şükela:  tümü | bugün soru sor
  • murat belgenin farklı ama birbiriyle kesişen konular hakkında yazdığı yazıların derlendiği bir kitap. kitap içerisindeki başlıklar ana hatlarıyla şöyledir:
    kültür
    entelektüel mekanlar
    çağdaş mitler
    tarih ve zaman
    müzik arabesk fotoroman
    gündelik hayat magazin söylemler
  • şu yaşadığımız günlerde gazetelerimizde popüler kültür, lifestyle, gündelik hayat, medya eleştirisi, film kritiği, albüm değerlendirmesi ve toplum üzerindeki etkileri üzerine ne laflar sarf edilip, ne sözler söyleniyorsa, murat belge'nin bu kitabı tüm bu sözlerin incilidir. 20, hatta 30 sene önce yazdiklerinin bugun nasil gecerli oldugunu okurken saskinlikla izlersiniz. soz gelimi, dun gunes gazetesi icin soylediklerinin bugun herhangi bir yeni gazete icin nasil yeniden soylenecegini okur ve "helal" dersiniz.
    aglayan cocuk posterinin dekonstruksiyonu da bu kitapta mevcuttur.
  • esin kaynağı, metin üretme arzu nesnesi ya da...

    nasıl adlandırırsanız o. ama her şeyden önce bir metin. içinde yaşadığı akvaryumu şaşırtıcı ve kıvrak zeka hamleleriyle anlamaya çalışan bir balığın homurtusu -bu balığın hal ve tavrını nemo'nun aptalca sağa sola bakınıp durduğu sızlanma haliyle karıştırmayın sakın!.. dikkat ettiyseniz homurtu dedim. sızlanma değil, homurtu. çünkü sızlanma kendin pişir kendin ye ise, homurdanmak; esnaf lokantasında herkesin önündekine yumulduğu mutlak sessizlik anında, birden "çek bir pilav üstü kuru, bir de ayran," diye bağırıp, sessizliği yırtmaktır. işte bu metinde öyle.

    kahır mektubu'nu bombalamaktan, popüler kültürün ürettiği söylem kamplarına saldırmaya, çiko'nun façasını bozmaktan, arabesk müziğin ontolojisine kadar çok geniş bir perspektif içinde, ilginç, sade ama yine de esin dolu bir dille örülmüş satırlarla "80'ler ve sonrasına" dair pek çok şeyi değerlendiren ve bunu yaparken yıkıcı olmaktan çekinmeyen, öfkeli murat belge metinleriyle dolu bir kitap bu.

    5 kasım 1955'te doktor emmet brown, banyodan çıkıp kafasını lavaboya vurduğunda akı kapasitörü doğmuştu. hangi konu olursa olsun, eleştirel bir metin -böyle olmayan bir metnin varolması mümkün müdür? eh, bu diyarda mümkündür-, kaleme alacaksanız 5 dakika bile olsa bu kitaba kesinlikle göz atmanızda fayda var. emmet brown'un evindeki lavabo ile murat belge'nin "tarihten güncelliğe" adlı yapıtı arasında tetiklediği yaratım süreci açısından rahatlıkla ilişki kurulabilir.

    sonuç olarak: herkesin zamanda yolculuk yapma yöntemi farklıdır.

    http://www.iletisim.com.tr/…m/bigimage.aspx?bid=507
    http://www.ohgizmo.com/…/2006/05/flux_capacitor.jpg

    ***
    not: bu kitabı eleştirdiği dünyanın ürünü olan akademik arazi içerisinde bulup, okuyabilmiş olmam ise oldukça dandik bir ironi örneğidir. (çarşı, kendine karşı?..)
  • "somut bir bugün, soyut bir yarın uğruna feda edildi" seklinde etkileyici bir cumle gecer bu kitapta.
  • dönemi için son derece güzel gözlemlerin olduğu, gündelik hayatın, hayat üzerine düşünmenin- yazmanın esamesinin okunmadığı zamanlarda gündelik hayata dair bir bakış geliştirilmiş nezih, enfes bir kitaptır.

    tek bir alıntı, kitaptaki dilin güzelliğini, kitabın iddiası olan "sosyalist denemeciliğin" basit bir örneği olarak temsili olabilir:

    "arabeskin öyküsü

    ...gerçekten de bu taşıtlar bu müziği yayan seyyar müzik salonları oldular. sanki müziğin ritmi, arabanın yolda gidişinin salıntısına uymuştu...

    ama yalnız minibüsle, otobüsle açıklanmaz arabeski dinleyenler. "bir teselli ver" plağı yarım milyon sattı. yarım milyon minibüs yoktu oysa. öyleyse "minibüs müziği" adını, o sıralar bu müzikle yalnız taşıtlarda karşılaşanlar verdi. evlerdeki pikapları görseler, dinleseler, belki de "gecekondu müziği" diyeceklerdi. çünkü orada tutundu "arabesk". şehire gecekonduyu bağlayan minibüste çalınması bundan doğaldı..."

    edit: kitap derlemedir, yazılar dönemin yazılarıdır; karıştırmayalım.
  • kişisel bir rönesans deneyimi yaşatan murat belge eseri.

    (bkz: falınızda rönesans var)