şükela:  tümü | bugün
  • bir durumu yazarak, kaydederek * tespit etmek ve onu kalıcı hale getirmek.
  • bir nevi ölümsüzleştirmek..
  • (bkz: heredot)
  • bugün 26 mart çarşamba...

    bugünkü gazetelerde radikal, vatan, milliyet, taraf, sabah (yani yelpazenin her kesminden gazeteler) bir haber öne çıkıyordu hatta radikalde sürmanşetti; o zaman radikalden copy paste edelim küçük bir buklesini: "ergenekon savcısı zekeriya öz, danıştay mahkûmu alparslan arslan ve osman yıldırım'ı sincan cezaevi'nde tekrar sorguladı. iddiaya göre yıldırım şu bilgileri verdi: veli küçük'le toplantıda cumhuriyet gazetesi'yle danıştay'a saldırı kararı alındı. cumhuriyet'e atılan bombaları küçük'ten aldık. telefon kayıtlarının, 27 nisan 2006'daki toplantıyı doğruladığı belirtildi. cumhuriyet'e atılan, izmir'de bir işadamını öldüren ve ümraniye'de bulunan bombaların kaynağı ve aralarındaki bağ uzun süredir tartışılıyordu. yıldırım'ın avukatı, bilgi alabilmek amacıyla askeri savcılığa başvuruda bulunmuştu."

    şimdi de aynı gazetelerin siyaset sayfasından deniz baykal'ın dünkü konuşmasından küçük bir bukle, bu bukle de vatan gazetesinden: "ergenekon bombadır: bu bir bombadır. nerede patlar kime yönelir hep beraber göreceğiz. bir daha böyle yanlışlıkların yapılmaması ve herkesin kendi sınırları içinde görevini yapmasını diliyorum. türkiye bir anlamda başıboş sürüklenmiş gidiyor. türkiye’nin saygıdeğer insanları, şerefli isimleri başyazarlar, eski rektörler, parti lideri ve onlarla birlikte başka isimler gösterişli operasyonlarla evlerinden alındı. ilhan selçuk sorgulandı sonra da yargıç değil, mahkeme değil, doğrudan savcılığın “af edersiniz yapacak bir şey yok” diyerek serbest bıraktığını gördük. bir bakalım bir şey çıkar mı anlayışı içinde böyle bir gözaltının gerçekleştiği ortada. hukuk devleti ve demokrasiler güven anlayışına dayanır. o bir kere sarsıldı mı onun nereye kadar varacağını kimse bilemez."

    tarihe not düşelim...
    dün erbakan susurluk'a faso fiso demişti, bugün baykal ergenekon'a bomba dedi....
  • taşınma evresinde bulunan notlar buna örnektir:

    "... o aşk değildi. olsa olsa kötü bi kopyaydı, saman kağıda olanlardan... ben kuşe kağıda aşk istiyorum!"

    13 kasım 2005/pazar 01:56

    ankara
  • bu aralar sözlükte fazla örneğini görüyorum, entry aralarında "tarihe not düşelim/düşüyoruz/düşelim."
  • ekşi sözlük'le ilk tanıştığımda çok heyecanlanmış ve sevinmiştim. belki bir gün ben de burada var olabilirim diye düşünmüştüm. bir sabah bu düşünce gerçeğe dönüştüğünde ise ilk tanışmanın heyecanını ve sevincini hissetmiştim içimde. bu hislerden başka sorumluluk duygusu da hissettim. çünkü yazdıklarım önce benim, sonra da diğer insanlar için, en azından, saygı sınırları içinde olmalıydı.

    burada çok yazan biri değilim, genelde okumayı tercih ediyorum. bu tutumum, etliye sütlüye karışmamak anlamında değildir doğal olarak. yazarken seçici davranmamın nedeni mükemmelliyetçi bir insan olmam değil. sadece, bir iş yaptıktan sonra geri çekilip biraz uzaktan, eli yüzü düzgün olmuş mu diye bakan insanlardan biriyim. emin olmadıklarım hakkında kesinlik bildiren ifadeler kullanmaktan kaçınırken, düşünce ve duygularımı, kesinliği keskinliğinden anlaşılır şekilde yazarım.

