şükela:  tümü | bugün
  • insanlık tarihinin belki de en iğrenç yıllarında yaşıyor olmak üzücüdür. teknolojinin gerçekten geliştiğine son bir kaç yılda idrak edebildik ve inanılmaz bir evre yakaladı bu durum.

    öyleki yaşlanmanın bile önüne geçmek üzereler ki zira yakın gelecekte gezegenleri kolonileştirmeye başlıyoruz bile ve çalışacak adam lazım bu yüzden bu konulara hız verildi.

    belki de bi 50-100 yıl sonra uzay istasyonlarında yaşıyor olacağız, o ütopik bilim kurgu filmleri gerçek olacak.

    bütün bu eğlenceyi kaçıracak olmamız üzücü. öte yandan geçmişte, ortaçağda olan yaşam da harika duruyor. teknoloji yok, masabaşı işlere boyun eğmek yok. ata binmeyi, ateş yakmayı öğreniyorsun, doğayla iç içesin. özgürsün, az ile mutlusun.

    biz bu 2 evre arasındaki geçiş zamanlarını yaşıyoruz. teknoloji mükemmel ilerde değil üstüne özgürde değiliz.
  • tarihin en kötü devri henüz yaşanmamış olan devirdir. teknoloji daha fazla baskı, daha fazla kontrol, daha fazla denetim, daha stabil, görünüşte konforlu özünde boş ve robotik, tekdüze, insanlıktan uzak ve esaret içinde bir hayattan başka hiç bir şey getirmeyecek insanlığın yüzde 95'i için.
  • messi'yi canlı canlı izliyoruz abi. tarihin en iyi dönemi bence. daha iyisi trabzonspor'un lige ambargo koyduğu dönemde yaşamak olurdu sadece. :)
  • (bkz: midnight in paris) sendromu diyorum ben buna.

    blue monday diye bi gerçeklik var tarihte, bi şarkı intihara götürüyor diye yasaklanmış. sonra mesela stefan zweig ve eşi el ele intihar etmiş..
    her dönemin kötüsü var. ama evet bu dönem de bi geçiş gibi. bi yerdeyiz ama yükseliyoruz mu düşüyor muyuz bilemiyorum. ama bi yerdeyiz, orası kesin..
  • tarihin hangi devrinde yaşarsak yaşayalım, o devir bizim için en kötü devir olacaktır.
  • 1929 ekonomik bunalımı döneminde yaşamış olan bireyler için de tarihin en kötü dönemi o dönemdir. tarih boyunca acılar, yıkımlar, savaşlar, ekonomik krizler, açlık, fakirlik ve ölüm olmuştur. dolayısıyla bunu sadece içinde bulunduğumuz an itibariyle söylemek yanlış olur.
  • neye göre kime göre diye cevap verdiğim önerme.

    2000'lerde yaşamak ile, 1970'lerde yaşamak arasında bile dağlar kadar fark varken orta çağı güzellemek de ne bileyim.

    günümüzün en büyük derdi masa başı iş, iyi bir gelir, sağlıklı bir hayatken; çok değil 1900'lere gidildiğinde hayatta kalmak gibi daha öncelikli şeyler var. günümüzde de var elbet bu durum ama o zamanla karşılaştırınca devede kulak gibi kalıyor.

    dünya tarihinin en büyük savaşı 1914'te başladı 1918'de bitti. milyonlarca insan, erkek, çocuk, kadın öldü. daha ülkeler yaralarını saramadan ikinci dünya savaşı çıktı 1939'da. 40 yıl gibi kısa bir süre içerisinde iki müthiş trajedi. ki sağ kalanların da hayatlarını nasıl devam ettirebildikleri, psikolojik olarak ne kadar kötü etkilendiklerini de az çok biliyoruz. o yüzden orta çağda hayat western filmlerindeki gibi ata binmek kadar basit bir şey değil bence. kölelik var, eşitlik yok. kadınların statüsünü az çok biliyorsunuz, yok. o yüzden pek katılabileceğim bir önerme gibi durmuyor.
  • charles dickens 1859 yılında yazmış olduğu ve 1789 tarihli fransız devrimi'ni anlattığı a tale of two cities adlı romanına "it was the best of times, it was the worst of times..." diyerek başlıyor.
    muhtemelen biz de bugün dickens'ın söylediği gibi "en kötü zamanlar" diyorken diğer yandan da "en güzel zamanlar" diyebiliriz.
  • tarihin en kötü devrinde yaşamıyoruz, sadece tarihteki en rahat devirlerden birinde dilediğimiz gibi yaşayamıyoruz. tek sorun bu.
  • tarih hakkında en ufak fikri olmayan birey beyanı.