olarak kaldı. ne tam olarak aydınlanmaya girebildi ne de sanayi kapitalizminin getirdiği rüzgârı yakalayabildi. türkiye cumhuriyeti’nin kurulmasıyla aydınlanma ve sanayileşme atılımı gibi kazanımlar çıktı ortaya. ne var ki bunlar, toplumca bir çaba karşılığı elde edilmiş kazanımlardan çok, ilerici bir kadronun getirdiği düzenlemelerdi. o nedenle de toplum tarafından tam olarak sahiplenilmediler. son yüz yılda ülkemizde yaşanan sosyo-ekonomik evrim başlangıçta ileriye doğru olsa da sonradan çok daha karışık bir görünüm içine girdi. bizde hiçbir zaman geniş bir sanayi burjuvazisi oluşamadı. daha çok bir esnaf burjuvazisi oluştu. hiçbir zaman kapitalizm, ahbap-çavuş kapitalizmini aşamadı. türkiye bazen batı’ya bazen doğu’ya, bazen ileriye bazen geriye doğru kararsız bir denge içinde savrulup durdu. bu kitap türkiye’nin osmanlı’dan bu yana yaşadığı bu karışık ve kararsız değişimi değerlendirmeyi amaçlıyor.

    türkiye'de din ve siyaset makaleler 3 - şerif mardin

    toplumbilimci olarak mardin’in özgün yanlarından biri, dinin cumhuriyet türkiye’sindeki toplumsal-kültürel varlığını, tarihî ve güncel siyasî arka planıyla birlikte vukuflu ve kapsamlı biçimde tahlil eden çalışmalarıdır. bu çizgisi, islamcı çevrelerde referans alınmasını sağladı, ancak dinselliğe soğukkanlı bilimsel yaklaşımı yadırgandı. kemalist aydınlar da tezlerini yadırgadıkları mardin’i dışladılar. bu kitap, mardin’in ayrıksı çizgisinin önemli ürünlerini içeriyor.

    türk modernleşmesi makaleler 4 - şerif mardin

    türkiye'nin modernleşme batılılaşma eksenindeki müzmin tartışma konularına mardin'in yaklaşımı modernleşme sürecini ileri-geri kutuplaşmasına indirgemiyor. derlemede, modernleşmeyi ve farklı düşünce akımlarının modernleşmeyi algılayışını ele alan makaleler yanında modernleşme sürecinin gençlik, kültür, kitle, demokrasi gibi kurumsal kavramsal çerçevelerdeki özgül izdüşümlerini dinamiklerini tartışan yazılar yer alıyor.

    türkiye, islam ve sekülarizm makaleler 5 - şerif mardin

    dinin toplumsal hayatta oynadığı rol, dinî kurumların cumhuriyet döneminin modernleşme perspektifiyle yaşadığı gerilimli ilişki, toplumbilimleri açısından çeşitli tartışmalara yol açmıştır. şerif mardin’in bu kitapta bir araya getirilen makaleleri, 19. yüzyıldaki siyasal tartışmalardan akp’ye uzanan gerilim hatlarının siyasal düşüncede ve siyaset sahnesinde nasıl bir rol oynadığını inceliyor.

    türk siyasi tarihi siyasal sistemin evrimi - kemal karpat

    prof. dr. kemal h. karpat, türkiye’de hâl-i hazırda var olan siyasal sistemi, osmanlı’nın son döneminden başlayarak kendine has üslubuyla yaptığı dikkat çekici analizlerle anlatıyor. türkiye’de modern siyasal sistemin başlangıcı olarak 1876 yılındaki meşrutiyet’in ilanını kabul eden kemal h. karpat, bu yeni anayasal süreçle beraber osmanlı toplumunda nelerin değiştiğini, dönemin önde gelen edebiyatçıların ve düşünürlerinin eserlerinden, gazete yazılarından yola çıkarak yorumluyor, bu yorumlarını da belgelerle zenginleştiriyor. daha sonrasında 2. meşrutiyet’in ilânı ve jön türk devrimiyle osmanlı imparatorluğu’nun siyasal rejimi olan “istibdat dönemi”nin bitişi ve akabinde cumhuriyet’in ilânı, chp’nin tek parti olarak devletin başına gelmesi, en nihayetinde çok partili sisteme geçiş, ordunun her dönemde nasıl siyasal rejimin en önemli unsuru haline geldiği ve aralarda yaşanan darbeler... kemal h. karpat, türk siyasi tarihi kitabında her dönemi anlatan/açıklayan en önemli sâiklerin temellerinin, nasıl bir önceki dönemde atıldığını ve tarihin ancak edebiyat, sosyoloji, psikoloji ve felsefe gibi ilim dallarıyla kullanıldığında temel sorulara nasıl cevap verdiğini birbirinden farklı birçok örnekle sentezleyerek okuyucusuyla paylaşıyor.

    türk demokrasi tarihi sosyal, kültürel, ekonomik temeller - kemal karpat

    ilk kez princeton üniversitesi tarafından yayınlanan kitapta kemal h. karpat türk demokrasisinin temel meselelerini ve aktörlerini inceliyor ve demokrasiye geçişin tarihini kapsamlı biçimde kaleme alıyor. osmanlı’da reform hareketi, osmanlı toplumsal sınıfları ve savaş yılları, cumhuriyet’in kuruluşu, muhalif partilerin kuruluşu, demokrat parti’nin yükselişi, muhalefetin yaşamasını sağlamak için mücadele, iktidar ve muhalefet partileri içindeki anlaşmazlıklar, milliyetçilik, laiklik gibi konular işleniyor.

    kısa türkiye tarihi - sina akşin

    osmanlı imparatorluğu’nda değişim rüzgârları 19. yüzyıl başından itibaren güçlenmiş, çağdaşlaşma gereksinimi giderek vazgeçilmez bir hal almıştır. sultan ııı. selim’le başlayan bu süreçte önemli kilometre taşlarını oluşturan ıslahat ve tanzimat fermanları; onların peşinden gelen jön türk hareketi ve ıı. meşrutiyet devrimi, son noktada kurtuluş savaşı ve cumhuriyet devrimleriyle taçlanırken altı yüzyıllık bir imparatorluktan modern bir devletin doğuş öyküsü de şekillenmiştir. ama bu öykünün içinde ileriye doğru her adım büyük mücadeleler ve acılar pahasına atılmış, reform ve hürriyet coşkularını istibdat dönemleri, görece istikrar ve huzur umutlarını bitmek bilmeyen yıkıcı savaşlar izlemiş, devrimler ve karşı-devrimler peş peşe sıralanmıştır. türkiye cumhuriyeti’nin tarihi de gelgitlerle ilerleyen bu çağdaşlaşma serüveninin parçası olmuştur. sina akşin, ‘kısa türkiye tarihi’nde, 19. yüzyıl başındaki ilk reform çabalarından 2000’li yıllar türkiye’sine kadar uzanan bu çalkantılı süreci son derece kolay okunan ve akılda kalan bir özet halinde okuyucuya sunuyor.

    modern türkiye'nin doğuşu - bernard lewis

    ‘modern türkiye’nin doğuşu’ konunun duayeninden, son 250 yılımızı; osmanlı imparatorluğunun duraklama döneminden itibaren türk çağdaşlaşma tarihini, cumhuriyetin ilk ve engebeli yıllarını anlamlandırmak için başvurulabilecek güncellenmiş ve önemli bir kaynaktır. kitap, türk uygarlığının kaynakları ve tabiatı hakkında giriş mahiyetinde bir incelemeden sonra, iki kısma ayrılır. birinci kısımda ana olaylar ve süreçler, türkiye tarihinin basit bir hikâyesi olarak değil, daha ziyade, değişmenin başlıca evrelerini izlemek ve tanımlamak çabası olarak, kronolojik sırayla ortaya konmuştur. inceleme, atatürk'ün partisinin, bizzat kendisinin örgütlediği hür bir seçimle iktidardan uzaklaştığı ve ülkenin, tarihinin yeni bir evresine girdiği 1950’ye kadar olan dönemi kapsamaktadır. kitabın ikinci kısmında, değişmenin dört veçhesi daha ayrıntılı olarak incelenmiştir. türkler arasında yekvücut özdeşlik ve bağlılık duygusunun, devlet teori ve uygulamasının ve onun hâkim olduğu dini ve kültürel hayatın ve en son ekonomik ve toplumsal düzenin değişmesi. son bölümde, türk devriminin mahiyeti ve onun başarı derecesi üzerinde bazı genel sonuçlara ulaşma çabasında bulunulmuştur.

    modernleşen türkiye'nin tarihi - erik jan zürcher

    erik jan zürcher’in 1800’lerden bu yana türkiye tarihini özgün bir modernleşme süreci olarak ele alan bu kitabı, avrupa ve abd’nin belli başlı üniversitelerinde ders kitabı olarak okutuluyor. prof. zürcher, türkiye’deki modernleşme sorunsalının bütün boyutlarını bir ders kitabından beklenemeyecek bir vukufla, derinlikli teşhislerle ve sade bir anlatımla ele alıyor. kitap osmanlı'ya ve modern türkiye'ye dışarıdan bakan ve gayet tarafsız bir kalemin elinden çıkmıştır. modernleşen türkiye'ye dair en önemli kaynaklardan biridir. birçok olaya bakışınızı değiştirecek ve yeniden sorgulamanıza neden olabilecek bir eser.

    türkiye'de çağdaş düşünce tarihi - hilmi ziya ülken

    türkiye’de çağdaş düşünce tarihi, tanzimat sonrası düşünce yaşamımızın gelişimini ve ülkemizdeki bütün düşünce akımlarını sergiliyor. kendi alanında tek kaynak sayılması gereken ve bir ansiklopedi niteliği taşıyan bu yapıtın bir başka önemi de bugün geniş bir okur yığınının yararlanamadığı süreli yayın organlarını süzgeçten geçirmesi. yapıt namık kemal’den ziya gökalp’e, ali suavi’den mustafa suphi’ye, dr. abdullah cevdet’ten hikmet kıvılcımlı’ya, beşir fuat’tan prens sabahattin’e, yusuf akçura’dan ahmet ağaoğlu’na, a. hamdi başar’a dek uzanan geniş bir alanda düşünce yaşamımızın köşe taşlarını bütün zenginliğiyle gözler önüne seriyor.

    türkiye'de çağdaşlaşma - niyazi berkes

    bu önemli çalışmada, türkiye'nin geleneksel devlet sisteminden laik bir yönetime geçişinin kapsamlı tarihi berkes'in özgün yaklaşımları ve benzersiz yorumları eşliğinde okunabilir. cumhuriyet tarihine damgasını vurmuş 75 kitaptan biri sayılan bu vazgeçilmez kaynak, bu köklü değişim süreci içindeki ekonomik yapıya ve buna bağlı teknik gelişmelere de ışık tutmakta, bunlara koşut olarak gelişen siyasal ve dinsel dönüşümleri de toplumdaki yansımalarıyla birlikte ele almaktadır. alanındaki en nitelikli tarih incelemesi diyebileceğimiz bu önemli çalışma, okurun türkiye'nin bugününü belli işaret noktalarından hareketle okumasını sağlayacak, daha sağlıklı değerlendirmeler için bir çıkış noktası oluşturacaktır.

    üç istanbul - mithat cemal kuntay

    biliyorum bu bir roman ancak osmanlı’nın son dönemleri ancak bu kadar gerçek ve akıcı anlatılabilirdi. üç istanbul; ıı. abdülhamit’in istibdat dönemi istanbul’u, ittihat ve terakki dönemi ve mütareke dönemini içeriyor. tarihi gerçekler ışığında yazılan harika bir kitap. "her devrin adamı" diye bir tabir vardır ya. işte bu roman böyle adamların romanıdır. kitap sizi alıyor ve 19. yy sonu ve 20. yy başları türkiye’sine götürüyor.

    avrupa ve biz - ilber ortaylı

    kitapta osmanlı ve modern türkiye'nin batılılaşma süreci, batılılaşmanın doğurduğu tepkiler, osmanlı avrupa ilişkileri, doğu sorunu, ab'nin geleceği gibi konular çok güzel bir şekilde işlenmiştir. ilber ortaylı’nın kanaatimce en güzel kitabıdır. prof. dr. ilber ortaylı okuyucuyu karşılaştırmalı bir siyasal, toplumsal ve kültürel tarih gezisine çıkardığı bu eserinde, her zamanki akıcı üslubuyla ezberleri bozuyor, "tartışılmaz doğrular" olarak görülen pek çok konuda tabuları yıkıyor, hepimizi, yani ‘avrupa ve biz'i abartmadan, çarpıtmadan, gizlenmeden gerçeklerle yüzleşmeye çağırıyor.

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    20. yüzyıl türkiye tarihi
    (milli mücadele, atatürk ve dönemi, yakın tarihimiz)

    nutuk - mustafa kemal atatürk

    gazi'nin kaleminden 1919'dan 1927'ye değin kurtuluş savaşının ve genç cumhuriyet'in öyküsü. hepimizin okuması gereken eserlerden biri. atatürk eserini 1927 yazında tamamlamıştır. bu süreçte arkadaşlarının da görüşlerine başvurmuştur. böylece yüzlerce belgenin değerlendirilmesiyle anıtsal “nutuk” ortaya çıktı. atatürk eserini 15 ekim 1927’de chp’nin kurultayında okumaya başladı. 6 günün sonunda ve 36 saatlik konuşmanın ardından nutuk sona ermişti. nutuk toplumun her kesimine yönelik çok değerli mesajlar içermektedir. atatürk nutuk’un hedef kitlesi içinde gençliğe ayrı bir önem vermiştir. atatürk bu nutuk’la ulusal varlığı sona ermiş sayılan büyük bir ulusun bağımsızlığını nasıl kazandığını, bilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan ulusal ve çağdaş bir devletin nasıl kurulduğunu anlatmaya çalıştığını ifade etmiş; ulaşılan sonucun yüzyıllardan beri çekilen ulusal felaketlerin yarattığı uyanışın bir eseri, bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedeli olduğunu vurgulayarak bu sonucu türk gençliğine emanet etmiştir. bu değerlendirmesinin ardından da nutuk’u “gençliğe hitabe” ile tamamlamıştır.