    bir zamanlar*, bir ajandam vardı, çeşitli nedenlerle* yazılar yazardım. yazdıklarıma mutlaka saat ve tarih atar, yazıların içinde, o zamanı hissetmemi sağlayacak, gereksiz gibi görünen, ayrıntılara yer verirdim. şimdi o ajanda (ve daha fazlası) niyetine ekşi sözlüğü kullanıyorum. beynimin içindeki fırtınaların sağa sola savurduklarını, biraz derleyip toparlayarak ama herhangi bir kalıba sokmadan ve mümkün olduğunca, hissettirdiklerini, düşündürdüklerini, yalınlığını etkilemeden, doğurur gibi, buraya aktarmaya çalışıyorum.

    bazen yazılarımda kelime oyunları yapıyorum, laf sokuyorum, dalga geçiyorum ama çoğunluğu kendim için. yazdıklarımda, yandan yemiş ya da orijinal alıntılar yapıyorum, bu alıntıların bazılarından benim bile haberim olmuyor (bkz: içgüdüsel), sonradan fark ediyorum.

    her yazdığım yazıyla (burada ya da rastgele koparılmış bir kağıda olsun, fark etmez), kendim için geleceğe ve geçmişe not düşmüş oluyorum aslında. yazdıklarımı tekrar okuyabilme fırsatı bulduğum zaman anlıyorum o anda ne olduğunu, nasıl düşündüğümü ve hissettiğimi, neden o kelime oyununu yaptığımı, nereden geldiğimi, nereye gitmek istediğimi ve bunu başarma olasılığını (ya da durumunu). en önemlisi de kim olduğum sorusunun cevabını arıyorum her yazdığımda. çünkü bir parçam, izim, kokum, hayalim kalıyor yazdıklarımda.

    sözlerim her zaman değerlidir benim için. beynimde bin bir sancı ile doğuruyor, ruhumdan saatlerce süzüyor, kalbimde kanımın sıcaklığıyla yıkıyor ve avuçlarımda nazikçe parlattıktan sonra, dudaklarımla kibarca üflüyorum sözlerimi. hattat gibi kamış kullanırım yazarken. tersi de keskindir benim kalemimin, kalbime saplarım. kalemden kağıda kanarım ben yazarken. hattatın yazdıkları gibi göze güzel görünmese de gönle güzel görünür benim yazdıklarım. yeter ki gönül gözüyle bakmayı bilmeli. en azından benim gönlüm güzel görür. hangi çocuk annesine çirkin gelir ki?

    burada yazmaya başladığımdan beri kendi isteğimle (çaylaklık hariç) bir tane yazımı sildim. onun da acısı, evlat acısı gibi içimde durur. anne vazgeçer mi çocuğundan, engelli doğmuş bile olsa?

    burada yazdıklarımı, (daha çok kendim için) tarihe ve geleceğe not düşmek olarak görüyorum. tarihe not düşmek, bana göre, ekşi sözlüktür.
  • sözlükte yapılabilecek en keyifli aktivitelerden bir tanesidir. içinde bulunduğumuz ruh halimizi, umutlarımızı, hayallerimizi, tutkularımızı, hüzünlerimizi, kırgınlıklarımızı türlü türlü başlıkların altına dilimiz döndüğünce yazıp aradan yıllar geçtikten sonra okumak zevkli ve nostaljik olur diye düşünüyorum. söz uçar yazı kalır mantığını güden ben, bugün kendimce bir entry ile bunu yaptım. (bkz: #21569208) bakalım yıllar ne getirip ne götürecek? belki ölüp gideceğiz belki hayat bizi hiç ummadığımız yerlere sürükleyecek. ama yazılanlar burada kalacak. milyonlarla paylaşılan günlüğe not düşmek farklı olsa gerek. bence siz de deneyin yazar dostlarım. küçük de olsa notlar düşün. hayat suya yazı yazmak gibi hiç değilse birkaç cümlesini taşıyalım yarınlara...
  • sözlük içerisinde nadide örneklerinden birisi için. #2623484

    (bkz: entrynin yarısında yanlışlıkla entera basmak)
    (bkz: bu da böyle tarihe not düşülsün)
  • var olan karanlığın ardındakini veya aydınlığın gizlediği karanlığı fark etmedikçe sadece ekşi sözlük'e yazılan bir entry ortaya çıkarmaktan farksızdır...

    hem tarihe not düşülmez, kıvrak türkçe dilini daha kıvrak algılamamak lazım...

    "tarih kayıt edilir"

    (bkz: zaman makinesi)