şükela:  tümü | bugün
  • pazar öğlenleri murat bardakci'nin sunumuyla yayınlanan, 02 mart 2008 günkü bölümünde çalıntı şarkılardan bahseden belgesel program. bu bölümdeki en ilginç iddialardan biri onuncu yıl marşının açılışının bir opera'dan alıntı olduğudur. ancak esinlenme mi intihal mi olduğu konusu açıklığa kavuşturulmamıştır.
  • şu an itibariyle abdülhamid'i tartışan ve bana uğur mumcu'nun "atatürk maskesi takmış abdülhamitçiler" tanımını hatırlatan, tebessüm ettiren program. siz daha ittihad ve terakki'yi savunun.
  • cuma akşamlarımı bu değerli gazeteci murat bardakcı ve sohbetini izlemek için ayırmıştım. geçen hafta baktım ki pelin batu da orda anlam veremedim dedim yanlış kanaldayım galiba ama murat bardakcı da ordaydı ve erol sadi erdinc dahi ordaydı. itiraf etmeliyim ki pelin batu nun tarih bölümü mezunu olduğunu bilmiyordum ve programda görür görmez açtım baktım boğaziçi üniversitesi tarih bölümü mezunuymuş. tebrik ederek kendisini programı izlemeye konuldum, içimden dedim ki keşke mezun olmasaymış da bize bu programda bu işkenceyi yapmasaymış. efendim nedir bu arada bir lafa giriyor reklam gibi ve vermiş olduğu bilgilerin yüzde 70i zaten tarihi bilgiler değil yüzde 25i yanlış oluyor ve bize kalan alabilirsek, o anı yakalayabilirsek yüzde 5 lik bir kısım kalıyor.

    umarım sadece bir haftalık bir konuktur diyordum ki biraz önce ne göreyim aynı şahı yine orda ve geçen haftaki performansı nedir ki yani, konuşmaktaki acziyeti el hareketleriyle tamamlamaya çalışması olsun verdiği bilgilerin tarihte yeri olmadığı olsun ki zaten tarihi olmayan bilgiler olsun bir murat bardakcı yanlışını düzeltiyor bir ben. burdan kendisine selamlarımı ileterek lütfen sinema hayatına devam etsin diyorum ve bizi bu iki güzel insanın güzel muhabbetini gönül rahatlığıyla ve kendisine tahammül etmek gibi bir zorunluluka bırakmasın.

    yok illa ben tarihle ilgileneceğim diyorsa da bir tavsiye de benden buyrun sizde bizler gibi tv başında öğrenin birşeyler gerek okulunuzda olsun gerek okuduğunuz kitaplardan olsun öğrenmeye çalışın, diksiyon dersi alın, türkce dersi alın ama lütfen insanları bu programdan soğutmayın...

    edit: al işte ikinci konuşmasında da kendi yazdığı şiir kitabının isminin anlamından dahi haberi yok, murat bardakcı bari varda bu yanlışları başkaları da bilmek zorunda veya yanlış öğrenmek zorunda kalmıyor.
  • murat bardakci, erol sadi hoca ve pelin batu uclusunun programi.

    bilgilenmek ve keyif almak icin guzel bir program fakat acil bir kac duzeltme yapilmasi gerekiyor.

    1- murat bardakci mizac olarak asabi bir insan maillerde sadece kendisine satasilan maillere ve ilgisiz maillere cevap veriyor. mail gonderen sahis sacmalamissa veya satasmissa mutlaka ona cevap veriyor ve konu dagiliyor. ote yandan konu ile alakali sorular soran mailleri pas geciyor. eskaza biri yanlis bilgisinden dolayi bir soru sormussa onun cahilligini vurgulayarak ezmeye calisiyor. ne yazik ki izleyici kitlesine bu kadar acimasiz olabilen bir insan yanindaki pelin batu`nun bilgisizligine ise ayni siddetle hosgoru gosteriyor bu da biraz sinir bozuyor.

    sonradan gelen edit: pelin batu`nun renk verdigini dusunmeye basliyorum.
  • programa yönelik tavsiyelerim:

    1) izleyicilerin attıkları e-mailler ekranın altında ya da ekran bölünüp bir tarfında gösterilsin..
    2) her hafta seçilen konu ile ilgili kitaplar masaya konsun ve izleyiciye tek tek tanıtılsın..
    3) her hafta yeni bir konuk konuşmacı gelsin.. örneğin, ilber ortaylı, halil inalcık, orhan koloğlu gibi isimleri de görmek, dinlemek isteriz..
    4) pelin batu kesinlikle kalsın..
  • pelin stajyerimiz bu programa google'dan ozet cikarip geliyor bana; gibisi yok.
  • "bilgili olmak bu kadar da ukala olmayı gerektirir mi?" diye canlı yayına mail atmak istediğim program.
    (bkz: murat bardakçı)
  • bu haftaki bölümü sabah 4 de biten programdır. hatta bi ara pelin batu resmen masaya kapaklandı uyudu. * velakin izlemesi * gerçekten zevkli ve faydalı oluyor. *
  • murat bardakçı' nın sürekli pelin batu'ya ve sadi hoca'ya ayar verdiği program. önceleri pelin'e gıcık oluyor sandım ama baktım ki murat bey'in tavrı bu şekilde. dün akşam kendisine maymun olarak mail atan izleyiciye sensin maymun diye yanıt da verdi, sağa sola sataştı, agresif ve gergin bir şekilde sürdürdü geceyi. masa alev alacak tarihin arka odası yangına tanık olacak diye korkuyorum.
  • saat 04:18 de karşıma çıkan murat bardakçı, pelin batu ve erhan afyoncu’nun harem başlığında
    “ bu beşiktaştan ıhlamura giden yol …??? adı neydi?? eee çarşı eee şey efenim şey olur eeee derken şeyden içeri iki adam gelir bunu götürür şeye kaçırır...”

    “o onun kızımıydı yaa? yok karıştırdın. o ötekinin kızı. beriki de aynı haltı yemişmi yaa? e tabi bu saatten sonra hatlar karışıyor.“

    “ingilizce şiir what is this? it is a book gibi takur tukur. “

    “bardakçı: camiinin arkasındaki köşeden giriyodun neydi orası?!
    pelin: hepimiz biliorz zaten kayire'nin arka sokaklarını
    bardakçı: ??
    pelin: !! kayire ah cairo ???
    bardakçı*: kahire
    pelin*: evet “

    afyoncu'nun bıkkınlık ifadeleri ve gitme talepleri üzerine bardakçı'nın “ aslında 6 saat program yapıcaktım ama hadi bu sefer böyle olsun haftaya” demesi
    gibi birbirinden neşeli diyaloglarla gece gece beni benden almış programdır.
    ayrıca pelin batu’nun haremle ilgili malesef kim olduğunu bilmediğim bir şairin şiirini okumasının ardından “burada batılı kadın çok soğuk hatta frijit, doğulu kadınlarsa çok şehvetli, seks düşkünü. dolayısıyla al birini vur ötekine demiş yani bunu anlatıyor” demesi ve aslında harem konusunda azimli olan bardakçı dahil bir an herkesin susması da programın o inananılmaz yüksek tempolu, renkli, izlenesi, harika dakikalarındandı.*