    çankaya - falih rıfkı atay

    büyük başarılara imza atmış atatürk hakkında birçok kitap ve makale yazıldı. onun hakkındaki her şey etraflıca tartışıldı, hâlâ tartışılıyor. bu yazıların birçoğu ancak atatürk öldükten sonra yazıldığı için, falih rıfkı atay gibi onu yakından tanıyan ve uzun yıllar yanında bulunanların ilk elden verdiği bilgilerin kıymeti harbiyesi çok daha önemlidir. falih rıfkı atay, 1923’ten 1938’e kadar atatürk’ün yanında bulunmuş, onun yaşadıklarını bizzat kendisinden dinlemiş ve hatta birçoğuna şahit olmuş devrin önemli gazetecilerindendir. çankaya, atatürk’ü doğumundan okul yıllarına, savaştığı cephelerden yaptığı inkılaplara, tartışma sofralarından insani yönlerine kadar her detayı anekdotlara yer vererek anlatan muazzam bir kitaptır. atatürk’ü ve türkiye’nin dönüşümünü her yönüyle anlamak ve algılamak için, çankaya kitabı onlarca yıldır en önemli kaynak olmaya devam etmektedir. bu nedenle her türk vatandaşının mutlaka okuması gereken çarpıcı bir eserdir! ona dair birçok şey öğrenecek ve bir kez daha ona hayran kalacaksınız…

    atatürk hakkında hatıralar ve belgeler - afet inan

    atatürk'ün manevi kızı prof. dr. afet inan, atatürk’ün hayatının son 13 yılında her zaman yakınında bulunmuş ve yakın tarihimizin dönüm noktalarının hem aktörü hem de tanığı olmuştu. önyargılar ve yetersiz bilgiler nedeniyle hakkınca bilinmeyen tarihimizin, türk tarih kurumu sayesinde gerçek yerini almasını sağlamak… türk kadınının modern toplumdaki yerini alması yolunda bizzat örnek oluşturmak ve seçme-seçilme hakkının tanınmasına öncüsü olmak… ve atatürk’ün pek çok konudaki görüşlerine ilk elden tanıklık... afet inan, atatürk döneminde yaşadıklarını ve ondan dinlediklerini okuyucuyla paylaşıyor. kitapta ata'nın hayatına dair hatıralar, onun çeşitli konulardaki düşünceleri (eğitim, kültür, ekonomi vb.) gibi konular üzerinde duruluyor.

    medeni bilgiler ve m. kemal atatürk’ün el yazıları - afet inan

    cumhuriyet’in ilk yıllarında okulumuzda ders kitabı olarak da okutulan bu eser m. kemal’in cumhuriyet, bağımsızlık, vatandaş ve devletin karşılıklı görevleri, hukuk gibi konulardaki görüş ve düşüncelerinden oluşuyor. onun görüş ve düşüncelerini anlamamıza yardımcı olacak bu kitabı hepimizin okuması gerekli diye düşünüyorum.

    gazi mustafa kemal atatürk - ilber ortaylı

    ‘gazi mustafa kemal atatürk’ kitabı, evvela imparatorluğu dirilten nesil olan 1880'liler kuşağı, balkan coğrafyası ve mustafa kemal'in aile kökeni ile başlıyor. akabinde atatürk’ün askeri eğitimi, manastır yılları, milliyetçilikler dönemi, ittihat ve terakki, ıı. abdülhamid, enver paşa, ziya gökalp, trablusgarp, balkan savaşları ve sofya yıllarıyla devam ediyor. ordumuzun itilaf devletleriyle sekiz cephede mücadele ettiği birinci dünya savaşı, kutlu zaferlerimiz çanakkale ve kut’ül amâre, mondros, son padişah vahideddin, bir milletin ve ülkenin ölüm fermanı olan sevr… tüm detaylarıyla milli mücadele dönemi, 23 nisan 1920 ve sonrasında muhalefete rağmen verilen kurtuluş savaşı, inönü muharebeleri, lozan konferansı, büyük taarruz ve cumhuriyet’e giden yol... saltanat ve hilafet tartışmaları, lozan, on iki ada, mübadele, osmanlı'dan kalan borçlar, musul ve yakın tarihin en önemli meselesi olan inkılaplar... son olarak kişisel özellikleriyle, dünyada, anılarda, hafızalarda kalan izleriyle modern türkiye’nin kurucusu atatürk... ilber ortaylı bu ilk biyografisinde yaşamının tüm yönleriyle büyük lider gazi mustafa kemal atatürk'ü anlatıyor. türk tarihçiliğine hiç unutulmayacak ve sürekli başvurulacak bir rehber kitap daha kazandırıyor...

    tek adam (3 cilt) - şevket süreyya aydemir

    birinci cilt 1818-1919 arası dönemi anlatıyor. mustafa kemal’in ailesi, çocukluğu, eğitim hayatı ve ilk askeri görevleri… samsun’a çıkana değin ata’nın hayatı. ikinci cilt 1919-1922 arası dönemi anlatıyor. kongreler, meclisin açılışı, isyanlar ve izmir’in kurtuluşuna değin geliyor. üçüncü cilt 1922-1938 dönemini. izmir’in kurtuluşundan atatürk’ün ölümüne değin olan süreç anlatılıyor. tek adam sadece bir biyografi değil. dönemin tarihine de ışık tutan harika bir kitap. m. kemal’in hikâyesini tam ve derli toplu olarak veren bir eser. hepimizin okuması gereken kaynaklardan biri.

    vahidettin, m. kemal ve milli mücadele yalanlar, yanlışlar, yutturmacalar - turgut özakman

    son yılların, günümüze ışık tutan en geniş ve şaşırtıcı araştırmalarından. yakın tarihimize yönelik başlıca yalanları, yanlışları ve yutturmacaları büyük bir sabırla derleyen ve titizlikle değerlendiren turgut özakman, yüzlerce yerli ve yabancı objektif kaynağa dayanarak gerçekleri açıklamakta, bilinen kıvrak üslubu ile bir kısım yorucu ve ayrıntılı bilgiyi bile, bir solukta okunacak biçimde sunmaktadır. bütün tarihseverlerin ve yakın tarihimizle ilgili gerçekleri öğrenmek isteyenlerin, başucu ve başvuru kitabı olacak bir çalışma. yazar, 20. yy osmanlısında ön plana çıkan ve çarpıtılan olayları anlatıyor. ayrıca cumhuriyet ve atatürk hakkındaki çarpıtmalara ve iftiralara, belgelerle cevap veriyor. son osmanlı padişahının milli mücadele dönemindeki faaliyetlerini ve atatürk ile ilişkisini anlatıyor.

    milli mücadele başlarken mondros mütarekesi’nden büyük millet meclisi’nin açılmasına - m. tayyib gökbilgin

    prof. dr. m. tayyib gökbilgin’in alanında öncü çalışması milli mücadele başlarken, hem o günlere şahitlik etmesi hem de yazarının yaklaşımları itibariyle dönemi anlatan en iyi kaynaklar arasında gösterilmiştir. eserde 2 cilt bir kitapta toplanmıştır. mondros mütarekesi'nden sivas kongresi'ne dek uzanan ve milli mücadele'nin başlangıç dönemini adım adım izleyen ilk ciltte okuyucular mütareke devrinin buhranlı, sayısız facialar ve felaketler dolu tarihini, işgaller karşısında tevfik paşa hükümeti'nin düştüğü durumu, damat ferit paşa hükümeti'nin faaliyetlerini, amasya genelgesi'yle birlikte mustafa kemal paşa'nın milli mücadele’nin başına geçmesini ve erzurum kongresi'nin tesirlerini eşsiz bir üslupla okuyacaklar. sivas kongresi'nden büyük millet meclisi'nin açılmasına kadar olan ikinci ciltte ise okurlar milli mücadele yolundaki kongreleri, anlaşmaları, ali rıza paşa hükümetini, kuvayı milliye meselesini, son osmanlı mebusan meclisi’ni, istanbul'un işgalini ve ankara’daki hareketli günleri tüm detaylarıyla öğrenecekler. ‘milli mücadele başlarken’, tarih boyunca büyük çapta mücadeleler vermiş ve sayısız savaşlar yapmış bir milletin en karanlık günlerine ışık tutuyor, apaçık bir bağımsızlığa giden o cesur ve fedakâr yolculuğunu eşsiz bir üslupla anlatıyor...

    milli mücadelede ittihatçılık - erik jan zürcher

    erik jan zürcher’in millî mücadelede ittihatçılık adlı kitabı, millî mücadelede ittihatçıların rolünün resmî tarihte yansıtıldığından çok daha önemli olduğunu ortaya koyuyor. araştırmasına izmir suikastı davalarını çıkış noktası olarak alan zürcher, 1926’da, yani ittihat ve terakki fırkası kendini feshettikten tam sekiz yıl sonra ittihatçıların neden hâlâ tehlikeli sayılarak siyasal bir temizlik hareketine girişildiğini sorguluyor. çalışmanın temellendiği varsayım, ittihatçıların kurtuluş savaşı’nın dayandığı insan ve örgüt malzemesini oluşturduğu ve ittihat ve terakki’nin 1918’de kapatılmasına rağmen ittihatçı kadroların faaliyetlerini ve mücadelelerini bundan sonra da çeşitli biçimlerde sürdükleri... birinci dünya savaşı sona ererken ittihatçı liderlerin ülkeden ayrılmadan önce anadolu’da direnişin başlatılması için çeşitli hazırlıklar yapılması direktifleri verdiğine dikkat çeken yazar, mütarekenin hemen ardından hızla oluşan müdafaa-ı hukuk örgütlenmelerindeki ittihatçı etkisini ayrıntılarıyla ortaya koyuyor. özellikle kara kemal ve kara vasıf’ın karakol cemiyeti’nin bugüne kadar göz ardı edilen çok önemli faaliyetlerde bulunduğunu gösteriyor. 1921’de enver paşa’nın yurda dönme girişimleri üzerinde de duran zürcher, mustafa kemal’in yalnız yabancı devletlere ve padişah hükümetine karşı değil, aynı zamanda millî hareket içindeki ciddi rakipleriyle de mücadele ettiğini savunuyor. kitapta mustafa kemal’in ittihatçılarla ilişkisi 1905-1926 dönemini kapsayacak şekilde anlatılıyor. ittihatçılar ile kemalistler diye bir ayrım yapmanın doğru olmadığını ileri süren yazar, bu aralarındaki rekabetin bir iç mücadele niteliği taşıdığını ileri sürerek, kimin kimi kullandığını konusunda kafamızda en azından soru işaretleri doğmasını sağlıyor.

    şu çılgın türkler - turgut özakman

    2. inönü savaşı'ndan mudanya ateşkesine kurtuluş savaşı'nın destansı hikâyesi. bir dönemlerin merakla beklenen, çıktığında en çok satan, en bilinen ve en çok okunan kitabı. dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en haklı, en kutsal savaşlardan birinin, emperyalizme karşı verilmiş ve kazanılmış ilk kurtuluş savaşının, bir millileşme ihtilalinin romanı, şaşırtıcı bir yakın zaman destanı... turgut özakman'ın elli küsur yıldır süregelen çabasının ürünü. milli mücadelemizin, bir serüven romanı gibi rahat okunan ve şimdiye kadar yazılmamış ayrıntılı, çok yönlü öyküsü. gurur ve ibret verici gerçeklerin, gerçek belgelere dayalı olgu ve olayların, insanı içine çeken, şaşırtan, heyecanlandıran, ağlatan, gönendiren anlatısı. tüm yeni nesillere eşi olmayan bir armağan. herkesin okuması gereken enfes bir kitap.

    cumhuriyet türk mucizesi (2 kitap) - turgut özakman

    ‘cumhuriyet’, türkiye üçlemesi’nin üçüncü kitabıdır (birincisi diriliş, ikincisi şu çılgın türkler) ve iki bölümden oluşur. objektif bilim adamları milli mücadele ile başlayıp cumhuriyet’le süren bu dönemi ‘türk mucizesi’ diye adlandırıyorlar. bu kitapta, büyük zafer’den türkiye cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadarki olaylar yer alıyor. bir yanda cumhuriyetçiler var, öte yanda bu daha iyi, daha insanca, daha onurlu düzeni istemeyenler. ders ve ibret verici, uyarıcı bir dönem. ikinci kitap ise 1923-1938 cumhuriyet dönemini anlatıyor. gazi m. kemal atatürk ve ideal arkadaşları ortaçağı yenmek, çağdaşlığı gerçekleştirmek için bir avuç bütçe, halkın desteği ve uygarlık öncülerinin özverileri ile birçok siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik deyimler, olağanüstü atılımlar yaptılar. on beş yıla destanlar, efsaneler, harikalıklar sığdırdılar. okudukça şaşacak, hayran kalacaksınız. bu tarihi doğru bilirsek aramızdaki birçok anlaşmazlık sona erer. birçok sorunun kaynağı doğru tarihi kirleten yalanlardır. doğru tarih kutup yıldızı gibi doğru, kurtarıcı yolu gösterir. her alanda çağdaş uygarlığa ulaşmak, bunun gereklerini yerine getirmek zorundayız geri kalan dona kalır.

    lozan - ali naci karacan

    birinci dünya savaşı’nın bitmesinin ve avrupa’da yeni bir düzenin kurulmasının üzerinden dört yıl geçmiştir… yenilen devletlerin imzaladığı antlaşmalar yürürlüğe girmiş, sadece sevr’in dayatıldığı ülkenin kalbinden, anadolu’dan yükselen milli mücadele, galip devletleri barış için yeniden masaya oturmaya mecbur bırakmıştır… lozan, bu yeni barış sürecini mudanya mütarekesi’nden lozan antlaşması’nın imzalanmasına dek anlatan bir belgesel. itilaf devletleri’nin türk temsilcilerine tepeden bakan tavrıyla açılan, emrivakilere boyun eğmeyen türk heyetinin haklı tavrıyla kesintiye uğrayan, bir diplomasi dersi olarak da okunabilecek zorlu müzakerelere sahne olan çekişmeli bir konferans… konferansa basın gözlemcisi olarak katılan ali naci karacan, lozan’ın, dünya savaşı ertesi kurulan yeni uluslararası düzenin çöküşünün ilk belirtileri arasında imzalanışının tanığıydı. karacan, lozan barış konferansı anılarını, belgeler ve başka tanıklıklarla pekiştirerek yeni kuşakların da okuması için kaleme aldı.

    göç rumlar’ın anadolu’dan mecburi ayrılışı 1919-1923 - herkül millas (derleyen)

    yunanistan’da bulunan küçük asya araştırmaları merkezi tarafından hazırlanmış göç (exodos), rumların anadolu’dan mecburi ayrılışları hakkında 1950’li, 1960’lı yıllarda yapılan sözlü tarih görüşmelerine, tanıklıklara yer veriyor. göç edenlerin anlattıkları savaşın, insan hayatında nasıl acımasız bir mekanizma olarak yer alabildiğini, rumlar ve türkler arasında var olan sosyal hayatı nasıl altüst ettiğini, millî kimliğin destansı yönüne nasıl bir katkıda bulunduğunu ve toplumsal hafıza üzerinde nasıl bir travmatik etkisi olduğunu ortaya koyuyor.
    “1919-1923 yıllarında anadolu’da türklerle yunanlılar savaştılar. yunanlılar yenildiler ve türkiye egemenliğini kazandı. bu savaş her iki taraf için ‘millî bir dava’ idi. sıradan insanlar ise kendilerini savaşın girdabında buldular. savaş nüfus mübadelesine neden oldu. hıristiyanlar ve müslümanlar evlerini, yakınlarını yitirerek yeni vatanlara göç ettiler. okuyacağınız öyküler işte bu olaylarla ilgilidir. ama olaylar mübadillerin açısından anlatılmaktadır.”
    herkül millas

    istiklal mahkemeleri - ergün aybars

    kurtuluş savaşı sırasında ve cumhuriyet’in ilk yıllarında faaliyet gösteren istiklal mahkemeleri, olağanüstü koşullarda görev yaptı. 1920-1927 yılları arasında faaliyetlerini sürdüren bu mahkemeler, gerek işleyiş biçimi gerekse aldığı kararlarla bugüne kadar pek çok tartışmaya konu oldular. akademik kariyerinin büyük bir kısmında bu konuyu araştıran prof. dr. ergün aybars’ın kaleme aldığı istiklal mahkemeleri bu alanda temel eser olarak kabul ediliyor. fransız devrimi’nin devrim mahkemeleri örnek alınarak oluşturulan istiklal mahkemelerinin kendi döneminin koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini savunan ergün aybars, somut belgelere dayanarak kafa karıştıran birçok soruya yanıt veriyor. istiklal mahkemeleri gerçeği nedir, ne değildir? bu mahkemeler nasıl bir tarihsel işlev yüklenmişlerdir? istiklal mahkemelerine yöneltilen eleştiriler ne ölçüde nesnel? laik sistemin yerleşmesinde istiklal mahkemelerinin rolü nedir?

    cumhuriyetin ilk yıllarında siyasal muhalefet terakkiperver cumhuriyet fırkası (1924-1925) - erik jan zürcher

    türkiye cumhuriyeti’nin ilk muhalefet partisi olan terakkiperver cumhuriyet fırkası’nın siyasal sürecini anlatan bu kitapta, usta tarihçi erik jan zürcher, okurlara, bu partinin kökenleri ve eylemlerinden yola çıkan bir inceleme sunuyor. cumhuriyet tarihinin bu ilk çok partili yaşam denemesinde, savaştaki rolü nedeniyle önemi ve saygınlığı tartışılamayacak olan bir lidere karşı ve ona rağmen muhalefet olmaya çalışmanın ve daha sonra iktidar için verilen mücadelenin detaylarını bulacaksınız.

    türkiye cumhuriyeti'nde tek-parti yönetiminin kurulması 1923-1931 - mete tunçay

    cumhuriyet'in ilk yıllarına eleştirel bir bakış içeren kitap. kitapta takrir-i sükûn kanunu, istiklal mahkemeleri, devrimler, şeyh sait isyanı, muhalefet ve çok partili hayata geçiş denemeleri gibi konular işlenmektedir.

    hesaplaşma atatürk ve muhalefet arasındaki iktidar mücadelesinde son hamle: izmir suikastı - vahdettin engin

    1908-1918 arası türkiye'nin kaderine hâkim olan ittihat ve terakki partisi, mensuplarının bütün iyi niyet ve vatanseverliklerine karşın, ülkenin büyük bir felakete sürüklenmesine yol açtı. ittihatçı zihniyete göre; iktidara sahip olmanın yolu darbe yapmaktan geçiyorsa bu yapılırdı. "ya devlet başa ya kuzgun leşe" aralarında kullandıkları meşhur bir slogandı. eski ittihatçıların bir kısmı, cumhuriyet'ten sonra, her ne kadar güçlerini kaybetmiş olsalar da devletin başına geçme arayışı içinde oldular. bunun yolunu da mustafa kemal atatürk'e suikast yapmada aradılar. bu olay tarihe izmir suikastı olarak geçti. eski ittihatçılardan oluşan bir kesim 15 haziran 1926 tarihinde izmir'de atatürk'ü öldürmeyi düşündülerse de suikast girişimi başarılı olmadı. sonrasında ise bir hesaplaşma dönemi başladı. bu hesaplaşmadan dönemin muhalif kesimleri önemli bir darbe aldılar. görünen o ki bu olayda, gelişmelerden haberi olmayıp kendi köşesine çekilmiş birçok eski ittihatçı da yargılandı, bazıları da cezalandırıldı. bu da muhtemelen, her zaman potansiyel tehlike olmanın ceremesini çekmek anlamını taşıyordu.

    1934 trakya olayları - rıfat n. bali

    1930’lu yıllarda başta kırklareli, edirne, çanakkale, tekirdağ olmak üzere trakya’nın önemli vilâyet ve ilçelerinde kayda değer sayıda bir yahudi nüfusu yaşamaktaydı. onlarca yıldan beri müslüman komşularıyla sükûnet içinde yaşayan trakyalı yahudilerin bu sakin hayatları, 1934 yılının haziran ayının son günleri ile temmuz ayının ilk günlerinde aniden sona erecekti. birkaç gün boyunca süren tehdit ve şiddet eylemlerinin sonunda yahudiler, evlerini ve eşyalarını terk etmek veya yok pahasına satmak zorunda kalarak istanbul’a kaçacak, ortam yatıştıktan sonra sadece bir kısmı geri dönecekti. tarihe “1934 trakya olayları” adıyla mâl olan ve aniden meydana gelen bu hâdiselerin sebepleri nelerdi, müsebbipleri kimlerdi? olaylar, bölgede yaşayanları nasıl etkilemişti? bu araştırma, bu suallere yerli ve yabancı arşiv belgelerinin, hâdiselere bizzat şahit olmuş tanık ifadelerinin, trakya umumi müfettişi ibrahim tâli’nin teftiş gezisi raporunun, dönemin yerli ve yabancı basınında yer alan haber ve karikatürlerin ve daha önceki baskılarda yer almayan yeni belgelerin eşliğinde ve ışığında cevap vermeye çalışmakta.

    6-7 eylül 1955 olayları tanıklar-hatıralar (2 cilt) - rıfat n. bali

    1955 yılının 6 ve 7 eylül günleri, türkiye cumhuriyeti tarihinin en karanlık sayfalarından biridir. toplu bir imha ve yağma histerisine kapılmış kitleler, iki gün boyunca istanbul ve izmir’de rumlara ait mağaza, kilise, gazete ve mezarlıkları tahrip etti ve yağmaladı. bu trajik hadise çok sayıda incelemeye konu olmuşsa da olaylara tanık olmuş veya olayları bizzat yaşamış insanların hatıraları bugüne kadar derlenip bir araya getirilmemişti. bu çalışma; hatıratlar, sözlü tarih görüşmelerinin tutanakları, basın, internet gibi çok değişik kaynaklarda mevcut anıları ilk kez bir araya getirmekte. bu hatıralar okunduğunda, 6-7 eylül 1955 tarihinde yaşanan çılgınlık bir kere daha gözlerin önünde canlanmakta.

    ikinci adam (3 cilt) - şevket süreyya aydemir

    birinci cilt 1884-1938 arası dönemi içeriyor. inönü'nün doğumundan, atatürk'ün ölümüne kadar geçen devre. bu devrede inönü'nün soy ilişkileri, tahsil hayatı ve bundan 60 yıl önce, bir gizli ihtilal cemiyeti ile başlayan siyasi ilgileri ve sonra ordu hayatı yer alıyor. daha sonra da ona ikinci adam olmanın şartlarını, faktörlerini hazırlayan bir sıra olaylar... ikinci cilt 1938-1950 arası evreyi ele alıyor. 10 kasım 1938'de atatürk fani hayattan çekilince, atatürk'ü devam ettirmek ve onu ikmal etmek görevi, ismet inönü'nün omuzlarına, bütün ağırlığı ile oturmuştur... atatürk devam ettirilmiş ve ikmal edilmiş midir? işte bu problemdir ki, ikinci adam'ın bu cildinde, bütün olaylarda istifhamını çizen bir konu olarak yaşar. üçüncü cilt 1950-1964 arası dönemi anlatıyor. 1950 seçim sonuçlarından 21 şubat 1964 ismet inönü suikastına değin olan olaylar. ismet inönü’nün yaşamı etrafında çizilen bir devrin hikâyesi… büyük bir yazarın kaleminden…

    demokrasi sürecinde türkiye 1945-1980 - feroz ahmad

    demokrasi sürecinde türkiye, feroz ahmad'ın 1945-1980 arası dönemin kronolojik çözümlemesini yaptığı, yanı sıra bugünü açıklamaya yönelik değerlendirmelerini paylaştığı, siyasi tarihimizin bu çalkantılı dönemine dair en kapsamlı çalışma. bu kitabın konusu, 1945’te geçilen ve tam bir kuşak sonra geleceği hala belirsiz olan çok partili siyaset ve parlamenter yönetim deneyimidir. birinci bölüm 1923’ten beri iktidarda olan cumhuriyet halk partisi’nin seçim yenilgisiyle sonuçlanan beş yıllık geçiş dönemini (1945-1950) inceliyor. her bir askeri müdahale ile sonuçlanan sonraki iki on yıl, tematik olarak tartışılıyor. her on yıl ile ilgili esas bölüm (ıı ve vıı. bölümler), dönemin genel bir görüntüsünü ele alıyor. ana bölümü izleyen bölümler bu deneyimdeki kimi önemli temaları –siyasi partiler, ordunun rolü, ekonomi- tartışıyor. xı. bölüm 1971 müdahalesinden sonraki siyasi askerisizleşme sürecini, xıı. bölüm, sosyal demokrasiyle bu deneyime yeni bir yön vermeyi vaat eden bülent ecevit’in ortaya çıkışıyla belirginleşen yeni bir evreyi ele alıyor. türkiye’nin değişen siyasi kültüründe dinin rolü ve dış politika konularındaki son iki bölüm, incelenen bölümün bütünlüğüne bir süreklilik veriyor.

    1960'tan günümüze türkiye tarihi - yüksel taşkın, suavi aydın

    ‘1960’tan günümüze türkiye tarihi’, genellikle tarih yazımı geleneğinin kapsamlı bir şekilde eğilmediği bir dönemin tarihini anlatıyor. darbe, militarizm, sol, milliyetçilik, kürt meselesi ve siyasal islâm gibi belirleyici başlıkların yanı sıra, kitapta 1960-2014 arasında yaşanan siyasi, iktisadi, toplumsal ve kültürel dönüşümlere, önemli eşiklere de yer veriliyor. çeşitli kurum, tartışma ya da çatışmaların ortaya çıktığı tarihsel dönemeçlere özellikle işaret ediliyor; olayların tarafları, öne çıkan aktörler resmi tamamlamak üzere sahnedeki yerlerini alıyorlar. gazete, dergi arşivleri, günlük gazeteler, anılar, kurumsal tarihler ve dönemin ayrıntılarına açıklık getirebilecek araştırmalar metinde kutular olarak yer alıyor ve ayrı ayrı okunabilecek birer referans oluşturuyor.

    çılgın türkler kıbrıs - turgut özakman

    turgut özakman, kıbrıs'ın fethinden günümüze kadarki çarpıcı olayları, direniş destanlarını, kıbrıs'ın yüz yıllık milli mücadelesini ve barış harekâtını bir bütün olarak yine belge-roman tarzında işledi. turgut özakman’ın tüm kitapları okunasıdır. belgelere dayalıdır ve roman tarzında işlenmiştir. onu okurken çok zevk alacağınızdan şüpheniz olmasın.

    türkiye'de azınlıklar kavramlar, teori, lozan, iç mevzuat, içtihat, uygulama - baskın oran

    azınlıklar konusu, her yerde "hassas" bir konudur. türkiye' de, daha da hassas! azınlıklarla ilgili sorunlar, kah resmi kalıpların, kah tartışmayı men eden bir hamasetin, kah "eski komşuları" yad eden nostaljinin veya "hoşgörü" romantizminin kutusunda kapalı kalır genellikle. baskın oran, bu çalışmasında, kutuyu açıyor! o azınlıklar konusuyla ilgili kavramsal çerçeveye; azınlıklar konusunun temel referansı olan lozan antlaşması ve uygulamasına; azınlıklarla ilgili bütün hukuksal düzenleme ve teamüllere; türkiye'nin avrupa birliği üyeliğine hazırlık sürecine bağlı değişikliklerin yol açtığı ve yol açabileceği sonuçlara; açıklık getiriyor. bir rehber kitap; başvuru kaynağı. aynı zamanda, "azınlıklar devletin ve milletin birlik ve beraberliğini bozar" yaklaşımını ve "sevr sendromu"nu sorgulayan, konuyu tartışmaya getiren bir kitap. bir "hassas konu" olarak azınlıklar konusundaki tartışmaların tabularla, klişelerle boğulmak istenmesine karşı, soğukkanlı bir analiz ve bir akl-ı selim çağrısı.

    türk dış politikası kurtuluş savaşından bugüne olgular, belgeler, yorumlar cilt 1 (1919 - 1980) cilt ıı (1980 - 2001) cilt ııı (2001 - 2012) - baskın oran (editör)

    baskın oran’ın editörlüğünde uzman bir akademisyen grubu tarafından hazırlanan bu yapıt, bugüne değin yazılmış en hacimli ve ayrıntılı türk dış politikası kitabıdır... iktisattan hukuka, sosyolojiden coğrafyaya, iç politikadan siyasal tarihe, stratejiden ekonomi politiğe, dinler tarihine kadar on dört yan dala yayılan bu kutularıyla ve anlattığı dönemlere ilişkin geniş görsel malzemesiyle bu yapıt, bir “uluslararası ilişkiler ansiklopedisi” niteliğinde. türk dış politikasını, bir resmî görüşe ya da herhangi bir siyasal dogmatizme bağlı kalmadan, bütün boyutlarıyla, bütün verileri ve gerçekliğiyle irdeleyen temel bir başvuru kaynağı. birinci cilt, 1919-1980 döneminde türkiye´nin dış politikasına bütün yönleri ile ışık tutuyor. türkiye cumhuriyeti´nin kuruluş ve istikrar kazanma mücadelesi, ikinci dünya savaşı ve arifesindeki çalkantılı dönem, soğuk savaş yıllarının bütün dış politika sorunları, bunun yanında kendi diplomatik ve politik geleneğini yaratan -kâh gergin, kâh dostane- ikili ilişkiler ayrıntısıyla inceleniyor. dış politikanın kimi ´mahrem´ kalmış, kimi eksik-yanlış aktarılagelmiş birçok çarpıcı olayının ayrıntılarını bu ciltte bulacaksınız. türkiye ve dünya 1980'den sonra çok köklü bir değişikliğe adım attı. küreselleşme günden güne yoğunluk kazanıyor. buna paralel olarak türkiye, bir yandan uluslararası kapitalist ekonomiye tümüyle açılırken, öte yandan "göreli özerklik" dönemlerini geride bıraktı. batı blokunun abd kanadıyla yoğun bir yakınlaşma sürecine girdi. eylül 2001'e kadar gelen ikinci cilt, türkiye'nin bu yeni dönemini anlatıyor. üçüncü cilt, türkiye’de çok ihtiyaç duyulan bir ansiklopedik kitap: son on yılı 360° fotoğraflayan bir “izahlı-içtihatlı almanak”. 11 eylül kargaşası içinde filizlenen yeni küresel dünyanın doğuşuyla başlıyor. sonra uzun uzadıya tahlil ettiği akp’nin türkiye’yi dönüştürmesini masaya yatırıyor; asker, demokrasi, yargı, kürt, ermeni meselelerini apayrı bir kitap oluşturacak boyut ve nitelikte veriyor. nihayet türkiye’nin bölgesel hatta küresel güç olma iddiasını, “sıfır sorun” politikasının gelişimini ve son durumunu, çevredeki bütün bölge, komşu ve uluslararası kuruluşlarla ilişkilerini ayrıntılı biçimde anlatıyor.

    türk devrim tarihi (5 cilt 7 kitap) - şerafettin turan

    şerafettin turan inkılap tarihimiz ve 20. yüzyıl tarihi söz konusu olduğunda alanında en yetkin isimlerden biridir. onun eserlerinde ufkunuzu açacak, yanlış bildiğinizi ya da bilgilendirildiğinizi gördüğünüz birçok önemli bilgiler elde edeceksiniz. 7 kitaplık bu devasa eseri nesnel ve akıcı bir anlatıma sahip. bazen kendinizi olayların içinde hissedeceksiniz.
    “1. kitap imparatorluğun çöküşünden ulusal direnişe” adını taşıyor ve birinci dünya savaşı'ndan kongrelerin sonuna kadar olan dönemi anlatıyor.
    “2. kitap ulusal direnişten türkiye cumhuriyeti’ne” adını taşıyor ve amasya görüşmelerinden cumhuriyet'in ilanına dek geliyor.
    3. kitap (birinci bölüm) yeni türkiye’nin oluşumu (1923-1938) adını taşıyor ve cumhuriyet'in ilanı'ndan menemen olayı'na kadar olan alayları anlatıyor.
    3. kitap (ikinci bölüm) yeni türkiye’nin oluşumu (1923-1938) 1930'lardan atatürk'ün ölümüne,
    4. kitap (birinci bölüm) çağdaşlık yolunda yeni türkiye (10 kasım 1938 – 14 mayıs 1950) ismet inönü'nün cumhurbaşkanı seçilmesinden 1950 seçimlerinde chp'nin iktidarı kaybedişine değin olan dönemi içeriyor.
    4. kitap (ikinci bölüm) çağdaşlık yolunda yeni türkiye (14 mayıs 1950 – 27 mayıs 1960) demokrat parti dönemini anlatıyor.
    5. kitap çağdaşlık yolunda yeni türkiye (27 mayıs 1960 – 12 eylül 1980) 27 mayıs darbesinden 12 eylül 1980 darbesine türkiye tarihini anlatıyor.

    ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    biyografiler (liderler, kâşifler, bilginler, peygamberler)

    budha - hajime nakamura

    japonya’nın modern dönemdeki en büyük budizm uzmanı prof. hajime nakamura, bütün akademik hayatını bu konuya vakfetmiş, çince ve sanskritçe başta olmak üzere çeşitli dillerden kutsal budist metinlerini çevirmiş ve yorumlamıştır. kitabında, tarihte yaşamış gerçek bir insan olan gotama’yı, din kurucusu bilge budha’dan ayırabilmek amacıyla, en eski budist ve budist olmayan metinler üzerinde eleştirel çözümlemeler yapmaktadır. ayrıca nakamura, budha’nın hayatındaki efsanevi ögeleri dışlayabilmek için onun bulunduğu yerlerde on yıllarca süren incelemelerde bulunmuş ve akademik çalışmanın diğer yöntemlerini kullanmıştır. sonuçta yirmi beş asır önce yaşamış bir kişinin hayatını yeniden kuran ve budizmin o bilgece yumuşaklığını taşıyan bir dille aktaran elinizdeki kitap, budizmin temel kavram, söylem ve tutumları konusunda da son derece bilgilendiricidir.

    büyük iskender - jona lendering

    tarihçi jona lendering, büyük iskender adlı bu roman tadındaki kitabında; karakteriyle, savaştığı ordularla, iletişimde olduğu devletlerle ve tüm felsefesiyle iskender’in hayatını anlatıyor. antikçağ yunan hikâyelerinden, babil hükümdarlık kayıtlarından, iran kökenli belgelerden yararlanarak daha önce benzeri görülmemiş bir biyografik eser sunuyor.

    hannibal roma’nın büyük düşmanı - patrick n. hunt

    stanford üniversitesi öğretim üyelerinden patrick n. hunt, kariyerindeki çalışmalarını büyük oranda hannibal araştırmalarına adamıştır. kitap, hannibal’in gençlik dönemiyle ve yemin töreniyle açılıyor. hannibal’in adım adım geçtiği ispanya, pireneler ve alpler arasında yaşanan coğrafi ve iklimsel zorlukların yanı sıra pusular da kitabın heyecanını çok üst seviyede tutuyor. alplerin zirvesinden apeninler ve arno bataklıklarına, roma zaferinden zama muharebesi’ne doğru adeta bir roman gibi sürükleyici biçimde ilerleyen kitap, hannibal’ın sürgünüyle ve mirasıyla son buluyor.

    julius caesar - philip freeman

    philip freeman, tüm şahsiyetiyle ve çelişkileriyle caesar’ın yaşamını gözler önüne seriyor. onun tüm kudretiyle roma’ya nasıl egemen olduğunu ve roma’nın kaderini nasıl değiştirdiğini anlatıyor. ıulius caesar, klasik dünyaya derin ilgisi olan okurlar kadar, caesar’ı ve antik roma’yı ilk kez keşfedecek yeni okurlar için de bir başucu kitabı…

    augustus roma’nın ilk imparatoru - adrian goldsworthy

    ingiliz tarihçi bu biyografide, antik kaynaklardaki derin bilgisinden yararlanarak, augustus’un uzun hayatını daha önce hiç olmadığı kadar detaylı bir şekilde anlatıyor. sıra dışı karakteriyle, dostlarıyla-düşmanlarıyla, kazandığı zaferlerle, roma imparatorluğu’nu yenileme girişimleriyle, gençliğindeki savaşçı ve ihtiyarlığındaki bilge ruhuyla bambaşka bir augustus portresi çiziyor.

    zelot nasıralı isa'nın hayatı ve dönemi - reza aslan

    zelot, nasıralı isa’nın hayatı ve misyonuyla ilgili; radikal ve dönüştürücü yapısını doğrulamakla birlikte şu ana kadar anlatılagelen hikâyelere yeni bir bakış açısı getiriyor ve ezberleri bozuyor. sorgulatan ve akıcı anlatımıyla bir roman tadında olan zelot, özenle yazılmış bir biyografi. tarihin en etkin karakterlerinden birinin portresi; aynı zamanda bir dönemin ve bir dinin doğuşunun anlatıldığı bir inceleme. not: "zelot" kelimesi din ya da politika gibi bir konuda çok güçlü hislere sahip olan ve başkalarının da aynı duygular içerisinde olmasını isteyen kişi anlamına gelir.

    hazreti muhammed peygamber ve devlet adamı - w. montgomery watt

    iskoç tarihçi w. montgomery watt bugüne kadar birçok hayat hikâyesi kaleme alınan hz. muhammed’in hayatını farklı açılardan ele alıyor: üstün yaradılışlı yetim, islâm devleti’nin kurucusu, adil yönetici, sosyal reformcu bir lider, ahlâklı bir savaşçı, şefkatli aile babası... watt, hz. muhammed’in dönemini, çevresinde sürüp giden koşulları ve zamanın insanlık dışı sosyal hayatını nasıl değiştirip iyileştirdiğini, sosyal reformculuğuna değinerek inceliyor; diğer tek tanrılı dinlerle kurduğu ilişkiyi de analiz edip tarafsız bir tutum içerisinde bize aktarıyor.

    ilk müslüman - lesley hazleton

    tarafsız olarak niteleyeceğimiz bir yazarın gözünden hz. muhammed’in biyografisi. akıcı, sürükleyici, roman tadında duygusal bir anlatım. hz. muhammed’e ve islam’a dair bilmediğimiz, belki de bizlere anlatılmayan birçok şey öğreneceğiz. bu döneme dair farklı bir bakış açısıyla bakmamızı sağlayacak bir kitap. “insan” olarak hz. muhammed bize sunuluyor kitapta daha çok. ibn-i ishak ve taberi kaynakları ana kaynak olarak kullanılmış.

    cengiz han - jack weatherford

    dünya tarihinde çok az lider cengiz han kadar farklı unvanlara sahip olmuştur. bir kısım tarihçiler tarafından barbar ve gaddar olarak anlatılan cengiz han, diğer tarihçilerin sayfalarında cesur bir hükümdar ya da efsane bir imparator olarak geçer. şu bir gerçektir ki cengiz han hem oldukça gizemli bir karaktere hem de nice toprakları atlarıyla ezip geçmiş devasa bir orduya sahip olmuştur. bu ordu çoğu zaman haritaların ve nüfus hareketlerinin değişmesine, hatta son yapılan araştırmalara göre geri dönüşü olmayan iklim ve çevre değişikliklerine bile sebep olmuştur. cengiz han, çocuk yaşlarından itibaren korkusuzca savaşmayı, acımasız bir ortamda hırs, azim ve cesaret gibi bir savaşçının olmazsa olmaz özelliklerini tüm detaylarıyla öğrenmiştir. kudreti hâlâ çözülememiş bir askeri teşkilât ile benzeri görülmemiş bir posta ağı kuracak kadar ilim ve teknik merakıyla yetişmiştir. moğolistan’daki cengiz han üniversitesi’nden doktorluk unvanı almış, dünyaca ünlü bir araştırmacı olan jack weatherford, bu kitabında cengiz han ve onun torunlarının şaşırtıcı hikâyesinin ve fetihlerinin izini sürüyor.

    marco polo - laurence bergreen

    venedikli marco polo (1254-1324), tüccar babası ve amcasıyla birlikte iran’dan çin’e kadar tüm asya kıtasına hükmeden moğol hükümdarı kubilay han’ın huzuruna çıktığında henüz gencecik bir delikanlıydı. yanına gelene kadar geçtiği yerlerde kimsenin göremediğini görüp kimsenin anlatamadığı gibi anlatan bu gençten hoşlanan ulu kağan, devletinin vergilerini tahsil etmekle ve imparatorluğunu gezip izlenimlerini anlatmakla görevlendirerek onu yıllarca yanında tuttu. marco polo, olgun ve zengin bir adam olarak yirmi dört yıl sonra memleketine döndüğünde karşılaştığı macera romanları yazarı pisalı rustichello’ya yaşadıklarını ve gördüklerini anlattı. hayat dolu bu maceracının, dünyanın harikalarını hikâye edişindeki coşkuya ve ayrıntı zenginliğine denk düşen bir kıvraklıkla yazan abd’li tanınmış yazar laurence bergreen, marco polo’nun ve kitabının serencamını hakkıyla anlatıyor.

    timurlenk islam’ın kılıcı, cihan fatihi - justin marozzi

    her daim muzaffer lider, rakiplerinin kendisini küçümseyerek taktıkları aksak timur lakabının tersine timurlenk, savaş alanlarında ve siyasi amaçlarında hiç aksamamış, sadık ordusuyla zaferden zafere koşmuştur. tarihçi justin marozzi’nin hazırladığı bu kitap, türk ve müslüman dünyanın en önemli liderlerinden timurlenk’in savaş meydanlarında geçen hayatını gözler önüne seriyor.

    leonardo da vinci - walter ısaacson

    steve jobs ve einstein biyografilerinin yazarı walter ısaacson, insanlık dediğimiz büyük ailemizin belki de en sıra dışı ferdinin hayatı üzerinden, dünyaya tutkulu bir hayretle yaklaşmanın yaşamı nasıl zenginleştirebileceğini gösteriyor. da vinci’ye dair en iyi biyografi.

    macellan - laurence bergreen

    dünyanın çevresini dolaşmadığı halde bunu yapan ilk insan olduğu yolunda şöhret yapan ferdinand macellan (1480-1521), kendisine ün kazandıran seferine ispanya kralı adına çıkan portekizli bir deniz subayıydı. dönem keşifler çağıydı. macellan’ın, kendisini keşifler çağının en büyük kâşiflerinden biri haline getirecek bir sabit fikri vardı: kristof kolomb’un yapamadığını yapmak ve batıya giderek doğudaki baharat adaları’na varmak. bu fikre portekizliler değil ispanya kralı ı. carlos destek verdi ve macellan, kendisine sağlanan beş gemiyle 1519 eylül ayında yola çıktı. 1522 eylül ayında o beş gemiden sadece biri perişan halde ispanya’ya döndü. içinde sefil durumda on sekiz kişi vardı ve macellan, aralarında yoktu. elinizdeki kitap, yenilmez ruhu ve bilgisiyle bu yolculuğu mümkün kılan adamın biyografisi olduğu kadar bu seferin, bir macera romanı kadar sürükleyici seyir defteridir.

    son kızılbaş şah ismail - tufan gündüz

    xvı. yüzyılın başlarında iran’da kurulan yeni devlet, tarihin akışını değiştirdi. devletin kurucuları olan kızılbaş türkmenler aynı zamanda onun kurbanıydılar da. şah’ın emirlerine kayıtsız-şartsız itaat ettiler. bir yanda şah’ın otoritesini kurmak, diğer yanda ülkenin sınırlarını korumak ve devleti ayakta tutmak için canlarını verdiler. bazen onlar şah’a hâkim oldular, bazen de şah onlara. bu kitapta şah ismail ve kızılbaş hareketi orijinal kaynakların ışığında inceleniyor. bilinenin aksine bambaşka bir şah ismail portresi çıkıyor.

    büyük petro - robert k. massie

    uçsuz bucaksız, geri kalmış devlet olan rusya’yı gelişmiş bir ülke haline getirmek için çarlığı boyunca yorulmak bilmeden çalışan petro alekseyeviç romanov (1672-1725), modernleşme programına, tebaasını batılılar gibi giyinmeye ve onlar gibi davranmaya teşvik ederek başladı. ancak petro sadece insanların dış görünüşüyle uğraşmakla kalmayıp ülkesinin kalıcı bir dönüşümden geçmesini sağlayacak yeni kurumlar oluşturdu. baltık denizi kıyısındaki bataklık arazide sıfırdan kurduğu st. petersburg şehri, belki de onun en kalıcı eseri olarak günümüzde de hayranlık uyandırmaktadır. iktidara geldiğinde önemsiz bir devlet olan rusya’yı, sonraki asırlarda osmanlı’nın yıkılmasının asli faillerinden olacak bir avrupa gücü haline getiren petro, kimi osmanlı tarihçileri tarafından “deli petro” olarak anılsa da tarihin onun hakkındaki nihai yargısı farklıdır.

    çariçe katerina - robert k. massie

    önemsiz ve parasız bir alman prensesi olarak dünyaya gelen çariçe ıı. katerina (1762-1796), hayata veda ettiğinde devasa ülkesinin mutlak hükümdarı; imparatorluğunun sınırlarını genişletmiş, stratejisini oluşturmuş, kurumlarını geliştirmiş imparatoriçesi; vatanının batı sanat ve kültürüne yönelmesini sağlamış çariçesidir. büyük petro’nun batı’daki askeri ve idari yenilikleri ülkesine uyarlama anlayışını derinleştirerek sürdürmüş; ülkesinde sanatın, kültürün, eğitimin ve tıbbın gelişmesini sağlamış; st. petersburg’daki ermitaj müzesi’nin temelini atmış, puşkin, dostoyevski, tolstoy, çehov, çaykovski gibi büyük sanatçılar yetişmesini sağlayan zemini oluşturmuştur. avrupa’daki fikir hareketlerini ilgiyle takip etmiş, voltaire, diderot, rousseau, grimm gibi önemli aydınlarla yıllar boyunca mektuplaşmış, görüşmüştür. robert k. massie, rusya’yı büyük bir devlet yapan büyük petro için yazdığı efsanevi biyografinin ardından, aynı derin rusya bilgisi ve kalem gücüyle, “bu devlete kudret katan” ıı. katerina’yı anlatıyor.

    robespierre - peter mcphee

    maximilien robespierre (1758-1794), kimilerine göre dünyayı altüst eden ve etkilerini günümüzde bile hissettiren 1789 fransız devrimi’nin haşin ama haklı devrimcisi, kimilerine göre kana susamış bir katil ve diktatördür. elinizdeki biyografiye göreyse sarsılmaz adalet duygusu, etkileyici hitabeti ve çelik iradesi sayesinde, şiddetle yıkan ve şiddetle kuran fransız devrimi içinde kendine yer bulmuş bir taşra avukatıdır.

    simon bolivar - john lynch

    amerika kıtasının siyasi coğrafyasını değiştiren devrimlerin önderi simon bolivar, adını taşıyan bir ülke (bolivya) bulunan nadir kahramanlardandır. henüz hayattayken güney ve orta amerikalılar tarafından kurtarıcı olarak tanımlanmıştır. önde gelen tarihçi john lynch, 19 ve 20. yüzyıldaki devrimci liderleri etkileyen bolivar’ı, kendi döneminin içine oturtarak mitleştirilmekten kurtarıyor ve çağımıza kadar süren etkisinin dinamiklerini keşfediyor.

    bismarck - jonathan steinberg

    otto von bismarck alman birliğini sağlamıştır. prusya önderliğinde bir araya getirdiği alman dil ve kültür dairesine mensup küçük devletler, peş peşe savaşlarla danimarka’yı, avusturya’yı ve fransa’yı yenerek 1871 yılında alman imparatorluğu’nu kurmuştur. bismarck, başarılarını tek bir askere komuta etmeden, mecliste çoğunluğa hâkim olmadan ve ayrıca kendisine tepki duyan bir halka rağmen elde etmiştir. kurduğu yönetim sistemi, tahakkümcü kişiliğiyle çevresindekiler üzerinde elde ettiği şahsi güce dayanmaktadır. her türlü kişi, kavram ve kurumu işine göre kullanıp atmış, zekâsı ve kıvrak manevralarıyla en güçlü partileri alt etmiştir. türkiye iş bankası yayınlarının biyografi serisinin her kitabını gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz.

    otobiyografi - mahatma gandhi

    20. yüzyılın en önemli liderlerinden olan, hindistan’ın ingiltere’den ayrılıp bağımsızlığını kazanmasının mimarı, hindistanlıların “bapu (baba)” dediği gandhi’nin kendi ağzından sıkıntılarla, adaletsizliklerle, direnişle ve umutla geçen yaşamı. hepimiz gandhi’yi tanımalıyız kanımca. onun ne kadar önemli bir insan olduğunu bu kitabı okuduktan sonra çok daha iyi anlayacağız.

    churchill - martin gilbert

    hem kişisel, hem de siyasi yönleriyle churchill’in yaşamının tam ve kapsamlı bir resmi. çocukluğundan ölümüne churchill. ingiliz devlet adamı sir winston churchill (1874-1965), hitler’in neden olabileceği yıkımı en başından itibaren öngörmüş ve dünyanın ona karşı birleşip sonunda zafere ulaşan büyük bir mücadeleye girmesi için bütün azmini ve kararlılığını kullanmıştır. churchill azimli, ileri görüşlü, mücadeleci, bağımsız ve atılgan kişiliğine dayanarak yeniden ayağa kalkmayı ve 20. yüzyılda ülkesinin kaderine damgasını vuran lider olmayı başarmış, özellikle ıı. dünya savaşı sırasında purosu ve zafer işaretiyle dünyanın ortak hafızasına kazınmıştır.

    genç stalin (birinci kitap) - simon sebag montefiore

    montefiore bu eserinde sscb’nin en önemli liderlerinden stalin’in iktidara gelmeden önceki çocukluk, aile, gençlik, eğitim ve özel yaşantısına odaklanmaktadır. lenin’le tanışması, troçki ile rekabeti, yaşadığı sürgünler ve daha fazlası. diktatör stalin’i yaratan her şey en ince ayrıntısına kadar bu kitapta işlenmiştir. birçoklarınca da stalin’e dair en iyi biyografidir.

    stalin kızıl çar'ın sarayı (ikinci kitap) - simon sebag montefiore

    genç stalin’in devamı. bu iki cilt size bir aksiyon filmi izliyormuş hissi verecek. bu ciltte stalin’in diktatörce yönetimi anlatılıyor. yaşattığı acılar, katliamlar uyguladığı terör yönetimi geniş bir kaynakça kullanımıyla okuyucuya sunuluyor.

    hitler - hubris (1889-1936) cilt ı - hitler - nemesis (1936-1945) cilt ıı - ıan kershaw

    azra erhat’ın mitoloji sözlüğü’nde belirttiği üzere, hubris (hybris) yunan düşüncesinde büyük yer tutan soyut bir kavramı simgelemekte; yunan tragedyasında kişiyi suça iten, kendi yıkımına götüren densizlik düzeyindeki hırsı ve kibri temsil etmekte ve her zaman için yunan adalet ve intikam tanrıçası nemesis’in gazabına sebep olmaktadır. kershaw ikinci cildin alt başlığını da “nemesis” koyarak tragedyadaki bu duruma gönderme yapar. hitlerle ilgili en iyi biyografi olduğu kabul edilen eser birçok önemli yazardan övgüler almıştır. mesela niall ferguson kitap için şöyle diyor: “muhteşem... iki ciltlik bir biyografi, daha iyisinin yazılabileceğine inanmak güç.”

    malcolm x otobiyografi - alex haley

    bu kitapta amerikalı insan hakları savunucusu malcolm x’in kendi ağzından samimi bir şekilde hayat hikayesini okuyacaksınız. kah ilham alacak hüzünlenecek, kah kendinizde güç bulacak umutlanacaksınız. islam dinini seçmesi, afro-amerikalılar ve islam için verdiği mücadelesi ve çok daha fazlası. tam bir başyapıt.

    malcolm x - arayışlarla dolu bir hayat - manning marable

    amerika’nın siyaset tarihine damga vurduğu gibi, islam düşüncesine yaptığı katkılarla da adından söz ettiren liderlerden biri olan malcolm x, 1925’te doğdu. abd’deki siyahların afrika’daki kökleriyle ilişki kurmalarını teşvik etti, onların hakları için çalıştı. 21 şubat 1965’te uğradığı silahlı saldırı sonucu hayata veda etti. “malcolm x: arayışlarla dolu bir hayat” başlıklı kapsamlı biyografi, bu efsanevi liderin hayatıyla ilgili gerçeklere ve bilinmeyenlere ışık tutuyor. eser, yayımlandığı sırada new york times tarafından yılın en iyi on kitabından biri olarak gösterilmiş ve 2012’de tarih dalında pulitzer ödülü’nün sahibi olmuştur.

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    halklar ve yerler
    (mekanlar, şehirler, bölgeler, ülkeler, kıtalar tarihi)

    türk metinlerinde kostantiniye ve ayasofya efsaneleri - stefanos yerasimos

    istanbul’un fethinden sonra türkler’in şehrin kuruluşuna ve kentin simgesel merkezi sayılan ayasofya’ya ilişkin geliştirdikleri, bizans, arap ve helen metinlerinden örülü efsaneler... yerasimos, bu efsanelerin ve onlara yansıyan “ayasofya’yı aşma” güdüsünün, osmanlı imparatorluk projesinin ideolojisi ile ilişkisini tahlil ediyor. kostantiniye ve ayasofya efsaneleri, bizans-osmanlı sürekliliği tartışmasının yansıdığı önemli bir kaynak.

    istanbul (1874) - edmondo de amicis

    istanbul ile alakalı seyahatnameler arasında mühim bir yer tutan bu eserde, geçen asrın istanbul’u ile osmanlı tarihi üzerine zengin bilgiler verilmiştir. istanbul’a yirmi sekiz yaşlarındayken ve büyük bir heyecanla gelen ‘çocuk kalbi’ kitabının italyan yazarı edmondo de amicis istanbul’da daha da artan heyecanını canlı ve renkli üslubuyla okuyucuya da geçirmesini bilen bir yazar, neyle alakalanacağını ve nasıl alaka çekeceğini bilen, baktığı şeyi gören ve gösterebilen bir sanatkârdır. eser zengin gravürlerle de desteklenmiştir.

    istanbul gezi rehberi - murat belge

    tarih kitabı değil belki ama okurken çok keyif alacağımız, istanbul’un tarihini öğrenebileceğimiz harika bir kitap. bu nedenle bu kitabı listeye eklemek istedim. murat belge bu rehber kitapta istanbul’un eşsiz zenginliğini, o kendine has üslûbuyla, aralara serpiştirdiği ilginç hikâyeler ve tarihî “dedikodularla”, pera, tarihî yarımada, boğaziçi, üsküdar gibi eski yerleşim merkezlerinin yanı sıra pendik’e, florya’ya, küçükçekmece’ye, kilyos’a, hatta polonezköy’e kadar uzanan bir güzergâhta gözler önüne seriyor.

    evliya çelebi seyahatnamesi (10 cilt-20 kitap) - evliya çelebi

    evliya çelebi seyahatname boyunca defalarca ifade ettiği üzere, rum, arap ve acem’de, isveç, leh ve çek’te, 7 iklim ve 18 padişahlık yeri 51 yıl boyunca gezip dolaşmıştır. tüm bu yerleri de muhteşem eserine kaydetmiştir. eserini 17. yüzyıl’da kaleme alan evliya çelebi’nin bu başucu eseri bir hazine niteliğindedir.

    ibn battuta seyahatnamesi - ebu abdullah muhammed ibn battuta tanci

    14. yüzyıl gezginlerinden ibn battuta (1304-1368) fas'ın tanca şehrinde dünyaya geldi. bu şehirden çıktığı ve 28 yıl süren gezileri boyunca mısır, arap yarımadası, ırak, iran, anadolu (başta osmanlı beyliği olmak üzere o dönemin belli başlı beylikleri), deşt-i kıpçak, bizans (istanbul), orta asya, hindistan, maldivler, çin ve endülüs'ü gezen ibn battuta devlet ve toplum yapıları, inanç ve adetleri, doğal özellik ve ürünleriyle tanıttığı bu ülke ve şehirlerin 700 yıl önceki durumlarını başarıyla yansıtır.

    ortadoğu iki bin yıllık ortadoğu tarihi- bernard lewis

    bernard lewis çok usta bir tarihçidir. o bir ortadoğu uzmanıdır. birçok türk yazar eserlerinde onu referans olarak gösterir. tüm eserlerinde akıcı ve anlaşılır bir dil kullanmıştır. bu eserinde de roma ve pers döneminden başlayarak, hristiyanlık ile birlikte ortaya çıkan tektanrıcılığın gelişimini; islamiyet’in doğuşu ve yükselişini; müslüman ve hristiyan dünya arasındaki güç dengesinin değişimini ve bölgenin tarihini şekillendiren moğollar ve osmanlılar gibi etkin güçleri derinlemesine anlatan bu kitap ortadoğu ile ilgili en önemli kaynaklardandır.

    modern ortadoğu tarihi - william l. cleveland

    yazar, okuru 7. yüzyılda islamiyet’in doğuşuyla gelişen serüveniyle tanıştırdıktan sonra, son iki yüzyılın derin ve genellikle dramatik nitelikteki dönüşümlerine odaklanır. siyasal tarih ekseninde bir çerçeve oluşturduktan sonra da, geniş bir yelpazede ortaya koyduğu toplumsal, kültürel ve ekonomik gelişmeleri, bütün ortadoğu hikâyesinde birleştiren tek bir anlatıda yoğunlaştırır. osmanlı imparatorluğu’nda ve mısır’da gerçekleştirilen reformlardan batı emperyalizminin egemenliğine, iran devrimi’ne ve körfez savaşı’na uzanan ortadoğu’nun modern tarihine kapsamlı bir bakış.

    barışa son veren barış modern ortadoğu nasıl yaratıldı? 1914-1922 - david fromkin

    eser, birinci dünya savaşı ve sonraki ilk yıllarda (1914-1922) dünyadaki güç dengelerinin panoramasını oluştururken, özellikle de gizemli doğu’da büyük devletlerin yöneticilerinin masa başında bugünkü ortadoğu’nun haritasını nasıl yeniden şekillendirdiğini anlatıyor. açılan en yeni arşivlerle geliştirilen bu çalışma bu dönemi ve bölgeyi inceleyen en kapsamlı çalışma olma niteliğini taşıyor. anlatılan büyük olayların yanı sıra büyük tarihi kişilikleri de karşımızda buluyoruz: lloyd george, winston churchill, woodrow wilson, lord kitchener, lenin, stalin, mussolini ve tabii mustafa kemal atatürk'ü olayların içindeki yerlerinde okurken arabistanlı lawrence'ın gerçekte kim olduğunu ve kendisine atfedilen işlerin ne kadarını gerçekleştirdiğini öğreniyoruz. kitap, insanlık tarihinin en yoğun dönemlerinden birini gözlerimizin önüne sererken, ortadoğu'da bugün olanları anlamak için gerekli tarihsel argümanları da veriyor.

    kudüs bir şehrin biyografisi - simon sebag montefiore

    bu küçük ve ücra kasaba nasıl oldu da bir kutsal şehir, dünyanın merkezi ve şimdi de orta doğu’da barışın anahtarı haline geldi? montefiore sürekli değişip duran bu şehrin her defasında canlanışını göz kamaştırıcı bir anlatımla ortaya koyup her döneme ve her tarihî karaktere çarpıcı bir şekilde can veriyor. yeni arşivler, güncel akademik çalışmalar, kendi ailesine ait belgeler ve tüm yaşamı boyunca süren araştırmasından hareketle, kutsal ve mistik olanın, kimlik ve imparatorluğun özünü, kıyamet’e sahne olacağına inanılan bu şehrin benzersiz tarihi içinde açıklığa kavuşturuyor. bu tarih, hem ilahi hem de dünyevi bir mevcudiyete sahip tek şehir olan kudüs’ün nasıl kudüs olduğunun hikâyesidir.

    yahudilerin tarihi (mö 1000-ms 1492-kelimeleri bulmak) - simon schama

    kitap israil devleti’nin kuruluşundan başlayıp 1492’de yahudilerin ispanya’da uğradığı kıyıma ve sürgün edilmesine değin geliyor. yıllarca devlet kuramayan bu toplumun yaşadığı acılar, sürgünler, egemenliği altında yaşadıkları toplumlara entegre olmaları ve geliştirdikleri yüksek kültür bu kitapta tüm yönleriyle ele alınmaya çalışılıyor.

    yahudilerin tarihi (ikinci kitap) (aidiyet: 1492-1900) - simon schama

    simon schama bu ciltte 1492'den on dokuzuncu yüzyılın sonuna kadar yahudi halkının hikâyesine odaklanıyor. yahudi tarihinde nadir bulunan figürlerin hikâyeleri anlatılıyor: venedik gettosunda bir şair; ming hanedanında bir general; george dönemi ingiltere’sinde bir boksör, amsterdam'da bir incil şovmeni; on sekizinci yüzyıl fransa’sında sağırları tedavi eden bir öğretmen, 19. yüzyıl almanya’sında bir opera bestecisi. hikâye celile'de yıldızların aydınlattığı tepelerden, kolombiya nehirlerine, istanbul mutfaklarından, ukrayna tavernalarına ve kaliforniya'daki maden kamplarından kerala ve mantova'ya kadar uzanıyor; karavelalarla yelken açıyor, posta yolları ve demiryollarını takip ediyor, londra'da şafak sökerken sokakları dolduruyor, napoléon'un yıkık ordusunun kalıntıları arasından geçiyor.

    araplar bir halkın tarihi - eugene rogan

    on altıncı yüzyıldaki osmanlı fetihlerinden başlayan bu çığır açıcı kitap, arap coğrafyasındaki avrupa sömürgeciliği dönemini, soğuk savaş’taki süper güçlerin rekabetini ve gu¨nu¨mu¨zdeki tek kutuplu amerikan egemenliği dönemini anlatıyor. arap dünyasının çalkantılı yıllarında yaşamış şahitlerin ve o yıllarda yazılmış eserlerin aktardıklarından yararlanarak yazılan kitap, farklı sesleri bir araya getiriyor. rogan’ın kitabı, kuzey afrika’dan arap yarımadası’na tüm arap dünyasını ele alıyor. arap kimliğinin osmanlılıktan araplığa ve müslümanlığa evrimini incelerken, ulusal bağımsızlık, dış güçlerin hâkimiyeti, arap-israil çatışması ve barış sureci, abdülnasır ve arap milliyetçiliğinin yükselişi, petrolün siyasi ve ekonomik gücü¨, seku¨ler ve islami değerlerin çatışması gibi konuları derinlemesine inceliyor.

    arap halkları tarihi - albert hourani

    arap halklarının çağlar boyu hikâyesi üzerinden ortadoğu tarihi. yalnızca fırat-dicle'nin güneyini değil kuzey afrika'yı da kapsayarak, yalnızca emevi halifelerini değil bağdat'ın şehir tarihini de anlatarak yalnızca din savaşlarına değil sınıf oluşumlarına da yer ayırarak. “bu kitabın konusu islam dünyasının arapça konuşan bölümlerinin islam’ın doğuşundan günümüze kadar olan tarihidir. bu kitabın, ele aldığı farklı bölgeler arasında yeterli bir tarihsel deneyim birliği olduğunu ve bu birliğin bütün bu bölgeler hakkında tek bir tarihsel çerçeve içinde düşünmeyi ve yazmayı mümkün kıldığını göstereceğini umuyorum. bu kitap konuyu incelemeye henüz başlayan öğrencilere ve bu konuda bir şeyler öğrenmek isteyen okurlara hitap ediyor.” (önsöz’den)

    şahname (2 cilt) - firdevsi

    şahname iran’ın milli destanıdır ve dünya edebiyatı için de çok önemli bir yere sahiptir. hayatı hakkında ayrıntılı bilgilere sahip olamadığımız iranlı şair firdevsî iyi bir dil eğitimi almış, edebi anlamda yetkinliğe ulaştığı farsçanın yanı sıra pehlevice ve arapçayı öğrenerek zengin bir ifade gücüne kavuşmuştur. şairin bu dil merakına tarihsel konulara duyduğu ilgi de eklenince, iran edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan şahnâme zengin içeriğiyle ve çarpıcı üslubuyla edebiyat tarihinin ölümsüz eserleri arasındaki yerini almıştır. firdevsî şahnâme’sini hazırlarken eski iran kahramanlık hikâyelerinden yararlanmıştır. yaklaşık vı. yüzyıldan itibaren başlayan bu derleme geleneğinde firdevsî bir dönüm noktası oluşturmuş, eserinde sıklıkla mûbed ve dihkân sanıyla andığı bilgili kimselerin anlatımlarından faydalanmış ve kaynak olarak başta âvesta olmak üzere tevrat ve kur’an gibi dini metinleri kullanmıştır. ancak eserine allah’ı övmekle başlamış, ardından evrenin, ayın, güneşin, gezegenlerin, yerkürenin ve insanın yaratılışından söz etmiş, son olarak da iran’da hüküm sürmüş kralların, soylu kimselerin ve kahramanların tarihi ve efsanevi hikâyelerini anlatmıştır. iranlıların araplara yenilmelerinden dört yüz yıl sonra kaleme alınan bu 60.000 beyitlik eser gazneliler sülalesinin en güçlü hükümdarı olan sultan mahmud’a 1014 yılından sonraki bir tarihte sunulmuştur... islamiyet öncesi iran’ın tarihi-efsanevi hükümdarlarının ve onlara her koşulda bağlı kahramanların ülkelerini, milli gelenek ve göreneklerini korumak adına verdikleri mücadelenin destanı olan bu önemli eser, daha sonraki dönemlerde osmanlı kültürünün de bir parçası olmuştur...

    iran tarihi pers imparatorluğu'ndan günümüze - gene r. garthwaite

    “iran tarihi”, bu köklü medeniyetin geçirdiği sıra dışı süreçleri, her dönem için en yenileri de dâhil olmak üzere bütün önemli kaynakları kullanarak analitik bir yöntemle ele alıyor. profesör garthwaite, mö 6. yüzyılda ilk pers imparatorluğu’nu kuran büyük kiros’tan başlayarak imparatorluğun yükselişine ve roma’yla çekişmesine, arapların fethine, 16. yüzyılda tekrar bir pers devletinin kurulmasına ve 1979’daki islam devrimi’nin ardından islam cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadar bütün olayları titiz araştırmalar ve geniş kaynaklar ışığında değerlendiriyor.

    modern iran tarihi - ervand abrahamian

    kitap 20. yüzyıl iran’ının siyasal tarihine odaklanıyor: kaçarlar döneminden rıza şah’a, musaddık’tan darbelere, cıa ve mı6 komplolarına, en sonunda da humeyni’ye, islam devrimi’ne ve islam cumhuriyeti’ne kadar uzanan süreci, bugüne bağlanan neden-sonuç ilişkileri içinde gözler önüne seriyor. üstelik bunu, ancak konuyu çok iyi bilen bir uzmanın sahip olabileceği özlü bir anlatımla, okuyucuyu hiç sıkmadan yapmayı başarıyor.

    avrupa tarihi doğu’dan batı’ya, buz çağı’ndan soğuk savaş’a, urallardan cebelitarık’a avrupa’nın panoraması - norman davies

    tarihöncesi dönemden 2000'lere avrupa tarihi ile ilgili yazılan en iyi kitaplardan.

    avrupa tarihi - j. m. roberts

    j.m. roberts avrupa’nın değişen tarihini ve insanlarını buz devri ve klasik uygarlıklardan başlayıp hıristiyanlığın yükselişine ve modern çağda avrupa entegrasyonuna kadar izliyor. avrupa tarihi kitabı farklı dönemlere yayılan avrupalı kimliğinin gelişimini de farklı biçimlerde geniş kapsamlı bir şekilde anlatıyor. “tek cilde sığdırılan en iyi avrupa tarihi kitabı.” the times

    kısa avrupa tarihi - john hirst

    kısa avrupa tarihi, önemli bir uygarlığın gelişimini esprili, canlı ve kolay anlaşılır bir dille anlatan önemli ve kışkırtıcı bir kitap. avrupa tarihini binlerce sayfanın içine gömülmeden hızla öğrenmek isteyen okurlara hitap ediyor. temel ve güvenilir bir giriş kitabı. avrupa tarihi’ne yönelik herkesin okuyabileceği bir kitap. ünlü avustralyalı tarihçi john hirst kısa avrupa tarihi adlı eserinde avrupa’yı benzersiz kılan nitelikleri büyüleyici bir şekilde keşfediyor.

    viking dünyası - neil price, stefan brink

    viking dönemi üzerine bu kitap konunun önde gelen uzmanları stefan brink ve neil price’ın işbirliğiyle ortaya çıktı. arkeoloji, tarih, filoloji, karşılaştırmalı dinler tarihi, nümizmatik ve kültürel coğrafya gibi pek çok disiplinin yenilikçi araştırmalarını bir araya getiren ilk kitap olma özelliğini taşıyor. bu kapsamlı kitap, vikinglerin sosyal kurumlarından viking çağının ekonomisine, izlanda sagaları ve şiirlerinden vikinglerin savaşları, inançları, yolculukları, ortaçağ ve hıristiyan avrupa’yla olan ilişkilerine kadar geniş bir yelpazeye yayılan pek çok ilginç konuyu işliyor ve viking araştırmaları alanında önemli bir boşluğu dolduruyor. çok sayıda resim ve haritayla desteklenen bu kitap viking dönemi ve iskandinav tarihiyle ister akademik anlamda ister meraklı bir okur olarak ilgilenen herkesin kütüphanesinde yer alması gereken temel bir başvuru kitabıdır.

    ıı. felipe döneminde akdeniz ve akdeniz dünyası (3 cilt) - fernand braudel

    coğrafyası, ticareti, şehirleri, imparatorlukları, korsanları, savaşlarıyla 16. yy akdeniz'i. alanında yazılmış en ayrıntılı ve yetkin eserlerden biri. braudel tüm kitapları okunası 20. yüzyılın en büyük tarihçilerindendir. bu eser onun doktora tezidir. braudel tarihi sadece kişiler ve belirli olaylar üzerinden anlatmayı reddetmiştir. toplumların tarihini yazmıştır. tarihi süreçte coğrafyanın, kültürlerin, ekonomilerin tarih olaylar üzerindeki belirleyiciliğini hiçbir zaman es geçmemiştir. bu devasa eserinin ilk cildinde ovalarıyla, dağlarıyla, iklimiyle ve coğrafyasıyla akdeniz’i anlatır. ikinci cilt bir toplumsal tarih eseridir. toplumların akdeniz hayatının bütününü nasıl yükselttiği işlenen ana konudur. amerika’nın keşfiyle altın ve gümüş hareketlerinin seyri, afrika’nın batısından doğusuna hindistan deniz yolunun keşfi ve etkileri, imparatorlukların yapısı, toplumlar, bürokrasi, uygarlık ve kültürel yapıları, alışverişler ve savaşları, kumpanyalar ve korsanlık bu cildin başlıca konularıdır. üçüncü cilt braudel’in kendi tabiriyle geleneksel tarihe ayrılmış olanı; birey düzeyindeki tarih, olaylar ve siyaset.

    balkan tarihi 1 18. ve 19. yüzyıllar - balkan tarihi 2 20. yüzyıl - barbara jelavich

    balkan tarihi'nin ilk cildi, balkanlar'da osmanlı ve habsburg egemenliğinin son dönemlerini ele almaktadır. 18. ve 19. yüzyıllara denk gelen bu dönem boyunca, balkanlar'da ulusçu isyanlar baş göstermiş, yunanistan, sırbistan, karadağ, hırvatistan ve romanya gibi yeni devletler ortaya çıkmış, aynı dönemde bulgarlar otonomi elde etmiştir. ama tüm bu gelişmeler, bölgedeki çatışmaları sonlandırmamış aksine ı. dünya savaşı'na giden süreci başlatmıştır.
    ikinci cilt de 19. yüzyıl sonlarından başlayıp birinci dünya savaşı ve ikinci dünya savaşı sonrası balkanların siyasi tarihine odaklanıyor. 1980 yıllarına değin gelişmeler işleniyor. balkan tarihi, sunmuş olduğu tarihi çerçeve ile günümüz uluslararası ilişkilerini anlamaya imkân sağlayan en önemli eserlerdendir.

    ingiltere’nin kısa tarihi - simon jenkins

    kitap 5. yüzyılda saksonların ingiltere’ye gelişinden günümüze değin olan olayları anlatıyor. daha çok siyasi tarihe odaklanılmış. akıcı bir anlatımı olmakla birlikte yazarın bazı noktalarda taraflı olduğunu hissediyorsunuz. ingiltere tarihi ile ilgili genel bilgi sahibi olmak isteyenler için önerilebilecek bir kitap. özellikle ingiltere tarihi ile ilgili türkçe kaynaklar yetersiz olduğundan tercih edilebilir görünüyor.

    ingiltere tarihi - jeremy black

    adı ingiltere tarihi olsa da tüm britanya ve adalarının tarihi roma öncesi dönemden başlayarak işlenmiş konular ve günümüze kadar geliyor. nispeten detaylı bir britanya tarihi sunan eser, akademik bir dille kaleme alınmış.

    rusya tarihi başlangıçtan günümüze - nicholas v. riasanovsky - mark d. steinberg

    başlangıcından günümüz rusya’sına kadar olan evreyi tek ciltte toplamayı başaran ve rusya’nın politik, askeri, ekonomik, sosyal, kültürel geçmişini, uluslararası ilişkilerini ve iç dinamiklerini objektif bir değerlendirmeyle ele alan rusya tarihi, kapsamlı ve bilimsel bir kaynak.

    nataşa’nın dansı rusya’nın kültürel tarihi - orlando figes

    kitap petro’nun rusya’da ortaya koyduğu avrupai dönüşümden başlayıp 1960’lara değin rus edebiyatını, sanatını, kültürünü siyasetle de bağlantılı bir şekilde irdeliyor. akademik bir anlatımdan ziyade akıcı bir anlatımı var. eser adını tolstoy’un “savaş ve barış” adlı romanında nataşa adlı soylunun köylü müziği eşliğinde ortaya koyduğu danstan alıyor.

    romanovlar 1613-1918 - simon sebag montefiore

    rus çarlığını yöneten romanov hanedanına mensup 20 hükümdar 1613’ten çarlığın 1917 devrimi’yle yıkılışına kadar, yani 304 yıl boyunca hüküm sürdü. kor¬kunç ivan döneminde başlayan bu hâkimiyet, rasputin döneminde son buldu. peki, bu aile savaşla harap olmuş bir prensliği dünyanın en büyük imparatorluğuna nasıl dönüştürebildi ve bu imparatorluğu nasıl yitirdi? romanovlar’da bir bölümü dehadan, bir bölümü delilikten nasiplenmiş ama hepsi kutsal otokrasi fikrinden ve emperyal hırstan ilham almış 20 çar ile çariçenin tari¬hini okuyacaksınız. montefiore, sürükleyici anlatımıyla onların sınırsız iktidarla ve imparatorluk kurmaya dönük acımasızlıkla belirlenen, saray entrikalarının, aile çe¬kişmelerinin, seks düşkünlüğünün ve çılgınca savurganlığın gölgesinde kalan gizli dünyasını gözler önüne seriyor.

    uzak doğu tarihi en eski devirlerden zamanımıza kadar - wolfram eberhard

    daha çok japonya tarihine odaklanan bu eser, uzak doğu’daki ilk yerleşimleri anlattıktan sonra, tayland, kore, malezya, endonezya, avustralya, hindiçini ve myanmar tarihlerini kısaca anlatıyor. bu arada türk tarih kurumu kitaplarının biraz zor okunduklarını belirtmekte yarar var. bazı kitapların ilk basımı çok eski olup, günümüzde yeniden basıldığından dil biraz günümüze ağır gelebiliyor.

    doğu asya tarihi çin japonya kore medeniyetin köklerinden 21. yüzyıla kadar - charles holcombe

    kitabın yazarı charles holcombe tarihi gelişim içerisinde, doğu asya'nın günümüze dek gelen serencamını aktarıyor. bunu büyük oranda tarafsız bir şekilde beceriyor. bu tarafsızlık holcombe’un her doğu asya meraklısına seslenmesini mümkün kılmakta. ülkemizde bu bölge ile alakalı genel bir bakışa sahip kitapların sınırlı olduğu düşünülürse bu kitap doğu asya için yepyeni bir kaynak görevi görecektir.

    çin tarihi - john keay

    john keay, konfüçyüs'ten mao'ya, efsanelerden doğmuş hanedanlar zincirinden ihtilalin ve bugünün hilekâr kapitalizminin gürültüsüne kadar, dünyanın en büyük ve en az anlaşılan ulusunun çetin ve bir o kadar da ilginç hikâyesini anlatıyor. yapılan son araştırmalar ve büyük şehir merkezlerinden en ücra yerlerine kadar çin'in her bölgesini kapsayan anekdotlarla zenginleştirilen bu hikâye, üç bin yıllık bir tarihi kapsıyor.

    modernleşen çin'in tarihi - michael dillon

    michael dillon, modernleşen çin’in tarihi’nde maddi ve kültürel birikimiyle çin’in kapsamlı bir anlatısını sunuyor. 19. yüzyıldan günümüze kronolojik bir sırayla çin’in geçirdiği değişim ve dönüşümleri aktarırken aynı zamanda kültürel tarih ve değişimi hızlandıran veya değişime direnişi destekleyen fikirleri de ele alıyor. hanedanlarla, imparatorluk dönemiyle, savaşlarla, isyanlarla, etnik-dinî çatışmalarla ve sosyalizmle resmedilmeyen bir modern çin tarihi kabul edilemeyeceği için, tüm bu tarihsel kesitlere de özel bir ilgi gösteriyor.

    japonya tarihi hanedanlık döneminden günümüz japonyası'na - milton w. meyer

    kitap, tarihöncesinden feodal japonya’ya, modern japonya’dan savaş sonrası japonya’ya geçiş dönemlerini, meiji japonya'sından günümüz japonya'sına dek ülkenin iç ve dış siyaseti, savaşları ve hanedanlarını ele alırken, ülkenin din, dil ve kültürel evrimini de kapsamlı bir şekilde irdeliyor. kitabın yaklaşık olarak yarısı 1868 meiji restorasyonu öncesini diğer yarısı da geleneksel japonya’dan modern japonya’ya geçişi belirleyen bu olaydan sonrasına işliyor.

    modern japonya'nın doğuşu (1853'ten günümüze) - janet e. hunter

    bu eserde, "kendi kültürünü kaybetmeden batılılaşma'nın, kalkınmanın örneği olarak sunulan japonya'nın öyküsü anlatılır. eserde, japonya'nın on dokuzuncu yüzyıl ortalarında silah zoruyla batı'ya yeniden açılışıyla yayılmacı bir güç haline gelişi, ıı. dünya savaşı'nın sonunda yenilerek abd işgaline uğraması ve bütün kurumlarıyla çöktükten sonra 1980'lere gelindiğinde gsmh açısından dünyanın üçüncü büyük ülkesi olmayı hangi koşullarda başardığı ayrıntılarıyla irdelenmektedir.

    mayalar - michael d. coe

    astronomik gözlemleri, matematiğin sıfır kavramına ilişkin buluşları, gizemli din ve ayinleri, görkemli mimarileri, özgün yazı ve takvimleriyle dünyanın en ilginç uygarlıklarından biridir mayalar. profesör coe, tüm bu özellikleriyle ele aldığı mayaları, mamut avlayan atalarından günümüze kadar inceliyor. klasik maya uygarlığının hala tam açıklanamayan çöküşü ardındaki olası nedenler, geç maya topluluklarının ispanyol sömürgecilere karşı direniş mücadelesi, bugün yaşayan mayaların karma kültürleri ve yaşam koşulları bu tarihsel sıralama içinde yerini alan ilginç başlıklardan bazıları. maya bölgesi için bir gezi kılavuzu da içeren kitapta, maya yazısının çözülüşü gibi bazı ilginç keşif öykülerine de yer veriliyor.

    aztekler - richard f. townsend

    kendi alanında en iyi çalışma olarak kabul edilen aztekler adlı kitap, bu büyüleyici uygarlığın ustaca hazırlanmış bir portresini sunuyor. metin, ispanyol istilasının etkileyici bir anlatımıyla başlıyor, ardından göçebe meksika kabilesinin aztek imparatorluğuna dönüşüm öyküsü aktarılıyor. aztek din, inanç ve sembolizmi, sanat ve mimarlık eserleri, şenlik ve takvimleri (resim, fotoğraf ve çizim gibi görsel malzemelerin de katkısıyla) canlı bir biçimde aktarılıyor. doğum törenlerinden okullara ve evlilik törenlerine, sevdikleri yemeklerden giysilerine kadar tüm aztek yaşamı ilginç ayrıntılarıyla betimleniyor.

    1491 kolomb'dan önce amerika amerikan yerlilerinin gizlenen uygarlığı - charles c. mann

    2006 yılında amerikan ulusal akademi ödülü’nü kazanan kitabında charles c. mann, kolomb öncesi amerika hakkında gizlenenleri ortaya çıkarıyor. genetikten mimariye, astronomiden tarıma, mühendislikten tıbba amerikan yerlilerinin ne kadar büyük bir uygarlık yarattığını göreceksiniz. bu kitap tarihi yeniden yazıyor.

    1493 kolomb'dan sonra amerika amerikan yerlilerinin yok edilen uygarlığı - charles c. mann

    charles c. mann, bu kitabında kolomb sonrası “yeni dünya”yı inceliyor. kolomb’dan sonra sömürgeciliğin amerikan yerlilerini nasıl katlettiğini, bir uygarlığın ve doğal zenginliklerin nasıl yok edildiğini ve bir kıtanın nasıl talan edildiğini hayretler içinde okuyacaksınız…

    abd tarihi - allan nevins, henry steele commager

    halil inalcık hocamızın çevirdiği eser, 17. yy’da kuzey amerika’da avrupalı devletlerin koloniler kurmasıyla başlar ve 2. dünya savaşı’nın sonuna dek gelir. akıcı bir anlatımı var, çok ayrıntılara inilmeden anlatılıyor verilmek istenen bilgiler, bu nedenle okuyucuyu sıkmıyor. üniversitede amerika tarihi dersinde ders kitabı olarak bu kitabı kullanmıştık.

    kalbimi vatanıma gömün - dee brown

    1860-1890 yılları arasında kızılderililerin, amerikalılar tarafından yok edilişinin hikâyesi. bu kitap neşeli bir kitap sayılmaz, ama tarihin bugüne uzayan bir yanı vardır ve belki de bu kitabı okuyanlar, geçmişte ne olduğunu öğrenmekle, amerikalı kızılderili'nin bugün ne olduğunu daha iyi anlayacaklardır. amerikan mitinde, kaba birtakım savaşçılar şeklinde basmakalıp bir biçimde sokulan kızılderililerin ağzından ince ve son derece akla yatkın sözlerin çıktığını görünce şaşıracaklardır belki de.

    kısa amerika birleşik devletleri tarihi - james west davidson

    amerika tarihi üzerine pek çok kitap kaleme almış tarihçi davidson’un bu eseri avrupalıların gelişinden ikiz kulelerin yıkılışına dek geçen yaklaşık 500 yıl içerisinde amerika kıtasında olup bitenleri kısa bölümler halinde aktarıyor. abd’nin yükselişini, devletin güçlü ve müdahaleci olmakla birlikte demokratik yapıdan ödün vermemesine, ulusal birliğini sonuna kadar savunmasına ve diplomasi becerisi ile ittifak arayışı içinde olmasına bağlıyor. öte yandan abd’nin kızılderililerin zorla topraklarından koparılması, emperyalist politikalarla başka devletlerin bağımsızlığına son verilmesi ve uluslararası radikal dinci terörizmin doğuşuyla ilgisi üzerinde durmayı da ihmal etmiyor.

    abd’nin gizli tarihi - oliver stone, peter kuznick

    abd’nin gizli tarihi, yönetmen oliver stone ve tarihçi peter kuznick’in kaleme aldıkları, dünyanın gördüğü en güçlü ve egemen ulus, amerikan imparatorluğunun yükselişi ve çöküşünün ilginç hikâyesidir. woodrow wilson’dan barack obama’ya kadar 17 başkanın hükümetinin karanlık köşelerini araştıran stone ve kuznick, abd’nin temel demokratik ideallerinden ne kadar uzaklaştığını sorgulama cesareti gösteriyorlar. filipin halkının bağımsızlık için verdiği mücadelenin kanlı bir şekilde bastırılmasından başlayarak iki dünya savaşını kapsayan eser, abd yönetimlerinin gizli operasyonlarda, latin amerika, asya ve orta doğu’daki savaşlarda yer alarak yabancı topraklardaki çatışmalara nasıl sürekli müdahale ettiğini belgeliyor. en son araştırmalar ve yakın geçmişte gizliliği kaldırılan kayıtlarla beslenen abd’nin gizli tarihi, bir avuç insanın çıkarları için yirminci yüzyıl ve ötesi için dünyadaki olayların seyrini nasıl belirlediğini gösteren, titizlikle belgelenmiş ve şok edici bir amerikan imparatorluğu portresi çiziyor. kitabın aynı isimle zamanında ntv’de yayınlanan bir de belgesel serisi mevcut.

    amerika birleşik devletleri halklarının tarihi (1492’den günümüze) - howard zinn

    bu kitapta howard zinn, öteki amerika'yı anlatıyor. kolomb'un kıtayı keşfetmesinin ardından bu topraklara akın eden halkların, katledilen ve sürülen kızılderililerin, hızla gelişen kapitalizmin ezip sömürdüğü işçilerin, toprakları ellerinden alınan çiftçilerin, ırk ayrımcılığının acısını çeken siyahların, savaşlara karşı mücadele eden kitlelerin, sosyalistlerin ve feministlerin verdiği mücadeleler öteki amerika'nın tarihini, amerikan halklarının tarihini oluşturuyor. howard zinn öyküsünü günümüze kadar getiriyor ve geleneksel tarihçilerin, diplomatların ve devlet adamlarının, tv dizilerinin, hollywood filmlerinin gösterdiğinden çok farklı bir amerika'yı gözler önüne seriyor.

    latin amerika tarihi kanla ve ateşle yoğrulmuş toprakların öyküsü - john charles chasteen

    kolomb'un amerika'yı keşfinden 20. yy'ın sonlarına latin amerika tarihi genel hatlarıyla kitapta incelenmiştir. latin amerika tarihine meraklı okurlar için yaklaşık 300 sayfalık temel bir başlangıç kitabı niteliğindedir. arjantin, brezilya ve meksika’daki gelişmeler kitapta biraz daha ön planda tutulmuştur.

    latin amerika'nın kesik damarları - eduardo galeano

    beş yüz yıldır topraklarındaki zenginlikler nedeniyle kesintisiz bir yağma ve saldırıya maruz kalan latin amerika'nın hikâyesi; bütün insanlığın güç ve iktidar ilişkilerinin, emperyalist politikaların, savaşların altındaki nedenlerin, baskı karşısında mayalanan öfkenin, isyanın ve acının özetidir. eduardo galeano bu hırs, talan, yağma, kan, gözyaşı ve direnişle harmanlanmış yüzyılların dökümünü her zamanki sade ama çarpıcı diliyle kayıt altına alırken, belleklere kazınması gereken bir gerçekliğin altını kalınca çiziyor, bugünü anlamanın ipuçlarını incelikle satırlara döküyor, sömürüye karşı öfke kadar umudu da büyütüyor…
  • birkaç tane de ben ekleyeyim

    osmanlı askeri tarihi - mesut uyar, edward j. erickson
    osmanlı donanması - daniel panzac
    osmanlı istanbul'unun toplumsal tarihi - ebru boyar, kate fleet
    19. yüzyılda osmanlı başkenti değişen istanbul - zeynep çelik
    osmanlı harpleri - virginia h. aksan
    kurtuluş savaşı tarihi - celal erikan
    osmanlı devleti teşkilatından kapıkulu ocakları - i. hakkı uzunçarşılı
    osmanlı devletinin merkez ve bahriye teşkilatı - i. hakkı uzunçarşılı
    rüyadan imparatorluğa osmanlı - caroline finkel
    osmanlı imparatorluğunun kuruluş ve yükseliş tarihi - feridun emecen
    osmanlı klasik çağında hanedan, devlet ve toplum - feridun emecen
    padişahım çok yaşa - hakan t. karateke
    sultanın paşaları - olivier bouquet
    tanzimat - halil inalcık, mehmet seyitdanlıoğlu
    büyük petro - robert k. massie
    bismarck - jonathan steinberg
  • murat bardakci - neslişah
    halil ınalcik - 2 ciltlik osmanli tarihi
  • (bkz: eric hobsbawm) nın tüm kitapları,amca 1914 doğumlu olduğu için 1.800-1.700 lü yıllarda yaşananları falan net biliyor,sanki o yıllarda çarşıda pazarda dolaşmış gibi,tek geçerim.
  • bertrand russell - batı felsefesi tarihi
  • ben de faideli kaynaklara şunları eklemek isterim:
    tarih nedir - e. hallet carr
    tarihyazımı - ernst breisach
    tarihçinin eleği - cemil koçak
    tarihi yeniden düşünmek - keith jenkins
    annalles okulu - peter burke
    yanıbaşımızdaki tarih - david e. kyvig
    miken uygarlığı ve ahhiyawa - barış gür
    antik yunan uygarlığı 1-2 - andre bonnard
    eski yunan - thomas r. martin
    italya'da rönesans kültürü - jacob burckhardt
    avrupa tarihinden kesitler 1-2 - stephen j. lee
    feodal toplumdan yirminci yüzyıla - leo huberman
    sömürgecilik tarihi - marc ferro
    bizans tarihi- timothy e. gregory
    selçukluları yeniden keşfetmek - mustafa alican , mehmet ersan
    söğüt'ten istanbul'a - kolektif
    osmanlı tarihinde efsaneler ve gerçekler - halil inalcık
    büyük osmanlı tarihi - yılmaz öztuna
    osmanlı imparatorluğu ve etrafındaki dünya - suraiya faroqhi
    modern devletin doğası - oktay özel ve rıfaat ali abou el haj
    osmanlı ve avrupalılar - oğuz adanır
    kanuni kadimin peşinde - mehmet öz
    kapıdaki düşman - andrew wheatcroft
    istanbul ve ege yollarında - hennry christmast
    şark mektupları - lady montagu
    avrasyacılık - neşdi ismayılov
    rusya ortaçağ'dan sovyet devrimi'ne - kezban acar
    rusya ve ruslar - geoffrey hosking
    stalin - simon sebag montefiore
    modern dünya sistemi - immanuel wallerstein
    siyasi tarih 1-2 - oral sander
    gibi gibi...
  • tarık buğra- küçük ağa
  • kadınların en güzel tarihi
    bitkilerin en güzel tarihi

    genel olarak bu seri epey güzel
    birçok konuda derleme var, ben sadece ikisini okudum

    dilin en güzel tarihi var sırada
  • halil inalcık ve bernard lewis'in bütün eserleri. kaynakça bol, dilleri naif; bilâkîs bernard lewis'in hatırâtları okunmaya değer. bazı edebiyatçılar okusunlar da nasiplensinler..
  • güzel bir tarih kitabı tavsiyesi de ben bırakayım.

    farklı zamanlara ait 16 gemi batığı üzerinde yapılan araştırmalara dayalı tarih kitabıdır. içerisinde ilginç bilgiler var ve tarihe gemi batıklarının ilginç penceresinden bakmanızı sağlıyor.
    kitabın daha da ilginç bir yanı ise; kitap içeriğindeki 16 gemi batığından 1 tanesinin anadolu kıyılarında batan dünyaca ünlü uluburun batığına ait olmasıdır.

    kitap ve içeriğiyle ilgili detaylı bir video için
    on altı batıkta dünya tarihi

    yazarı steward gordon.

    tanım: güzel ve değerlendirilesi tavsiyelerin bulunduğu başlıktır efenim.
hesabın var mı? giriş yap